Faturaya 8 günde itiraz edilmezse fatura içeriği kabul edilmiş sayılır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1081 E. 2024/119 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari satımdan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, bir taraf düzenlediği faturayı (fiyat farkı/iade faturası dahil) diğer tarafça kabul edilip kendi ticari defterlerine kaydedildikten sonra, TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra bu faturaya ilişkin olarak düzenlenecek yeni bir iade faturası, kendi lehine hukuki sonuç doğurmaz. Ürünün fiilen ayıplı olup olmadığının sonradan tespit edilmesi de bu sonucu değiştirmez; belirleyici olan, faturaya süresinde itiraz edilip edilmediğidir.
Ele alınan sorunlar
TTK 21/2 uyarınca faturaya süresinde itiraz edilmemesinin sonucu → ret
İddia: Davacı vekili, ürünün kimyasal nitelikte olması nedeniyle ayıplı olup olmadığının tespitinin zaman aldığını, üründe ayıp bulunmadığının sonradan bağımsız incelemelerle tespit edildiğini, davalının iade faturasının iyi niyetle ve ürünlerin incelenmesi amacıyla kabul edildiğini, bu nedenle salt faturaya zamanında itiraz edilmemiş olmasına dayanarak davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı şirket, satılan üründe ayıp bulunduğunu ileri sürerek 09.06.2014 tarihinde fiyat farkı açıklamalı 57.607,60-TL tutarlı fatura düzenlemiş, ayıplı olduğu iddia edilen ürünleri de davacıya iade etmiştir. Davacı, bu faturayı ve iade edilen ürünleri kabul ederek faturayı kendi ticari defterlerine kaydetmiş, TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen 8 günlük süre içinde faturanın içeriğine itiraz etmemiştir. TTK 21/2 uyarınca faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmadığı takdirde fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Davacının, bu faturayı kabul edip kendi defterlerine kaydettikten yaklaşık 3 ay sonra aynı tutarlı bir iade faturası düzenleyerek davalıya tebliğ etmesi, kendi lehine hukuki sonuç doğurmaz; zira süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriği artık kabul edilmiş sayılmaktadır. Ürünlerin ayıplı olmadığının sonradan tespit edilmiş olması da bu sonucu değiştirmez, çünkü uyuşmazlığın çözümünde belirleyici olan husus ürünün fiilen ayıplı olup olmadığı değil, faturaya süresinde itiraz edilip edilmediğidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticari defter kayıtları arasındaki farkın kaynağının tespiti → ret
Gerekçe: Bilirkişi raporlarında, davacının kendi defterlerine göre davalıdan 30.019,31-TL, davalının kendi defterlerine göre davacıdan 27.588,46-TL alacaklı olduğu, taraf defterleri arasındaki farkın 57.607,77-TL olduğu tespit edilmiştir. Bu fark, davalının ayıplı ürünler nedeniyle düzenlediği ve davacının kabul ederek kendi defterlerine kaydettiği faturanın, davacının yaklaşık 3 ay sonra düzenlediği iade faturasının davalının defterlerinde yer almamasından kaynaklanmaktadır. Bu tespit, davacının dava konusu alacağının bulunmadığı sonucunu desteklemektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 21/2 uyarınca faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin, faturanın önceden kabul edilip kayda geçirilmesi ve sonradan aynı konuda yeniden fatura düzenlenmesi durumunda dahi hüküm ve sonuç doğurmaya devam ettiğine ilişkin somut olay bazlı bir değerlendirme içermektedir; bölgesel ve ikna edici nitelikte emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari satım↗ cari hesap alacağı↗ fatura içeriğine itiraz↗ ticari defter kaydı↗ ayıp ihbarı↗ iade faturası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1081
KARAR NO 2024/119
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/01/2021
NUMARASI 2015/49 Esas - 2021/35 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında tarım ilaçları satışına ilişkin bir ticaret gerçekleştiği, müvekkilinin bu ticari ilişki çerçevesinde düzenlediği faturalardan kaynaklı olarak davalı şirketten 30.019,25-TL alacağı bulunduğunu, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine takip başlatıldığını, davalı şirketin takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;davacı şirketin müvekkili şirkete teslim ettiği ürünler ayıplı olup, davacı şirkete ayıp ihbarı yapıldığını, müvekkilince davacı şirkete 09.06.2014 tarihli ... isimli ürünle alakalı olarak ..., ..., ... ve ... numaralı faturalarına istinaden fiyat farkı bedeli adı altında 57.607,60-TL tutarlı iade faturası düzenlendiğini, müvekkilinin bozuk çıkan ürünlerle ilgili olarak maddi ve manevi sıkıntı yaşadığını ve ekonomik kayba uğradığını, müvekkilinin e-posta ile ayıp ihbarında bulunduğunu, davacının ürünlerinin PH değerlerinin sabit ve stabil olmadığının yaptırdıkları analiz ile tespit edildiğini, ürünlerin bozuk ve ayıplı olmasına rağmen davacı şirketin 03.09.2014 tarihli, ... no'lu, fiyat farkı bedeli açıklamalı bir fatura düzenleyerek ihtarname keşide ettiğini, müvekkili şirketçe fiyat farkı bedeli olarak düzenlenen faturanın davacı şirketçe kabul görmeyip taraflarına aynı bedelli dava konusu faturanın gönderildiğini, ticari defterlerin incelenmesi sonucunda davacı şirkete herhangi bir borç bulunmadığının açığa çıkacağını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı şirketin dava konusu bozuk ürünler nedeniyle davacı şirkete 57.607,60-TL ve 54.259,79-TL tutarlı iki adet iade faturası düzenlediği, davacının 10.06.2014 tarihli ... seri numaralı 54.259,79-TL tutarlı 09.06.2014 tarihli ... seri numaralı fiyat farkı açıklamalı 57.607,60-TL tutarlı faturayı 09.06.2014 tarihinde davalı şirket lehine kayıtlarına aldığı ve bu faturaya TTK'nın 21 maddesi hükmü gereği yasal itiraz süreden sonra 03.09.2014 tarihinde itiraz/iade etmiş olup, yasal süresden sonra yapılan itirazın hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı, davacı şirketin 8 günlük sürede gönderilen faturaya itiraz etmeden şirket kayıtlarına geçirdiği belirlenmekle faturayı kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; ticarete konu kimya ürünü tarım ilacında kullanılmakta olup, özelliği gereği gözle görülüp ayıplı olup olmadığına derhal karar verilemeyeceğini, ürün üzerinde yapılacak incelemeler ile alınacak raporlar neticesinde malın gerçekten ayıplı olup olmadığının tespiti gerektiğini, bunun ise zaman gerektirdiğini, müvekkilinin Üniversitelerde ve bağımsız firmalarda inceleme yaptırarak üründe ayıp bulunmadığını tespit ettirdiğini, bu tespitlere rağmen davalının ayıp konusunda ısrar ederek borcu ödemekten kaçındığını, müvekkilinin ticari defterlerinde dava konusu miktar alacak olarak yer almakta olup, malın ayıp olmadığı anlaşıldıktan sonra fiyat farkı açıklaması ile davalıya fatura edildiğini, bu işlem nedeniyle müvekkilinin 30.190,25-TL alacaklı olduğunun sabit olduğunu, alacak sabitken, sırf iade faturasına zamanında itiraz edilmediğinden bahisle davanın reddinin hatalı olduğunu, davalı tarafça 09.06.2014 tarihinde fiyat farkı bedeli adı altında gönderilen faturanın, reklamasyon faturası olarak kesilmemesi nedeniyle usulüne uygun olmamasına rağmen, ayıplı ürünün teknik incelemeleri uzun süreceğinden, geçecek zamanda davalı ile işbirliğinin devamı için iyi niyetle kabul edildiğini, ayıplı diye tanımlanan ürünlerin incelemek ve bağımsız kurumlara inceletmek üzere geri alındığını ve geri alınan ürünlerin bedelinin ayrıca davalının kestiği fatura ile kabul edildiğini, ancak iade edilen ürünün yaptırılan incelemelerinde PH değerinin uygun olduğu ispatlanınca kabul edilen faturanın iade edildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafça davalıya satışı yapılan... ürününün davalıya tesliminden sonra davalı şirket tarafından 20.06.2014 ve 21.06.2014 tarihlerinde davacıya e-posta yoluyla ayıp ihbarında bulunulduğu, davalı şirket tarafından ayıplı ürüne ilişkin olarak bunun öncesinde 09.06.2014 tarihinde üründeki ayıp nedeniyle fiyat farkı açıklamalı 09.06.2014 tarihli 57.607,60-TL tutarlı fatura düzenlendiği, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin de davacıya iade edildiği, davacının ayıp iddia edilen ürünleri teslim aldığı gibi davalının iade faturasını da kabul ederek ticari defterlerine kaydettiği faturaya yasal süresinde itiraz etmediği, davalının ayıplı ürünler nedeniyle düzenlediği 09.06.2014 tarihli fatura tarihinden yaklaşık 3 ay sonra davacının bu kez aynı tutarlı 03.09.2014 tarihli iade faturasını düzenleyerek aynı tarihli ihtarname ekinde davalıya tebliğ ettiği, ancak davalının davacının bu iade faturasını ticari defterlerine kaydetmediği anlaşılmaktadır.
Tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere; davacı kendi ticari defterlerinde davalıdan 30.019,31-TL alacaklı, davalı ise kendi defterlerine göre davacıdan 27.588,46-TL alacaklı durumda olup, taraf ticari defterleri arasındaki fark 57.607,77-TL'dir. Bu fark ise yukarıda açıklandığı üzere davalının ayıplı ürünler nedeniyle düzenlediği faturayı kabul edip ticari defterlerine kaydeden davacının 3 ay sonra bu faturaya ilişkin olarak düzenlediği iade faturasının, davalının ticari defterlerinde yer almamasından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesine göre, faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmadığı takdirde fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.
Somut olayda da davalının düzenlediği ayıplı ürünlere ilişkin fiyat farkı faturasını benimseyerek kendi ticari defterlerine kaydeden ve ayıp olduğu iddia edilen ürünleri de kabul ederek teslim alan davacının, yaklaşık 3 ay sonra düzenlediği iade faturasının kendi lehine sonuç doğurması mümkün değildir. Ürünlerin ayıplı olmadığının sonradan tespit edilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan 0,80-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116422 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi