6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cari hesap alacağında ispat yükü ve ticari defter kayıtlarının delil değeri

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1168 E. 2024/306 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Menfi tespit davasında borçlunun sadece borcu inkâr etmesi yeterli değildir; borçlu, borcun hiç doğmadığını ileri sürüyorsa ispat yükü hukuki ilişkinin varlığını iddia eden alacaklıya aittir. Taraflar arasında süregelen bir ticari teslim usulü (sevk irsaliyesi, nakliyeci/kargo kayıtları) varsa ve alıcı bu yöntemle gelen faturaları defterlerine kaydetmişse, bu husus malın teslim edildiğinin ispatı olarak kabul edilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil sayılabilmesi HMK 222/3-4'teki şartlara (karşı tarafın defterlerine aykırı olmama, ibraz, açılış/kapanış onayı, kayıtların birbirini doğrulaması) bağlıdır; ayrıca TTK 21/2 uyarınca süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında ispat yükünün belirlenmesi → ret

Gerekçe: Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer; ancak davacı (borçlu) davalının iddia ettiği hukuki ilişkiyi (borcu) sadece inkâr etmekle yetinmeyip bu ilişkinin hiç doğmadığını ileri sürüyorsa, hukuki ilişkinin varlığını iddia eden davalı olduğundan ispat yükü davalı alacaklıya düşer.

Gerekçe kaynağı: özgün

Malın tesliminin sevk irsaliyesi ve kargo kayıtlarıyla ispatı → ret

İddia: Davacı, sevk irsaliyelerinin geriye yönelik düzenlendiğini ve faturalara ilişkin irsaliye bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının emtiayı nakliyeciler aracılığıyla davacıya gönderdiği, irsaliyeli faturaların nakliyeyi yapan şoförün adı ve araç plakasıyla kayıtlandığı, taraflar arasında bu şekilde bir ticari teamül oluştuğu, davacının da bu yöntemle gönderilen mallara ilişkin faturaları ticari defterlerine kaydettiği bilirkişi incelemesiyle belirlenmiştir. Bilirkişi raporuna göre davalının düzenlediği faturalardan bir kısmının BA-BS formlarında ve defterlerde karşılıklı kayıtlı olduğu, bir kısmının ise davacı defterlerine kayıt edilmediği tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defter kayıtlarının delil değeri (HMK 222) ve faturaya itiraz edilmemesinin sonucu (TTK 21/2) → ret

İddia: Davacı, davalının 2017 yılı envanter defterini tutmadığını, bu nedenle HMK 222 uyarınca davalı defterlerinin kendi lehine delil olamayacağını ve davalının 25.480-TL alacaklı görünmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 222/3 uyarınca usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi ya da kayıtların aksinin senet veya kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. HMK 222/4'e göre açılış veya kapanış onayı bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan defter kayıtları sahibi aleyhine delil sayılır. Davacının 2017 yılı yevmiye defterinin kapanış kaydı bulunmadığı, davalının da 2017 yılı yevmiye defterini sunmadığı, faturalardan biri dışındakilerin 2016 yılına ait olduğu ve davacıda kayıtlı olmayıp davalının BS formunda kayıtlı 04/01/2017 tarihli faturaya TTK 21/2 uyarınca süresinde itiraz edilmediği gözetildiğinde, davacının bu istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklı-borçlu inkarına göre nasıl belirleneceğine ve ticari defter kayıtlarının HMK 222 ile TTK 21/2 kapsamında delil değerine ilişkin somut uygulama örneği sunması nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası ispat yükü ticari defter kaydı sevk irsaliyesi BA-BS formu faturaya itiraz (TTK 21/2)

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222/3HMK 222/4 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 21/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1168

KARAR NO 2024/306

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/02/2021

NUMARASI 2017/844 Esas - 2021/117 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya bir borcu olmadığı hatta davalıdan alacaklı olmasına rağmen davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin alacağının tarafların ticari defterlerinin incelenmesiyle ortaya çıkacağını, davalı her ne kadar takip dayanağı olarak cari hesap alacağına dayanmışsa da taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının borcu olmadığına dair hiç bir delil sunmadığını, dosyaya sundukları irsaliyeli faturalar, kargo kayıtları ve ticari defterler incelendiğinde alacaklarının tesbit edileceğini, taraflar arasında yıllardan beri devam eden ticaretin cari hesap kayıtlarına işlendiğini,davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının ürünleri İzmir'den, davacının adresi olan Tuzla'ya, nakliye şirketleri aracılığıyla sevk irsaliyesi düzenleyerek ve nakliye işini yapan araç plakası ile şoförünün isim ve imzası alınarak davacıya göndermesi ve akabinde gönderilen ürünlere ilişkin faturaların da sevk irsaliyeleri ile aynı tarihde kargo şirketi aracılığıyla davacıya gönderildiği, ticari ilişkinin bu şekilde bir teamülle yürütüldüğü; kargo gönderi fişlerinin incelenmesinde gönderi fişlerinin tarihlerinin düzenlenen faturalar ile aynı gün veya birkaç gün sonrasına ait olduğu, davacının da dosyada mevcut sevk irsaliyelerine ilişkin ürünlerin teslim alındığı ve sevk irsaliyesi içeriği mallara ilişkin kargo şirketinden gelen faturaların bir kısmını ticari defterlerine kayıt ettiğinin anlaşıldığı;ürünlerin sevkiyatının bu şekilde yapıldığı ve takip konusu cari hesabın dayanağı fatura içeriği malın davacıya teslimine ilişkin işleyişe göre ispat etmiş sayılacağı, davacı her ne kadar kargo şirketi ile gönderilen şeylerin numune olduğunu iddia etmiş ise de gönderi fişleri üzerinde gönderilenin dosya olduğunun yazılı olduğu,ağırlığın sıfır gram olduğu, kargo ücretlerinin 11,85-TL olduğu,ticari ilişkinin de hurda balık ağı satışı olduğu nazara alındığında bu iddiasının yerinde olmadığı, zira davacının, davalının faturaların kargo ile gönderildiği iddiasının davacının bu faturaları ticari defterlerine işlemekle ispatladığından davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, 16/07/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkilinin davalından alacaklı olduğunun ve faturaların sevk irsaliyelerin bulunmadığının tespit edildiğini, 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda da davalının 2017 yılı envanter defterini tutmadığının belirlendiğini, bu nedenle HMK 222'ye göre davalının defterlerinin kendi lehine delil olamayacağını, bu kapsamda 08/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda da davalının 2017 yılı defterlerine göre müvekkilinden 25.480-TL alacaklı görünmesinin lehine kabul edilemeyeceğini beyan ettiğini; yine sevk irsaliyelerinin geriye yönelik olarak düzenlendiğinin ve imzaların da davalının yetkililerine ait olduğunun tespit edildiğini; 2016 yılı BA-BS formlarının birbirini teyit etmediğini ve ispat yükü kendisinde olan davalının alacağını ispat edemediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer. Somut olayda, İzmir'de mukim davalının İstanbul'da mukim davacıya kullanılmış balık ağı sattığı, davalının emtiayı davacıya nakliyecilere teslim ederek gönderdiği ve irsaliyeli faturaların da nakliyeyi yapan şoför adı-araç plakasıyla kayıtlandığı, malların tesliminin bu şekilde yapıldığı ve taraflar arasında böyle bir ticari bir uygulamanın oluştuğu;

davacının da bu yöntemle kendisine gönderilen mallara ilişkin faturaları ticari defterlerine kaydettiği bilirkişi incelemesiyle belirlenmiştir.Bilirkişi raporunda, davalının 10 adet fatura düzenlediği,875'er TL bedelli iki adet fatura dışındakilerin davalının BS formunda ve ayrıca defterinde kayıtlı olduğu; bunlardan toplam 87.920-TL'lik faturaların tarafların karşılıklı BA-BS formlarında kayıtlı olduğu; 5 adet faturanın ise davacı defterlerine kayıt edilmediği,davacının aynı usulle gönderilen emtiaların ve kargo ile gönderilen faturaların bir kısmını ticari defterlerine kayıt ettiği ,bir kısmını etmediği tespit edilmiştir. HMK'nın 222/3 maddesinde; ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

HMK 222/4'te de açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olacağı kabul edilmiştir. Davacının 2017 yılı yevmiye defterinin kapanış kaydının bulunmadığı ve davalının da 2017 yılı yevmiye defterini sunmadığı, faturalardan biri dışındakilerin 2016 yılına ait olması, davacıda kayıtlı olmayan ve davalının BS formunda kayıtlı olan 04/01/2017 tarihli faturaya da TTK 21/2'ye göre süresinde itiraz edilmediği gözetildiğinde, davacının, davalının 2017 yılı defterlerine göre müvekkilinden 25.480-TL alacaklı görünmesinin lehine kabul edilemeyeceğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığına ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/115898 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.