Çağrısız genel kurulun (TTK 416) geçerlilik koşulları ve gündem maddeleri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6698 E. 2025/4673 K. · · İlk derece: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Çağrısız genel kurulun geçerli olması için tüm pay sahiplerinin toplantı boyunca hazır bulunması, hiçbirinin itiraz etmemesi ve toplantıyı terk etmemesi koşulları aynı anda gerçekleşmeli, çağrının usulsüzlüğüne itiraz gündeme geçilinceye kadar yapılmalıdır; bu koşullar oluşmuşsa kararlar oy çokluğuyla da alınabilir ve yokluk hükmünde sayılamaz. Denetçinin/murahhas üyenin genel kurula katılmaması (TTK 407/2) tek başına iptal sebebi değildir; kayıtlara uygun ve gerçeği yansıttığı belirlenen finansal tablolar ile nisabı sağlanan ibra kararları iptal edilmez, buna karşılık daha fazla kâr dağıtılabileceği belirlenen kâr payı kararı iyiniyete aykırılıktan iptal edilir.
Ele alınan sorunlar
Çağrısız genel kurulda alınan kararların yokluğu iddiası (TTK 416) → ret
İddia: Davacı, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunmadığı mahkeme kararıyla kesinleşmiş yönetim kurulu üyelerinin yaptığı çağrı üzerine alınan kararların yokluk hükümlerine tabi olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 416 uyarınca çağrısız genel kurulun geçerli olabilmesi için tüm pay sahiplerinin ya da temsilcilerinin toplantıda hazır bulunması, hiçbirinin toplantıya itiraz etmemesi ve karar alınana kadar tüm ortakların katılımının sürmesi koşullarının aynı anda gerçekleşmesi zorunludur; kararların oybirliğiyle alınması şart olmayıp oy çokluğuyla da alınabilir. Karar alma ehliyeti toplantı süresince arandığından bir pay sahibinin toplantıyı terk etmesi bu ehliyeti ortadan kaldırır; buna karşılık çağrının usulsüzlüğüne ilişkin itirazın gündeme geçilinceye kadar yapılması gerekir, sonradan yapılan itiraz karar alma ehliyetini ortadan kaldırmaz. Somut olayda toplantıya şirketin tüm ortaklarının (davacı asaleten, diğerleri vekaleten) katıldığı, çağrının usulsüzlüğüne veya toplantının yapılamayacağına ilişkin itirazda bulunulmadığı ve toplantıyı terk eden ortağın olmadığı anlaşıldığından, TTK 416'daki tüm şartlar oluşmuş olup kararlar yokluk hükmünde sayılamaz.
Gerekçe kaynağı: özgün
Finansal tabloların tasdikine ilişkin (3 nolu) kararın iptali — denetçinin katılmaması (TTK 407/2) → ret
İddia: Davacı, bağımsız denetçinin genel kurul toplantısına katılmadığını ve finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 407/2 gereğince murahhas üyelerin ve denetçinin genel kurula katılmaması başlı başına iptal sebebi sayılamaz; şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle düzenlenen raporlardaki teknik açıklamalar karşısında bilanço ve faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığı yönünde bir tespit bulunmadığı, finansal tabloların şirket kayıtlarına uygun olduğu ve aksi yönde delil olmadığı anlaşıldığından, içerik ve nisap bakımından yasaya uygun 3 nolu kararın iptali istemi reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Yönetim kurulunun ibrasına ilişkin (4 nolu) kararda nisabın sağlanması → ret
İddia: Davacı, yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullandığını ve nisabın sağlanamadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yönetim kurulu üyelerinin toplam oyları yok sayılsa dahi, davacının olumsuz oyuna karşılık ibra lehine kalan payların olumlu oyuyla TTK 418'deki nisabın sağlandığı anlaşıldığından, içerik ve nisap bakımından yasaya uygun 4 nolu ibra kararının iptali istemi reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Kâr payına ilişkin (5 nolu) kararın iptali → kabul
Gerekçe: Finansal durumu incelenen şirketin daha fazla kâr payı dağıtabileceğinin belirlendiği, bu şekilde alınan kararın iyiniyet kurallarına aykırı olduğu anlaşıldığından 5 nolu kararın iptali gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Çağrısız genel kurulun geçerlilik koşullarının (tüm pay sahiplerinin toplantı boyunca hazır bulunması, itiraz etmemesi, terk etmemesi; çağrı usulsüzlüğüne itirazın gündeme geçilinceye kadar yapılması) ortaya konulması ve denetçinin genel kurula katılmamasının (TTK 407/2) tek başına iptal sebebi olmadığı yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrısız genel kurul (TTK 416)↗ denetçinin/murahhas üyenin genel kurula katılmaması (TTK 407/2)↗ yönetim kurulunun ibrasında oy yasağı↗ toplantı ve karar nisabı↗ genel kurul kararlarının yokluğu / iptali↗ kâr payı dağıtımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6698 E. , 2025/4673 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/486 Esas, 2024/1408 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/533 E., 2021/742 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirkette 2.599 adet hisse ile %17 pay oranına sahibi olduğunu, %45,5 pay sahibi olan ... Holding A.Ş.'nin kontrolünün ise davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ... ve başkan yardımcısı ... ...'da olduğunu, dolayısıyla adı geçenlerin kendi oyları ile birlikte %83 pay oranına sahip olarak oy kontrolünü ve temsil güçlerini tek elde birleştirdiklerini, davacının, davalı şirketin 23.05.2019 tarihinde ertelemeli gerçekleştirilen 2018 yılı olağan genel kurulunda alınan kararlara usulüne uygun şekilde muhalefet ettiğini ileri sürerek sözü edilen toplantıda alınan 3, 4, 5, 6 ve 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile finansal tablolar konsolide olarak hazırlanmış ve genel kurulda oylamaya sunulmuş ise de, davalı şirketin bağımsız denetçisinin 04.04.2019 tarihinde yapılan toplantıya katılmasına rağmen 23.05.2019 günlü genel kurul toplantısına katılmadığı, davalı şirketin bağımsız denetime tabi olmasına rağmen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 407. maddesi uyarınca denetçinin genel kurulda toplantıya katılmamasına yönelik bir karar alınmadığı, pay sahiplerinin okunan finansal tablolarla ilgili oylamadan önce soru sorma haklarının ellerinden alındığı, bu nedenle denetçinin katılımı olmaksızın yapılan oylama sonucu alınan finansal tabloların tasdikine dair 3 numaralı kararın yasaya aykırı olduğu ve iptalinin gerektiği, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ...
ve ...'ın birbirlerinin ibrasında oy kullandıkları ve bu oyların çıkarılması ile 6102 sayılı TTK'nın 436/2 ve 418/2 hükümleri gereğince nisaba uygun olarak yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibrasına karar verilmemesi nedeniyle 4 numaralı kararın da yerinde olmadığı, aynı şekilde finansal durumu incelenen davalı şirketin daha fazla kâr payı dağıtabileceğinin belirlendiği, bu şekilde alınan kararın iyi niyet kurallarına aykırı olması dolayısıyla 5 numaralı maddenin iptalinin gerektiği; buna karşılık 6102 sayılı TTK'nın 436. maddesinde yönetim kurulu üyeliği seçimi için herhangi bir oydan yoksunluğun düzenlenmediği, kaldı ki seçilen pay sahibi yönetim kurulu üyesinin kendisi için kullandığı oyun yok sayılması halinde dahi oy çokluğunun sağlanacağı dikkate alındığında 6 numaralı kararda yasaya, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığı, keza, gündemin 7 numaralı maddesi ile TTK'nın 395 ve 396.
maddeleri uyarınca belirtilen hususlarda faaliyette bulunmalarına oy çokluğu ile karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili olarak alınacak bu kararda oy kullanamayacakları ancak birbirleri ile ilgili oy kullanabilecekleri, bu durumda yönetim kurulu üyelerinin kendileri için kullandıkları oyların yok sayılması halinde dahi oy çokluğunun sağlandığı ve kararda yasaya, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 numaralı kararlarının iptaline, 6 ve 7 numaralı kararlar yönünden istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvuru itirazlarının tümünün yerinde görülmediği, davalı vekilinin gündemin 5 numaralı kararı yönünden istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı; buna karşılık 6102 sayılı TTK’nın 407/2 hükmü gereğince murahhas üyelerin ve denetçinin genel kurula katılmamasının başlı başına iptal sebebi sayılamayacak olmasına ve dosyada mevcut bulunan ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen kök ve ek rapordaki teknik açıklamalar dikkate alındığında, şirketin bilanço ve faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmadığı, finansal tabloların şirket kayıtlarına uygun olduğu, aksi yönde delil olmadığı, içerik ve nisap bakımından ana sözleşme ve yasaya uygun bulunan 3 numaralı maddenin iptali isteminin yerinde olmadığı;
dava konusu genel kurulun 4 numaralı gündem maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu, şirketin toplam sermayesinin 75.000.000,00 TL'ye tekabül eden 15.000 adet paydan, 2.559 adet paya tekabül eden 12.795.000,00 TL'sinin davacı ...'a, 6.782 Adet paya tekabül eden 33.910.000,00 TL'sinin ... Holding A.Ş.'ye, 3.100 Adet paya tekabül eden 15.500.000,00 TL'sinin ...'a, 2.559 adet paya tekabül eden 12.795.000,00 TL'sinin ... ...'a ait olduğu, davalı şirketin 75.000.000,00 TL'ye tekabül eden 15.000 adet paydan, 2.559 adet hissenin asaleten (davacı), 12.441 adet hissenin ise vekaleten temsil edilerek oy kullandıkları ve hazirun cetvelini imzaladıkları, yönetim kurulu üyeleri ... ve ...
...'ın toplam oylarının yok sayılması halinde dahi davacı ...'ın 2.559 adet olumsuz oyuna karşılık ... Holding A.Ş.'nin 6.782 adet olumlu oyu ile ibralarına karar verildiği, dolayısıyla anılan Kanun'un 418. maddesindeki nisabın sağlandığı, içerik ve nisap bakımından ana sözleşme ve yasaya uygun bulunan 4 numaralı maddenin iptali isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı ... İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 23.05.2019 tarihli ve 2018 yılı olağan genel kurulunda alınan gündemin; 5 numaralı kararının iptaline; 3, 4, 6 ve 7 numaralı kararlar yönünden istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunmadığı mahkeme kararı ile kesinleşmiş yönetim kurulu üyelerinin yaptığı çağrı üzerine alınan kararların yokluk hükümlerine tabi olup olmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 416. maddesinde yer alan koşulların oluşup oluşmadığı, alınan kararların iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
6102 sayılı TTK'nın 416. maddesi uyarınca, bir çağrısız genel kurulun var olabilmesi için tüm pay sahiplerinin ya da temsilcilerinin toplantıda hazır bulunmaları, herhangi bir pay sahibinin toplantıya itiraz etmemesi ve son aşamada tüm ortakların katılımıyla karar alınması koşullarının aynı anda gerçekleşmesi zorunludur. Kararın oy birliği verilmesi ise şart olmayıp, tüm pay sahiplerinin başından sonuna kadar bulunduğu toplantıda, oy çokluğuyla da karar alınabilecektir. Böylelikle çağrısız genel kurulun karar alabilme ehliyeti, sadece toplantının açılışında değil toplantı süresince de aranacağından bir pay sahibinin toplantıyı terk etmesi, çağrısız genel kurulun karar alabilme yeteneğini ortadan kaldırır.
Buna karşılık toplantının çağrısız yapılmasına ilişkin itirazın daha sonra yapılması genel kurulun karar alma ehliyetini ortadan kaldırmaz. Söz konusu itiraz gündeme geçilinceye kadar yapılmalıdır. Sonuç olarak yukarıda belirtilen usullere aykırı olarak gerçekleştirilen toplantının yok hükmünde sayılabilmesi için pay sahiplerinin tamamının hazır bulunmamasına veya tüm pay sahiplerinin hazır bulunmasına rağmen içlerinden birinin toplantıya itiraz etmesine ya da pay sahiplerinden birisinin toplantı bitmeden toplantıyı terk etmesine bağlıdır.
Bu bilgiler ışığında somut olayda; dava konusu toplantıya şirketin tüm ortaklarının (davacının asaleten, diğer ortakların vekaleten) katıldığı ve ortaklarca çağrının usulsüzlüğüne veya toplantının yapılamayacağına ilişkin bir itirazda bulunulmadığı, toplantının sonuna kadar da ayrılan ortağın olmadığı, bu durumda 6102 sayılı TTK'nın 416. maddesindeki tüm şartların oluştuğu, diğer yandan, toplantıya katılmaya ve genel kurul toplantısının yapılmasına ilişkin hükümlere de uyulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu toplantıda yer alan gündem maddelerinin ve alınan kararların tek tek irdelenerek iptal koşullarının oluşup oluşmadığının tartışıldığı, delillerin değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167732200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz