Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3671 E. 2025/2159 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iban↗ özen yükümlülüğü↗ ibra↗ üçüncü kişi↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ havale↗ yetki↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/866 E., 2020/614 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yaptığı firma personelinin şirket iban numarası vermek yerine şahsi iban numarası verdiğini, yapılan havalenin alıcı olan şirketin eline ulaşmaması üzerine iban numarasının alıcı şirket personeli tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yanlış bildirildiğinin anlaşıldığını, havale alıcısı olarak belirtilen isim ile iban numarası sahibinin eşleşmediği durumda bankanın ödeme yapmaması ve banka çalışanının havaleyi iade etmesi gerektiğini, fakat paranın alıcısı dışında üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek zararın tazminini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, söz konusu işlemin bankacılık tekniği açısından ATM üzerinden gerçekleştirilen bir para transferi yani havale işlemi olduğunu, havale işleminde, bir kişinin parasını başka bir kişiye/hesaba para aktarılması veya başka bir kişiye ödeme yapılması hususunda bankaya talimat ve yetki verdiğini, davacının gerçekleştirdiği bir işlemle ilgili kendi hatasından kaynaklanan bir hususta bankaya husumet yönelterek dava açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile havale işleminde alıcı adı ile hesap numarasının mutlaka bulunması gerektiği, bankaların güven kurumları olup, havalede isim ve isme ait hesap numarasının uyumlu olması yani örtüşmesi hususunu incelemekle sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı yanca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı banka, yaptığı işlemle özen yükümlülüğüne aykırı davranmışsa da dava dışı alıcı şirketin söz konusu havale işlemi nedeniyle davalı bankayı ibra ettiği, davacı tarafça zarar oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankanın iban ve alıcı eşleştirmesi yapmadan, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek havale işlemini gerçekleştirdiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu talep hakkında yukarıda açıklanan gerekçe ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı Banka vekilinin istinaf istemi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir. Bu kez davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta çözülmesi gereken husus yurt dışı para transferinde davalı bankanın iban numarası ile alıcı bilgilerinin eşleşip eşleşmediğini kontrol etme zorunluluğunun olup olmadığı, üçüncü kişinin hesabına yatırılan havale bedelinin davalı bankadan talep edip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı, .... İnşaat firmasına ödeme yapmak istediğini beyan etmiş, ... İnşaat firması davalı Bankaya yaptığı yazılı talimat ile davacı tarafından gönderilen 400.000,00 USD'nin çalışanları olan...'ya ödenmesini istediği savunulmakta ise de davalı yanca sunulan ibra mahiyetindeki belgenin sıhhatine ilişkin davacı yanca ciddi itirazlarda bulunulmuştur. İbra, borcu sona erdiren sebeplerden biri olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilirse de Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan işbu belgenin sıhhati araştırılmaksızın davacı itirazları karşılanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş davalı yanca sunulan belge altındaki imzanın dava dışı adı geçen şirket yetkilisine ait olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14282 E. 2018/5313 K.
Ortak:iban · havale · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yaptığı firma personelinin şirket «iban» numarası vermek yerine şahsi iban numarası verdiğini, yapılan havalenin alıcı olan şirketin eline ulaşmaması üzerine iban numarasının alıcı şirket personeli tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yanlış bildirildiğinin anlaşıldığını, «havale» alıcısı olarak belirtilen isim ile iban numarası sahibinin eşleşmediği durumda bankanın ödeme yapmaması ve banka çalışanının havaleyi iade etmesi gerektiğini, fakat paranın alıcısı dışında «üçüncü kişiye» ödendiğini ileri sürerek zararın tazminini istemiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankanın «iban» ve alıcı eşleştirmesi yapmadan, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek «havale» işlemini gerçekleştirdiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta çözülmesi gereken husus yurt dışı para transferinde davalı bankanın «iban» numarası ile alıcı bilgilerinin eşleşip eşleşmediğini kontrol etme zorunluluğunun olup olmadığı, «üçüncü kişinin» hesabına yatırılan «havale» bedelinin davalı bankadan talep edip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaAncak, dosya içerisindeki bilgi belgelerden davacının kendisinin yazdığını «ikrar» ettiği EFT talimatında yazılı "«iban» numarasının"....’a ait olduğu, davalı .... tarafından paranın bu kişinin hesabına geçildiği ve davacının bu işlemden evvel de yine ... hesabına para «havale» ettiği anlaşılmaktadır.
… ru ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...’ta bulunan hesabı üzerinden aralarındaki sözleşme uyarınca verdiği EFT talimatı ile ....500 TL’nın....A.Ş adına «havale» yapılmasını istediği, bu havalenin davalı ...'a davalı ... tarafından bildirildiği, davalı ...'ın bu havaleyi dava dışı Besim Kardoğan hesabına aktardığı, bu işlemin yapılmasında, davalı ...'ın kusurunun bulunmadığının, davalı ...'ın başka müşteri hesabına havaleyi aktararak kusurlu hizmet verdiği ve talebe rağmen davacının uğradığı zararın karşılanmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... aleyhinde açtığı davanın reddine, davalı ....Bankası T.A.O hakkındaki davanın kabulüne ve ....500 TL'nin .../11/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı talimatındaki çelişkili bilgi nedeniyle «havale» edilen meblağın alıcı hesabına geçmeden davalı .... tarafından iade edilmesi gerektiği halde bunu yapmayarak davacının zararına neden olduğu kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · ikrar · kusur · avans faizi
Benzer bu karardaBunun yanı sıra davacının da bizzat kabul ettiği gibi davacının kendisinin doldurduğu EFT talimatındaki İBAN numarası ile hesap sahibi isminin tutmaması nedeniyle zararın meydana gelmesinde davacının «müterafik kusuru» olup olmadığı da tartışılmamıştır.
… ru ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...’ta bulunan hesabı üzerinden aralarındaki sözleşme uyarınca verdiği EFT talimatı ile ....500 TL’nın....A.Ş adına «havale» yapılmasını istediği, bu havalenin davalı ...'a davalı ... tarafından bildirildiği, davalı ...'ın bu havaleyi dava dışı Besim Kardoğan hesabına aktardığı, bu işlemin yapılmasında, davalı ...'ın kusurunun bulunmadığının, davalı ...'ın başka müşteri hesabına havaleyi aktararak kusurlu hizmet verdiği ve talebe rağmen davacının uğradığı zararın karşılanmadığı gerekçesiyle davacının davalı ... aleyhinde açtığı davanın reddine, davalı ....Bankası T.A.O hakkındaki davanın kabulüne ve ....500 TL'nin .../11/2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, dosya içerisindeki bilgi belgelerden davacının kendisinin yazdığını «ikrar» ettiği EFT talimatında yazılı "«iban» numarasının"....’a ait olduğu, davalı .... tarafından paranın bu kişinin hesabına geçildiği ve davacının bu işlemden evvel de yine ... hesabına para «havale» ettiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yaptığı firma personelinin şirket «iban» numarası vermek yerine şahsi iban numarası verdiğini, yapılan havalenin alıcı olan şirketin eline ulaşmaması üzerine iban numarasının alıcı şirket personeli tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yanlış bildirildiğinin anlaşıldığını, «havale» alıcısı olarak belirtilen isim ile iban numarası sahibinin eşleşmediği durumda bankanın ödeme yapmaması ve banka çalışanının havaleyi iade etmesi gerektiğini, fakat paranın alıcısı dışında «üçüncü kişiye» ödendiğini ileri sürerek zararın tazminini istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, söz konusu işlemin bankacılık tekniği açısından ATM üzerinden gerçekleştirilen bir para transferi yani «havale» işlemi olduğunu, havale işleminde, bir kişinin parasını başka bir kişiye/hesaba para aktarılması veya başka bir kişiye ödeme yapılması hususunda bankaya talimat ve «yetki» verdiğini, davacının gerçekleştirdiği bir işlemle ilgili kendi hatasından kaynaklanan bir hususta bankaya «husumet» yönelterek dava açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «havale» işleminde alıcı adı ile hesap numarasının mutlaka bulunması gerektiği, bankaların güven kurumları olup, havalede isim ve isme ait hesap numarasının uyumlu olması yani örtüşmesi hususunu incelemekle sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3671 E. , 2025/2159 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/32 Esas, 2024/257 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/866 E., 2020/614 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yaptığı firma personelinin şirket iban numarası vermek yerine şahsi iban numarası verdiğini, yapılan havalenin alıcı olan şirketin eline ulaşmaması üzerine iban numarasının alıcı şirket personeli tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yanlış bildirildiğinin anlaşıldığını, havale alıcısı olarak belirtilen isim ile iban numarası sahibinin eşleşmediği durumda bankanın ödeme yapmaması ve banka çalışanının havaleyi iade etmesi gerektiğini, fakat paranın alıcısı dışında üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek zararın tazminini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, söz konusu işlemin bankacılık tekniği açısından ATM üzerinden gerçekleştirilen bir para transferi yani havale işlemi olduğunu, havale işleminde, bir kişinin parasını başka bir kişiye/hesaba para aktarılması veya başka bir kişiye ödeme yapılması hususunda bankaya talimat ve yetki verdiğini, davacının gerçekleştirdiği bir işlemle ilgili kendi hatasından kaynaklanan bir hususta bankaya husumet yönelterek dava açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile havale işleminde alıcı adı ile hesap numarasının mutlaka bulunması gerektiği, bankaların güven kurumları olup, havalede isim ve isme ait hesap numarasının uyumlu olması yani örtüşmesi hususunu incelemekle sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı yanca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı banka, yaptığı işlemle özen yükümlülüğüne aykırı davranmışsa da dava dışı alıcı şirketin söz konusu havale işlemi nedeniyle davalı bankayı ibra ettiği, davacı tarafça zarar oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankanın iban ve alıcı eşleştirmesi yapmadan, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek havale işlemini gerçekleştirdiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu talep hakkında yukarıda açıklanan gerekçe ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı Banka vekilinin istinaf istemi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir. Bu kez davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta çözülmesi gereken husus yurt dışı para transferinde davalı bankanın iban numarası ile alıcı bilgilerinin eşleşip eşleşmediğini kontrol etme zorunluluğunun olup olmadığı, üçüncü kişinin hesabına yatırılan havale bedelinin davalı bankadan talep edip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davacı, .... İnşaat firmasına ödeme yapmak istediğini beyan etmiş, ... İnşaat firması davalı Bankaya yaptığı yazılı talimat ile davacı tarafından gönderilen 400.000,00 USD'nin çalışanları olan...'ya ödenmesini istediği savunulmakta ise de davalı yanca sunulan ibra mahiyetindeki belgenin sıhhatine ilişkin davacı yanca ciddi itirazlarda bulunulmuştur. İbra, borcu sona erdiren sebeplerden biri olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilirse de Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan işbu belgenin sıhhati araştırılmaksızın davacı itirazları karşılanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş davalı yanca sunulan belge altındaki imzanın dava dışı adı geçen şirket yetkilisine ait olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1166784900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz