Muhalefet şerhi dava şartı; ibra kararının oy yasağıyla yokluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6376 E. 2025/3951 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirket genel kurul kararının iptali davasında, olumsuz oy verip muhalefeti oylamadan sonra tutanağa geçirtmiş olmak özel dava şartıdır; şerh bulunmayan (butlan kapsamında olmayan) kararlara ilişkin dava usulden reddedilir. Buna karşılık yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar TTK 436/2 oy yasağına aykırılık nedeniyle (oydan yoksun oylar çıkarıldığında nisap sağlanamıyorsa) yoklukla malul olup, muhalefet şerhi aranmaksızın yokluğu tespit edilir.
Ele alınan sorunlar
Kâr dağıtımı (5) ve huzur hakkı (6) kararlarının iptalinde muhalefet şerhi (dava şartı) yokluğu → ret
İddia: Davacı; kâr dağıtımına (5) ve huzur hakkına (6) ilişkin kararlara olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa yazdırdığını, orantısız huzur hakkının ve kârın dağıtılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir.
Gerekçe: Şirket sermayesini temsil eden payların tamamının toplantıda hazır bulunduğu, kâr dağıtımına (5) ve huzur hakkına (6) ilişkin kararların davacının olumsuz oyuna karşılık oy çokluğuyla ve TTK 418'deki toplantı/karar nisabıyla alındığı, kararların TTK 447 kapsamında butlan yaptırımına tabi nitelikte olmadığı; davacının oylamadan sonra muhalefet şerhi veya bu anlama gelecek bir beyanda bulunmadığı ve yazılı da bildirmediği anlaşılmıştır. Usulüne uygun muhalefet şerhi bulunması gereken özel dava şartı mevcut olmadığından bu kararlara ilişkin dava usulden reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Yönetim kurulunun ibrasına ilişkin (4 nolu) kararın oy yasağı nedeniyle yokluğu (TTK 436/2) → kabul
İddia: Davacı, dört ortağın da yönetim kurulu üyesi olduğunu, birbirlerini ibra edemeyeceklerini ileri sürerek 4 nolu ibra kararının iptalini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 436/2 uyarınca yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin kararlarda kendi paylarından doğan oy haklarını kullanamaz. Davacının oy kullanmadığı 4 nolu ibra kararında, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında ibra için TTK 418'de öngörülen nisap sağlanamadığından karar yoklukla malul olup yokluğunun tespiti gerekir (bu tespit için muhalefet şerhi aranmaz). (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İptal davasında muhalefet şerhinin özel dava şartı olduğu ve yokluğunda davanın usulden reddedileceği; ibra kararının TTK 436/2 oy yasağına aykırılık nedeniyle yoklukla malul olması halinde muhalefet şerhi aranmaksızın yokluğunun tespit edileceği yönünden emsaldir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Anonim şirket genel kurul kararının iptali davasında karara olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa geçirtmiş olma özel dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi (özel dava şartı)↗ yönetim kurulunun ibrasında oy yasağı (TTK 436/2)↗ yokluk↗ toplantı ve karar nisabı↗ kâr dağıtımı↗ huzur hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6376 E. , 2025/3951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/392 Esas, 2024/1303 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asil ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; yönetim kurulu üyelerinin ibrası açısından şirketin dört ortağının yönetim kurulu üyesi olduğu, bu üyelerin birbirlerini ibra edemeyeceğini, 22.06.2022 günü toplanan olağan genel kurulunda alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4 numaralı karara, kâr dağıtımı ile ilgili 5 numaralı karara, huzur hakkı verilmesine dair 6 numaralı karara olumsuz oy kullanıp muhalefetini tutanağa yazdırdığını, yönetim kurulu üyelerinin kendi ve diğer üyelerin ibraları yönünde oy kullanamayacaklarını, kârın bir bölümünün dağıtılmayarak olağanüstü yedek akçeye ayrılmasının somut nedenlere dayanması gerektiğini, yüksek huzur hakkı ve ücretlerin örtülü kâr dağıtımı anlamına geldiğini, tutanağın 4.
kararında ise yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, oylamada tek oy kullanabilecek ortağın temsilcisinin, yapılan işlemin doğru olmadığını belirterek çekimser oy kullandığını, böylece ibranın gerçekleşmediğini, yılda dört karar alan, ikisi eş, biri yeğen olan yönetim kurulu üyelerinin birbirlerini ibra ederek sorumluluktan kurtulmalarının hukuka aykırılık taşıdığını, kâr dağıtımı önerisindeki harcamaların gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda genel kurula bilgi sunulmadığını, demirbaşlar, araştırma- geliştirme personelinin ücretleri, gayri maddi haklar gibi bir dizi sorunun “ticari sır” gerekçesiyle cevaplanmadığını, şirketin en önemli rakibinin yöneticilerinin huzur hakkı almadığını, yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı yıllarda davacıya da huzur hakkı ödenmediğini, sonraki yıllarda huzur hakkı ödenmeye ve tutarın her yıl artırılmaya başlandığını, yönetim kurulu üye sayısının dörde çıkarılarak davacı dışında her ortağın huzur hakkı almasının sağlandığını, huzur hakkının dağıtılan kârın %35.7’sine karşılık geldiğini, orantısız huzur hakkının iyiniyet taşımadığını ileri sürerek genel kurulda alınan üç kararın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası açmanın ön şartının, karara ilişkin olumsuz oy kullanmak ve muhalefet şerhini tutanağa derc edilmesi olduğunu, ancak huzurdaki davada iptali talep edilen kararlara ilişkin muhalefet şerhinin bulunmadığı, 4 numaralı karara karşı olumsuz oy dahi kullanılmadığını, davacının talep sonucunun açık olmaması sebebiyle söz konusu eksikliğin tamamlanması için davacıya bir haftalık kesin süre verilmesi gerektiğini, davacının, huzurdaki davayı genel kurulda usule ve yasaya uygun şekilde alınan ve herhangi bir iptal sebebine konu olmayan kararlara ilişkin bir yerindelik denetimi aracı olarak kullanmaya çalıştığını, genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyeleri için belirlenen huzur hakkı bedelinin şirketin durumu ile harcanan emek ve mesai göz önüne alındığında oldukça makul olduğunu, şirketin kâr dağıtımına ilişkin genel kurul kararının, kanuni asgari kâr payı dağıtım tutarının çok üzerinde olduğu, ülke ekonomisinin genel olumsuz havası, Kovid-19’un etkileri, teknoloji şirketlerinin içinde bulunduğu rekabetçi ortam, yatırımların artması ve yazılım sektöründeki istihdam problemleri göz önüne alındığında hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tamamı ancak iptal davasına konu olabilecek maddelerle ilgili davanın açılabilmesi ve görülebilmesinin, davacının muhalefetini tutanağa açıkça geçirmesi veya bu konuda bir dilekçe vermesi halinde mümkün olduğu, bu gerekliliğin davacı tarafça yerine getirilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/f.2 hükmü ile diğer kanunlarda sayılan özel dava şartlarının saklı tutulduğu, HMK’nın 115. maddesi uyarınca her aşamada davanın dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddedilebileceği gerekçesiyle davacının davasının HMK’nın 114/2 hükmüne atfen 115/2 hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı asil tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 22.06.2022 tarihli olağan genel kurulunda 2.000.000,00 TL şirket sermayesini temsil eden payların tamamının toplantıda hazır bulunduğu, davaya konu kârın dağıtılmasına ilişkin 5 no.lu ve huzur hakkına ilişkin 6 no.lu kararın davacının 176.130 adet payının olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile alındığı, bu haliyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 418. maddesinde öngörülen toplantı ve karar nisabının sağlandığı, alınan kararların TTK’nın 447. maddesi kapsamında butlan yaptırımına tabi olacak nitelikte kararlardan olmadığı, davacı tarafından oylamadan sonra muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunulmadığı, yazılı olarak da bildirilmediğinden iptali talep edilen 5 ve 6 no.lu kararlara karşı usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunması gerektiğine dair dava şartının mevcut olmadığı, TTK’nın 436/2 hükmü uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı, genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulunun ibrasında oy yasağı bulunmasına rağmen oy kullanmaları ve bu oylar haricinde karar nisabının sağlanamaması karşısında, yok hükmünde olan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği, davalı şirketin toplam 2.000.000 adet payının 176.130 adet payının davacıya, kalan toplam 1.823.870 adet payının ise yönetim kurulu üyelerine ait olduğu, ibraya ilişkin 4 no.lu kararda davacının oy kullanmadığı, davacının 176.130 adet payının çekimser oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, bu hale göre yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmamış ise de yönetim kurulunun diğer üyelerinin ibralarında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu üyelerinin oyları haricinde kalan oylar ile de ibra için TTK’nın 418.
maddesinde öngörülen nisabın sağlanamadığı, 4 no.lu kararın yokluk ile malul olduğun tespiti yerine yanılgılı değerlendirme verilen kararın doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 22.06.2022 tarihli olağan genel kurulunda alınan 5 ve 6 no.lu kararlarına ilişkin davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 4 no.lu yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş, karar, davacı asil ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 22.06.2022 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu, kâr dağıtılmasına ilişkin 5 no.lu ve huzur hakkına ilişkin 6 no.lu kararın iptali istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı asil ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1164000700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz