Ticaret unvanına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6212 E. 2025/4295 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ ticaret unvanının terkini↗ hmk 297↗ erişimin engellenmesi↗ infaz↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ terkin↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/259 Esas, 2022/91 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “...” markası ile yıllardır ... teknolojileri alanında faaliyet yürüttüğünü, şirketin tam unvanının ... ... A.Ş. olduğunu, müvekkilinin www...com.tr alan adlı internet sitesini de uzun zamandan beridir filli olarak ticaretinde ve tanıtımında kullandığını, “...” ibareli markanın 2009/... ve 2010/.... numaraları ile müvekkili şirketin yetkilisi ... adına tescillendiğini, 2019 yılında kurulan davalının da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının, müvekkili şirketin unvanı ve tescilli markası olan “...” ibaresinden (D) harfini (T) harfi ile değiştirmek suretiyle “...” ibaresini, müvekkilinin “...” markasıyla tam bir benzerlik içinde unvan, marka, internet sitesi alan adı olarak kullandığını, haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ettiğini, davalının bu eylem ve işlemleriyle 2009/... ve 2010/... numaralar ile korunan müvekkili markalarının sağladığı yasal haklara karşı tecavüz fiilini işlediğini ileri sürerek davalının unvanında bulunan “...” ibaresi nedeniyle unvanının hükümsüzlüğüne, “...” ibaresinin çıkarılmasına, davalının kullandığı “www...com.tr” alan adı ve bu alan adı ile yayın yapan internet sitesi ve linkin hükümsüzlüğüne ve kaldırılmasına, davalının, 2009/... ve 2010/... numara ile tescilli “...” markalarına yönelik tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların marka kullanım alanının ve emtialarının birbirinden farklılık taşıdığını, markaların tecavüz teşkil edecek bir kullanım alanı bulunmadığını, bu sebeple markalar arasında herhangi bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, bu hususun haksız rekabet teşkil etmediğini, karıştırma ihtimalinin gerektirdiği unsurların taraf unvanlarında bulunmadığını, gerek görsel, gerek kavramsal, gerekse de işitsel benzerlikten söz edilemeyeceğini, tüketici kitlesi farklı olan unvanların tüketiciler tarafından rahatlıkla ayırt edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...” ibareli davacı markası ile “...” ibareli davalı markası arasında (d) ve (t) harfleri dışında aynılık bulunduğu, işaretlerin karıştırılabileceği, davacıya ait marka ile davalı kullanımlarının iltibasa sebebiyet verebileceği, kullanımların mal ve hizmet sınıfları bakımından da benzerlik taşıdığı, davacının markalarının 2009 ve 2010 yıllarından, davalı markasının 2019 yılından itibaren tescilli olduğu, bu durumda davacının markasının asli unsurunu oluşturan “...” ibaresi üzerinde davalıya kıyasen eskiye dayalı kullanım hakkı ile gerçek hak sahibi sıfatını taşıdığı, bu nedenlerle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 52, 54 ve 55. maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında davalı kullanımlarının, davacıya ait marka hakkına haksız rekabet oluşturduğu, ayrıca davacının önceki tarihli tescilli markası ile davalının sonraki tarihli tescilli ticaret unvanı arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, tarafların faaliyet alanları da dikkate alındığında benzer ihtiyaçları giderdikleri, son kullanıcı profillerinin aynı olduğu, iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait iş yerinde kullanılan “...” ibaresinin yer aldığı tabela, ambalaj, katalog, broşür ve her türlü basılı evrak, görsel yayın ve kullanımın sona erdirilmesine, davalıya ait “www...com.tr” alan adına erişimin engellenmesine, davalının ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin ticaret unvanından terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, ticaret unvanının terkini taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Buna göre HMK’nın 297/2 hükmü uyarınca ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.’’ Bu anlamda Mahkemelerce yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı vekili marka hakkına dayanarak açtığı davanın dava dilekçesinde, davalının kullanımlarının, davacının “...” ibareli markası ile ticaret unvanına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabetinin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece de yapılan değerlendirmede ve hükmün gerekçesinde davalının kullanımlarının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu tespiti yapılmış, ancak hükümde marka hakkına tecavüzün tespiti hükmü kurulmaksızın, haksız rekabet ve ticaret unvanı yönünden hüküm kurulmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki doğuracak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz kararda… “...” ibareli davalı markası arasında (d) ve (t) harfleri dışında aynılık bulunduğu, işaretlerin karıştırılabileceği, davacıya ait marka ile davalı kullanımlarının «iltibasa» sebebiyet verebileceği, kullanımların mal ve hizmet sınıfları bakımından da benzerlik taşıdığı, davacının markalarının 2009 ve 2010 yıllarından, davalı markasının 2019 yılından itibaren tescilli olduğu, bu durumda davacının markasının asli unsurunu oluşturan “...” ibaresi üzerinde davalıya kıyasen eskiye dayalı kullanım hakkı ile gerçek hak sahibi sıfatını taşıdığı, bu nedenlerle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 52, 54 ve 55. maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında davalı kullanımlarının, davacıya ait marka hakkına «haksız rekabet» oluşturduğu, ayrıca davacının önceki tarihli tescilli markası ile davalının sonraki tarihli tescilli «ticaret unvanı» arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, tarafların faaliyet alanları da dikkate alındığında benzer ihtiyaçları giderdikleri, «son» kullanıcı profillerinin aynı olduğu, iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait iş yerinde kullanılan “...” ibaresinin yer aldığı tabela, ambalaj, katalog, broşür ve her türlü basılı evrak, görsel yayın ve kullanımın sona erdirilmesine, davalıya ait “www...com.tr” alan adına «erişimin engellenmesine», davalının ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin ticaret unvanından terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
… nının ve emtialarının birbirinden farklılık taşıdığını, markaların tecavüz teşkil edecek bir kullanım alanı bulunmadığını, bu sebeple markalar arasında herhangi bir «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, bu hususun «haksız rekabet» teşkil etmediğini, karıştırma ihtimalinin gerektirdiği unsurların taraf unvanlarında bulunmadığını, gerek görsel, gerek kavramsal, gerekse de işitsel benzerlikten …
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11072 E. 2018/3274 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkindir.
Mahkemece de yapılan değerlendirmede ve hükmün gerekçesinde davalının kullanımlarının davacı markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu tespiti yapılmış, ancak hükümde «marka hakkına tecavüzün» tespiti hükmü kurulmaksızın, haksız rekabet ve «ticaret unvanı» yönünden hüküm kurulmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki doğuracak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… “...” ibareli davalı markası arasında (d) ve (t) harfleri dışında aynılık bulunduğu, işaretlerin karıştırılabileceği, davacıya ait marka ile davalı kullanımlarının «iltibasa» sebebiyet verebileceği, kullanımların mal ve hizmet sınıfları bakımından da benzerlik taşıdığı, davacının markalarının 2009 ve 2010 yıllarından, davalı markasının 2019 yılından itibaren tescilli olduğu, bu durumda davacının markasının asli unsurunu oluşturan “...” ibaresi üzerinde davalıya kıyasen eskiye dayalı kullanım hakkı ile gerçek hak sahibi sıfatını taşıdığı, bu nedenlerle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 52, 54 ve 55. maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında davalı kullanımlarının, davacıya ait marka hakkına «haksız rekabet» oluşturduğu, ayrıca davacının önceki tarihli tescilli markası ile davalının sonraki tarihli tescilli «ticaret unvanı» arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, tarafların faaliyet alanları da dikkate alındığında benzer ihtiyaçları giderdikleri, «son» kullanıcı profillerinin aynı olduğu, iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait iş yerinde kullanılan “...” ibaresinin yer aldığı tabela, ambalaj, katalog, broşür ve her türlü basılı evrak, görsel yayın ve kullanımın sona erdirilmesine, davalıya ait “www...com.tr” alan adına «erişimin engellenmesine», davalının ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin ticaret unvanından terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacının 2013/23817 sayılı ‘.... ’ ibareli 39. sınıfta tescilli markasının başvuru tarihinin 15/05/2013, tescil tarihinin 12.02.2014 olduğu, davalının «ticaret unvanının» ise 25/01/2011 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat · taşıyan · maddi tazminat · yasal faiz · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili, marka tecavüzü nedeniyle belirlenecek «maddi tazminatın» marka lisans bedeli üzerinden hesaplanmasını talep etmiş olup, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan takdiren maddi tazminata hükmedilmiş ise de mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin olarak marka lisans bedelinin rapor veya ek rapor alınarak belirlenmesi, belirlenecek maddi tazminata göre manevi tazminatın takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta «eksik inceleme» ile tazminat tayini doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Mahkemece, davacının tescilli markası ile aynı ibareyi «taşıyan» ‘....’ ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine karar verilmiştir.
