Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6722 E. 2025/4330 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davayı aydınlatma ödevi↗ ürün alım taahhütnamesi↗ alım taahhüdü↗ akaryakıt bayilik sözleşmesi↗ eksik harcın tamamlattırılması↗ kar mahrumiyeti↗ kısmi kabul↗ kar kaybı↗ harcın tamamlanması↗ belirsiz alacak davası↗ eda davası↗ tahkikat↗ kâr mahrumiyeti↗ bayilik sözleşmesi↗ ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ alacak davası↗ kâr kaybı↗ protokol↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ taahhütname↗ cy/cy kaydı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/532 E., 2024/117 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket ile 01.03.2018 tarihinde 5 yıl süreli Çerçeve Protokol ve Bayilik Sözleşmeleri imzalayarak akaryakıt ve otogaz bayilik ilişkisi kurduğunu, davalı şirket tarafından, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve eki niteliğindeki diğer anlaşmalar çerçevesinde verilen Ürün Alım Taahhütnamesi doğrultusunda; birinci yıldan başlamak ve anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere, yıllık asgari 285 ton otogaz ürününün satın alınmasının kabul ve taahhüt edildiğini, ancak taahhüt edilen miktarda ürün alımı yapılmadığını, bu doğrultuda davalı tarafın eksik ürün alımından kaynaklı olarak kar mahrumiyeti ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, eksik kalan miktar üzerinden ton başına 175,00 USD tutarı, ödeme gününde uygulanmakta olan TC Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanarak Türk Lirası karşılığında kar mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın 01.03.2020 ile 01.03.2023 tarihleri arasında toplamda 274.09 ton eksik ürün aldığını belirterek fazlaya ve hataya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; mahkemece yapılacak tahkikat sonucu alacaklarının tam ve kesin olarak belirlenmesini takiben 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107/2. maddesi uyarınca işbu taleplerini arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin otogaz ürün satışından mahrum kaldığı karın şimdilik 1.000,00 USD’sinin sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.03.2023 tarihinden itibaren TCMB'nin USD alacaklar için uyguladığı en yüksek faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açtığını belirttiği, ürün alım taahhütnamesi uyarınca davacının kar kaybı alacağının belirli / belirlenebilir olduğu, davacının alacağının belirleyememe, bu durumunun kendisinden beklenememesi ya da objektif olarak alacağının belirlenmesinin imkansız olması durumlarının bulunmadığı, dava açılırken davacı tarafından alacak miktarı belirlenebildiğinden belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik sözleşmesinin eki niteliğinde olan Ürün Alım Taahhütnamesinden kaynaklanan eksik ürün alım iddiasına dayalı kâr kaybı alacağına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, eksik ürün alım iddiasına dayalı olup, davacı dava dilekçesinde eksik alınan ürün bedelini ve ürünün ton başına belirlenen değerini belirterek belirsiz alacak davası açmıştır. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif imkânsızlığa dayanmalıdır. Talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir. Öte yandan davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün olmayıp bir mahkeme kararına muhtaç ise dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasızdır. Başka bir anlatımla alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Bu durumda dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek alacak tutarı konumunda olup kısmi davanın koşulları yoksa davacının tam eda davası açtığı kabul edilmelidir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmelidir. Buna karşılık, dava dilekçesinde asgari bir tutar gösterilmiş olup bunun, alacağın belirli bir kesimi olduğu anlaşılmakla birlikte, açılan davanın belirsiz alacak davası mı; yoksa kısmi dava mı olduğu hususunda açıklık bulunmuyorsa hâkim, taleple bağlı olduğu için (HMK'nın 26. maddesi) öncelikle, HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davacı tarafa bir haftalık kesin bir süre vermeli ve onun beyanı doğrultusunda açılmış olan davanın belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemelidir. Bu da esasen hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamındadır. Davacı verilen bir haftalık kesin süre içinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmiş ve belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar mevcut ise, dava belirsiz alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. Belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar bulunmakla birlikte davacı açmış olduğu davanın kısmi dava olduğunu belirtmiş ise, bu hâlde mahkeme davayı, kısmi dava olarak kabul edip yargılamayı sürdürmelidir. Üçüncü bir ihtimal olarak davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir ara kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır. (HGK’nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı kararı)
Somut olaya gelirsek, davacının alacak miktarı belirlenebilirken belirsiz alacak davası açması doğru değilse de dava dilekçesinde zikrettiği alacak miktarı dikkate alınarak bu miktar yönünden mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmesi ve duruma göre davaya kısmi dava olarak devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde «belirsiz alacak davası» açtığını belirttiği, «ürün alım taahhütnamesi» uyarınca davacının «kar kaybı» alacağının belirli / belirlenebilir olduğu, davacının alacağının belirleyememe, bu durumunun kendisinden beklenememesi ya da objektif olarak alacağının belirlenmesinin imkansız olması durumlarının bulunmadığı, dava açılırken davacı tarafından alacak miktarı belirlenebildiğinden belirsiz alacak davası açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve «kesin» bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen «belirsiz alacak davası» şeklinde açılan dava, «hukuki yarar», yani dava «şartı yokluğu» nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir.
Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan «belirsiz alacak davası» da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında «hukuki yarar» var kabul edilir.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5368 E. 2022/9506 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · ara karar · dava şartı yokluğu · alacak davası · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde «belirsiz alacak davası» açtığını belirttiği, «ürün alım taahhütnamesi» uyarınca davacının «kar kaybı» alacağının belirli / belirlenebilir olduğu, davacının alacağının belirleyememe, bu durumunun kendisinden beklenememesi ya da objektif olarak alacağının belirlenmesinin imkansız olması durumlarının bulunmadığı, dava açılırken davacı tarafından alacak miktarı belirlenebildiğinden belirsiz alacak davası açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve «kesin» bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen «belirsiz alacak davası» şeklinde açılan dava, «hukuki yarar», yani dava «şartı yokluğu» nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir.
Üçüncü bir ihtimal olarak davacı davasının «belirsiz alacak davası» olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir «ara» kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır. (HGK’nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı kararı) Somut olaya gelirsek, davacının alacak miktarı belirlenebilirken belirsiz alacak davası açması doğru değilse de dava dilekçesinde zikrettiği alacak miktarı dikkate alınarak bu miktar yönünden mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre «eksik harcı tamamlaması» için davacıya HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık «kesin süre» verilmesi ve duruma göre davaya kısmi dava olarak devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava «belirsiz alacak davası» olarak açılmış ise de davacının dava dilekçesinde alacak miktarının 344.660,25 TL olduğunu belirttiği, davaya konu alacağın belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
HGK’nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşulları oluşmadığı halde «belirsiz alacak davası» olarak açılan bir dava, «usul ekonomisi» ilkesi gözetilerek «hukuki yarar», yani dava «şartı yokluğu» nedeni ile hemen usulden reddedilmemelidir.
İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, huzurdaki davanın, koşulları oluşmadığı halde «belirsiz alacak davası» olarak açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ise de davalının eylemleri sebebiyle bir zarara uğradığını iddia eden davacının alacağına kavuşmak için dava açmaktan başka bir yola müracaat etmesi mümkün olmadığından eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını söylemek mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaHGK’nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşulları oluşmadığı halde «belirsiz alacak davası» olarak açılan bir dava, «usul ekonomisi» ilkesi gözetilerek «hukuki yarar», yani dava «şartı yokluğu» nedeni ile hemen usulden reddedilmemelidir.
Dairemizin «son» dönem içtihatları da bu yöndedir. (Dairemizin 21/06/2022 gün, 2021/4318 Esas-2022/5118 Karar, 12/05/2022 gün, 2020/8201 Esas-2022/3819 Karar sayılı ilamları) O halde somut olayda kısmi dava koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5205 E. 2015/6460 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaÜçüncü bir ihtimal olarak davacı davasının «belirsiz alacak davası» olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir «ara» kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır. (HGK’nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı kararı) Somut olaya gelirsek, davacının alacak miktarı belirlenebilirken belirsiz alacak davası açması doğru değilse de dava dilekçesinde zikrettiği alacak miktarı dikkate alınarak bu miktar yönünden mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre «eksik harcı tamamlaması» için davacıya HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık «kesin süre» verilmesi ve duruma göre davaya kısmi dava olarak devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
… oplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre «eksik harcı tamamlaması» için davacıya HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık «kesin süre» verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam «eda davası» olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın «usulden reddine» karar verilmelidir.
Davacı verilen bir haftalık «kesin süre» içinde davanın «belirsiz alacak davası» olduğunu beyan etmiş ve belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar mevcut ise, dava belirsiz alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 31.03.2014 tarihli «ara» karar uyarınca, davacıya dava konusu çekin seri numarası ve «keşide tarihini» bildirmesi için 2 haftalık «kesin süre» verildiği aksi takdirde dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin «ihtar» edildiği, ara kararın davacıya 16.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde belirtilen eksikliğin davacı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · keşide tarihi · çek iptali · davanın açılmamış sayılması · zayi · açılmamış sayılma · ihtar · çek
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 31.03.2014 tarihli «ara» karar uyarınca, davacıya dava konusu çekin seri numarası ve «keşide tarihini» bildirmesi için 2 haftalık «kesin süre» verildiği aksi takdirde dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin «ihtar» edildiği, ara kararın davacıya 16.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği ancak verilen kesin süre içerisinde belirtilen eksikliğin davacı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hiçbir gerekçe belirtilmeksizin davanın 6100 sayılı HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu çekin «keşide tarihi», muhatabı ve bedeli belirli olduğuna göre işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14909 E. 2016/411 K.
Ortak:eksik harcın tamamlattırılması · harcın tamamlanması · belirsiz alacak davası · dava şartı yokluğu · kesin süre · alacak davası · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaÜçüncü bir ihtimal olarak davacı davasının «belirsiz alacak davası» olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir «ara» kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır. (HGK’nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı kararı) Somut olaya gelirsek, davacının alacak miktarı belirlenebilirken belirsiz alacak davası açması doğru değilse de dava dilekçesinde zikrettiği alacak miktarı dikkate alınarak bu miktar yönünden mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre «eksik harcı tamamlaması» için davacıya HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık «kesin süre» verilmesi ve duruma göre davaya kısmi dava olarak devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve «kesin» bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen «belirsiz alacak davası» şeklinde açılan dava, «hukuki yarar», yani dava «şartı yokluğu» nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir.
… oplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre «eksik harcı tamamlaması» için davacıya HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık «kesin süre» verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam «eda davası» olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın «usulden reddine» karar verilmelidir.
Benzer bu kararda107 gereğince «belirsiz alacak davası» açılmasının şartlarının oluşmadığı, davacı vekiline dava değerini bildirmesi için iki haftalık «kesin süre» verildiği ve 2.750.000 TL olarak dava değerinin bildirildiği, davacı vekiline «eksik harcı tamamlaması» için iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, «maktu harç» ile davayı açtıktan sonra mahkemece alacağın miktarının belirli olduğu belirtilerek harcın yatırılması için 15 günlük «kesin süre» verilmiş, davacının «eksik harcı tamamlamaması» üzerine dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de; Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gereğince işlem yapıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın …
Mahkemece, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı, ancak dava dilekçesinde davacı alacağının 3.500.000 TL'nin üzerine çıktığının beyan edildiği, 6100 sayılı HMK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu harç · harç
Benzer bu karardaDavacı, «maktu harç» ile davayı açtıktan sonra mahkemece alacağın miktarının belirli olduğu belirtilerek harcın yatırılması için 15 günlük «kesin süre» verilmiş, davacının «eksik harcı tamamlamaması» üzerine dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmişse de; Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi gereğince işlem yapıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğundan davanın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6722 E. , 2025/4330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/1436 Esas, 2024/1576 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/532 E., 2024/117 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket ile 01.03.2018 tarihinde 5 yıl süreli Çerçeve Protokol ve Bayilik Sözleşmeleri imzalayarak akaryakıt ve otogaz bayilik ilişkisi kurduğunu, davalı şirket tarafından, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve eki niteliğindeki diğer anlaşmalar çerçevesinde verilen Ürün Alım Taahhütnamesi doğrultusunda; birinci yıldan başlamak ve anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere, yıllık asgari 285 ton otogaz ürününün satın alınmasının kabul ve taahhüt edildiğini, ancak taahhüt edilen miktarda ürün alımı yapılmadığını, bu doğrultuda davalı tarafın eksik ürün alımından kaynaklı olarak kar mahrumiyeti ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, eksik kalan miktar üzerinden ton başına 175,00 USD tutarı, ödeme gününde uygulanmakta olan TC Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanarak Türk Lirası karşılığında kar mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın 01.03.2020 ile 01.03.2023 tarihleri arasında toplamda 274.09 ton eksik ürün aldığını belirterek fazlaya ve hataya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile;
mahkemece yapılacak tahkikat sonucu alacaklarının tam ve kesin olarak belirlenmesini takiben 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107/2. maddesi uyarınca işbu taleplerini arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin otogaz ürün satışından mahrum kaldığı karın şimdilik 1.000,00 USD’sinin sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.03.2023 tarihinden itibaren TCMB'nin USD alacaklar için uyguladığı en yüksek faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açtığını belirttiği, ürün alım taahhütnamesi uyarınca davacının kar kaybı alacağının belirli / belirlenebilir olduğu, davacının alacağının belirleyememe, bu durumunun kendisinden beklenememesi ya da objektif olarak alacağının belirlenmesinin imkansız olması durumlarının bulunmadığı, dava açılırken davacı tarafından alacak miktarı belirlenebildiğinden belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bayilik sözleşmesinin eki niteliğinde olan Ürün Alım Taahhütnamesinden kaynaklanan eksik ürün alım iddiasına dayalı kâr kaybı alacağına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, eksik ürün alım iddiasına dayalı olup, davacı dava dilekçesinde eksik alınan ürün bedelini ve ürünün ton başına belirlenen değerini belirterek belirsiz alacak davası açmıştır. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif imkânsızlığa dayanmalıdır. Talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir.
Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir. Öte yandan davacının dava açmaktan başka bir yolla alacağına kavuşması mümkün olmayıp bir mahkeme kararına muhtaç ise dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışmasızdır. Başka bir anlatımla alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Bu durumda dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek alacak tutarı konumunda olup kısmi davanın koşulları yoksa davacının tam eda davası açtığı kabul edilmelidir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmelidir. Buna karşılık, dava dilekçesinde asgari bir tutar gösterilmiş olup bunun, alacağın belirli bir kesimi olduğu anlaşılmakla birlikte, açılan davanın belirsiz alacak davası mı; yoksa kısmi dava mı olduğu hususunda açıklık bulunmuyorsa hâkim, taleple bağlı olduğu için (HMK'nın 26. maddesi) öncelikle, HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davacı tarafa bir haftalık kesin bir süre vermeli ve onun beyanı doğrultusunda açılmış olan davanın belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemelidir.
Bu da esasen hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamındadır. Davacı verilen bir haftalık kesin süre içinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmiş ve belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar mevcut ise, dava belirsiz alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. Belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar bulunmakla birlikte davacı açmış olduğu davanın kısmi dava olduğunu belirtmiş ise, bu hâlde mahkeme davayı, kısmi dava olarak kabul edip yargılamayı sürdürmelidir. Üçüncü bir ihtimal olarak davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkün ise, bu durumda, mahkemece, açılmış olan dava, doğrudan bir ara kararıyla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanmalıdır.
(HGK’nın 16.05.2019 tarih ve 2016/22-1166 Esas, 2019/576 Karar sayılı kararı)
Somut olaya gelirsek, davacının alacak miktarı belirlenebilirken belirsiz alacak davası açması doğru değilse de dava dilekçesinde zikrettiği alacak miktarı dikkate alınarak bu miktar yönünden mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmesi ve duruma göre davaya kısmi dava olarak devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1165423900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz