Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3488 E. 2025/1683 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelden indirim↗ kredi sigortası poliçesi↗ kredi sigortası↗ gümrük beyannamesi↗ bildirim yükümlülüğü↗ vade tarihi↗ ba beyannamesi↗ sigorta tazminatı↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ mevduat hesabı↗ riziko↗ vade↗ geçersizlik↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/476 E., 2021/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalının Ankara Bölge Müdürlüğü arasında kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi imzalandığını, davalının düzenlediği 13.07.2015 tarihli alıcı limiti onayı belgesi ile Estonya'da yerleşik ... Grupp OU adına 01.07.2015- 30.06.2016 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 150.000,00 ABD doları tutarında alıcı limiti onayı tahsis edildiğini, sigorta kapsamında Estonya'da bulunan firmaya gerçekleştirdiği 05.08.2015 tarihli, 80817 Gümrük Beyanname numaralı 188.735,68 USD tutarındaki sevkiyat bedelini tahsil edemeyen müvekkilinin söz konusu sevkiyat bedelinin ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine 30.05.2017 tarihinde müracaat ettiğini, sigorta şirketinin 06.06.2017 tarihli yazısı ile vadesi geçmiş alacak bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat talebini reddettiğini, alacağını tahsil edebilmek için birçok girişimde bulunan müvekkilinin bu hususta başarısız kaldığını, poliçenin 13. maddesi uyarınca sigortacının zararın %90'ını tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek 135.000,00 ABD dolarının ödeme günündeki TL karşılığı tutarındaki sigorta tazminatı alacağının, temerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın, kısa vadeli ihracat kredi sigortası ile ihracatçıların yapacağı sevkiyatları poliçede belirtilen şartlar kapsamında ve sevkiyatın yapılacağı alıcı için verilen limit onayındaki sınırlamalar dahilinde ticari ve politik risklere karşı sigorta ettiğini, riskin gerçekleşmesi ile birlikte, sigortalının poliçede yazılı yükümlülükleri yerine getirmiş olması durumunda zararın belirli bir oranını sigorta tazminatı olarak ödediğini, davacının Estonya'da yerleşik ... Grupp Ou'ya 188.735,68 USD bedelli gümrük beyannamesi ile sevkiyat yaptığını, sevkiyata ilişkin düzenlenen faturada vade tarihinin 90 gün olarak gösterildiğini, sevkiyata karşılık yapılması gereken ödemenin vadesinin 03.11.2015 tarihi olduğunu, sigortalı davacının bildirimi yapılması gereken tarihten tam 574 gün sonra yaptığını, müvekkilinin tazminat talebini poliçe hükümlerine aykırılık gerekçesiyle reddettiğini, davacının rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğunu, bu bildirim yapılmadığı takdirde sigortalının teminattan yararlanma hakkını kaybedeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının vadesi geçmiş alacağını poliçenin 9/b maddesinde öngörülen süre içinde bildirmemiş olmasının davalının tazminat ödeme sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, poliçenin 18. maddesindeki düzenlemenin de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1452/3 hükmü karşısında geçersiz olduğu, sigortalının bildirim yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle sigortacının poliçe kapsamındaki her tür yükümlülüğünün ortadan kalkacağına ilişkin düzenlemenin sigortalı aleyhine getirildiği, olayda TTK'nın 1446. maddesinin uygulanması gerektiği, davalının savunmasında yalnızca davacının geç bildirimde bulunmak suretiyle bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirttiği, bu nedenle ödenecek tazminatta bir artış meydana geldiğini, artışın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu ileri sürmediği, salt geç bildirimin tazminat ödeme yükümünü ortadan kaldırmadığı, davalının poliçe hükümlerine göre davacının zararını karşılamakla yükümlü olduğu, davalı vekilinin, davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği 135.000,00 USD'nin dava tarihindeki kur karşılığı 517.260,50 TL tutarda talepte bulunmasına bir itirazları olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 517.360,50 TL'nin 06.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin poliçe hükümlerinin uygulanmasına ilişkin tüm temyiz itirazının reddi gerekir.
2.Somut olayda, davacı ile davalı arasında 13.07.2015 tarihli alıcı limit onayı belgesi ile Estonya'da yerleşik ... Grupp Ou firması adına 01.07.2015- 30.06.2016 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi düzenlenmiştir. Davacının, 05.08.2015 tarihli sevkiyat bedelini tahsil edemediğini belirterek davalıya 30.05.2017 tarihinde başvurduğu, davalının 06.06.2017 tarihli yazı uyarınca talebi reddettiği anlaşılmıştır. TTK'nın 1446. maddesinde; "(1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince gecikmeksizin durumu sigortacıya bildirir. (2)Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir" düzenlemesi mevcut olup söz konusu maddede sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılmasının ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidileceği kabul edilmiştir. Davacının 574 gün sonra yapılan gecikmeli bildiriminin kusurlu bir bildirim olup olmadığı yukarıdaki madde hükmü çerçevesince incelenmeden, gerekirse bilirkişi marifetiyle kusur ve ödenecek tazminat hesabı yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3.Kabule göre de, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde 135.000,00 USD'nin ödeme günündeki karşılığının tahsili talep edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince dava tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığından, bu durum bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4017 E. 2025/2473 K.
Ortak:bedelden indirim · kredi sigortası poliçesi · kredi sigortası · gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · sigorta ettiren · mevduat hesabı · vade · Tazminat
İncelediğiniz karardaGrupp Ou'ya 188.735,68 USD bedelli «gümrük beyannamesi» ile sevkiyat yaptığını, sevkiyata ilişkin düzenlenen faturada «vade tarihinin» 90 gün olarak gösterildiğini, sevkiyata karşılık yapılması gereken ödemenin vadesinin 03.11.2015 tarihi olduğunu, sigortalı davacının bildirimi yapılması gereken tarihten tam 574 gün sonra yaptığını, müvekkilinin tazminat talebini poliçe hükümlerine aykırılık gerekçesiyle reddettiğini, davacının «rizikonun» gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya «bildirmekle yükümlü» olduğunu, bu bildirim yapılmadığı takdirde «sigortalının teminattan» yararlanma hakkını kaybedeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalının Ankara Bölge Müdürlüğü arasında kısa vadeli ihracat «kredi sigortası poliçesi» imzalandığını, davalının düzenlediği 13.07.2015 tarihli alıcı limiti onayı belgesi ile Estonya'da yerleşik ...
… söz konusu sevkiyat bedelinin ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine 30.05.2017 tarihinde müracaat ettiğini, sigorta şirketinin 06.06.2017 tarihli yazısı ile «vadesi» geçmiş alacak bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat talebini reddettiğini, alacağını tahsil edebilmek için birçok girişimde bulunan müvekkilinin bu hususta başarısız kaldığını, poliçenin 13. maddesi uyarınca sigortacının zararın %90'ını tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek 135.000,00 ABD dolarının ödeme günündeki TL karşılığı tutarındaki «sigorta tazminatı» alacağının, «temerrüt» tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaAnkara Bölge Müdürlüğü arasında “Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Poliçesi” imzalandığını, ...'ın, «sigorta poliçesi» ile müvekkilinin tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin etme yükümlülüğü altına girdiğini, davalının düzenlediği 05.12.2016 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile Mısır'da yerleşik ... ...&Industry adına 01.04.2016- 31.03.2017 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 500.000,00 USD tutarında “Alıcı Limiti Onayı” tahsis edildiğini, müvekkilinin Mısır'da yerleşik şirkete gerçekleştirdiği ve «primini» davalı sigorta firmasına ödediği 18.08.2016 tarih, 91615 Gümrük Beyanname numaralı, 163.963,60 USD tutarındaki sevkiyat bedelini tahsil edemediğini, söz konusu sevkiyatın ödenmesi talebi ile davalı şirkete 19.10.2017 tarihinde müracaat ettiğini, ancak «vadesi» geçmiş alacak bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddedildiğini, davalının gerekçelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1446. maddesine aykırılık taşıdığını, poliçenin “Döviz Kuru” başlıklı 16. maddesi hükmü gereğince zarar tazminlerinin, ABD doları karşılığı TL olarak yapılacağını, ödenmesi gereken tazminat tutarının 147.567,24 USD'nin ödeme günündeki TL karşılığı olduğunu ileri sürerek bu miktarın 30.10.2017 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.02.2015 tarihli «sigorta poliçesinin» 36. maddesinde, poliçe kaynaklı uyuşmazlıklarda yargılama «yetkisinin» İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri'ne ait olduğunun ifade edildiğini, kısa vadeli ihracat «kredi sigortasındaki» sigortalının en önemli yükümlülüğünün alacağını vadesinde tahsis edememesi üzerine bu durumu poliçede yer alan süre içinde sigortacıya bildirmesi olduğunu, davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının «vade» tarihinden 307 gün sonra 19.10.2017 tarihinde davalıya tazminat başvurusunda bulunduğunu, oysa 60 gün içinde bildirmesi gerektiğini, davalının tazmin yükümlülüğünü …
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kısa vadeli ihracat «kredi sigortası poliçesinden» kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı ihbar · ek prim · ihbar · temerrüt faizi · fatura · yetkisizlik kararı · yasal faiz · teslim
Benzer bu karardaSevkiyatın brüt «fatura» tutarı ABD doları cinsinden ifade edildiğinde ise brüt fatura tutarı baz alınır.... b-_ Tazminat ödemelerinde ABD doları yada ABD doları karşılığı sevkiyat tutarının Türk Lirası'na dönüşümü için, bu poliçenin 25. maddesinde belirlenen işlemlerin tamamlanması ve belgelerin «teslim» için ... tarafından sigortalıya «yazılı ihbar» yapıldığı ayın ilk işgünü geçerli olan T.C.
… ankası döviz alış kuru, esas alınacaktır” düzenlemesine yer verildiği, bu durumda davacıya ödenecek tazminatın, davacının başvuru yapıp talebinin reddedildiği, yani «yazılı ihbarın» yapıldığı ayın ilk iş gününde geçerli olan TC Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplama yapılıp TL’ye çevrilmek suretiyle bulunan 527.656,18 TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken poliçeye aykırı olacak şekilde yabancı para cinsinden hüküm altına alınmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 527.656,18 TL’nin 30.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan «sigorta poliçesinin» 25. maddesi incelendiğinde tazminatın ödenme tarihi bakımından net bir ifade içermediğinin görüldüğü, maddede ... tarafından tazminat ödemesi yapılmadan önce sigortalı tarafından kendisine «teslim» edilmesi gereken evrakın sayıldığı, 25. maddenin “e” bendinde sevkiyat belgelerinin bu kapsamda ...’a teslim edileceğinin belirtildiği, bu hükümden, belirtilen evrakın davalıya teslim edilmesinden sonra tazminat ödemesinin yapılacağı anlamının çıkarılabileceği, davalının 30.10.2017 tarihli yazısında davacıya tazminat ödemesinde bulunmayacağını ifade ettiği, davalı tarafından davacının sunduğu sevkiyat evrakının incelenip nihai kararının oluştuğu tarih olması sebebiyle, bu tarih itibariyle davasının tazminat alacağı bakımından «temerrüt» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 147.567,24 ABD dolarının 30.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının ABD doları olarak açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek «temerrüt faizi» oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilme …
Ankara Bölge Müdürlüğü arasında “Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Poliçesi” imzalandığını, ...'ın, «sigorta poliçesi» ile müvekkilinin tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin etme yükümlülüğü altına girdiğini, davalının düzenlediği 05.12.2016 tarihli “Alıcı Limiti Onayı” belgesi ile Mısır'da yerleşik ... ...&Industry adına 01.04.2016- 31.03.2017 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 500.000,00 USD tutarında “Alıcı Limiti Onayı” tahsis edildiğini, müvekkilinin Mısır'da yerleşik şirkete gerçekleştirdiği ve «primini» davalı sigorta firmasına ödediği 18.08.2016 tarih, 91615 Gümrük Beyanname numaralı, 163.963,60 USD tutarındaki sevkiyat bedelini tahsil edemediğini, söz konusu sevkiyatın ödenmesi talebi ile davalı şirkete 19.10.2017 tarihinde müracaat ettiğini, ancak «vadesi» geçmiş alacak bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddedildiğini, davalının gerekçelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1446. maddesine aykırılık taşıdığını, poliçenin “Döviz Kuru” başlıklı 16. maddesi hükmü gereğince zarar tazminlerinin, ABD doları karşılığı TL olarak yapılacağını, ödenmesi gereken tazminat tutarının 147.567,24 USD'nin ödeme günündeki TL karşılığı olduğunu ileri sürerek bu miktarın 30.10.2017 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16965 E. 2014/2257 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaGrupp Ou'ya 188.735,68 USD bedelli «gümrük beyannamesi» ile sevkiyat yaptığını, sevkiyata ilişkin düzenlenen faturada «vade tarihinin» 90 gün olarak gösterildiğini, sevkiyata karşılık yapılması gereken ödemenin vadesinin 03.11.2015 tarihi olduğunu, sigortalı davacının bildirimi yapılması gereken tarihten tam 574 gün sonra yaptığını, müvekkilinin tazminat talebini poliçe hükümlerine aykırılık gerekçesiyle reddettiğini, davacının «rizikonun» gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya «bildirmekle yükümlü» olduğunu, bu bildirim yapılmadığı takdirde «sigortalının teminattan» yararlanma hakkını kaybedeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… kemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 06/08/2005 tarihli sigortalı tarafından davacı sigorta şirketine gönderilen sevkiyat listesinde «hasara» uğrayan ... plakalı aracın sevkiyat tarihinin 05/08/2005 tarihi olarak belirtildiği, hasarın ise 06/05/2005 tarihinde meydana geldiği, dolayısıyla sevkiyat detaylarının günlük listeler halinde sigortalı tarafından sigorta şirketine bildirilmediği ve bu yöndeki poliçe hükümleri ihlal edildiği halde davacı sigorta şirketinin sigortalısına hatır ödemesi yaptığı, yapılan ödemenin «teminat kapsamında» olmadığı ve TTK'nın 1301. maddesine göre istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın temliki · teminat kapsamı · temlik · taraf ehliyeti · hasar
Benzer bu karardaBu durumda «alacağı temliki» hükümleri uyarınca davacı sigorta şirketinin aktif dava «ehliyetinin» bulunduğunun kabulü gerekirken mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
… kemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 06/08/2005 tarihli sigortalı tarafından davacı sigorta şirketine gönderilen sevkiyat listesinde «hasara» uğrayan ... plakalı aracın sevkiyat tarihinin 05/08/2005 tarihi olarak belirtildiği, hasarın ise 06/05/2005 tarihinde meydana geldiği, dolayısıyla sevkiyat detaylarının günlük listeler halinde sigortalı tarafından sigorta şirketine bildirilmediği ve bu yöndeki poliçe hükümleri ihlal edildiği halde davacı sigorta şirketinin sigortalısına hatır ödemesi yaptığı, yapılan ödemenin «teminat kapsamında» olmadığı ve TTK'nın 1301. maddesine göre istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava dışı sigortalı «hasar» bedelini davacı sigorta şirketinden tahsil ederken 3. şahıslara karşı haiz olduğu alacak hakkını da davacıya devir ve «temlik» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3488 E. , 2025/1683 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/323 Esas, 2024/188 Karar
HÜKÜM
Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/476 E., 2021/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalının Ankara Bölge Müdürlüğü arasında kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi imzalandığını, davalının düzenlediği 13.07.2015 tarihli alıcı limiti onayı belgesi ile Estonya'da yerleşik ... Grupp OU adına 01.07.2015- 30.06.2016 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 150.000,00 ABD doları tutarında alıcı limiti onayı tahsis edildiğini, sigorta kapsamında Estonya'da bulunan firmaya gerçekleştirdiği 05.08.2015 tarihli, 80817 Gümrük Beyanname numaralı 188.735,68 USD tutarındaki sevkiyat bedelini tahsil edemeyen müvekkilinin söz konusu sevkiyat bedelinin ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine 30.05.2017 tarihinde müracaat ettiğini, sigorta şirketinin 06.06.2017 tarihli yazısı ile vadesi geçmiş alacak bildiriminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle tazminat talebini reddettiğini, alacağını tahsil edebilmek için birçok girişimde bulunan müvekkilinin bu hususta başarısız kaldığını, poliçenin 13.
maddesi uyarınca sigortacının zararın %90'ını tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek 135.000,00 ABD dolarının ödeme günündeki TL karşılığı tutarındaki sigorta tazminatı alacağının, temerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın, kısa vadeli ihracat kredi sigortası ile ihracatçıların yapacağı sevkiyatları poliçede belirtilen şartlar kapsamında ve sevkiyatın yapılacağı alıcı için verilen limit onayındaki sınırlamalar dahilinde ticari ve politik risklere karşı sigorta ettiğini, riskin gerçekleşmesi ile birlikte, sigortalının poliçede yazılı yükümlülükleri yerine getirmiş olması durumunda zararın belirli bir oranını sigorta tazminatı olarak ödediğini, davacının Estonya'da yerleşik ... Grupp Ou'ya 188.735,68 USD bedelli gümrük beyannamesi ile sevkiyat yaptığını, sevkiyata ilişkin düzenlenen faturada vade tarihinin 90 gün olarak gösterildiğini, sevkiyata karşılık yapılması gereken ödemenin vadesinin 03.11.2015 tarihi olduğunu, sigortalı davacının bildirimi yapılması gereken tarihten tam 574 gün sonra yaptığını, müvekkilinin tazminat talebini poliçe hükümlerine aykırılık gerekçesiyle reddettiğini, davacının rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğunu, bu bildirim yapılmadığı takdirde sigortalının teminattan yararlanma hakkını kaybedeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının vadesi geçmiş alacağını poliçenin 9/b maddesinde öngörülen süre içinde bildirmemiş olmasının davalının tazminat ödeme sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, poliçenin 18. maddesindeki düzenlemenin de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1452/3 hükmü karşısında geçersiz olduğu, sigortalının bildirim yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle sigortacının poliçe kapsamındaki her tür yükümlülüğünün ortadan kalkacağına ilişkin düzenlemenin sigortalı aleyhine getirildiği, olayda TTK'nın 1446. maddesinin uygulanması gerektiği, davalının savunmasında yalnızca davacının geç bildirimde bulunmak suretiyle bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirttiği, bu nedenle ödenecek tazminatta bir artış meydana geldiğini, artışın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu ileri sürmediği, salt geç bildirimin tazminat ödeme yükümünü ortadan kaldırmadığı, davalının poliçe hükümlerine göre davacının zararını karşılamakla yükümlü olduğu, davalı vekilinin, davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği 135.000,00 USD'nin dava tarihindeki kur karşılığı 517.260,50 TL tutarda talepte bulunmasına bir itirazları olmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 517.360,50 TL'nin 06.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin poliçe hükümlerinin uygulanmasına ilişkin tüm temyiz itirazının reddi gerekir.
2.Somut olayda, davacı ile davalı arasında 13.07.2015 tarihli alıcı limit onayı belgesi ile Estonya'da yerleşik ... Grupp Ou firması adına 01.07.2015- 30.06.2016 tarihleri arasında yapılan sevkiyatlarda geçerli olmak üzere kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi düzenlenmiştir. Davacının, 05.08.2015 tarihli sevkiyat bedelini tahsil edemediğini belirterek davalıya 30.05.2017 tarihinde başvurduğu, davalının 06.06.2017 tarihli yazı uyarınca talebi reddettiği anlaşılmıştır. TTK'nın 1446. maddesinde; "(1)Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince gecikmeksizin durumu sigortacıya bildirir. (2)Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir" düzenlemesi mevcut olup söz konusu maddede sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılmasının ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidileceği kabul edilmiştir.
Davacının 574 gün sonra yapılan gecikmeli bildiriminin kusurlu bir bildirim olup olmadığı yukarıdaki madde hükmü çerçevesince incelenmeden, gerekirse bilirkişi marifetiyle kusur ve ödenecek tazminat hesabı yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3.Kabule göre de, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde 135.000,00 USD'nin ödeme günündeki karşılığının tahsili talep edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince dava tarihindeki Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığından, bu durum bozmayı gerektirmiştir.
VI.SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde taraflara iadesine, 11.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1148226800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz