Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/1378 E. 2025/2996 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fesih protokolü↗ ürün alım taahhütnamesi↗ haklı güven↗ ceza koşulu↗ alım taahhüdü↗ akaryakıt bayilik sözleşmesi↗ çelişkili davranış yasağı↗ kar kaybı↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ makul süre↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ münhasırlık↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ fesih↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ protokol↗ ihtar↗ taahhütname↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ürün alım taahhütnamesinde davalının, birinci yıldan başlamak üzere yıllık asgari 3.199 ton beyaz ürünü münhasıran davacıdan alacağı, anlaşma süresinin hitamında veya her bir yıllık sürenin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14,00 USD karşılığı Türk Lirası tutarında kâr mahrumiyeti ödeyeceğinin kabul edildiği, yine aynı tarihli protokolün 12. maddesinde davacının sözleşmenin hangi hallerde feshi halinde cezai şart talep edebileceğinin düzenlendiği, davacının 20.03.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, ihtarnamede fesih gerekçesinin belirtilmediği, bu gibi hallerde sözleşme yürürlükte iken yıllık periyotlar sonunda bir talepte bulunulmadan ürün satılmasına devam edilmesi halinde yalnızca son yıla ilişkin talepte bulunulabileceğinin, geçmiş bütün dönem yönünden talepte bulunulmasının iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceğinin kabul edildiği, davacının, davalıya 15.05.2013 tarihinden 15.05.2016 tarihine kadar geçen üç yıllık periyotta herhangi bir ihtarda ve talepte bulunmaksızın sözleşmeye devam ettiği, bu nedenle bu yıllara ilişkin olarak kar kaybı talep edemeyeceği, fesih protokolünde de davalının tüm dönem için kar kaybı ödeyeceğine dair bir taahhütte bulunmadığı, davacının ancak 15.05.2016 ila 20.03.2017 tarihleri arasında 37.321,00 USD kâr mahrumiyeti talep edebileceği, ancak taleple bağlı kalınacağı, sözleşmenin feshinin ... tarafından davalının lisansının iptal edilmesi sebebine dayandığı ve buna göre protokolün 12. maddesindeki cezai şart talep etme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 1.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, cezai şart alacağı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bayilik sözleşmesinin davacı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşmedeki cezai şartın ifaya bağlı bir koşul olduğu, sözleşmenin feshinden önceki üç yıl boyunca davalı tarafından eksik mal alımı yapıldığı, ancak buna rağmen davacının çekince koymaksızın mal tedarikine devam ettiği ve cezai şart talep etmediği, bu suretle önceki yıllara ilişkin cezai şartın istenmeyeceği yönünde davalı nazarında haklı bir kanaat oluşturduğu, davacının sözleşmeyi işbu nedenle feshetmediği gibi herhangi bir fesih nedeni de belirtmediği, dava dilekçesinde davalının lisans iptalinin fesih sebebi olarak sürüldüğü, ancak bu sebebin de cezai şart sebebi olarak sözleşmede düzenlenmediği, fesih tarihi itibariyle son sözleşme yılının da sona ermediği, dolayısıyla bu yıl için de taahhüdün gerçekleşmediği iddiasında bulunulamayacağı, davalının akaryakıt bayilik lisansı ... tarafından iptal edilmiş olduğundan fesih yılı itibarıyla taahhüdüne uygun davranması yani taahhüt ettiği miktarda akaryakıt alması mümkün değil ise de, davacı tutum ve davranışı ile taahhüde aykırılık nedeniyle ceza koşulunu talep etmeyeceği yönünde davalıda haklı bir güven oluşturduğundan, fesih yılı için ceza koşulu talep etmesinin dürüstlük kuralı ile çelişkili davranma yasağına aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklı cezai şart alacağı ile ürün alım taahhütnamesine aykırılık nedeniyle kâr kaybı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshine dayalı tazminat ve cezai şart alacağına ilişkindir. Davacı tarafından gönderilen fesih ihtarında fesih sebebi gösterilmemiş ise de; ihtardan önce, davalının kusurundan kaynaklanan sebeplerle bayilik lisansının iptal edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki protokol başlıklı bayilik sözleşmesi ekinin 12. maddesine göre davacı tarafın bayinin mevzuata aykırı eylemleri nedeniyle feshe sebebiyet verdiği anlaşılmakla cezai şart talebinde bulunabileceği kabul edilmelidir. Bu arada, davacı tarafça işbu cezai şartın ödenmesi halinde ekonomik mahfının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususunda davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yapılarak varılacak sonuca göre cezai şart tutarının belirlenip karara varılması gerekmektedir.
Davacının diğer taleplerine dayanak olan ürün alım taahhüdü başlıklı belgenin incelemesine gelince, işbu belgede cezai şart ve kâr mahrumiyetinin bayii yükümlülüğü olarak düzenlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince cezai şart kısmına ilişkin verilen hükmün yerinde olduğu ancak; taahhütnamede belirtilen (g) maddesine göre de kâr mahrumiyetinin sözleşme süresi sonunda toplam olarak talep edilebileceği kabul edilmelidir. Bu talebin ise her halükarda emsal kararlarımızda da belirtildiği gibi; davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinden sonra aynı bölgede benzer bir bayilik ilişkisi kurup kurmadığı, henüz bir bayilik verilmediyse ne kadarlık makul bir süre içinde verilebileceği tespit edilerek belirlenen sınırlı süre itibarıyla kâr mahrumiyetine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle işbu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4518 E. 2022/547 K.
Ortak:ürün alım taahhütnamesi · ceza koşulu · alım taahhüdü · kar kaybı · kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi · cezai şart · kâr kaybı · Alacak
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ürün alım taahhütnamesinde» davalının, birinci yıldan başlamak üzere yıllık asgari 3.199 ton beyaz ürünü «münhasıran» davacıdan alacağı, anlaşma süresinin hitamında veya her bir yıllık sürenin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14,00 USD karşılığı Türk Lirası tutarında kâr «mahrumiyeti» ödeyeceğinin kabul edildiği, yine aynı tarihli «protokolün» 12. maddesinde davacının sözleşmenin hangi hallerde feshi halinde «cezai şart» talep edebileceğinin düzenlendiği, davacının 20.03.2017 tarihli «ihtarname» ile sözleşmeyi feshettiği, ihtarnamede «fesih» gerekçesinin belirtilmediği, bu gibi hallerde sözleşme yürürlükte iken yıllık periyotlar sonunda bir talepte bulunulmadan ürün satılmasına devam edilmesi halinde yalnızca «son» yıla ilişkin talepte bulunulabileceğinin, geçmiş bütün dönem yönünden talepte bulunulmasının iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceğinin kabul edildiği, davacının, davalıya 15.05.2013 tarihinden 15.05.2016 tarihine kadar geçen üç yıllık periyotta herhangi bir «ihtarda» ve talepte bulunmaksızın sözleşmeye devam ettiği, bu nedenle bu yıllara ilişkin olarak «kar kaybı» talep edemeyeceği, «fesih protokolünde» de davalının tüm dönem için kar kaybı ödeyeceğine dair bir taahhütte bulunmadığı, davacının ancak 15.05.2016 ila 20.03.2017 tarihleri arasında 37.321,00 USD kâr mahrumiyeti talep edebileceği, ancak taleple bağlı kalınacağı, «sözleşmenin feshinin» ... tarafından davalının lisansının iptal edilmesi «sebebine» dayandığı ve buna göre protokolün 12. maddesindeki cezai şart talep etme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 1.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek f …
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki «akaryakıt bayilik sözleşmesinin» haklı nedenle feshinden kaynaklı «cezai şart» alacağı ile «ürün alım taahhütnamesine» aykırılık nedeniyle kâr «kaybı» cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacının diğer taleplerine dayanak olan «ürün alım taahhüdü» başlıklı belgenin incelemesine gelince, işbu belgede «cezai şart» ve kâr «mahrumiyetinin» bayii yükümlülüğü olarak düzenlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince cezai şart kısmına ilişkin verilen hükmün yerinde olduğu ancak; taahhütnamede belirtilen (g) maddesine göre de kâr mahrumiyetinin sözleşme süresi sonunda toplam olarak talep edilebileceği kabul edilmelidir.
Benzer bu kararda179 hükmüne aykırı, ayrıksı durum olarak kendi aralarında her yıl için «ihtar» veya itirazi kayıt şartına bağlı olmaksızın davacının her bir yıla ilişkin «kar kaybı» olarak talep edebileceği miktarı, «ürün alım taahhütnamesinin» a fıkrası ile ''anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14 USD tutarı .... kâr «mahrumiyetini» ödemeyi'' şeklinde kararlaştırdıkları, bilirkişi raporu ile, 15/05/2013 - 14/05/2014 dönemi için birinci bir yıllık, 15/05/2014-14/05/2015 dönemi için ikinci bir yıllık, 15/05/2015-14/05/2016 dönemi için üçüncü bir yıllık olmak üzere sırasıyla 25.407,90 USD + 25.431,18 USD + 43.298,95 USD olmak üzere toplam 94.138,04 USD kâr mahrumiyeti hesaplandığı, 15/05/2016-15/05/2017 dönemi için davalının lisansının EPDK tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle sözleşme ve taahhüt gereği yerine getirilemeyeceğinden, davacının bu tarih aralığı için talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, «taleple bağlılık kuralı» gereğince, talep edilen 1.000,00 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile dava …
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15/05/2013 başlangıç tarihli 5 yıl süreli «bayilik sözleşmesi», «protokol» ve «ürün alım taahhütnamesi» imzalandığı, sözleşmenin «ifaya ekli cezai şart» içerdiği, ancak tarafların tamamlayıcı hüküm olan BK m.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ile davalı arasında 15/05/2013 tarihinde 15/05/2013-15/05/2018 tarihleri arası için 5 yıl süreli «bayilik sözleşmesi» imzalandığı, sözleşmenin, davalı tarafın lisansının EPDK tarafından iptal edildiği 15/08/2016 tarihine kadar devam ettiği, davalı sözleşmenin 1., 2. ve 3. yıllarında «taahhüt» edilen ürün miktarını almadığı halde, davacının, sözleşme hükmünü uygulamadan sözleşmedeki kendi edimlerini yerine getirmeye devam ettiği, davalının ödemelerini kabul ettiği, davacı herhangi bir çekince koymadan edimlerine devam ettiğinden ilk üç yıl için «ceza koşulu» talebinde bulunamayacağı, 4. yıl ise 15/05/2016 tarihinde başlayan 1 yıllık süre dolmadan, 15/08/2016 tarihinde, davalının lisansının EPDK tarafından iptal edilmesi sebebiyle sözleşme sona erdiğinden, davalının, bu yıl için akaryakıt «alım taahhüdünü» ihlal ettiğinin söylenemeyeceği, davacı tarafca ceza koşulu talebinde bulunulamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi seb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifaya ekli cezai şart · taleple bağlılık kuralı · asgari alım taahhüdü · ifaya ekli ceza · kar mahrumiyeti · taleple bağlılık · mutabakat · muvafakat
Benzer bu karardaDavacı «dağıtım» şirketi ile bayi arasında imzalanan «ürün alım taahhütnamesinin» (a) maddesi “Anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14.- USD (ondörtAmerikanDoları) tutarının ödeme gününde uygulanmakta olan Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığında «kar mahrumiyetini» ödemeyi,”, (g) maddesi “LUKOIL Eurasia Petrol A.Ş.’nin anılan kar mahrumiyeti tutarını «mutabakatımız» dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep etmesine «muvafakat» ettiğimizi,”, (h) maddesi LUKOIL tarafından yazılı «feragatname» verilmedikçe LUKOIL’in herhangi bir hak ve alacağından feragat etmiş sayılmayacağı,” düzenlemesini içermektedir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 15/05/2013 başlangıç tarihli 5 yıl süreli «bayilik sözleşmesi», «protokol» ve «ürün alım taahhütnamesi» imzalandığı, sözleşmenin «ifaya ekli cezai şart» içerdiği, ancak tarafların tamamlayıcı hüküm olan BK m.
179 hükmüne aykırı, ayrıksı durum olarak kendi aralarında her yıl için «ihtar» veya itirazi kayıt şartına bağlı olmaksızın davacının her bir yıla ilişkin «kar kaybı» olarak talep edebileceği miktarı, «ürün alım taahhütnamesinin» a fıkrası ile ''anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14 USD tutarı .... kâr «mahrumiyetini» ödemeyi'' şeklinde kararlaştırdıkları, bilirkişi raporu ile, 15/05/2013 - 14/05/2014 dönemi için birinci bir yıllık, 15/05/2014-14/05/2015 dönemi için ikinci bir yıllık, 15/05/2015-14/05/2016 dönemi için üçüncü bir yıllık olmak üzere sırasıyla 25.407,90 USD + 25.431,18 USD + 43.298,95 USD olmak üzere toplam 94.138,04 USD kâr mahrumiyeti hesaplandığı, 15/05/2016-15/05/2017 dönemi için davalının lisansının EPDK tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle sözleşme ve taahhüt gereği yerine getirilemeyeceğinden, davacının bu tarih aralığı için talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, «taleple bağlılık kuralı» gereğince, talep edilen 1.000,00 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile dava …
Bu düzenlemeler uyarınca davacı «dağıtım» şirketi «bayilik sözleşmesinin» yürürlükte kaldığı süre için «asgari alım taahhüdünün» yerine getirilmemesi nedeniyle «cezai şart» isteme hakkını saklı tuttuğundan Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5079 E. 2022/2571 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · cezai şart
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ürün alım taahhütnamesinde» davalının, birinci yıldan başlamak üzere yıllık asgari 3.199 ton beyaz ürünü «münhasıran» davacıdan alacağı, anlaşma süresinin hitamında veya her bir yıllık sürenin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14,00 USD karşılığı Türk Lirası tutarında kâr «mahrumiyeti» ödeyeceğinin kabul edildiği, yine aynı tarihli «protokolün» 12. maddesinde davacının sözleşmenin hangi hallerde feshi halinde «cezai şart» talep edebileceğinin düzenlendiği, davacının 20.03.2017 tarihli «ihtarname» ile sözleşmeyi feshettiği, ihtarnamede «fesih» gerekçesinin belirtilmediği, bu gibi hallerde sözleşme yürürlükte iken yıllık periyotlar sonunda bir talepte bulunulmadan ürün satılmasına devam edilmesi halinde yalnızca «son» yıla ilişkin talepte bulunulabileceğinin, geçmiş bütün dönem yönünden talepte bulunulmasının iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceğinin kabul edildiği, davacının, davalıya 15.05.2013 tarihinden 15.05.2016 tarihine kadar geçen üç yıllık periyotta herhangi bir «ihtarda» ve talepte bulunmaksızın sözleşmeye devam ettiği, bu nedenle bu yıllara ilişkin olarak «kar kaybı» talep edemeyeceği, «fesih protokolünde» de davalının tüm dönem için kar kaybı ödeyeceğine dair bir taahhütte bulunmadığı, davacının ancak 15.05.2016 ila 20.03.2017 tarihleri arasında 37.321,00 USD kâr mahrumiyeti talep edebileceği, ancak taleple bağlı kalınacağı, «sözleşmenin feshinin» ... tarafından davalının lisansının iptal edilmesi «sebebine» dayandığı ve buna göre protokolün 12. maddesindeki cezai şart talep etme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 1.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek f …
Davacının diğer taleplerine dayanak olan «ürün alım taahhüdü» başlıklı belgenin incelemesine gelince, işbu belgede «cezai şart» ve kâr «mahrumiyetinin» bayii yükümlülüğü olarak düzenlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince cezai şart kısmına ilişkin verilen hükmün yerinde olduğu ancak; taahhütnamede belirtilen (g) maddesine göre de kâr mahrumiyetinin sözleşme süresi sonunda toplam olarak talep edilebileceği kabul edilmelidir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bayilik sözleşmesinin» davacı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşmedeki «cezai şartın» ifaya bağlı bir koşul olduğu, sözleşmenin feshinden önceki üç yıl boyunca davalı tarafından eksik mal alımı yapıldığı, ancak buna rağmen davacının çekince koymaksızın mal tedarikine devam ettiği ve cezai şart talep etmediği, bu suretle önceki yıllara ilişkin cezai şartın istenmeyeceği yönünde davalı nazarında haklı bir kanaat oluşturduğu, davacının sözleşmeyi işbu nedenle feshetmediği gibi herhangi bir «fesih» nedeni de belirtmediği, dava dilekçesinde davalının lisans iptalinin fesih «sebebi» olarak sürüldüğü, ancak bu sebebin de cezai şart sebebi olarak sözleşmede düzenlenmediği, fesih tarihi itibariyle «son» sözleşme yılının da sona ermediği, dolayısıyla bu yıl için de «taahhüdün» gerçekleşmediği iddiasında bulunulamayacağı, davalının akaryakıt bayilik lisansı ... tarafından iptal edilmiş olduğundan fesih yılı itibarıyla taahhüdüne uygun davranması yani taahhüt ettiği miktarda akaryakıt alması mümkün değil ise de, davacı tutum ve davranışı ile taahhüde aykırılık nedeniyle ceza koşulunu talep etmeyeceği yönünde davalıda haklı bir güven oluşturduğundan, fesih yılı için «ceza koşulu» talep etmesinin «dürüstlük kuralı» ile «çelişkili davranma yasağına» aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği, davacının sözleşmeye dayalı ve haksız feshe dayalı olarak «cezai şart» ve kâr «mahrumiyeti» talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/1378 E. , 2025/2996 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1695 Esas, 2021/832 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
SAYISI 2017/349 E., 2019/84 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında akaryakıt istasyonunun işleticiliği hususunda 15.05.2013 tarihli ve 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere bayilik sözleşmesi ve yine aynı tarihli protokol akdedildiğini, davalı tarafın bayilik sözleşmesi ve protokole ilave olarak düzenlenen ürün alım taahhütnamesi ile yıllık asgari 3.199 ton beyaz ürünü ...'den almayı eksik kalan ton üzerinden 14,00 USD tutarınca kâr mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiğini, protokolün 12. maddesi ile müvekkiline sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkının verildiğini ve sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmesi, sözleşme ve eklerinin davalı bayi tarafından süresinden önce feshedilmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket edilmesi halinde 250.000,00 USD tutarındaki cezai şartın müvekkiline ödeneceğinin düzenlendiğini, davalının lisansının iptal edilmesi ve müvekkilinden ürün ikmal etmemesi nedeniyle sözleşmenin tek taraflı ve haklı biçimde feshedildiğini, davalının, müvekkilinden toplam 15.995 ton ürün almayı taahhüt etmiş olmasına rağmen sözleşme süresince sadece 2.872 ton ürün aldığını, dolayısıyla davalının taahhüdünü yerine getirmeyerek alması lazım gelen 13.123 ton ürünü almadığını, bu nedenle müvekkilinin 183.722,00 USD kâr mahrumiyeti alacağının oluştuğunu, ayrıca sözleşmenin 12.
maddesi uyarınca 250.000,00 USD cezai şart alacağının olduğunu ileri sürerek fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte, ürün alım taahhütnamesi uyarınca eksik kalan ürün miktarı için hesaplanan 183.722,00 USD kâr mahrumiyeti alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili beyan dilekçesinde, her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi için takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince konulması gerektiğini, bu yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmiş ise artık bir önceki yıla ait ceza koşulunun talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkiline karşı böyle bir çekince koymaksızın ürün vermeye devam ettiğini ve bu nedenle talep ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ürün alım taahhütnamesinde davalının, birinci yıldan başlamak üzere yıllık asgari 3.199 ton beyaz ürünü münhasıran davacıdan alacağı, anlaşma süresinin hitamında veya her bir yıllık sürenin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 14,00 USD karşılığı Türk Lirası tutarında kâr mahrumiyeti ödeyeceğinin kabul edildiği, yine aynı tarihli protokolün 12. maddesinde davacının sözleşmenin hangi hallerde feshi halinde cezai şart talep edebileceğinin düzenlendiği, davacının 20.03.2017 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, ihtarnamede fesih gerekçesinin belirtilmediği, bu gibi hallerde sözleşme yürürlükte iken yıllık periyotlar sonunda bir talepte bulunulmadan ürün satılmasına devam edilmesi halinde yalnızca son yıla ilişkin talepte bulunulabileceğinin, geçmiş bütün dönem yönünden talepte bulunulmasının iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceğinin kabul edildiği, davacının, davalıya 15.05.2013 tarihinden 15.05.2016 tarihine kadar geçen üç yıllık periyotta herhangi bir ihtarda ve talepte bulunmaksızın sözleşmeye devam ettiği, bu nedenle bu yıllara ilişkin olarak kar kaybı talep edemeyeceği, fesih protokolünde de davalının tüm dönem için kar kaybı ödeyeceğine dair bir taahhütte bulunmadığı, davacının ancak 15.05.2016 ila 20.03.2017 tarihleri arasında 37.321,00 USD kâr mahrumiyeti talep edebileceği, ancak taleple bağlı kalınacağı, sözleşmenin feshinin ...
tarafından davalının lisansının iptal edilmesi sebebine dayandığı ve buna göre protokolün 12. maddesindeki cezai şart talep etme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 1.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, cezai şart alacağı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bayilik sözleşmesinin davacı tarafça tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşmedeki cezai şartın ifaya bağlı bir koşul olduğu, sözleşmenin feshinden önceki üç yıl boyunca davalı tarafından eksik mal alımı yapıldığı, ancak buna rağmen davacının çekince koymaksızın mal tedarikine devam ettiği ve cezai şart talep etmediği, bu suretle önceki yıllara ilişkin cezai şartın istenmeyeceği yönünde davalı nazarında haklı bir kanaat oluşturduğu, davacının sözleşmeyi işbu nedenle feshetmediği gibi herhangi bir fesih nedeni de belirtmediği, dava dilekçesinde davalının lisans iptalinin fesih sebebi olarak sürüldüğü, ancak bu sebebin de cezai şart sebebi olarak sözleşmede düzenlenmediği, fesih tarihi itibariyle son sözleşme yılının da sona ermediği, dolayısıyla bu yıl için de taahhüdün gerçekleşmediği iddiasında bulunulamayacağı, davalının akaryakıt bayilik lisansı ...
tarafından iptal edilmiş olduğundan fesih yılı itibarıyla taahhüdüne uygun davranması yani taahhüt ettiği miktarda akaryakıt alması mümkün değil ise de, davacı tutum ve davranışı ile taahhüde aykırılık nedeniyle ceza koşulunu talep etmeyeceği yönünde davalıda haklı bir güven oluşturduğundan, fesih yılı için ceza koşulu talep etmesinin dürüstlük kuralı ile çelişkili davranma yasağına aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklı cezai şart alacağı ile ürün alım taahhütnamesine aykırılık nedeniyle kâr kaybı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshine dayalı tazminat ve cezai şart alacağına ilişkindir. Davacı tarafından gönderilen fesih ihtarında fesih sebebi gösterilmemiş ise de; ihtardan önce, davalının kusurundan kaynaklanan sebeplerle bayilik lisansının iptal edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki protokol başlıklı bayilik sözleşmesi ekinin 12. maddesine göre davacı tarafın bayinin mevzuata aykırı eylemleri nedeniyle feshe sebebiyet verdiği anlaşılmakla cezai şart talebinde bulunabileceği kabul edilmelidir. Bu arada, davacı tarafça işbu cezai şartın ödenmesi halinde ekonomik mahfının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususunda davalı şirket defterleri üzerinde inceleme yapılarak varılacak sonuca göre cezai şart tutarının belirlenip karara varılması gerekmektedir.
Davacının diğer taleplerine dayanak olan ürün alım taahhüdü başlıklı belgenin incelemesine gelince, işbu belgede cezai şart ve kâr mahrumiyetinin bayii yükümlülüğü olarak düzenlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince cezai şart kısmına ilişkin verilen hükmün yerinde olduğu ancak; taahhütnamede belirtilen (g) maddesine göre de kâr mahrumiyetinin sözleşme süresi sonunda toplam olarak talep edilebileceği kabul edilmelidir. Bu talebin ise her halükarda emsal kararlarımızda da belirtildiği gibi; davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinden sonra aynı bölgede benzer bir bayilik ilişkisi kurup kurmadığı, henüz bir bayilik verilmediyse ne kadarlık makul bir süre içinde verilebileceği tespit edilerek belirlenen sınırlı süre itibarıyla kâr mahrumiyetine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle işbu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2025
tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1160806800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz