6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zıya bildirim süresi ile zamanaşımı süresinin karıştırılması hatalıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1132 E. 2024/180 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalZamanaşımıusul emsali

Davacının nitelemesi: Taşıma Hukukundan Kaynaklanan Zıya mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taşıma hukukunda, zıyanın taşıyıcının kasıtlı veya pervasızca davranışından (hırsızlık, sahte imza/kaşe gibi) kaynaklandığı ileri sürülüyorsa, TTK 855/5 uyarınca bir yıllık genel zamanaşımı süresi yerine üç yıllık süre uygulanır; TTK 889'daki zıya/hasar bildirim süreleri zamanaşımı süresi değildir ve bu ikisinin karıştırılması hatalıdır. Ayrıca, davacının teslim tutanağındaki imzaya itiraz etmesi, kamera kaydı ve ceza soruşturması dosyası gibi somut delil taleplerinin bulunduğu hallerde, mahkemenin bu delilleri toplamadan ve değerlendirmeden, salt bildirim karinesine dayanarak (TTK 889) davayı reddetmesi, eksik inceleme nedeniyle bozma/kaldırma sebebidir.

Ele alınan sorunlar

Zamanaşımı süresinin belirlenmesi ve TTK 889 ile karıştırılması → kabul

İddia: Davacı vekili, TTK'nın 889. maddesindeki bildirim sürelerinin zamanaşımı süresi olmadığını, zamanaşımı süresinin TTK'nın 885. maddesinde bir yıl olarak düzenlendiğini, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 855/1. maddesi uyarınca diğer zararlarda zamanaşımı süresi bir yıldır; ancak zıyanın taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca davranışından kaynaklanması halinde (855/5) süre üç yıldır. Somut olayda davacının hırsızlık ve sahte kaşe/imza iddiası dikkate alındığında dava üç yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de, gerekçede dayanılan TTK'nın 889. maddesi zamanaşımına ilişkin olmayıp zıya ve hasara ilişkin bildirim sürelerini düzenlemektedir; bu nedenle bildirimin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi hatalıdır. Taşıma konusu emtianın teslim edilmesi gereken tarih Haziran 2017 olup, icra takibi 08.10.2018, dava ise 31.12.2018 tarihinde açılmış olmakla, üç yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır; davalının zamanaşımı defi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

TTK 889 kapsamında zıya/hasar bildirim karinesi ve ispat yükü → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, tanıklarının hasar bildirimine ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığını, hiç teslim edilmeyen telefonlara ilişkin olarak derhal telekomünikasyon araçlarıyla davalıya bildirim yapıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 889. maddesi uyarınca eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar bunu bildirmezse eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği varsayılır; bu karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve teslimden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi halinde de geçerlidir. Somut olayda davacı tarafından davalıya yasal süresinde yazılı olarak veya telekomünikasyon araçlarıyla bildirim yapıldığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır; bu durumda eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği yönünde karine oluşmuş olup, aksinin ispatı ispat yükü kendisinde olan davacıya aittir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eksik inceleme nedeniyle kaldırma (imza itirazı, kamera kaydı, soruşturma dosyası, bilirkişi incelemesi) → kabul

İddia: Davacı vekili, mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, çalışanının imzasına ilişkin itirazının ve ıslak imzalı belgelerin incelenmesi talebinin karşılanmadığını, bu nedenle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı tarafından, 6 adet cep telefonuna ilişkin teslim tutanağındaki imzaların çalışanına ait olmadığı, 1 adet telefonun ise koli kesilerek içerisinden alındığı ileri sürülerek kamera kayıtları ibraz edilmiş, ayrıca olaya ilişkin savcılık soruşturması bulunduğu belirtilmişse de, mahkemece davacının imza itirazı değerlendirilmediği gibi kamera kayıtları da inceletilmemiştir. Bu nedenle davacının imzaya yönelik itirazı hususunda imza incelemesi yaptırılması, soruşturma dosyasının getirtilmesi, kamera kayıtlarının çözümü yaptırılmak suretiyle tüm deliller toplandıktan sonra taşıma alanında uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taşıma hukukunda zıya iddiasının taşıyıcının kasıtlı/pervasızca davranışına (hırsızlık, sahte belge) dayandırılması halinde TTK 855/5 uyarınca üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı ve TTK 889'daki bildirim sürelerinin zamanaşımı süresiyle karıştırılmaması gerektiği yönündeki tespit, benzer taşıma davalarında bölgesel emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
TTK 855/1 uyarınca taşıma hukukundan doğan diğer zararlara ilişkin istem hakları bir yılda zamanaşımına uğrar; ancak zıyanın taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde (TTK 855/5) zamanaşımı süresi üç yıldır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali taşıma sözleşmesi zıya zamanaşımı TTK 889 bildirim karinesi ispat yükü eksik inceleme kaldırıp gönderme

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 875TTK 879TTK 855/1TTK 855/5TTK 889TTK 882TTK 880TTK 885 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1132

KARAR NO 2024/180

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/09/2020

NUMARASI 2018/1140 Esas 2020/555 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/02/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; cep telefonu alım satım işi yapan müvekkilinin sipariş verdiği 6 adet cep telefonunun davalı taşıyıcı çalışanı tarafından sahte kaşe basılmak suretiyle teslim edildi kaydı alınarak müvekkiline teslim edilmediğini, yine müvekkilinin sipariş ettiği iki cep telefonundan birisinin davalı şirket çalışanınca koli yırtılarak içinden alındığını, telefonların toplam bedeli olan 11.335,11-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; kargoların alıcıya şirket kaşesi ve ... isimli personelin imzası ile usulüne uygun teslim edildiğini, taşımadan doğan istemler 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, söz konusu taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, zira taşımaya konu kargonun eksiksiz ve sağlam olarak alıcısına teslim edildiğini, kargonun teslim alana ihtirazi kayıt olmadan teslim edildiğini, bu nedenle TTK'nın 889. maddesi gereği ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kargoya ilişkin bir değer gösterilmediğini, bu nedenle yanlış veya eksik bildirimden kaynaklanan sorumluluğun gönderene ait olduğunu, davacının kargo içeriği ve değeri iddiasının ispata muhtaç olduğunu, davacının talep ettiği tutar fahiş olup müvekkilinin sorumluluğunun TTK'nın 882.

maddesi gereği sınırlı olduğunu, ancak eşyanın değerinin sorumluluk sınırını aşmaması halinde eşyanın değerinin TTK'nın 880. maddesine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taşınan eşyanın davacıya teslim tarihinin Haziran 2017 olduğunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tanık beyanlarına göre iş yerindeki yoğunluk nedeniyle kargo şirketi çalışanlarının mal teslimi için işletmeye geldikleri zamanlarda şirket kaşesini kullanmalarına izin verdikleri ve dava konusu kargo teslimi sırasında kargo paketini kontrol edemedikleri, kontrol işlemini kargo çalışanının işletmeden ayrılmasından sonra gerçekleştirdikleri, bu nedenle malın teslim alındığı anda hasarlı ve eksik olduğuna ilişkin teslim tutanağına herhangi bir hasar notu düşülmediği, buna rağmen davacı tarafça TTK'nın 889. maddesine uygun olarak süresi içerisinde hasar bildiriminde bulunulduğuna dair dosyaya somut bir delil sunulmadığı, bu haliyle ürünün kabul edilmiş sayılacağı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; davanın konusunun, şirkete hiç teslim edilmemiş olan 06.06.2017 fatura tarihli 6 adet cep telefonu ve 29.05.2017 fatura tarihli siparişe ilişkin kenarından yırtılması suretiyle koliden alınan 1 adet cep telefonuna ilişkin olduğunu, koliden eksik çıkan telefon ile birlikte 06.06.2017 tarihli fatura bedeli de talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu talepleri hakkında değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, tanıklarının hasar bildirimine ilişkin beyanları dikkate alınmadan mahkemece süresi içerisinde hasar bildiriminde bulunulmadığı gerekçesi karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hiç teslim edilmeyen telefonlara ilişkin olarak müvekkili şirket çalışanlarınca derhal telekomünikasyon araçları ile davalıya bildirim yapıldığını, TTK'nın 889 maddesinde belirtilen bildirim sürelerinin zamanaşımı süresi olmadığını, bu nedenle mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim zamanaşımı sürelerinin TTK'nın 885 maddesinde bir yıl olarak düzenlendiğini, mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, bu kapsamda mahkemece çalışanın ıslak imzalarının alındığını, ancak bildirmelerine rağmen ıslak imzalı belgelerin getirtilmesi ve imza incelemesi hususunda işlem yapılmadığını, bu nedenle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma konusu emtianın zayi edilmesi nedeniyle, bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 855/1. maddesinde; bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı;

ikinci fıkrasında bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimi, yolcu taşımasında yolcunun varma yerine ulaşması, eşyanın tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış olması halinde ise eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Hükmün beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından sipariş edilen 6 adet cep telefonunun davalı taşıyıcı çalışanı tarafından sahte kaşe basılmak suretiyle teslim edildi kaydı alınarak kendilerine teslim edilmediği, yine sipariş edilen 1 adet cep telefonunun davalı şirket çalışanınca koli yırtılarak içerisinden alındığı ileri sürülmüş olup, davacının hırsızlık ve sahte kaşe/imza iddiası dikkate alındığında, işbu dava 3 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Davalı vekilince yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de, gerekçede dayanılan TTK'nın 889. maddesi hükmü zamanaşımına ilişkin olmayıp, zayi ve hasara ilişkin bildirim süreleridir. Bu nedenle mahkemece bildirimin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi hatalıdır. Diğer yandan taşıma konusu emtianın teslim edilmesi gereken tarih Haziran 2017 olup, icra takibi 08.10.2018 tarihinde başlatılmış, işbu dava ise 31.12.2018 tarihinde açılmış olmakla, somut olayda zamanaşımı süresi de dolmamış olup, davalının zamanaşımı defi yerinde değildir. Davalı vekilince, müvekkiline süresinde bildirim yapılmadığı ileri sürülmüştür.

TTK'nın 889. maddesi uyarınca "Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bu karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir." Somut olayda davacı tarafından davalıya taşıma konusu emtianın zayi edilmesi nedeniyle yasal süresinde yazılı olarak veya telekomünikasyon araçlarıyla bildirim yapıldığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda eşyanın davacıya sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği yönünde karine oluşmuş olup, aksinin davacı tarafından ispatlanması gerekmektedir.

İspat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından, 6 adet cep telefonuna ilişkin teslim tutanağındaki imzaların çalışanına ait olmadığı, 1 adet telefonun ise koli kesilerek içerisinden alındığı ileri sürülerek, kamera kayıtları ibraz edilmiş, ayrıca olaya ilişkin olarak İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2018/106159 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma bulunduğu belirtilmişse de, mahkemece davacının imza itirazı değerlendirilmediği gibi kamera kayıtları da inceletilmemiştir. Bu nedenle davacının imzaya yönelik itirazı hususunda imza incelemesi yaptırılması, soruşturma dosyasının getirtilmesi, davacı tarafça delil olarak dayanılan kamera kayıtlarının da çözümü yaptırılmak suretiyle, tüm deliller toplandıktan sonra dosya üzerinde taşıma alanında uzman bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 Tarih 2018/1140 Esas 2020/555 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116890 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.