6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4017 E. 2025/2473 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Sigorta

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelden indirim kredi sigortası poliçesi yazılı ihbar kredi sigortası gümrük beyannamesi ba beyannamesi sigorta ettiren mevduat hesabı ek prim vade ihbar temerrüt faizi fatura yetkisizlik kararı ilk derece kararının kaldırılması sigorta poliçesi yasal faiz kusur temerrüt teslim

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 1446

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/227 E., 2020/356 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... Ankara Bölge Müdürlüğü arasında “Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Poliçesi” imzalandığını, ...'ın, sigorta poliçesi ile müvekkilinin tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin etme yükümlülüğü altına girdiğini, davalının düzenlediği 05.12.2016 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile Mısır'da yerleşik ... ...&Industry adına 01.04.2016- 31.03.2017 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 500.000,00 USD tutarında “Alıcı Limiti Onayı” tahsis edildiğini, müvekkilinin Mısır'da yerleşik şirkete gerçekleştirdiği ve primini davalı sigorta firmasına ödediği 18.08.2016 tarih, 91615 Gümrük Beyanname numaralı, 163.963,60 USD tutarındaki sevkiyat bedelini tahsil edemediğini, söz konusu sevkiyatın ödenmesi talebi ile davalı şirkete 19.10.2017 tarihinde müracaat ettiğini, ancak vadesi geçmiş alacak bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddedildiğini, davalının gerekçelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1446. maddesine aykırılık taşıdığını, poliçenin “Döviz Kuru” başlıklı 16. maddesi hükmü gereğince zarar tazminlerinin, ABD doları karşılığı TL olarak yapılacağını, ödenmesi gereken tazminat tutarının 147.567,24 USD'nin ödeme günündeki TL karşılığı olduğunu ileri sürerek bu miktarın 30.10.2017 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.02.2015 tarihli sigorta poliçesinin 36. maddesinde, poliçe kaynaklı uyuşmazlıklarda yargılama yetkisinin İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri'ne ait olduğunun ifade edildiğini, kısa vadeli ihracat kredi sigortasındaki sigortalının en önemli yükümlülüğünün alacağını vadesinde tahsis edememesi üzerine bu durumu poliçede yer alan süre içinde sigortacıya bildirmesi olduğunu, davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının vade tarihinden 307 gün sonra 19.10.2017 tarihinde davalıya tazminat başvurusunda bulunduğunu, oysa 60 gün içinde bildirmesi gerektiğini, davalının tazmin yükümlülüğünün ortadan kalktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesinin 25. maddesi incelendiğinde tazminatın ödenme tarihi bakımından net bir ifade içermediğinin görüldüğü, maddede ... tarafından tazminat ödemesi yapılmadan önce sigortalı tarafından kendisine teslim edilmesi gereken evrakın sayıldığı, 25. maddenin “e” bendinde sevkiyat belgelerinin bu kapsamda ...’a teslim edileceğinin belirtildiği, bu hükümden, belirtilen evrakın davalıya teslim edilmesinden sonra tazminat ödemesinin yapılacağı anlamının çıkarılabileceği, davalının 30.10.2017 tarihli yazısında davacıya tazminat ödemesinde bulunmayacağını ifade ettiği, davalı tarafından davacının sunduğu sevkiyat evrakının incelenip nihai kararının oluştuğu tarih olması sebebiyle, bu tarih itibariyle davasının tazminat alacağı bakımından temerrüt şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 147.567,24 ABD dolarının 30.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının ABD doları olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, poliçenin 16. maddesinde “bu poliçeye göre yapılacak bütün ödemeler Türk lirası olarak yapılacaktır. .. Sevkiyatın brüt fatura tutarı ABD doları cinsinden ifade edildiğinde ise brüt fatura tutarı baz alınır.... b-_ Tazminat ödemelerinde ABD doları yada ABD doları karşılığı sevkiyat tutarının Türk Lirası'na dönüşümü için, bu poliçenin 25. maddesinde belirlenen işlemlerin tamamlanması ve belgelerin teslim için ... tarafından sigortalıya yazılı ihbar yapıldığı ayın ilk işgünü geçerli olan T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru, esas alınacaktır” düzenlemesine yer verildiği, bu durumda davacıya ödenecek tazminatın, davacının başvuru yapıp talebinin reddedildiği, yani yazılı ihbarın yapıldığı ayın ilk iş gününde geçerli olan TC Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplama yapılıp TL’ye çevrilmek suretiyle bulunan 527.656,18 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken poliçeye aykırı olacak şekilde yabancı para cinsinden hüküm altına alınmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 527.656,18 TL’nin 30.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının ve davacı vekilinin ödenmesine hükmedilen para birimine ilişkin temyiz itirazının haricindeki itirazlarının reddi gerekir.

2.Somut olayda, taraflar arasında 01.02.2015 tarihinde kısa vadeli ihracat kredisi sigortası genel poliçesi imzalandığı, davacının Mısır’da mukim dava dışı ... ... & ... ihracat yapmak üzere anlaştığı, poliçe kapsamında alacağının sigorta kapsamında değerlendirilebilmesi için davacının, davalıya başvurarak 01.04.2016-31.03.2017 tarihleri arasında yapılacak sevkiyatlarda geçerli olacak şekilde 500.000,00 USD tutarlı “Alıcı Limiti Onayı” aldığı, davacının, sigorta kapsamında Mısır'da yerleşik firmaya gerçekleştirdiği sevkiyat bedelini tahsil edemediği ve söz konusu sevkiyatın ödenmesi için davalı sigorta şirketine 19.10.2017 tarihinde müracaat ettiği, bildirimin vade tarihinden itibaren 307 gün sonra yapıldığından geç bildirim gerekçesiyle talebin reddedildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 1446. maddesinde; "Sigorta ettiren, ... gerçekleştiğini öğrenince gecikmeksizin durumu sigortacıya bildirir. ... gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir" düzenlemesi mevcut olup söz konusu maddede sigorta ettirenin ... gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, ... gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılmasının ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidileceği kabul edilmiştir. Davacının 307 gün sonra gecikmeli bildirimde bulunması ve bu sürenin uzunluğu nazara alındığında yukarıdaki Kanun maddesi uyarınca davacının kusurunun bulunup bulunmadığı ve buna göre indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının değerlendirilmesi, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu fıkra değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3.Kabule göre de, davacının Amerikan Doları olan talebi yönünden poliçe ile ilgili hükümlere yanlış anlam yüklenmesi sonucu Türk Lirası üzerinden hüküm tesisi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3488 E. 2025/1683 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/4017 E.  ,  2025/2473 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/2069 Esas, 2024/325 Karar

HÜKÜM

Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/227 E., 2020/356 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... Ankara Bölge Müdürlüğü arasında “Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Poliçesi” imzalandığını, ...'ın, sigorta poliçesi ile müvekkilinin tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin etme yükümlülüğü altına girdiğini, davalının düzenlediği 05.12.2016 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile Mısır'da yerleşik ... ...&Industry adına 01.04.2016- 31.03.2017 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 500.000,00 USD tutarında “Alıcı Limiti Onayı” tahsis edildiğini, müvekkilinin Mısır'da yerleşik şirkete gerçekleştirdiği ve primini davalı sigorta firmasına ödediği 18.08.2016 tarih, 91615 Gümrük Beyanname numaralı, 163.963,60 USD tutarındaki sevkiyat bedelini tahsil edemediğini, söz konusu sevkiyatın ödenmesi talebi ile davalı şirkete 19.10.2017 tarihinde müracaat ettiğini, ancak vadesi geçmiş alacak bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddedildiğini, davalının gerekçelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1446.

maddesine aykırılık taşıdığını, poliçenin “Döviz Kuru” başlıklı 16. maddesi hükmü gereğince zarar tazminlerinin, ABD doları karşılığı TL olarak yapılacağını, ödenmesi gereken tazminat tutarının 147.567,24 USD'nin ödeme günündeki TL karşılığı olduğunu ileri sürerek bu miktarın 30.10.2017 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;

01. 02.2015 tarihli sigorta poliçesinin 36. maddesinde, poliçe kaynaklı uyuşmazlıklarda yargılama yetkisinin İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri'ne ait olduğunun ifade edildiğini, kısa vadeli ihracat kredi sigortasındaki sigortalının en önemli yükümlülüğünün alacağını vadesinde tahsis edememesi üzerine bu durumu poliçede yer alan süre içinde sigortacıya bildirmesi olduğunu, davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının vade tarihinden 307 gün sonra 19.10.2017 tarihinde davalıya tazminat başvurusunda bulunduğunu, oysa 60 gün içinde bildirmesi gerektiğini, davalının tazmin yükümlülüğünün ortadan kalktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesinin 25. maddesi incelendiğinde tazminatın ödenme tarihi bakımından net bir ifade içermediğinin görüldüğü, maddede ... tarafından tazminat ödemesi yapılmadan önce sigortalı tarafından kendisine teslim edilmesi gereken evrakın sayıldığı, 25. maddenin “e” bendinde sevkiyat belgelerinin bu kapsamda ...’a teslim edileceğinin belirtildiği, bu hükümden, belirtilen evrakın davalıya teslim edilmesinden sonra tazminat ödemesinin yapılacağı anlamının çıkarılabileceği, davalının 30.10.2017 tarihli yazısında davacıya tazminat ödemesinde bulunmayacağını ifade ettiği, davalı tarafından davacının sunduğu sevkiyat evrakının incelenip nihai kararının oluştuğu tarih olması sebebiyle, bu tarih itibariyle davasının tazminat alacağı bakımından temerrüt şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 147.567,24 ABD dolarının 30.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının ABD doları olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, poliçenin 16. maddesinde “bu poliçeye göre yapılacak bütün ödemeler Türk lirası olarak yapılacaktır. .. Sevkiyatın brüt fatura tutarı ABD doları cinsinden ifade edildiğinde ise brüt fatura tutarı baz alınır.... b-_ Tazminat ödemelerinde ABD doları yada ABD doları karşılığı sevkiyat tutarının Türk Lirası'na dönüşümü için, bu poliçenin 25. maddesinde belirlenen işlemlerin tamamlanması ve belgelerin teslim için ... tarafından sigortalıya yazılı ihbar yapıldığı ayın ilk işgünü geçerli olan T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru, esas alınacaktır” düzenlemesine yer verildiği, bu durumda davacıya ödenecek tazminatın, davacının başvuru yapıp talebinin reddedildiği, yani yazılı ihbarın yapıldığı ayın ilk iş gününde geçerli olan TC Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplama yapılıp TL’ye çevrilmek suretiyle bulunan 527.656,18 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken poliçeye aykırı olacak şekilde yabancı para cinsinden hüküm altına alınmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 527.656,18 TL’nin 30.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının ve davacı vekilinin ödenmesine hükmedilen para birimine ilişkin temyiz itirazının haricindeki itirazlarının reddi gerekir.

2.Somut olayda, taraflar arasında 01.02.2015 tarihinde kısa vadeli ihracat kredisi sigortası genel poliçesi imzalandığı, davacının Mısır’da mukim dava dışı ... ... & ... ihracat yapmak üzere anlaştığı, poliçe kapsamında alacağının sigorta kapsamında değerlendirilebilmesi için davacının, davalıya başvurarak 01.04.2016-31.03.2017 tarihleri arasında yapılacak sevkiyatlarda geçerli olacak şekilde 500.000,00 USD tutarlı “Alıcı Limiti Onayı” aldığı, davacının, sigorta kapsamında Mısır'da yerleşik firmaya gerçekleştirdiği sevkiyat bedelini tahsil edemediği ve söz konusu sevkiyatın ödenmesi için davalı sigorta şirketine 19.10.2017 tarihinde müracaat ettiği, bildirimin vade tarihinden itibaren 307 gün sonra yapıldığından geç bildirim gerekçesiyle talebin reddedildiği anlaşılmıştır.

TTK'nın 1446. maddesinde; "Sigorta ettiren, ... gerçekleştiğini öğrenince gecikmeksizin durumu sigortacıya bildirir. ... gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir" düzenlemesi mevcut olup söz konusu maddede sigorta ettirenin ... gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, ... gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılmasının ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidileceği kabul edilmiştir. Davacının 307 gün sonra gecikmeli bildirimde bulunması ve bu sürenin uzunluğu nazara alındığında yukarıdaki Kanun maddesi uyarınca davacının kusurunun bulunup bulunmadığı ve buna göre indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının değerlendirilmesi, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu fıkra değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3.Kabule göre de, davacının Amerikan Doları olan talebi yönünden poliçe ile ilgili hükümlere yanlış anlam yüklenmesi sonucu Türk Lirası üzerinden hüküm tesisi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının, (3) numaralı bent uyarınca da davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1154400300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.