Karşılaştırmalı reklamda yanıltıcı hız vaadinin haksız rekabet oluşturması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/785 E. 2024/165 K. ·
Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Manevi tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir hizmetin, ancak belirli teknik koşulların (belirli cihaz, uygulama, altyapı noktalarının bir arada bulunması gibi) birleşmesiyle elde edilebilen bir performansı, sanki tek başına ve genel olarak sunulan bir teknolojiymiş gibi ana slogan düzeyinde reklam etmek ve bu koşulları yalnızca küçük puntolu dipnotlarla belirtmek; aynı zamanda rakibin sunduğu hizmetten daha hızlı olduğu iddiasını, fiilen ulaşılan ölçüm sonuçlarıyla desteklenemeyen bir karşılaştırmayla sunmak, TTK 54 ve 55/1-(a) maddeleri kapsamında dürüstlük kuralına aykırı, aldatıcı/yanıltıcı bir karşılaştırmalı reklam teşkil eder ve haksız rekabet oluşturur.
Ele alınan sorunlar
Reklamın haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı → kabul
İddia: Davalılar vekili, Giga 4.5G'nin teknoloji olarak tanıtılmasının hukuka aykırılık veya yanıltıcılık yaratmadığını, bağımsız ölçüm raporuyla 3 kat hızlı internet sunulabildiğinin ispatlandığını, sadece karşılaştırmalı reklam yapılmasının haksız rekabete sebep olamayacağını, reklamda yanlış/yanıltıcı/incitici ifade bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Reklamın ana sloganı "En hızlı 4.5G'den 3 kat daha hızlı" ibaresi olup, davalılar bir mobil internet teknolojisi olan 4.5G hakkında tanıtım yapmaktadır; ortalama tüketici reklamda öncelikle 4.5G'yi algılamaktadır. Ancak davalıların "Giga 4.5G" olarak lanse ettiği hizmet, aslında salt 4.5G mobil internet hizmeti olmayıp, sabit fiber wi-fi hizmeti ile 4.5G'nin birleştirilmesiyle oluşmaktadır; bu birleşme için belirli telefon modellerine uygulama yüklenmesi ve Giga Wi-Fi noktaları ile 4.5G baz istasyonlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Bu koşullar reklamda yalnızca küçük puntolu akar yazıyla belirtilmiş olup, ortalama tüketici bu üç koşulun birleşmesi gerektiğini anlamadan vaad edilen hizmetten yararlanabileceğini düşünmektedir; wi-fi kapsama alanı dışında ise hızlı 4.5G hizmetinden yararlanılamamaktadır. Ayrıca 81 ilde hizmet sunulduğu belirtilmiş ise de, bilirkişi tespitine göre bu imkan büyük şehirlerde de sınırlı sayıda noktada mevcuttur. Reklamdaki "alınan bant genişlikleri ile ulaşılabilecek en yüksek 4.5G hızları baz alındığında 3 kat hızlıdır" ibaresi de, BTK'nın 2015 tarihli ihalesinde alınan bant genişliklerine atıfla, en hızlı 4.5G hizmetinden bile 3 kat hızlı olunduğu algısı yaratarak tüketiciyi aldatmaktadır. Kaldı ki davalıların kendi ölçümlerinde ulaşılan hız (1.02-1.05 Gbps), davacının 375 Mbps hızının üç katı olan 1.125 Gbps'yi geçmemektedir. Bu nedenlerle TTK 54 ve 55/1-(a) maddelerine göre reklam, dürüstlük kuralına aykırı şekilde haksız rekabet oluşturmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Manevi tazminat miktarının takdiri → ret
İddia: Davacı vekili katılma yoluyla istinafında, talep edilen 100.000-TL manevi tazminattan 75.000-TL'sinin kabul edilmesinin zararı karşılamadığını, ayrıca kararda reklamın başlangıç tarihinin ispatlanamadığı gerekçesiyle kısmi kabule gidilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 58 uyarınca hükmedilecek manevi tazminat miktarının adalete uygun olması gerekir; bu tazminat bir ceza olmayıp zarar görende manevi huzur sağlamayı amaçlar, zarar görenin zenginleşmemesi ve zarar sorumlusunun fakirleşmemesi ilkesi gözetilmelidir. Tarafların ticari durumları, faaliyet gösterdikleri sektör ve bu sektördeki şirket sayısı, ticari gelirleri, haksız rekabet oluşturan reklamın yayın süreleri ile davacının uğradığı manevi zarar dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarı olaya uygundur. Ayrıca TBK 52/2 gereği kararın yayınlanmasının da kamuoyunun bilgilendirilmesi yoluyla ticari itibarın düzeltilmesine hizmet eden bir giderim yolu olduğu ve reklamın ilk yayın tarihinin davacı tarafından ispat edilemediği gözetildiğinde, manevi tazminata yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Belirli teknik koşulların birleşimiyle elde edilebilen bir hizmet performansının, bu koşullar öne çıkarılmadan genel bir teknoloji vaadi gibi ana slogan düzeyinde reklam edilmesinin ve rakiple yapılan hız karşılaştırmasının ölçüm sonuçlarıyla desteklenmemesinin haksız rekabet oluşturduğu yönündeki değerlendirme, benzer karşılaştırmalı reklam uyuşmazlıklarında bölgesel olarak yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ karşılaştırmalı reklam↗ aldatıcı/yanıltıcı ticari uygulama↗ manevi tazminat↗ dürüstlük kuralı↗ ticari itibar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/785
KARAR NO 2024/165
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
DAVA
Haksız rekabetin tespiti, men'i ve manevi tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin ve davalı TT Mobil ... A.Ş.'nin (Eski unvan: ... A.Ş.) mobil iletişim hizmeti, ve diğer davalı ... A.Ş.'nin sabit telefon aracılığı ile elektronik haberleşme hizmeti sunduğunu; davalıların görsel ve işitsel mecralarda "Hızın Yeni..." başlıklı bir reklam yayınladığını, reklamda tanıtılan, sunulmaya başladığı ileri sürülen ve yeni bir teknoloji olarak lanse edilen hizmetin bir teknoloji olmadığını, dava konusu reklam filminde sunulduğu iddia edilen hizmetin (Giga) 4.5G teknolojisi ile bir ilgisi bulunmadığı halde, hizmetin yeni bir teknoloji sayesinde 4.5G hızının 3 kat daha fazlasına erişilebilme imkanı sağladığı ve bunun da sadece davalılar tarafından sunulduğunun iddia edildiğini, reklamda bahsi geçen hızlara (4.5G'nin 3 katına) erişimin davalıların iddia ettiği gibi yeni bir teknoloji sayesinde değil, sabit internet şebekesinin wifi hızının mobil internet hızı ile birleşmesi ile mümkün olabilmekte ise de bu hizmetin adının da "Giga" veya "4.5G" olmadığını, reklamda bahsi geçen "Giga" ibaresinin ise anılan hizmetle ilgisinin olmadığı gibi "Giga" adı altında herhangi bir teknolojinin de bulunmadığını, müvekkilinin mevcut 4.5G bant genişliği ile "450 Mbps" hızında 4.5G erişim hizmeti verebilmekte iken davalıların sahip olduğu bantlar ve Giga 4.50 hizmeti ile dahi "1350 Mbps" hıza ulaşamayacağını, "En yüksek 4.5G hızından 3 kat daha hızlı" söyleminin teknik olarak gerçekleşmesi mümkün olmayan yanlış ve aboneleri yanıltıcı bir söylem olduğunu;
davalıların hem sunmadıkları hem de tüketicilerin belli koşullar bir araya gelmeden yararlanmalarının mümkün olmadığı bir hizmetin yeni ve sadece kendileri tarafından sunulan bir "teknoloji" gibi tanıtımını yaparak tüketicileri yanılttığını; aynı zamanda müvekkilinin dünyanın en hızlı teknolojisini sunduğuna dair reklamlara atıf yapmak suretiyle en hızlı 4.5G'den 3 kat daha hızlı diyerek müvekkilini kötülediğini; reklamda, sunulması teknolojik olarak imkansız bir hizmetin sunulmaya başlandığı gibi gerçek dışı iddia ve beyanlardan yola çıkılarak rakip operatörlerin ürün ve hizmetlerinin maddi gerçeklere ve teknik verilere açıkça aykırı bir biçimde kötülenmesi amacının güdüldüğünü; reklam filmiyle davalıların sanki BTK tarafından ihale edilmiş ve öncelik hakkı alınmış bir teknolojiye (...
teknolojisi) geçilmiş gibi sunduklarını ve rakiplerinin önünde, onlara göre daha avantajlı bir teknoloji sunacağı iddiasıyla daha nitelikli bir 4.5G hizmeti sunacağı algısı yarattığını, halbuki 01/04/2016 tarihi itibariyle operatörlerin BTK ihalesi kapsamında ancak aldıkları spektrum kapsamındaki hızı sunmaya başladığını, hal böyleyken davalıların kendi frekans ve bandına göre dahi 3 kat daha fazla hız sunabildiklerini kanıtlamalarının gerekmesi bir yana, bu ifadeyle en yüksek hız ve kapasite hakkı alan müvekkil şirket aleyhine haksız rekabete yol açarak sanki daha ileri daha üstün bir teknoloji sunacakmış imajı verildiğini; reklam filminde sunulduğu iddia edilen "...
4. 5G" hizmetinin günümüz teknolojisi ile ve iddia edildiği şekliyle Türkiye'de sunulması mümkün olmadığı gibi bu hizmetin 81 ilin tamamında sunabildiğine yönelik iddianın da gerçek dışı olduğunu, hizmet verilse dahi reklam filminde gösterilenin aksine abonelerin ancak sabit şebekeler üzerinden yararlanabileceğini yani mobil bir hizmet olmadığını, tüketicilerin bu şekilde yanıltıldığını; wifi teknolojisi gerçek anlamda açık ve geniş alanlarda bir mobilite sunamadığından ...
4. 5G hizmetinin mobil olarak kullanılabilecek bir teknoloji olmadığını, fiber internet hizmetinin günümüz teknolojisiyle sadece ev ve işyeri gibi alanlara sabit geniş bant üzerinden sunulabildiğini, cep telefonu ve tablet gibi sabit bant olmayan cihazlar üzerinden fiber internet hizmeti sunulmasının mümkün olmadığını; reklamda sunulduğu iddia edilen hizmette kullanılan wifi bandının lisanssız bir spektrum olup herkesin kullanımına açık olduğunu, wifiden verilecek hızın ortamdaki diğer operatörlerin ve tüketicilerin wifi erişim noktalarına, buradaki kullanıcı sayısına ve kullanımına göre değişim göstereceğini, dava konusu reklamda davalılardan hangisinin sabit internet, hangisinin mobil internet sunabildiğine yönelik bilgilendirme yapılmadığını;
reklam filminin haksız rekabet mevzuatına aykırı olduğu gibi Yargıtay içtihatlarına da aykırı olduğunu, ayrıca 6502 sayılı Kanundaki ticari reklam ilkelerine ilişkin Yönetmelik hükümlerini de ihlal ettiğini; reklamın yayımına devam edilmesi halinde müvekkilinin maddi zarara uğratacağı gibi müvekkilinin ticari itibarını da zedelemeye devam edeceğini ileri sürerek; davalıların "Hızın Yeni Adı Giga 4.5G Türk Telekom" başlıklı reklamıyla haksız rekabete neden olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, şirketin uğradığı manevi zararın tazmini için reklamın ilk yayımlanma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 100.000-TL tutarındaki tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün Türkiye'de yayınlanan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde haftada 2'şer defa olmak suretiyle 15 gün süreyle ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, GİGA 4.5G teknolojisini Kore Telekom ile müvekkili arasında imzalanan işbirliği anlaşması kapsamında basına duyurulduğunu, bu teknolojinin 4.5G ile birlikte 01/04/2016 tarihinden itibaren Türkiye'de müvekkilleri tarafından müşterilerine sunulabildiğini, dünyada ilk olarak Kore Telekom tarafından kullanılmaya başlanan ...
4. 5G teknolojisinin esasen dünyada Long-Term Evolution (LTE) veya IMT Advanced olarak adlandırılan ve Türkiye'de 4.5G olarak bilinen teknoloji ile mobil wifi sisteminin entegre edilmesi sonucunda kullanıcılara çok yüksek hızda mobil internet deneyimi sağlanabildiğini, müvekkillerinin de 01/04/2016 tarihi itibariyle Türkiye'de kullanılmaya başlanan 4.5G mobil internet hızını bir başka teknolojiyle destekleyerek söz konusu tarih itibariyle müşterilerine 81 ilde 150'den fazla noktada "...
4. 5 Teknolojisi" ile 4.5G internet hızından üç kat daha hızlı internet hizmeti sunduğunu; müvekkillerinin ..
4. 5G teknolojisiyle ilgili bağımsız bir test kuruluşuna 08/03/2016 ve 09/03/2016 tarihlerinde müvekkili şirketlerin Ümraniye binasında yaptırdığı ölçümün raporunda, Samsung Note 5 marka cep telefonunda 23 kez 1.025 gbps internet hızının deneyimlendiğini, bu rapora göre "En Hızlı 4.5G'den Üç Kat Daha Hızlı" ifadesinin kullanılmasının doğru olduğunu, bu bilgilere reklamda yer verilmesinin davacı aleyhine haksız rekabete neden olmayacağım, reklamda yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere kötüleyici bir yan bulunmadığını, tersine reklamda belirtilen hususların doğru ve doğruluğu bahse konu raporla müvekkil şirket tarafından ispat edilebildiğinden davacının haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığını, bahse konu reklamda tanıtılan teknolojiye ait detayların altyazıda "www.....com.tr"de yer aldığının vurgulandığını, söz konusu internet adresinde ise uyumlu cihazların listesine yer verildiğini, davacının tüketicilerin yeteri kadar bilgilendirilmediği yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını;
davaya konu reklamla ilgili oluşturulan Reklam Özdenetim Kurulu kararının bütünüyle müvekkil şirketler lehine olduğunu; GİGA 4.5G teknolojisinin sağlanabildiği noktaların listesinin dava dosyasına sunulduğunu, reklamda vurgulanan hususunun müvekkili ... A.Ş.'nin Türkiye'nin 81 ilinde mevcut 214.395 kilometrelik yaygın bir fiber altyapısının bulunması olduğunu, davacının ise yalnızca 26.000 kilometrelik fiber altyapının bulunduğunu, davacının da dilekçesinde kabul ettiği üzere 4.5G teknolojisi için fiber altyapının elzem olduğunu ve müvekkili şirketin de altyapı kurmadaki bu başarısını vurguladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, 10/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalı şirketlerin sabit internet şebekesi ile wifi hızını mobil internet hızı ile birleştirerek rakiplerine göre daha hızlı bir internet hizmeti sunduğuna dair reklam yapılmasının, bu özelliklerin "Giga Teknolojisi" veya "Giga 4,5G" şeklinde tanıtılmasının haksız rekabet oluşturmamakla birlikte, "en hızlı 4,5G'den 3 kat daha hızlı" internet hizmeti sunma iddiasının ve ana vaadinin usulünce ispatlanamadığı, üç kat hızlı internet iddiasının yalnızca veri indirme hızı yönünden bilimsel rapora dayanmasına rağmen, reklamda ifade edilen 3 kat hızlı internet seviyesine ulaşılamadığı, söz konusu reklamın gerçek dışı veya yanıltıcı nitelikte olduğunun anlaşıldığı, uyuşmazlık konusu reklamın haksız rekabet oluşturduğu;
yine dava konusu reklamın, internet hızı mukayesesi yönünden karşılaştırmalı reklam niteliğinde olduğu, reklamın ana vaadinin, yanıltıcı ve yeterince ispatlanamamış olması sebebiyle TTK'nın 55. maddesi ile Ticaret Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 8 ve devamı maddeleri gereğince haksız rekabet oluşturduğu, bu haliyle davacı şirketin 3 kat daha yavaş internet hizmeti sunan telekominikasyon şirketlerinden olduğu algısının yaratılması nedeniyle, uyuşmazlık konusu reklam filminin, yayımlandığı mecralar ile ulaştığı müşteri kitlesinin büyüklüğü, söz konusu reklamlar nedeniyle davacı şirketin uğradığı itibar kaybına karşılık manevi zararının tazminine yönelik olarak, davacı tarafça ilk reklam yayım tarihinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalı tarafça yayımlatılan "Hızın Yeni Adı Giga 4.5G Türk Telekom" başlıklı reklamın, haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetin önlenmesine;
75. 000-TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 10/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili şirketlerin uyuşmazlığa konu reklamda Giga 4.5G'yi "teknoloji" olarak tanıtması veya adlandırmasının hukuka aykırılık, yanıltıcılık veya haksız rekabet yaratmadığı halde, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu; müvekkili şirketlerin 375 Mbps'den 3 kat daha hızlı internet sunabildiğinin mevzuata uygun olarak bağımsız ölçüm raporu ile ispat edilmiş olmasına rağmen, ekik ve hatalı hazırlanmış bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini; davacı şirketin dava tarihinde mevcut olan telefonlar ile tüketicilere 375 Mbps veya 450 Mbps internet hızı sunabilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, belirtilen internet hızlarının tüketicilere sunulabilecek hızlar olmayıp bu hızlara yalnızca laboratuar ortamında ulaşılabileceğini;
müvekkili şirketlerin hem RÖK kararı hem de dosyaya sunulu bağımsız ölçüm raporu ile de sabit olduğu üzere 4.5G'den 3 kat daha hızlı interneti sunabileceğinin sabit olduğunu; Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre davacı şirketin iddia ettiğinin aksine, yalnızca karşılaştırmalı reklam yapılmasının haksız rekabete sebebiyet veremeyeceğinden bahse konu reklamda yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici ifadeler de yer almadığından haksız rekabet yaratılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2- Davacı vekili Katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davaya konu reklamın tüketiciler nezdinde müvekkilinin ticari itibarını geri dönülemeyecek şekilde zedelendiği düşünüldüğünde, manevi tazminat taleplerinin 100.000-TL olmasına rağmen 75.000-TL'sinin kabul edilmesinin müvekkilinin manevi zararını karşılamadığını; kararda “reklamın başlangıç tarihinin ispatlanamamış olması sebebiyle davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiği” yönünde belirtilen gerekçenin isabetsiz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısmının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, yazılı, görsel ve işitsel medyada yayınlanan davalıya ait reklamın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK 54/1'de haksız rekabetin amacı "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş; 54/2'de ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız rekabet sayılan bazı haller, sınırlayıcı olmamak üzere sayılmıştır. Bu nedenle sayılan haller dışındaki eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının da somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.6502 sayılı TKHK’nın 61/3.
maddesine göre, “(3) Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz”. Söz konusu maddeye dayalı olarak çıkarılan 10/01/2015 tarihli Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 8. maddesi ile de karşılaştırmalı reklamların, diğer şartların yanında aldatıcı ve yanıltıcı olmaması, haksız rekabete yol açmaması, kararlaştırılan mal veya hizmetlerin fiyat dahil bir ya da daha fazla maddi, esaslı, doğrulanabilir ve tipik özelliğinin objektif olarak karşılaştırılması, nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanan iddiaların;
bilimsel test, rapor veya belgelerle ispatlanması, rakiplerin mallarını, hizmetlerini, faaliyetlerini veya diğer özelliklerini kötülememesi veya itibarsızlaştırmaması şartlarını taşıması zorunlu tutulmuştur. Ülkemizde 4.5G teknolojisinin uygulaması 01/04/2016 tarihinde başlamıştır. O tarihler itibariyle hem bilindiği üzere hem de açık kaynaklardan ulaşılan bilgilere göre, piyasada faaliyet gösteren her üç operatör de uygulamaya başlayacak yeni 4.5G mobil internet hizmeti kapsamında pazar paylarını arttırmak ve/veya mevcut paylarını korumak yani müşterilerinin diğer operatörlere geçişini engellemek için 4.5G'nin uygulamaya başlamasından önceki veya başlama tarihlerinde bir çok reklam kampanyası yapmıştır.
10/06/2016 tarihinde açılmış işbu davaya konu reklam da, o tarihlerde ve belirtilen piyasa koşullarında tüketicilere yapılmış olduğundan, reklamdaki yazılı, sözlü ve görsel ifade-unsurların bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir.Somut olayda, davalıya ait olup yazılı, görsel ve işitsel medyada yayınlanan "Hızın Yeni Adı Giga 4.5G Türk Telekom'' temalı reklamın haksız rekabet oluşturduğu iddia edilmiştir. Dava konusu reklam filmi, radyo için sesli anons ile afiş ve görsel basındaki reklamlar incelendiğinde; "En hızlı 4.5G'den 3 kat daha hızlı" ifadesinin seslendirildiği ve büyük puntolarla reklamın ana gövdesi olarak yazılı olduğu anlaşılmıştır. Belirtildiği gibi söz konusu reklam 4.5G uygulamasının başladığı 01/04/2016 tarihlerinde yayınlanmaya başlamış olup, reklamda ana slogan olarak "En hızlı 4.5G'den 3 kat daha hızlı" ibaresi kullanılmıştır.
Yani davalılar bir mobil internet teknolojisi olan 4.5G hakkında şirketleri tarafından sağlanan hizmet hakkında tanıtım yapmaktadır. Zira 4.5G'nin yeni uygulamaya başlandığı bir zamanda, ortalama bir tüketici reklamda temel ve ilk olarak 4.5G'yi görmekte-algılamaktadır. Ayrıca davacı kendisinin en geniş frekansa sahip olması nedeniyle, en hızlı 4.5G internet hizmetinin 375 Mbps ile kendisi tarafından verildiğini iddia etmektedir. Davalılar da "En hızlı 4.5G'den 3 kat daha hızlı" ibaresiyle, davacının 4.5G hizmetinden daha hızlı bir hizmet verdiklerini karşılaştırma yaparak reklamda işlemişlerdir. Fakat, söz konusu slogana bakıldığında gerçekten tarafların da kabulünde olduğu üzere davalıların 4.5G diye lanse ettiği hizmetin aslında salt mobil internet hizmeti olan 4.5G olmadığı, davalılardan Türk Telekom'un sağladığı kablosuz (wi-fi) sabit fiber internetle "Giga" ismi verilen bir hizmetle birleştirildiğinde 4.5 G hızından daha hızlı olmaktadır.
Bu birleşme için de piyasadaki üç model telefona bir uygulamanın (application) yüklenmesi ve Türk Telekom GİGA Wi-Fi noktalarıyla 4.5G baz istasyonlarının bir arada bulunması gerekmektedir. En son belirtilen husus yazılı reklamların en alt kısmında küçük puntolu harflerle ve tv reklamının akar yazısında, "GİGA 4.5G'den 1 Nisan'dan itibaren, 81 ilde Türk Telekom GİGA Wi-Fi noktaları ve 4.5G baz istasyonlarının bir arada bulunduğu yerlerde, GİGA 4.5G uyumlu cihazlarla yararlanılabilecektir." ibaresiyle belirtilmektedir. Ancak aslında bir 4.5G reklamı olan davaya konu reklamda, yeni uygulamaya başlanan 4.5G mobil internet hizmeti almak isteyen ortalama bir tüketici söz konusu üç koşulun birleşmesiyle davalıların vaad ettiği hizmetten yararlanabilecektir.
Kaldı ki bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, Wi-Fi kapsama alanından çıktığında ana amacı olan hızlı 4.5G mobil internet hizmetini kullanamayacaktır. Burada da tüketicilerin bir aldatmaya maruz kalmış olacakları kaçınılmazdır. Ayrıca 81 ilde bu hizmetin verildiği belirtilmiş ise de, dosyada bilirkişilerce tespit edildiği üzere, bu imkan büyük şehirlerde bile sınırlı sayıdaki ve bir çok ilde de sadece 1 yerde kullanılabilecektir. Bunun sonucu olarak da, örneğin daha hızlı 4,5G kullanmak beklentisiyle aslında daha geniş bant sahibi olan davacıya değil davalılara abone olmuş bir tüketici bu beklentisini karşılamayacaktır. Buna ek olarak da yine yazılı reklamların en alt kısmında küçük puntolu harflerle ve tv reklamının akar yazısında "GİGA 4.5G teknolojisi, alınan bant genişlikleri ile ulaşılabilecek en yüksek 4.5G hızları baz alındığında 3 kat hızlıdır." ibaresi de bulunmaktadır.
Burada da "alınan bant genişlikleri" ifadesi, BTK'nın yaptığı 26/08/2015 tarihli 4.5G ihalesinde alınmış bant genişliklerine atıf yapmakta olup, aslında 4.5G bant genişliklerine göre ulaşılacak en hızlı 4.5G'den bile 3 kat hızlı olduğu söylenerek tüketicinin aldatılması sonucunun doğduğu görülmektedir. Söz konusu cümle aynen reklamın ana sloganı gibi 4.5G teknolojisini vurgulamakta yani davalıların sunduğu 4.5G hizmetinin davacının da içinde bulunduğu diğer iki operatörün 4.5G hizmetinden hızlı olduğu belirtilmektedir. Ne var ki, aslında tek başına 4.5G teknolojisi olmadığı ve kullanım kısıtı bulunduğu anlaşılan davalıların Giga 4.5G hizmetinin, davacının 4.5G hizmetinden daha hızlı olduğu söylenmek istenmektedir.
Kaldı ki davalıların Giga 4.5G ürünleri için yaptırdıkları ölçümde 1.02-1.05 hızlarının çıktığı yani davacının 375 Mbps hızının üç katı olan 1.125 hızının geçilemediği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, TTK 54 ve 55/1,(a) maddelerine göre davaya konu reklamın dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde haksız rekabet oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.TBK'nın 58. maddesine göre hâkimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 2012/8581 E., 2014/726 K. sayılı ve 14/01/2014 tarihli ilamı).Somut olayda, tarafların ticari durumları, faaliyette bulundukları sektör, söz konusu sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı, ticari gelirleri, haksız rekabet teşkil eden reklam filminin yayınlanma süreleri ile haksız rekabet nedeniyle davacının uğradığı manevi zarar dikkate alındığında, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının olaya uygun olduğu; ayrıca TBK 52/2'ye göre kararın yayınlanması da kamuoyunun bilgilendirilerek ticari itibarın düzeltilmesi yönünde manevi zararın bir giderim yolu olduğu gözetildiğinde ve reklamın ilk yayın tarihi de davacı tarafından ortaya konulmadığından davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile kalan 1.280,15-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davalılardan alınması gereken 5.123,25-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.281,30-TLnin mahsubu ile bakiye 3.841,95-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı ve davalılar tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.25/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/116121 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi