6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka Hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3478 E. 2025/1942 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı aktif husumet ehliyeti aktif husumet husumet ehliyeti sicilden terkin eş rızası kâr kaybı kaldırma ve yeniden hüküm taraf ehliyeti ortalama tüketici terkin kötüniyet ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır müzik aletlerinin üretimi, satımı, pazarlanması, tamiratlarının yapılması alanında gerek yurt içi gerekse yurt dışında çalışmaları olduğunu, davalının haksız kullanımı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürürek davalıya ait 2014/.... “... SAZ EVİ”, 2016/... “.... SAZ EVİ”, ... “.... SAZ EVİ” ve 2017/.... “... SAZ EVİ” markalarının 15. ve 35. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; "..." markasının müvekkili tarafından uzun süredir kullanılan bir marka olduğunu, 2005 yılından beri 15. sınıfta 2005/.... numarası ile tescilli olduğunu, "....sazevi" markasının davacının marka tescil tarihi olan 2014 yılından çok daha öncesinde de bu şekilde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı markası ile davaya konu markalar arasında ibare ve sınıfsal yönden benzerlik bulunmakta ve taraf markaları ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açabilecek olsa da dosya içerisindeki vergi ve işyeri kayıtları ve tanık beyanlarına göre davalı ...'ın, ... Saz Evi markasını ilk kullanan kişi olduğu, davacıların da haberdar olduğu şekilde yurt dışında kullanımına devam ettiği, yine davacılar tarafından dava konusu ... markası ile davalının yaşadığı Fransa'ya ürün gönderildiği ve davalının bu ürünleri satarak 2001 yılından beri internet sitesinde ... Saz Evi markasını kullandığı, davacıların bu kullanıma karşı çıkmadıkları, davaya konu ... markasının ilk kullanıcısının ve yaratıcısının davalı olduğu ve davacıların uzun yıllar davalı kullanımına rıza gösterdikten sonra dava açmasının kötüniyetli bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2005/06025 sayılı markası ile davalı markaları arasında benzerlik bulunduğu, tescilde teklik ve öncelik ilkesi gereğince ortak sınıflarda davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, dava konusu markanın tescilinden dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yapılan sessiz kalma yoluyla hak kaybı yorumunun isabetli olmadığı, bununla birlikte toplanan delillere göre, davacı ...'ın marka üzerinde bir hak sahibi olmadığı, dolayısıyla davada aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı gerekçesi ile davacıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacı ...'ın davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davacı ...'ın davasının kabulüne, davalı adına tescilli 2014/.... “... SAZ EVİ”, 2016/.... “... SAZ EVİ”, 2016/.... “... SAZ EVİ” VE 2017/.... “... SAZ EVİ” markalarının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava davalı adına tescilli olan 2014/... nolu "... Sav Evi", 2016/... nolu "... Saz Evi", 2016/.... nolu "... Saz Evi", 2017/... nolu "... Saz evi" ibareli markaların 15. ve 35. sınflarda hükümsüzlüğüne ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı adına tescilli dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Ancak, dosyaya sunulan belgeler ve tanık beyanlarına göre, davacı ... ile davalı ...'ın kardeş oldukları, diğer davacı ...'ın ise ...'ın oğlu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...'ın 1986 yılında "... Saz Evi" isimli dükkanı Kartal/İstanbul'da dava dışı bir diğer kardeşi ile birlikte açtığı, 1988 yıllarında davacı ...'ın Arabistan'dan gelip bu dükkanda çalışmaya başladığı, kısa bir süre sonra ise davalı ...'ın Fransa'ya giderek Türkiye'de üretilen saz ürünlerinin orada satışını ve pazarlamasını yaptığı, buna göre gerek davacıların gerekse davalının birbirlerinden haberdar olarak "..." markasını kullandıkları, tarafların bu kullanımlara karşılıklı olarak dava açılıncaya kadar rıza gösterdikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki nizanın başladığı 2011 yılına kadar da kullanımların birlikte devam ettiği ve markanın oluşturulmasında müşterek emek ve çaba harcadıkları anlaşılmıştır.

Davacılar adına tescilli 2005/... nolu "..." ibareli marka ile hükümsüzlüğü istenen dava konusu davalı markalarının aynı ve ayniyet derecesinde benzer oldukları, tarafların ticari faaliyet alanlarının ağırlıklı olarak saz yapım ve satım ve diğer müzik aletleri ticaretine yönelik olduğu ve az önce belirtilen kabule göre davalı ... ve kardeşi davacı ...'ın markayı birlikte oluşturdukları anlaşılmakla dava konusu ''...'' ibaresi üzerinde tarafların birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri öncelik ve üstün hakları bulunmamakta olup marka üzerinde müşterek hak sahibi oldukları kabul edilmelidir.

Dairemizin daha önceki bir çok kararına konu olan ve “birlikte var olma” olarak tanımlanan marka hukukuna ait ilke uyarınca davacı ... ve davalı ...'ın "..." ibareli marka üzerinde birlikte hak sahibi olduklarının kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne ve dava konusu davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2215 E. 2023/2125 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İcra Takibine İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/1090 E. 2008/5546 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/3478 E.  ,  2025/1942 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/822 Esas, 2024/684 Karar

HÜKÜM

Davacı ...'ın davasının reddine

Davacı ...'ın davasının kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır müzik aletlerinin üretimi, satımı, pazarlanması, tamiratlarının yapılması alanında gerek yurt içi gerekse yurt dışında çalışmaları olduğunu, davalının haksız kullanımı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürürek davalıya ait 2014/.... “... SAZ EVİ”, 2016/... “.... SAZ EVİ”, ... “.... SAZ EVİ” ve 2017/.... “... SAZ EVİ” markalarının 15. ve 35. sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; "..." markasının müvekkili tarafından uzun süredir kullanılan bir marka olduğunu, 2005 yılından beri 15. sınıfta 2005/.... numarası ile tescilli olduğunu, "....sazevi" markasının davacının marka tescil tarihi olan 2014 yılından çok daha öncesinde de bu şekilde kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı markası ile davaya konu markalar arasında ibare ve sınıfsal yönden benzerlik bulunmakta ve taraf markaları ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açabilecek olsa da dosya içerisindeki vergi ve işyeri kayıtları ve tanık beyanlarına göre davalı ...'ın, ... Saz Evi markasını ilk kullanan kişi olduğu, davacıların da haberdar olduğu şekilde yurt dışında kullanımına devam ettiği, yine davacılar tarafından dava konusu ... markası ile davalının yaşadığı Fransa'ya ürün gönderildiği ve davalının bu ürünleri satarak 2001 yılından beri internet sitesinde ... Saz Evi markasını kullandığı, davacıların bu kullanıma karşı çıkmadıkları, davaya konu ...

markasının ilk kullanıcısının ve yaratıcısının davalı olduğu ve davacıların uzun yıllar davalı kullanımına rıza gösterdikten sonra dava açmasının kötüniyetli bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2005/06025 sayılı markası ile davalı markaları arasında benzerlik bulunduğu, tescilde teklik ve öncelik ilkesi gereğince ortak sınıflarda davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, dava konusu markanın tescilinden dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yapılan sessiz kalma yoluyla hak kaybı yorumunun isabetli olmadığı, bununla birlikte toplanan delillere göre, davacı ...'ın marka üzerinde bir hak sahibi olmadığı, dolayısıyla davada aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı gerekçesi ile davacıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacı ...'ın davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davacı ...'ın davasının kabulüne, davalı adına tescilli 2014/....

“... SAZ EVİ”, 2016/.... “... SAZ EVİ”, 2016/.... “... SAZ EVİ” VE 2017/.... “... SAZ EVİ” markalarının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava davalı adına tescilli olan 2014/... nolu "... Sav Evi", 2016/... nolu "... Saz Evi", 2016/.... nolu "... Saz Evi", 2017/... nolu "... Saz evi" ibareli markaların 15. ve 35. sınflarda hükümsüzlüğüne ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalı adına tescilli dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

Ancak, dosyaya sunulan belgeler ve tanık beyanlarına göre, davacı ... ile davalı ...'ın kardeş oldukları, diğer davacı ...'ın ise ...'ın oğlu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...'ın 1986 yılında "... Saz Evi" isimli dükkanı Kartal/İstanbul'da dava dışı bir diğer kardeşi ile birlikte açtığı, 1988 yıllarında davacı ...'ın Arabistan'dan gelip bu dükkanda çalışmaya başladığı, kısa bir süre sonra ise davalı ...'ın Fransa'ya giderek Türkiye'de üretilen saz ürünlerinin orada satışını ve pazarlamasını yaptığı, buna göre gerek davacıların gerekse davalının birbirlerinden haberdar olarak "..." markasını kullandıkları, tarafların bu kullanımlara karşılıklı olarak dava açılıncaya kadar rıza gösterdikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki nizanın başladığı 2011 yılına kadar da kullanımların birlikte devam ettiği ve markanın oluşturulmasında müşterek emek ve çaba harcadıkları anlaşılmıştır.

Davacılar adına tescilli 2005/... nolu "..." ibareli marka ile hükümsüzlüğü istenen dava konusu davalı markalarının aynı ve ayniyet derecesinde benzer oldukları, tarafların ticari faaliyet alanlarının ağırlıklı olarak saz yapım ve satım ve diğer müzik aletleri ticaretine yönelik olduğu ve az önce belirtilen kabule göre davalı ... ve kardeşi davacı ...'ın markayı birlikte oluşturdukları anlaşılmakla dava konusu ''...'' ibaresi üzerinde tarafların birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri öncelik ve üstün hakları bulunmamakta olup marka üzerinde müşterek hak sahibi oldukları kabul edilmelidir.

Dairemizin daha önceki bir çok kararına konu olan ve “birlikte var olma” olarak tanımlanan marka hukukuna ait ilke uyarınca davacı ... ve davalı ...'ın "..." ibareli marka üzerinde birlikte hak sahibi olduklarının kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne ve dava konusu davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1166782400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.