3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6212 E. , 2025/4295 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/129 Esas, 2024/1429 Karar
KARAR Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/259 Esas, 2022/91 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “...” markası ile yıllardır ... teknolojileri alanında faaliyet yürüttüğünü, şirketin tam unvanının ... ... A.Ş. olduğunu, müvekkilinin www...com.tr alan adlı internet sitesini de uzun zamandan beridir filli olarak ticaretinde ve tanıtımında kullandığını, “...” ibareli markanın 2009/... ve 2010/.... numaraları ile müvekkili şirketin yetkilisi ... adına tescillendiğini, 2019 yılında kurulan davalının da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının, müvekkili şirketin unvanı ve tescilli markası olan “...” ibaresinden (D) harfini (T) harfi ile değiştirmek suretiyle “...” ibaresini, müvekkilinin “...” markasıyla tam bir benzerlik içinde unvan, marka, internet sitesi alan adı olarak kullandığını, haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ettiğini, davalının bu eylem ve işlemleriyle 2009/...
ve 2010/... numaralar ile korunan müvekkili markalarının sağladığı yasal haklara karşı tecavüz fiilini işlediğini ileri sürerek davalının unvanında bulunan “...” ibaresi nedeniyle unvanının hükümsüzlüğüne, “...” ibaresinin çıkarılmasına, davalının kullandığı “www...com.tr” alan adı ve bu alan adı ile yayın yapan internet sitesi ve linkin hükümsüzlüğüne ve kaldırılmasına, davalının, 2009/... ve 2010/... numara ile tescilli “...” markalarına yönelik tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine ve men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların marka kullanım alanının ve emtialarının birbirinden farklılık taşıdığını, markaların tecavüz teşkil edecek bir kullanım alanı bulunmadığını, bu sebeple markalar arasında herhangi bir iltibas tehlikesinin bulunmadığını, bu hususun haksız rekabet teşkil etmediğini, karıştırma ihtimalinin gerektirdiği unsurların taraf unvanlarında bulunmadığını, gerek görsel, gerek kavramsal, gerekse de işitsel benzerlikten söz edilemeyeceğini, tüketici kitlesi farklı olan unvanların tüketiciler tarafından rahatlıkla ayırt edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...” ibareli davacı markası ile “...” ibareli davalı markası arasında (d) ve (t) harfleri dışında aynılık bulunduğu, işaretlerin karıştırılabileceği, davacıya ait marka ile davalı kullanımlarının iltibasa sebebiyet verebileceği, kullanımların mal ve hizmet sınıfları bakımından da benzerlik taşıdığı, davacının markalarının 2009 ve 2010 yıllarından, davalı markasının 2019 yılından itibaren tescilli olduğu, bu durumda davacının markasının asli unsurunu oluşturan “...” ibaresi üzerinde davalıya kıyasen eskiye dayalı kullanım hakkı ile gerçek hak sahibi sıfatını taşıdığı, bu nedenlerle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 52, 54 ve 55.
maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında davalı kullanımlarının, davacıya ait marka hakkına haksız rekabet oluşturduğu, ayrıca davacının önceki tarihli tescilli markası ile davalının sonraki tarihli tescilli ticaret unvanı arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, tarafların faaliyet alanları da dikkate alındığında benzer ihtiyaçları giderdikleri, son kullanıcı profillerinin aynı olduğu, iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait iş yerinde kullanılan “...” ibaresinin yer aldığı tabela, ambalaj, katalog, broşür ve her türlü basılı evrak, görsel yayın ve kullanımın sona erdirilmesine, davalıya ait “www...com.tr” alan adına erişimin engellenmesine, davalının ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin ticaret unvanından terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, ticaret unvanının terkini taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Buna göre HMK’nın 297/2 hükmü uyarınca ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.’’ Bu anlamda Mahkemelerce yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı vekili marka hakkına dayanarak açtığı davanın dava dilekçesinde, davalının kullanımlarının, davacının “...” ibareli markası ile ticaret unvanına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabetinin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece de yapılan değerlendirmede ve hükmün gerekçesinde davalının kullanımlarının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu tespiti yapılmış, ancak hükümde marka hakkına tecavüzün tespiti hükmü kurulmaksızın, haksız rekabet ve ticaret unvanı yönünden hüküm kurulmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki doğuracak şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1165391900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz