Şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/5332 E. 2025/3529 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 555↗ sadakat yükümlülüğü↗ ttk 553↗ tek satıcılık↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ doğrudan zarar↗ huzur hakkı↗ dolaylı zarar↗ yönetim kurulu üyeliği↗ yönetici sorumluluğu↗ esas sözleşme↗ rekabet yasağı↗ ciro↗ oy yasağı↗ pasif husumet↗ kâr kaybı↗ yönetim kurulu kararı↗ haksız rekabet↗ temsil↗ hmk 353(1)b-2↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/543 E., 2023/1158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...'nin (... A.Ş) hissedarlarından biri olduğunu, ... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesinin davalı ... Kimya olduğunu ve ... tarafından yönetim kurulunda temsil edildiğini, yönetim kurulu üyeliğine getirilen ... Kimya'nın aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ... markalarını kullanarak üretim yaptığını, ... olarak bilinen yapıştırıcı üretiminden asıl kârın davalı ... Kimya tarafından elde edildiğini, markanın ve üretim hakkının sahibi olan ... Kimya ortaklarının bu üretimden sembolik bir gelir elde ettiğini, bu şekilde yönetim kurulu üyelerinin fiilleriyle ... Kimya ortaklarının zarara uğradığını, davalıların, kendi menfaatlerini şirketin menfaatlerinin önüne koyarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, rekabet yasağı kuralını ihlal ettiklerini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şirket işleri ile ilgilenmediğini, aktif çalışmadığını, ortaklığının sadece hissedar olmasından kaynaklandığını, ... Kimya'nın 2012 yılından başlayarak yaşadığı büyüme ve sektörde yerini sağlamlaştırma sürecinde davalı müvekkillerin katkısının büyük olduğunu, davalı şirketin 2012 yılında %25 hissesini satın alarak ... Kimya'ya ortak olduğu tarihten bu yana hırdavat, yap-inşaat, otomotiv, yalıtım, mobilya sektörleri başta olmak üzere birçok alanda üretilen ürünlerinin mevcut olduğnu, 2012 yılında sadece belirli firmalara ürün satarken bugün tüm Türkiye'de bayileri ve satıcıları olan, ihracat yapan bir firmaya dönüştüğünü, yönetim kurulunda davalı ... Kimya'yı temsilen bulunan diğer davalı ...'ın ... Kimya'nın 2012 yılından 2021 yılına kadar kâr ve satışlarında artış sağlamasına rağmen huzur hakkı almadığını, ... Kimya ile ... Kimyanın farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalıların, dava dışı ... Kimya Şirketinde pay sahibi oldukları, davalılardan ... Kimya'nın, ... Kimya'nın yönetim kurulunda, diğer davalı ... ile temsil edildiği, dava dışı ... Kimya’nın paylarının ... Kimya tarafından sonradan alındığı, bu pay alımının iptali için dava açılmışsa da söz konusu davanın reddedildiği, ... Kimya’nın, ... Kimya ile benzer alanlarda faaliyet gösterdiğinin şirketçe de bilindiği, bunu yasaklayan bir hükmün söz konusu şirketin esas sözleşmesinde yer almadığı, davalılardan ... Kimya’nın, dava dışı ... Kimya’yı zarara uğratma amacıyla hareket ettiğini ispata yarar delil sunulmadığı, mali tespitlere göre şirketin sürekli kâr ettiği, bir tarafı tek yanlı ve sürekli olarak borçlandırıcı işlemlerinin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, aynı şekilde mali tespitlerde yer alan fason üretimden kaynaklı ciro kaybının da bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 553. ve 369. maddeleri bağlamında bir sorumluluğun varlığından bahsedilemeyeceği, taraflar arasında haksız rekabetin bulunduğu yönünde de somut delillerin ortaya konulamadığı, davacının davasını ispat edemediği, davalı ...’ın ... Kimya'nın gerçek kişi temsilcisi olduğu, herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığı, davanın sadece yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz ... Kimya'ya karşı ikame edilebileceği gerekçesiyle davanın ... Kimya bakımından reddine, ... bakımından açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da ortağı ve yöneticisi bulunduğu Yılmazlar Ltd.Şti. aracılığı ile dava dışı şirketin ürettiği malları alarak ticaretini yaptığı, davalı şirketin de dava dışı şirketten aldığı mallar ile üretim yaptığı, her iki ilişkinin de dava dışı şirketten mal alımına ilişkin olup bedellerinin ödendiği, davalı şirketçe dava dışı ... Kimya arasında fason üretim, tek satıcılık veya bayilik gibi bir ilişkinin bulunmadığı, haksız rekabet oluşturacak bir eyleminin de bulunmadığı, davacı iddialarının hiçbirinin ispatlanamadığı, davacı talebinin yönetim kurulu üyesinin ortak oldukları ... Kimya'ya zarar verdiği, bu zarardan davacının kârdan yoksunluk şeklinde zarar gördüğü iddiası olup talebinin niteliği doğrudan zarar değil dolayısıyla zarar olduğu, doğrudan zarar görülmeyen hallerde TTK 555/1 hükmü gereği ortak tarafından açılacak davada tazminatın kendisine değil şirkete ödenmesinin talep edilebileceği, bu durumda davacının doğrudan zararı bulunmaması nedeniyle kendisine zarar ödenmesini isteyemeceği, dolaylı zarar iddiasına dayalı talebinde ise zararın kendisine ödenmesini isteyemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/5332 E. , 2025/3529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/144 Esas, 2024/1110 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/543 E., 2023/1158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...'nin (... A.Ş) hissedarlarından biri olduğunu, ... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesinin davalı ... Kimya olduğunu ve ... tarafından yönetim kurulunda temsil edildiğini, yönetim kurulu üyeliğine getirilen ... Kimya'nın aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ... markalarını kullanarak üretim yaptığını, ... olarak bilinen yapıştırıcı üretiminden asıl kârın davalı ... Kimya tarafından elde edildiğini, markanın ve üretim hakkının sahibi olan ... Kimya ortaklarının bu üretimden sembolik bir gelir elde ettiğini, bu şekilde yönetim kurulu üyelerinin fiilleriyle ... Kimya ortaklarının zarara uğradığını, davalıların, kendi menfaatlerini şirketin menfaatlerinin önüne koyarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, rekabet yasağı kuralını ihlal ettiklerini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şirket işleri ile ilgilenmediğini, aktif çalışmadığını, ortaklığının sadece hissedar olmasından kaynaklandığını, ... Kimya'nın 2012 yılından başlayarak yaşadığı büyüme ve sektörde yerini sağlamlaştırma sürecinde davalı müvekkillerin katkısının büyük olduğunu, davalı şirketin 2012 yılında %25 hissesini satın alarak ... Kimya'ya ortak olduğu tarihten bu yana hırdavat, yap-inşaat, otomotiv, yalıtım, mobilya sektörleri başta olmak üzere birçok alanda üretilen ürünlerinin mevcut olduğnu, 2012 yılında sadece belirli firmalara ürün satarken bugün tüm Türkiye'de bayileri ve satıcıları olan, ihracat yapan bir firmaya dönüştüğünü, yönetim kurulunda davalı ...
Kimya'yı temsilen bulunan diğer davalı ...'ın ... Kimya'nın 2012 yılından 2021 yılına kadar kâr ve satışlarında artış sağlamasına rağmen huzur hakkı almadığını, ... Kimya ile ... Kimyanın farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalıların, dava dışı ... Kimya Şirketinde pay sahibi oldukları, davalılardan ... Kimya'nın, ... Kimya'nın yönetim kurulunda, diğer davalı ... ile temsil edildiği, dava dışı ... Kimya’nın paylarının ... Kimya tarafından sonradan alındığı, bu pay alımının iptali için dava açılmışsa da söz konusu davanın reddedildiği, ... Kimya’nın, ... Kimya ile benzer alanlarda faaliyet gösterdiğinin şirketçe de bilindiği, bunu yasaklayan bir hükmün söz konusu şirketin esas sözleşmesinde yer almadığı, davalılardan ... Kimya’nın, dava dışı ... Kimya’yı zarara uğratma amacıyla hareket ettiğini ispata yarar delil sunulmadığı, mali tespitlere göre şirketin sürekli kâr ettiği, bir tarafı tek yanlı ve sürekli olarak borçlandırıcı işlemlerinin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, aynı şekilde mali tespitlerde yer alan fason üretimden kaynaklı ciro kaybının da bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 553.
ve 369. maddeleri bağlamında bir sorumluluğun varlığından bahsedilemeyeceği, taraflar arasında haksız rekabetin bulunduğu yönünde de somut delillerin ortaya konulamadığı, davacının davasını ispat edemediği, davalı ...’ın ... Kimya'nın gerçek kişi temsilcisi olduğu, herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığı, davanın sadece yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz ... Kimya'ya karşı ikame edilebileceği gerekçesiyle davanın ... Kimya bakımından reddine, ... bakımından açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının da ortağı ve yöneticisi bulunduğu Yılmazlar Ltd.Şti. aracılığı ile dava dışı şirketin ürettiği malları alarak ticaretini yaptığı, davalı şirketin de dava dışı şirketten aldığı mallar ile üretim yaptığı, her iki ilişkinin de dava dışı şirketten mal alımına ilişkin olup bedellerinin ödendiği, davalı şirketçe dava dışı ... Kimya arasında fason üretim, tek satıcılık veya bayilik gibi bir ilişkinin bulunmadığı, haksız rekabet oluşturacak bir eyleminin de bulunmadığı, davacı iddialarının hiçbirinin ispatlanamadığı, davacı talebinin yönetim kurulu üyesinin ortak oldukları ... Kimya'ya zarar verdiği, bu zarardan davacının kârdan yoksunluk şeklinde zarar gördüğü iddiası olup talebinin niteliği doğrudan zarar değil dolayısıyla zarar olduğu, doğrudan zarar görülmeyen hallerde TTK 555/1 hükmü gereği ortak tarafından açılacak davada tazminatın kendisine değil şirkete ödenmesinin talep edilebileceği, bu durumda davacının doğrudan zararı bulunmaması nedeniyle kendisine zarar ödenmesini isteyemeceği, dolaylı zarar iddiasına dayalı talebinde ise zararın kendisine ödenmesini isteyemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1154556800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz