İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5130 E. 2025/4552 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap kat ihtarnamesi↗ hesap kat ihtarı↗ ödeme planı↗ çek karnesi↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ ticari kredi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ ilamsız icra takibi↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ ortaklık ilişkisi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/291 E.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat .... ve asıl davada davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davada dava dilekçelerinde; müvekkilinin müşterilerinden olan dava dışı ... Müh. … A.Ş.’ne kullandırılan kredi için davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere keşide edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sonucunda takiplerin durduğunu ileri sürerek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar ... ve ... cevap dilekçeleri ile; asıl borçlu şirket ile ortaklık ilişkilerinin sona erdiğini, bu hususunun asıl borçlu şirkete ve bankaya bildirildiğini, kefaletten vazgeçildiğini, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede yer alan yazıların kendilerine ati olmadığını, ayrıca davalı ... imzanın da kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
2.Birleşen davada davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile asıl borçlu arasında, eldeki itirazın iptali davaları açıldıktan sonra, davanın devamı sırasında dava konusu kredilerin yeniden yapılandırılarak yeni bir ödeme planı ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, 30.12.2016 tarihli ödeme planı oluşturulduğu ve asıl borçlunun 4 taksidi de ödediği, böylece mevcut icra takibine konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, önceki takipte talep edilen borcun sükut ettiği, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği, böylece borcun dava tarihinde sonra yapılandırılması nedeniyle asıl ve birleşen davaların konusuz kaldığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, asıl ve birleşen davada davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından İlk Derece Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, asıl ve birleşen davada davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Müh. … A.Ş.’ye arasında 09.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi davalılar ..., ... ve ...’nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, akdedilen sözleşmeye istinaden borçlu firmaya ticari kredi kullandırıldığı ve çek karnesi verildiği, asıl borçlunun borcunu zamanında ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillere noterden hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, hesap katının usulüne uygun yapıldığı ve ihtarnamenin de usulüne uygun düzenlendiği, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılar aleyhine 02.08.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, icra takibine vaki itiraz üzerine 06.10.2016 tarihinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında 30.12.2016 tarihinde, davacı Banka ile asıl borçlu arasında imzalanan yapılandırma sözleşmesi ile dava konusu kredilerin yeniden yapılandırıldığı görülmüştür.
Mahkemece yeniden yapılandırma sözleşmesi ile oluşturulan ödeme planı uyarınca mevcut icra takibine konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, önceki takipte talep edilen borcun sükut ettiği, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın konusuz kaldığı ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de 30.12.2016 tarihli yeniden yapılandırma sözleşmesi ve ödeme planında geçerli taksitlere uyulmadığı taktirde icra takibi ve takip şartlarının avdet edeceği hususu gözden kaçırılmıştır. Davacı Banka tarafından, yapılandırma sözleşmesi uyarınca hazırlanan ödeme planına uyulmadığı da iddia edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş 30.12.2016 tarihli yapılandırma sözleşmesine uyulup uyulmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesidir. Hal böyleyken mahkemece eksik incelemeye dayalı hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10009 E. 2012/16783 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · alacağın temliki · ipotek · ifa · def'i · temlik · protokol · terkin
Benzer bu karardaŞirketi'nin borcunun «teminatı» olarak «ipotek» tesis ettirilmiş olduğu davalı ...'nın ipoteğe bağlı borcu ödeyip «alacağı temlik» almış olması nedeniyle ipoteğin tesis edilmesinden sonra taşınmazları satın alan davacı şirket yönünden ipoteğin devam ettiğinin kabul edilemeyeceği ayrıca davacı şirketin de tarafı olarak katıldığı 07.09.2005 tarihli «protokolde» ipoteğin temliki ile ilgili herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında davalı banka lehine t …
Bu durumda davacının «temlik» alacaklısına karşı asıl borçlunun ileri sürebileceği «def»'ileri ileri sürebilmesi olanaklı ise de borç asıl borçlu tarafından «ifa» edilmediğinden davacının gerek temlik alan davalı ...'ya ve gerekse de temlik eden bankaya ödeme nedeniyle asıl borcun sükut ettiğinden bahisle ipoteğin «terkini» talebinde bulunması mümkün olmadığından mahkemece aksine düşünceler ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın temyiz e …
2-Davacı «ipotekle» birlikte devredilen taşınmazın maliki sıfatıyla asıl borcun ödemeyle sükut ettiğinden bahisle ipoteğin «terkini» talebinde bulunmuşsa da kredi borcu 3. kişi konumundaki davalılardan ... tarafından ödenmiş ve bankanın asıl borçlu ve kefillerden olan alacağı ise ödeme yapan ...'ya «temlik» edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tapu kayıtlarında dava tarihi itibariyle ve halen lehine «ipotek» tesis edilen olarak davalı Banka'nın gözükmesi nedeniyle «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalı ... adına kayıtlı taşınmazlarla ortağı olduğu Abacı Tarım ve Hayvancılık Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · kefalet · kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMüh. … A.Ş.’ye arasında 09.02.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, bu sözleşmeyi davalılar ..., ... ve ...’nun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, akdedilen sözleşmeye istinaden borçlu firmaya «ticari kredi» kullandırıldığı ve «çek karnesi» verildiği, asıl borçlunun borcunu zamanında ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillere noterden «hesap kat ihtarnamesinin» gönderildiği, hesap katının usulüne uygun yapıldığı ve ihtarnamenin de usulüne uygun düzenlendiği, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı bank …
Müh. … A.Ş.’ne kullandırılan kredi için davalıların «müşterek borçlu müteselsil kefil» olduklarını, şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine «hesap kat ihtarının» asıl borçlu ve kefillere keşide edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle «ilamsız icra takibi» yapıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sonucunda takiplerin durduğunu ileri sürerek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Asıl davada davalılar ... ve ... cevap dilekçeleri ile; asıl borçlu şirket ile «ortaklık ilişkilerinin» sona erdiğini, bu hususunun asıl borçlu şirkete ve bankaya bildirildiğini, «kefaletten» vazgeçildiğini, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede yer alan yazıların kendilerine ati olmadığını, ayrıca davalı ... imzanın da kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ipotek · ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5130 E. , 2025/4552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/636 Esas, 2024/724 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/291 E.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.06.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat .... ve asıl davada davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davada dava dilekçelerinde; müvekkilinin müşterilerinden olan dava dışı ... Müh. … A.Ş.’ne kullandırılan kredi için davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere keşide edildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sonucunda takiplerin durduğunu ileri sürerek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar ... ve ... cevap dilekçeleri ile; asıl borçlu şirket ile ortaklık ilişkilerinin sona erdiğini, bu hususunun asıl borçlu şirkete ve bankaya bildirildiğini, kefaletten vazgeçildiğini, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede yer alan yazıların kendilerine ati olmadığını, ayrıca davalı ... imzanın da kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
2.Birleşen davada davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile asıl borçlu arasında, eldeki itirazın iptali davaları açıldıktan sonra, davanın devamı sırasında dava konusu kredilerin yeniden yapılandırılarak yeni bir ödeme planı ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, 30.12.2016 tarihli ödeme planı oluşturulduğu ve asıl borçlunun 4 taksidi de ödediği, böylece mevcut icra takibine konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, önceki takipte talep edilen borcun sükut ettiği, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği, böylece borcun dava tarihinde sonra yapılandırılması nedeniyle asıl ve birleşen davaların konusuz kaldığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm, asıl ve birleşen davada davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından İlk Derece Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, asıl ve birleşen davada davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Müh. … A.Ş.’ye arasında 09.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeyi davalılar ..., ... ve ...’nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, akdedilen sözleşmeye istinaden borçlu firmaya ticari kredi kullandırıldığı ve çek karnesi verildiği, asıl borçlunun borcunu zamanında ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillere noterden hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, hesap katının usulüne uygun yapıldığı ve ihtarnamenin de usulüne uygun düzenlendiği, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılar aleyhine 02.08.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, icra takibine vaki itiraz üzerine 06.10.2016 tarihinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında 30.12.2016 tarihinde, davacı Banka ile asıl borçlu arasında imzalanan yapılandırma sözleşmesi ile dava konusu kredilerin yeniden yapılandırıldığı görülmüştür.
Mahkemece yeniden yapılandırma sözleşmesi ile oluşturulan ödeme planı uyarınca mevcut icra takibine konu borcun muacceliyet, vade ve faiz oranlarının değiştirildiği, davalıların kefil olmaları nedeniyle sorumluluklarının asıl borçlunun sorumlu olduğu miktar ve ödeme şekline bağlı olduğu, önceki takipte talep edilen borcun sükut ettiği, bu nedenle davalı kefiller hakkında yapılmış eski icra takibindeki şart ve tutarlarda takibin devamının talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın konusuz kaldığı ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de 30.12.2016 tarihli yeniden yapılandırma sözleşmesi ve ödeme planında geçerli taksitlere uyulmadığı taktirde icra takibi ve takip şartlarının avdet edeceği hususu gözden kaçırılmıştır.
Davacı Banka tarafından, yapılandırma sözleşmesi uyarınca hazırlanan ödeme planına uyulmadığı da iddia edildiğine göre, mahkemece yapılacak iş 30.12.2016 tarihli yapılandırma sözleşmesine uyulup uyulmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesidir. Hal böyleyken mahkemece eksik incelemeye dayalı hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1167468100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz