6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5042 E. 2025/3629 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek satıcılık sözleşmesi bildirim yükümlülüğü tek satıcılık ticaret unvanının terkini yapılandırma protokolü ticaret sicili tescili hakkın kötüye kullanılması kısıtlılık münhasırlık cezai şart denetime elverişlilik ticaret unvanı marka hakkına tecavüz kâr kaybı protokol limited şirket maddi ve manevi tazminat ticaret sicili ortalama tüketici ıslah taahhütname terkin kötüniyet taşıyan ilan dava sebebi eksik inceleme haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas hmk 353(1)b-2

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 2 · HMK — HMK 353 · TTK — TTK 355 · SMK — SMK 6SMK 9SMK 151

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/125 E., 2022/101 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP

Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılında ... Otomotiv Yedek Parça Ticaret ve San. Ltd. Şti. olarak kurulduğunu, 2011 yılında unvan değişikliğine giderek unvanını ... Elektroteknik San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirdiğini, müvekkili ile müvekkilinin eski ortaklarından dava dışı... ve ... ile dava dışı Lütfi ... ve ... ...’ın birlikte ortak oldukları davalı şirket arasında 28.04.2003 tarihli bir protokol imzalandığını, müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı...‘ın, söz konusu protokolün imzalandığı tarihte davalı şirketin ortağı konumunda iken mezkur protokol akabinde hisselerini halen davalı şirketin ortakları olan ... ve ... ...’a devrettiğini, 28.04.2003 tarihli protokolün tek satıcılık sözleşmesi niteliği taşıdığını, bu protokol ile davalı şirket ve yetkililerinin müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı... tarafından kurulmuş veya kurulacak ya da dava dışı...’ın ortağı bulunduğu veya ortak olacağı “...” ismini haiz olsun veya olmasın tüm şirketlerinde, bu şirketlerin alıp sattığı veya ürettiği, ürettirdiği her neviden malı yalnızca bu şirketlerden almayı ve bu şirketlere ürettirmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, yine...‘ın da davalı şirket veya davalı şirket ve ortakları tarafından kurulmuş ve kurulacak şirketlerde üretilen hortum kelepçesini yalnızca davalı şirket ve ortaklarının kurduğu ya da kuracağı şirketlerden satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, protokolün 4. maddesi uyarınca Lütfi ... ve ... ...’ın da gerek şahsi şirketleri, gerekse ortağı olduğu veya olacağı ... ismini havi olsun veya olmasın bütün şirketlerinde... ve ... ’ın birlikte veya ayrı ayrı kurdukları veya ortak oldukları, ileride ortak olacakları şirketlerin, şahsi şirketlerinin alıp sattığı veya ürettiği, ürettirdiği her neviden malı üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağı, üretmeyeceği ve ürettirmeyeceği, ayrıca müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2006/43130 sayı ile tescilli ... markasının maliki olduğunu, davalı şirketin 2010 yılından 2016 yılına kadar kablo bağları ürününü müvekkili şirketten satın almasına rağmen kötü niyetli olarak kablo bağları ürününü de kapsayacak şekilde 2014/106572 tescil numaralı “... NOVA” markasını 12, 17, 06, 20. sınıflarda, 2013 104097 tescil numaralı “...+Şekil” markasını 06, 17, 20. sınıflarda ve 2010/33723 tescil numaralı “...” markasını 06. sınıfta tescil ettirdiğini, bu markaların müvekkili şirketin markası ile iltibasa neden olacak derecede benzerlik taşıdığını, ayrıca davalıya ait 2010/33723 tescil numaralı “...” markasının 6. sınıfta tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanılmadığını, davalının bu şekilde marka kullanımının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek 28.03.2003 tarihli protokol uyarınca müvekkili şirketin imal ettiği/ ettirdiği ve piyasaya sürdüğü “...” ve “...” esas unsurlu kablo bağlarını müvekkili şirketten satın alan davalı şirketin protokol hükümlerini ihlal ederek TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiği “...” esas unsurlu 2014/106572 numaralı markanın 6. sınıfta yer alan “bağlantı elemanları” ve 20. sınıfta yer alan “plastikten veya sentetikten mamul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları” yönünden; 2013/104097 numaralı markanın 20. sınıfta yer alan “kablo bağları” yönünden; 2010 33723 numaralı markanın 6. sınıfta yer alan “bağlar” emtiası yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1-ç, 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9 ve 25/1 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 2010/33723 numaralı markanın 6. sınıfta tescilli olduğu emtialar yönünden SMK’nın 9. ve 26. maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline, 28.03.2003 tarihli protokolün ihlal edilmesiyle kötüniyetli bir şekilde “...” ve “...” esas unsurlu kablo bağlarının imal edilmesinin/ ettirilmesinin, piyasaya sürmesinin, satışa arz etmesinin, her türlü ticaretini ve tanıtımını yapmasının müvekkili şirketin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, SMK’nın 151/2-b hükmü uyarınca hesaplanmak suretiyle 100,00 TL maddi ve 100,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile önceki beyanlarını tekrar ederek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 355/2 hükmünün uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Davacı- karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; davalı- karşı davacının müvekkilinin taraflar arasında imzalanan protokol gereğince kablo bağları, bağlantı elemanları ve işbu emtialarla bağlantılı/benzer emtialar için “...” markasını kullandığını bilmesine rağmen tescilsiz kullanım nedeniyle hak sahibi olduğu 2006/43130 tescil numaralı “...” markasının kullanımına uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını, müvekkilinin 2010 yılında sicile tescil edilen ticaret unvanının terkini için de uzun süre sonra dava açamayacağını, müvekkilinin öncelik hakkına sahip olduğu markasını tescil ettirmesinin açıklayıcı tescil niteliği taşıdığını, müvekkilinin dava dışı..., ... r ve ... tarafından 2010 yılında ... Otomotiv Yedek Parça Ticaret ve San. Ltd. Şti. unvanı ile kurulduğunu, 2011 yılında unvan değişikliği yaparak ... Elektonik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. unvanını aldığını, dava dışı...’ın hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını,... ve ... Kırşan ile dava dışı ... ve ... ... arasında 2003 tarihli protokolün imzalandığını, tarafların “...” ibaresini ne şekilde kullanacaklarının protokolde kararlaştırıldığını, sözleşme hükümlerinin halen taraflar arasında devam ettiğini, davalı- karşı davacı şirketin kablo bağları ve sözleşme kapsamındaki sair ürünleri halen müvekkilinden aldığına dair 2010- 2016 yıllarına ait faturalar ile görüldüğünü, müvekkilinin “...” markasını bu protokol kapsamında tescil ettirip kullandığını, karşı tarafın protokol gereğince yalnızca hortum kelepçeleri için öncelik hakkının bulunduğunu savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA

Davalı- karşı davacı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde;...‘ın müvekkilinin eski ortaklarından olduğunu, müvekkili şirketten ayrılırken mevcut ortaklar ... ve ... ... ile aralarında 28.04.2003 tarihli bir protokol düzenlendiğini, düzenlenen protokol'ün 2. maddesinde; “Lütfi ... ve ... ... da mevcut ... ile ... Metal Kimya Otomotiv İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi haricinde kuracağı veya ortak olacağı şahsi firma veya şirketlerin ticari unvanlarında ... ismini kullanabileceklerdir”, protokol'ün 5. maddesinde ise; “Protokolün tarafları, alım satımını, üretimini yaptıkları veya yaptırdıkları ürünlerini birbirlerine liste, katalog ve benzeri düzenlemeler halinde bildirecek, tebliğ edecektir.” hükümlerinin yer aldığını, dava dilekçesinde bu protokole atıf yapıldığından davacı-karşı davalı tarafın da bu protokolden haberdar olduğunu ve “...” ibaresinin müvekkili tarafından çok uzun yıllardır gerek ticaret unvanında gerekse satılan mallarında yer aldığını bildiğini, davacı- karşı davalının müvekkilinin “...” ibareli markalar üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu bilmesine rağmen “...” esas unsurlu markanın tescilini yaptırmalarının söz konusu ibareye müvekkili tarafından çok uzun yıllar içerisinde kazandırılmış olan tanınmışlığından faydalanarak haksız rekabet etme amacı güttüğünü, tarafların yakın ilişkileri sayesinde davacı- karşı davalının “...” ibaresinin ticari anlamda kendisine fayda sağlayabileceğini öngördüğünü, dolayısıyla TÜRKPATENT nezdinde markayı tescil ettirdiğini ve ticaret unvanında da “...” ibaresini kullandığını, “...” esas unsurlu markalar üzerinde müvekkilinin eskiye dayalı kullanım hakkını bilmesine rağmen hükümsüzlük davası açan davacı- karşı davalının kötüniyetle hareket ettiğini, “...” ibaresi üzerinde haksız şekilde hak sahibi olarak markayı ele geçirmeyi amaçladığını, müvekkilinin “...” ibareli ticaret unvanını 21.05.1998 tarihinde tescil ettirip bu tarihten itibaren değiştirmeksizin kullandığını, davacı- karşı davalının ise “...” ibareli ticaret unvanını 10.01.2011 tarihinde tescil ettirdiğini, “...” ibaresini ticaret unvanı ve markalarında kullanma hakkının ilgili protokol gereğince kişisel olarak yalnızca eski ortaklar... ve ...'a tanınmış olmakla, davacı- karşı davalının söz konusu ibareyi halen ticaret unvanında kullanmasının dahi haklı bir nedene dayanmadığını, zira dava dışı...‘ın, davacı- karşı davalı şirketin ortaklığından 28.07.2011 tarihinde ayrıldığını, davacı- karşı davalı şirketin ticaret unvanında halen “...” ibaresini kullanmasının haklı bir sebebe dayanmadığını ileri sürerek davacı-karşı davalının 2006/43130 numaralı “...” markasının kötü niyetle tescil edildiğinden SMK'nın 6/9 hükmü uyarınca hükümsüzlüğüne, “...” ibaresinin ticaret unvanından terkinine veya değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiş ve asıl davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı- karşı davalının 17.05.2010 tarihinde eski unvanın ... Otomotiv Yedek Parça Tic. ve San. Ltd. Şti. olarak tescilinin sağlandığı, davalı- karşı davacı şirketin ise 1994 tarihinde tescil edildiği, davalı- karşı davacının 07.06.1996 başvuru tarihli 171192 tescil numaralı “...+Şekil” markasının 6. sınıfta yalnızca “hortum kelepçeleri” için; dava konusu olan markalarından 23.12.2014 başvuru tarihli 2014/106572 tescil numaralı “... NOVA” markasının 12, 17, 06, 20. sınıflarda; 19.12.2013 başvuru tarihli 2013/104097 tescil numaralı “...+Şekil” markasının 06, 17, 20. sınıflarda; 21.05.2010 başvuru tarihli 2010/33723 tescil numaralı “...” markasının ise 06. sınıfta tescilli edildiği, davacı- karşı davalının 07.09.2006 başvuru tarihli 2006/43130 tescil numaralı “...” markasının ise 09. sınıfta tescilli olduğu, davalı- karşı davacıya ait www....clamps.com alan adının ise 04.01.2000 tarihinde tahsis edildiği, her iki tarafça delil olarak dayanılan 28.04.2003 tarihli protokolün ..., ... ...,... ve ... arasında imzalandığı, 1. maddesinde... ve ... ’ın davalı/karşı davacı ile dava dışı ... Metal Kimya Otomotiv İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki (... Metal) hisselerini Lütfi ... ve ... ...’a devrettikten sonra ayrı ayrı veya birlikte kuracakları veya ortak olacakları şahsi firmaları ve her türlü şirketlerinin ticari unvanlarında ... ismini ve ... markasını kullanabileceklerinin; 2. maddesinde, ... ve ... ...’ın da davalı- karşı davacı ile ... Metal haricinde kuracağı veya ortak olacağı şahsi firma veya şirketlerin ticaret unvanlarında ... ismini kullanabileceklerinin; 3. maddesinde,... ve ... Kırşan’ın ... unvanını taşıyan veya taşımayan bütün şahsi firma ve ortağı oldukları, olacakları şirketlerde, davalı ile ... Metal’in halen ürettiği ve üreteceği her türlü hortum kelepçesini sadece bu şirketlerden alıp satacaklarının, bu iki şirket dışında yurt içi ve yurt dışında halen üretilen veya üretilecek olan her türlü hortum kelepçesini alıp satmayacağının, üretmeyeceğinin ve ürettirmeyeceğinin; 4. maddesinde, ... ve ... ...’ın da gerek şahsi şirketleri ve gerekse ortağı oldukları veya olacakları şirketlerin... ve ... ’ın şahsi şirketleri veya ortağı oldukları/ olacakları şirketlerin alım satımını ve üretimini yaptığı her neviden ürünü de üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağının, üretmeyeceğinin ve ürettirmeyeceğinin; 5. maddesinde taraflarının alım satımını, üretimini yaptıkları veya yaptırdıkları ürünlerini birbirlerine liste, katalog ve benzeri düzenlenmeler halinde bildireceği/ tebliğ edeceği ve sunulan bildirim/ tebliğ tarihinden itibaren bildirimi/ tebliği alan tarafın, bildirimde/ tebliğde bulunan tarafın alıp sattığı, ürettiği veya ürettirdiği ürünleri üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağının, üretmeyeceğinin ve ürettirmeyeceğinin, liste/ katalog dışında kalan ürünlerin alım satımı, üretilmesi ve ürettirilmesi konusunda tarafların serbest olacaklarının belirtildiği, tarafların protokolü imzaladığı tarih ile davacı-karşı davalı şirketin ticaret sicile tescil kayıt tarihi arasında yaklaşık 7 yıllık bir süre bulunduğu, protokolde açıkça davacı- karşı davalı şirketin adının ve “kablo bağları” ürününün yer almadığı dikkate alınarak 6102 sayılı TTK’nın 355/2 hükmünün uygulanamayacağı, davacı- karşı davalının 2006/43130 tescil numaralı “...+Şekil” markasının asıl dava konusu davalı- karşı davacıya ait 2014/106572 tescil numaralı “... NOVA”, 2013/104097 tescil numaralı “...+Şekil” ve 2010/33723 tescil numaralı “...” markalarından daha önce tescil edildiği, davacı- karşı davalının markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin davalı- karşı davacının markalarında da aynen mevcut olduğu, ortalama tüketicilerin bu markaları davacı- karşı davalının seri markası olarak algılayabilecekleri, ancak davacı- karşı davalının markası 09. sınıfta, davalı- karşı davacının markalarının ise 06, 12, 17 ve 20. sınıflarda tescil edildikleri, davalı- karşı davacının markalarının hükümsüzlüğü talep edilen “plastikten veya sentetikten mamul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları, bağlar” emtialarında davacı- karşı davalının markasının tescilli olmadığı, davacı- karşı davalının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin bu emtialarla bir bağlantısının ve benzerliğinin de bulunmadığı, “kablo ve elektrik kablosu” emtialarının farklı yerlerde ve farklı amaçlarla kullandıkları, bunun yanı sıra davacı- karşı davalının markasının tanınmışlığının da ispatlanamadığı, SMK’nın 6/4 ve 6/5 hükümleri koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, faturalara göre davacı- karşı davalının 24.08.2010, davalı- karşı davacının ise 12.04.2011 yılından bu yana “...” markasını “kablo bağları ve bağlar” emtiası üzerinde kullandığı, davalı- karşı davacının dosyaya sunduğu 2011, 2013 ve 2014 yılına ait kataloglarda bu ürünlerin tanıtımlarına yer verildiği, davacı- karşı davalının kullanımı daha önce başlamışsa da, aralarında ticari ilişki bulunan her iki şirketin diğer tarafın marka kullanımından haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, buna rağmen davacı- karşı davalının 2011 yılından davanın açıldığı 09.06.2017 tarihine kadar davalı- karşı davacının marka kullanımına sessiz kaldığı, davalı- karşı davacının da tescilsiz kullanım suretiyle hak elde ettiği, hatta davacı- karşı davalı şirketin eski ortağı ve davaya dayanak yapılan protokolü imzalayan...’ın davalı- karşı davacı şirketteki hisselerini devredip ortaklıktan ayrılmadan önce de “...” markasının davalı- karşı davacı tarafça kullanıldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle SMK’nın 6/3 hükmündeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olmadığı, davalı- karşı davacının ticaret unvanında da “...” ibaresinin yer aldığı, davalı- karşı davacının “...” esas unsurlu markaları tescilsiz olarak dava tarihinden önceki 6 yıl boyunca kullanmakla hak elde ettiği, bu nedenle SMK’nın 6/6 hükmündeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olmadığı, 2003 yılında düzenlenen protokol ile protokolün taraflarına ve kuracakları veya ortak olacakları şirketlere de “...” markasını kullanım hakkının tanındığı, davacı- karşı davalı şirketin eski ortağı...’ın ortağı olacağı şirketlerin davalı- karşı davacı şirketten “hortum kelepçesi” ürününü satın alacağı ve bu ürünü kendisinin üretmeyeceği, ürettirmeyeceği ve başkasından satın alamayacağının açıkça yazılmasına rağmen, davalı- karşı davacı şirketin...’dan veya ortak olacağı şirketten hangi ürünü satın almak zorunda olduğunun açıkça yazılı olmadığı, “bağlar ve kablo bağları” için marka kullanım hakkının... veya ortağı olacağı şirketlere ait olacağına dair bir hüküm de bulunmadığı, protokolün 5. maddesinde tarafların birbirlerine üretecekleri mal ve ticaretini yaptıkları ürünleri liste, katalog veya benzeri düzenlemeler halinde bildirme yükümlülükleri olduğu kararlaştırılmasına rağmen... veya davacı- karşı davalı şirketin davalı- karşı davacı şirkete ürettiği ürünlere ilişkin bir bildirimde bulunduğun da tespit edilemediği, protokole aykırı davranılması halinde yaptırım olarak cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokolün imzalanmasının üzerinden 7 yıl geçtikten sonra kurulan ve protokolde taraf olmayan, protokolü imzalayan...’ın artık ortak olmadığı davacı- karşı davalı şirketin bu protokol nedeniyle hak iddiasında bulunamayacağı, zira 6102 sayılı TTK’nın 355/2 hükmünün uygulanamayacağı, davacı- karşı davalının kendi markasının “bağlar ve kablo bağları” için tescilli de olmadığı, davalı- karşı davacının davacı- karşı davalı şirketten kablo bağı satın aldığına dair sunulan faturalardan en eski tarihlisinin 24.08.2010 tarihli olduğu, davalı- karşı davacının 2010/33723 tescil numaralı “...” markasını tescil ettirmek için 21.05.2010 tarihinde başvurduğu, kablo bağları için marka tescil başvurusunun davacı- karşı davalıdan kablo bağı ürünü satın almasından daha önce yapıldığı, davalı- karşı davacının protokol imzalandıktan 7 yıl sonra 21.05.2010 tarihli tescil başvurusu sonucu davaya konu markalardan ilki olan “...” markasını tescil ettirdiği, kendisine ait www....clamps.com alan adının 04.01.2000 tarihinde alındığı, içeriğinde de “bağlar ve kablo bağları” ürünlerinin tanıtımlarının yer aldığı dikkate alındığında davalı- karşı davacının markalarını kötüniyetle tescil ettirdiğinin ispatlanamadığı, davalı- karşı davacının 21.05.2010 başvuru tarihli 2010/33723 tescil numaralı “...” markasının 06. sınıfta tescilli olduğu emtialar için kullanılmadığından iptali talebiyle ilgili olarak; faturalarda kullanılan markanın “...” markası olduğu, ancak iptali talep edilen “...” markasının kullanılmadığı, markanın 14.11.2011 tarihinde tescil edildiği göz önüne alınarak beş yıllık sürenin dolduğu, asıl davada marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili olarak; davaya konu edilen “bağlar ve kablo bağları” emtiasının davacı- karşı davalının 2006/43130 tescil numaralı “...” markasının tescili kapsamında bulunmadığı, davalı- karşı davacının davanın açıldığı tarihten çok önce 2011 yılından bu yana bu emtia üzerinde “...” markasını kullandığı, davacı- karşı davalının bu kullanıma beş yıldan fazla bir süre itiraz etmediği, 6 yıl sonra bu davayı açmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı, her iki tarafın da aynı ürünler üzerinde “...” markasını uzun süre birlikte kullandıkları, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı TTK) 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının, münhasıran sahibine ait olduğu, tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, karşı davayla ilgili olarak, davacı- karşı davalının eski ortağı...’a ve ortağı olacağı şirketlere 2003 tarihli protokol ile “...” markasını “hortum kelepçesi” dışında herhangi bir ürün kısıtlaması olmaksızın kullanma hakkı verildiği, davacı- karşı davalının markasının 07.09.2006 tarihinde yapılan başvuru sonucunda tescil edildiği, davalı- karşı davacının davacı- karşı davalıdan 2010 yılından bu yana “...” markalı ürünleri satın aldığı, o tarihten karşı dava tarihine kadar geçen yaklaşık 7 yıl boyunca marka kullanımına itiraz etmediği, davacı- karşı davalının markasını tescil ettirirken kötü niyetli olduğuna dair dosyaya hiçbir delil sunulmadığı, aynı şekilde 2003 tarihli protokol ile...’a ve ortak olacağı şirketlere “...” ibaresini ticaret unvanı olarak da kullanma hakkının verildiği, davacı- karşı davalının ticaret sicile tescil edildiği 2010 yılından bu yana bu konuda da bir itirazda bulunulmadığı, aradan geçen 7 yıl gibi uzun bir süreden sonra ticaret unvanının terkininin talep edilmesinin de TMK’nın 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalı karşı davacı adına tescilli 2010/33723 tescil numaralı “...” markasının 15.11.2016 tarihinden itibaren hüküm doğurmak üzere kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, davacı- karşı davalının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerinde istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat, marka hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeniyle marka iptali; karşı dava ise marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince karşı dava hakkında verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının karşı dava yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Asıl davaya gelince; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince asıl dava hakkında verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3. Asıl davada davalı adına tescilli “...” ibareli 2010/33723 numaralı markanın tescilli olduğu 6. sınıf emtiaları yönünden kullanmama nedeniyle iptali isteminde de bulunulan davada Mahkemece yazılı gerekçeyle anılan talebin kabulüyle dava konusu markanın 15.11.2016 tarihinden itibaren hüküm doğurmak üzere iptaline karar verilmiş ve kararın istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince de hüküm yerinde görülmekle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Hal böyle olmakla birlikte Mahkemece alınan 23.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda kullanmama nedeniyle iptal istemine konu “...” ibareli markanın 6. sınıftaki bağlar ve kablo bağları emtiaları için 01.01.2010'dan 31.12.2013 tarihine kadar “P01” kodu ile işlem gördüğü, bu tarihle 09.09.2017 arasında ise “MR060W1-009-01, MR060W2-009-04 ve MR080W1-12-01” stok kodlarıyla işlem görmeye devam ettiği ve yoğun şekilde kullanıldığının tespit edildiğinin görüldüğü belirtilmiş, buna rağmen Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle rapor ekinde sunulan faturalarda “...” markasının yer aldığı “...” markalı ürünün bulunmadığı gerekçesiyle bilirkişilerce yapılan tespit dikkate alınmamıştır.

Şu halde Mahkemece davalının dava konusu “...” ibareli markayı gerek internet sitesinde ve gerekse de ürün kataloglarında belirttiği stok kodlarıyla da gösterdiği ürün veyahut ürünler özelinde kullandığı, salt faturalarda ürünün stok koduna yer verilmesinin ya da dava konusu marka yerine ürün koduyla birlikte çatı marka olan “...” markasının faturada yer almasının dava konusu markanın kullanılmadığı anlamına gelmeyeceği gözetilerek, tüm dosya muhteviyatında yer alan deliller bir bütün olarak değerlendirilip dava öncesi kullanımların Kanun'un aradığı yoğunlukta ciddi kullanımlar olup olmadığı ve kullanım söz konusu ise tescilli olan hangi ürünler özelinde kullanım olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde denetime elverişli bilirkişi raporuyla saptanarak elde edilecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı gerekçeyle kullanmama nedeniyle iptal isteminin markanın tescilli olduğu tüm emtialar yönünden kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/5042 E.  ,  2025/3629 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/21 Esas, 2024/1108 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/125 E., 2022/101 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP

Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılında ... Otomotiv Yedek Parça Ticaret ve San. Ltd. Şti. olarak kurulduğunu, 2011 yılında unvan değişikliğine giderek unvanını ... Elektroteknik San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirdiğini, müvekkili ile müvekkilinin eski ortaklarından dava dışı... ve ... ile dava dışı Lütfi ... ve ... ...’ın birlikte ortak oldukları davalı şirket arasında 28.04.2003 tarihli bir protokol imzalandığını, müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı...‘ın, söz konusu protokolün imzalandığı tarihte davalı şirketin ortağı konumunda iken mezkur protokol akabinde hisselerini halen davalı şirketin ortakları olan ... ve ... ...’a devrettiğini, 28.04.2003 tarihli protokolün tek satıcılık sözleşmesi niteliği taşıdığını, bu protokol ile davalı şirket ve yetkililerinin müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı...

tarafından kurulmuş veya kurulacak ya da dava dışı...’ın ortağı bulunduğu veya ortak olacağı “...” ismini haiz olsun veya olmasın tüm şirketlerinde, bu şirketlerin alıp sattığı veya ürettiği, ürettirdiği her neviden malı yalnızca bu şirketlerden almayı ve bu şirketlere ürettirmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, yine...‘ın da davalı şirket veya davalı şirket ve ortakları tarafından kurulmuş ve kurulacak şirketlerde üretilen hortum kelepçesini yalnızca davalı şirket ve ortaklarının kurduğu ya da kuracağı şirketlerden satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, protokolün 4. maddesi uyarınca Lütfi ... ve ... ...’ın da gerek şahsi şirketleri, gerekse ortağı olduğu veya olacağı ... ismini havi olsun veya olmasın bütün şirketlerinde...

ve ... ’ın birlikte veya ayrı ayrı kurdukları veya ortak oldukları, ileride ortak olacakları şirketlerin, şahsi şirketlerinin alıp sattığı veya ürettiği, ürettirdiği her neviden malı üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağı, üretmeyeceği ve ürettirmeyeceği, ayrıca müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2006/43130 sayı ile tescilli ... markasının maliki olduğunu, davalı şirketin 2010 yılından 2016 yılına kadar kablo bağları ürününü müvekkili şirketten satın almasına rağmen kötü niyetli olarak kablo bağları ürününü de kapsayacak şekilde 2014/106572 tescil numaralı “... NOVA” markasını 12, 17, 06, 20. sınıflarda, 2013 104097 tescil numaralı “...+Şekil” markasını 06, 17, 20.

sınıflarda ve 2010/33723 tescil numaralı “...” markasını 06. sınıfta tescil ettirdiğini, bu markaların müvekkili şirketin markası ile iltibasa neden olacak derecede benzerlik taşıdığını, ayrıca davalıya ait 2010/33723 tescil numaralı “...” markasının 6. sınıfta tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanılmadığını, davalının bu şekilde marka kullanımının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek 28.03.2003 tarihli protokol uyarınca müvekkili şirketin imal ettiği/ ettirdiği ve piyasaya sürdüğü “...” ve “...” esas unsurlu kablo bağlarını müvekkili şirketten satın alan davalı şirketin protokol hükümlerini ihlal ederek TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiği “...” esas unsurlu 2014/106572 numaralı markanın 6.

sınıfta yer alan “bağlantı elemanları” ve 20. sınıfta yer alan “plastikten veya sentetikten mamul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları” yönünden; 2013/104097 numaralı markanın 20. sınıfta yer alan “kablo bağları” yönünden; 2010 33723 numaralı markanın 6. sınıfta yer alan “bağlar” emtiası yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 5/1-ç, 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9 ve 25/1 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 2010/33723 numaralı markanın 6. sınıfta tescilli olduğu emtialar yönünden SMK’nın 9. ve 26. maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline, 28.03.2003 tarihli protokolün ihlal edilmesiyle kötüniyetli bir şekilde “...” ve “...” esas unsurlu kablo bağlarının imal edilmesinin/ ettirilmesinin, piyasaya sürmesinin, satışa arz etmesinin, her türlü ticaretini ve tanıtımını yapmasının müvekkili şirketin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, SMK’nın 151/2-b hükmü uyarınca hesaplanmak suretiyle 100,00 TL maddi ve 100,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş;

25. 11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile önceki beyanlarını tekrar ederek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 355/2 hükmünün uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Davacı- karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; davalı- karşı davacının müvekkilinin taraflar arasında imzalanan protokol gereğince kablo bağları, bağlantı elemanları ve işbu emtialarla bağlantılı/benzer emtialar için “...” markasını kullandığını bilmesine rağmen tescilsiz kullanım nedeniyle hak sahibi olduğu 2006/43130 tescil numaralı “...” markasının kullanımına uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını, müvekkilinin 2010 yılında sicile tescil edilen ticaret unvanının terkini için de uzun süre sonra dava açamayacağını, müvekkilinin öncelik hakkına sahip olduğu markasını tescil ettirmesinin açıklayıcı tescil niteliği taşıdığını, müvekkilinin dava dışı..., ...

r ve ... tarafından 2010 yılında ... Otomotiv Yedek Parça Ticaret ve San. Ltd. Şti. unvanı ile kurulduğunu, 2011 yılında unvan değişikliği yaparak ... Elektonik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. unvanını aldığını, dava dışı...’ın hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını,... ve ... Kırşan ile dava dışı ... ve ... ... arasında 2003 tarihli protokolün imzalandığını, tarafların “...” ibaresini ne şekilde kullanacaklarının protokolde kararlaştırıldığını, sözleşme hükümlerinin halen taraflar arasında devam ettiğini, davalı- karşı davacı şirketin kablo bağları ve sözleşme kapsamındaki sair ürünleri halen müvekkilinden aldığına dair 2010- 2016 yıllarına ait faturalar ile görüldüğünü, müvekkilinin “...” markasını bu protokol kapsamında tescil ettirip kullandığını, karşı tarafın protokol gereğince yalnızca hortum kelepçeleri için öncelik hakkının bulunduğunu savunarak karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA

Davalı- karşı davacı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde;...‘ın müvekkilinin eski ortaklarından olduğunu, müvekkili şirketten ayrılırken mevcut ortaklar ... ve ... ... ile aralarında 28.04.2003 tarihli bir protokol düzenlendiğini, düzenlenen protokol'ün 2. maddesinde; “Lütfi ... ve ... ... da mevcut ... ile ... Metal Kimya Otomotiv İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi haricinde kuracağı veya ortak olacağı şahsi firma veya şirketlerin ticari unvanlarında ... ismini kullanabileceklerdir”, protokol'ün 5. maddesinde ise; “Protokolün tarafları, alım satımını, üretimini yaptıkları veya yaptırdıkları ürünlerini birbirlerine liste, katalog ve benzeri düzenlemeler halinde bildirecek, tebliğ edecektir.” hükümlerinin yer aldığını, dava dilekçesinde bu protokole atıf yapıldığından davacı-karşı davalı tarafın da bu protokolden haberdar olduğunu ve “...” ibaresinin müvekkili tarafından çok uzun yıllardır gerek ticaret unvanında gerekse satılan mallarında yer aldığını bildiğini, davacı- karşı davalının müvekkilinin “...” ibareli markalar üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu bilmesine rağmen “...” esas unsurlu markanın tescilini yaptırmalarının söz konusu ibareye müvekkili tarafından çok uzun yıllar içerisinde kazandırılmış olan tanınmışlığından faydalanarak haksız rekabet etme amacı güttüğünü, tarafların yakın ilişkileri sayesinde davacı- karşı davalının “...” ibaresinin ticari anlamda kendisine fayda sağlayabileceğini öngördüğünü, dolayısıyla TÜRKPATENT nezdinde markayı tescil ettirdiğini ve ticaret unvanında da “...” ibaresini kullandığını, “...” esas unsurlu markalar üzerinde müvekkilinin eskiye dayalı kullanım hakkını bilmesine rağmen hükümsüzlük davası açan davacı- karşı davalının kötüniyetle hareket ettiğini, “...” ibaresi üzerinde haksız şekilde hak sahibi olarak markayı ele geçirmeyi amaçladığını, müvekkilinin “...” ibareli ticaret unvanını 21.05.1998 tarihinde tescil ettirip bu tarihten itibaren değiştirmeksizin kullandığını, davacı- karşı davalının ise “...” ibareli ticaret unvanını 10.01.2011 tarihinde tescil ettirdiğini, “...” ibaresini ticaret unvanı ve markalarında kullanma hakkının ilgili protokol gereğince kişisel olarak yalnızca eski ortaklar...

ve ...'a tanınmış olmakla, davacı- karşı davalının söz konusu ibareyi halen ticaret unvanında kullanmasının dahi haklı bir nedene dayanmadığını, zira dava dışı...‘ın, davacı- karşı davalı şirketin ortaklığından 28.07.2011 tarihinde ayrıldığını, davacı- karşı davalı şirketin ticaret unvanında halen “...” ibaresini kullanmasının haklı bir sebebe dayanmadığını ileri sürerek davacı-karşı davalının 2006/43130 numaralı “...” markasının kötü niyetle tescil edildiğinden SMK'nın 6/9 hükmü uyarınca hükümsüzlüğüne, “...” ibaresinin ticaret unvanından terkinine veya değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiş ve asıl davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı- karşı davalının 17.05.2010 tarihinde eski unvanın ... Otomotiv Yedek Parça Tic. ve San. Ltd. Şti. olarak tescilinin sağlandığı, davalı- karşı davacı şirketin ise 1994 tarihinde tescil edildiği, davalı- karşı davacının 07.06.1996 başvuru tarihli 171192 tescil numaralı “...+Şekil” markasının 6. sınıfta yalnızca “hortum kelepçeleri” için; dava konusu olan markalarından 23.12.2014 başvuru tarihli 2014/106572 tescil numaralı “... NOVA” markasının 12, 17, 06, 20. sınıflarda;

19. 12.2013 başvuru tarihli 2013/104097 tescil numaralı “...+Şekil” markasının 06, 17, 20. sınıflarda;

21. 05.2010 başvuru tarihli 2010/33723 tescil numaralı “...” markasının ise 06. sınıfta tescilli edildiği, davacı- karşı davalının 07.09.2006 başvuru tarihli 2006/43130 tescil numaralı “...” markasının ise 09. sınıfta tescilli olduğu, davalı- karşı davacıya ait www....clamps.com alan adının ise 04.01.2000 tarihinde tahsis edildiği, her iki tarafça delil olarak dayanılan 28.04.2003 tarihli protokolün ..., ... ...,... ve ... arasında imzalandığı, 1. maddesinde... ve ... ’ın davalı/karşı davacı ile dava dışı ... Metal Kimya Otomotiv İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki (... Metal) hisselerini Lütfi ... ve ... ...’a devrettikten sonra ayrı ayrı veya birlikte kuracakları veya ortak olacakları şahsi firmaları ve her türlü şirketlerinin ticari unvanlarında ...

ismini ve ... markasını kullanabileceklerinin;

2. maddesinde, ... ve ... ...’ın da davalı- karşı davacı ile ... Metal haricinde kuracağı veya ortak olacağı şahsi firma veya şirketlerin ticaret unvanlarında ... ismini kullanabileceklerinin;

3. maddesinde,... ve ... Kırşan’ın ... unvanını taşıyan veya taşımayan bütün şahsi firma ve ortağı oldukları, olacakları şirketlerde, davalı ile ... Metal’in halen ürettiği ve üreteceği her türlü hortum kelepçesini sadece bu şirketlerden alıp satacaklarının, bu iki şirket dışında yurt içi ve yurt dışında halen üretilen veya üretilecek olan her türlü hortum kelepçesini alıp satmayacağının, üretmeyeceğinin ve ürettirmeyeceğinin;

4. maddesinde, ... ve ... ...’ın da gerek şahsi şirketleri ve gerekse ortağı oldukları veya olacakları şirketlerin... ve ... ’ın şahsi şirketleri veya ortağı oldukları/ olacakları şirketlerin alım satımını ve üretimini yaptığı her neviden ürünü de üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağının, üretmeyeceğinin ve ürettirmeyeceğinin;

5. maddesinde taraflarının alım satımını, üretimini yaptıkları veya yaptırdıkları ürünlerini birbirlerine liste, katalog ve benzeri düzenlenmeler halinde bildireceği/ tebliğ edeceği ve sunulan bildirim/ tebliğ tarihinden itibaren bildirimi/ tebliği alan tarafın, bildirimde/ tebliğde bulunan tarafın alıp sattığı, ürettiği veya ürettirdiği ürünleri üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağının, üretmeyeceğinin ve ürettirmeyeceğinin, liste/ katalog dışında kalan ürünlerin alım satımı, üretilmesi ve ürettirilmesi konusunda tarafların serbest olacaklarının belirtildiği, tarafların protokolü imzaladığı tarih ile davacı-karşı davalı şirketin ticaret sicile tescil kayıt tarihi arasında yaklaşık 7 yıllık bir süre bulunduğu, protokolde açıkça davacı- karşı davalı şirketin adının ve “kablo bağları” ürününün yer almadığı dikkate alınarak 6102 sayılı TTK’nın 355/2 hükmünün uygulanamayacağı, davacı- karşı davalının 2006/43130 tescil numaralı “...+Şekil” markasının asıl dava konusu davalı- karşı davacıya ait 2014/106572 tescil numaralı “...

NOVA”, 2013/104097 tescil numaralı “...+Şekil” ve 2010/33723 tescil numaralı “...” markalarından daha önce tescil edildiği, davacı- karşı davalının markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin davalı- karşı davacının markalarında da aynen mevcut olduğu, ortalama tüketicilerin bu markaları davacı- karşı davalının seri markası olarak algılayabilecekleri, ancak davacı- karşı davalının markası 09. sınıfta, davalı- karşı davacının markalarının ise 06, 12, 17 ve 20. sınıflarda tescil edildikleri, davalı- karşı davacının markalarının hükümsüzlüğü talep edilen “plastikten veya sentetikten mamul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları, bağlar” emtialarında davacı- karşı davalının markasının tescilli olmadığı, davacı- karşı davalının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin bu emtialarla bir bağlantısının ve benzerliğinin de bulunmadığı, “kablo ve elektrik kablosu” emtialarının farklı yerlerde ve farklı amaçlarla kullandıkları, bunun yanı sıra davacı- karşı davalının markasının tanınmışlığının da ispatlanamadığı, SMK’nın 6/4 ve 6/5 hükümleri koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, faturalara göre davacı- karşı davalının 24.08.2010, davalı- karşı davacının ise 12.04.2011 yılından bu yana “...” markasını “kablo bağları ve bağlar” emtiası üzerinde kullandığı, davalı- karşı davacının dosyaya sunduğu 2011, 2013 ve 2014 yılına ait kataloglarda bu ürünlerin tanıtımlarına yer verildiği, davacı- karşı davalının kullanımı daha önce başlamışsa da, aralarında ticari ilişki bulunan her iki şirketin diğer tarafın marka kullanımından haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, buna rağmen davacı- karşı davalının 2011 yılından davanın açıldığı 09.06.2017 tarihine kadar davalı- karşı davacının marka kullanımına sessiz kaldığı, davalı- karşı davacının da tescilsiz kullanım suretiyle hak elde ettiği, hatta davacı- karşı davalı şirketin eski ortağı ve davaya dayanak yapılan protokolü imzalayan...’ın davalı- karşı davacı şirketteki hisselerini devredip ortaklıktan ayrılmadan önce de “...” markasının davalı- karşı davacı tarafça kullanıldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle SMK’nın 6/3 hükmündeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olmadığı, davalı- karşı davacının ticaret unvanında da “...” ibaresinin yer aldığı, davalı- karşı davacının “...” esas unsurlu markaları tescilsiz olarak dava tarihinden önceki 6 yıl boyunca kullanmakla hak elde ettiği, bu nedenle SMK’nın 6/6 hükmündeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olmadığı, 2003 yılında düzenlenen protokol ile protokolün taraflarına ve kuracakları veya ortak olacakları şirketlere de “...” markasını kullanım hakkının tanındığı, davacı- karşı davalı şirketin eski ortağı...’ın ortağı olacağı şirketlerin davalı- karşı davacı şirketten “hortum kelepçesi” ürününü satın alacağı ve bu ürünü kendisinin üretmeyeceği, ürettirmeyeceği ve başkasından satın alamayacağının açıkça yazılmasına rağmen, davalı- karşı davacı şirketin...’dan veya ortak olacağı şirketten hangi ürünü satın almak zorunda olduğunun açıkça yazılı olmadığı, “bağlar ve kablo bağları” için marka kullanım hakkının...

veya ortağı olacağı şirketlere ait olacağına dair bir hüküm de bulunmadığı, protokolün 5. maddesinde tarafların birbirlerine üretecekleri mal ve ticaretini yaptıkları ürünleri liste, katalog veya benzeri düzenlemeler halinde bildirme yükümlülükleri olduğu kararlaştırılmasına rağmen... veya davacı- karşı davalı şirketin davalı- karşı davacı şirkete ürettiği ürünlere ilişkin bir bildirimde bulunduğun da tespit edilemediği, protokole aykırı davranılması halinde yaptırım olarak cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokolün imzalanmasının üzerinden 7 yıl geçtikten sonra kurulan ve protokolde taraf olmayan, protokolü imzalayan...’ın artık ortak olmadığı davacı- karşı davalı şirketin bu protokol nedeniyle hak iddiasında bulunamayacağı, zira 6102 sayılı TTK’nın 355/2 hükmünün uygulanamayacağı, davacı- karşı davalının kendi markasının “bağlar ve kablo bağları” için tescilli de olmadığı, davalı- karşı davacının davacı- karşı davalı şirketten kablo bağı satın aldığına dair sunulan faturalardan en eski tarihlisinin 24.08.2010 tarihli olduğu, davalı- karşı davacının 2010/33723 tescil numaralı “...” markasını tescil ettirmek için 21.05.2010 tarihinde başvurduğu, kablo bağları için marka tescil başvurusunun davacı- karşı davalıdan kablo bağı ürünü satın almasından daha önce yapıldığı, davalı- karşı davacının protokol imzalandıktan 7 yıl sonra 21.05.2010 tarihli tescil başvurusu sonucu davaya konu markalardan ilki olan “...” markasını tescil ettirdiği, kendisine ait www....clamps.com alan adının 04.01.2000 tarihinde alındığı, içeriğinde de “bağlar ve kablo bağları” ürünlerinin tanıtımlarının yer aldığı dikkate alındığında davalı- karşı davacının markalarını kötüniyetle tescil ettirdiğinin ispatlanamadığı, davalı- karşı davacının 21.05.2010 başvuru tarihli 2010/33723 tescil numaralı “...” markasının 06.

sınıfta tescilli olduğu emtialar için kullanılmadığından iptali talebiyle ilgili olarak; faturalarda kullanılan markanın “...” markası olduğu, ancak iptali talep edilen “...” markasının kullanılmadığı, markanın 14.11.2011 tarihinde tescil edildiği göz önüne alınarak beş yıllık sürenin dolduğu, asıl davada marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili olarak; davaya konu edilen “bağlar ve kablo bağları” emtiasının davacı- karşı davalının 2006/43130 tescil numaralı “...” markasının tescili kapsamında bulunmadığı, davalı- karşı davacının davanın açıldığı tarihten çok önce 2011 yılından bu yana bu emtia üzerinde “...” markasını kullandığı, davacı- karşı davalının bu kullanıma beş yıldan fazla bir süre itiraz etmediği, 6 yıl sonra bu davayı açmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2.

maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı, her iki tarafın da aynı ürünler üzerinde “...” markasını uzun süre birlikte kullandıkları, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı TTK) 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının, münhasıran sahibine ait olduğu, tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, karşı davayla ilgili olarak, davacı- karşı davalının eski ortağı...’a ve ortağı olacağı şirketlere 2003 tarihli protokol ile “...” markasını “hortum kelepçesi” dışında herhangi bir ürün kısıtlaması olmaksızın kullanma hakkı verildiği, davacı- karşı davalının markasının 07.09.2006 tarihinde yapılan başvuru sonucunda tescil edildiği, davalı- karşı davacının davacı- karşı davalıdan 2010 yılından bu yana “...” markalı ürünleri satın aldığı, o tarihten karşı dava tarihine kadar geçen yaklaşık 7 yıl boyunca marka kullanımına itiraz etmediği, davacı- karşı davalının markasını tescil ettirirken kötü niyetli olduğuna dair dosyaya hiçbir delil sunulmadığı, aynı şekilde 2003 tarihli protokol ile...’a ve ortak olacağı şirketlere “...” ibaresini ticaret unvanı olarak da kullanma hakkının verildiği, davacı- karşı davalının ticaret sicile tescil edildiği 2010 yılından bu yana bu konuda da bir itirazda bulunulmadığı, aradan geçen 7 yıl gibi uzun bir süreden sonra ticaret unvanının terkininin talep edilmesinin de TMK’nın 2.

maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalı karşı davacı adına tescilli 2010/33723 tescil numaralı “...” markasının 15.11.2016 tarihinden itibaren hüküm doğurmak üzere kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, davacı- karşı davalının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerinde istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat, marka hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeniyle marka iptali; karşı dava ise marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince karşı dava hakkında verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının karşı dava yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Asıl davaya gelince; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince asıl dava hakkında verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3. Asıl davada davalı adına tescilli “...” ibareli 2010/33723 numaralı markanın tescilli olduğu 6. sınıf emtiaları yönünden kullanmama nedeniyle iptali isteminde de bulunulan davada Mahkemece yazılı gerekçeyle anılan talebin kabulüyle dava konusu markanın 15.11.2016 tarihinden itibaren hüküm doğurmak üzere iptaline karar verilmiş ve kararın istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince de hüküm yerinde görülmekle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Hal böyle olmakla birlikte Mahkemece alınan 23.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda kullanmama nedeniyle iptal istemine konu “...” ibareli markanın 6. sınıftaki bağlar ve kablo bağları emtiaları için 01.01.2010'dan 31.12.2013 tarihine kadar “P01” kodu ile işlem gördüğü, bu tarihle 09.09.2017 arasında ise “MR060W1-009-01, MR060W2-009-04 ve MR080W1-12-01” stok kodlarıyla işlem görmeye devam ettiği ve yoğun şekilde kullanıldığının tespit edildiğinin görüldüğü belirtilmiş, buna rağmen Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle rapor ekinde sunulan faturalarda “...” markasının yer aldığı “...” markalı ürünün bulunmadığı gerekçesiyle bilirkişilerce yapılan tespit dikkate alınmamıştır.

Şu halde Mahkemece davalının dava konusu “...” ibareli markayı gerek internet sitesinde ve gerekse de ürün kataloglarında belirttiği stok kodlarıyla da gösterdiği ürün veyahut ürünler özelinde kullandığı, salt faturalarda ürünün stok koduna yer verilmesinin ya da dava konusu marka yerine ürün koduyla birlikte çatı marka olan “...” markasının faturada yer almasının dava konusu markanın kullanılmadığı anlamına gelmeyeceği gözetilerek, tüm dosya muhteviyatında yer alan deliller bir bütün olarak değerlendirilip dava öncesi kullanımların Kanun'un aradığı yoğunlukta ciddi kullanımlar olup olmadığı ve kullanım söz konusu ise tescilli olan hangi ürünler özelinde kullanım olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde denetime elverişli bilirkişi raporuyla saptanarak elde edilecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı gerekçeyle kullanmama nedeniyle iptal isteminin markanın tescilli olduğu tüm emtialar yönünden kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca KARŞI DAVA YÖNÜNDEN ONANMASINA, asıl davaya yönelik olmak üzere (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ASIL DAVAYA YÖNELİK kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1154862700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.