6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yurt dışında tescilli tasarımın taklidi tek başına haksız rekabet oluşturmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2014 E. 2024/536 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Haksız rekabetistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Yurt dışında tescilli fakat Türkiye'de herhangi bir sınai hakla korunmayan tasarımların uygulandığı ürünler herkesin serbestçe kullanımına açıktır; bu tür bir tasarımın Türkiye'de ithal edilip satışa sunulması, tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin varlığı için, taklit ürünün satışı nedeniyle davacı ile davalı firmaların aynı veya bağlantılı olduğu yönünde ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açılması ve davacı ile özdeşleşmiş ayırt edici bir işaret/ibarenin kullanılması gerekir; davalı ürününde kendi markası kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbir alınmışsa ve davacı ürününün özgün kullanım/tanıtımla davacıyla özdeşleştiği ispatlanamamışsa haksız rekabet oluşmaz.

Ele alınan sorunlar

Yurt dışında tescilli, Türkiye'de tescilsiz tasarımın taklit edilmesinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkiline ait yurt dışında tescilli tasarım niteliğindeki havalı zımba tabancasının davalılarca birebir taklit edilerek üretilip satıldığını, bunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Daha önceden yurt dışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına tescilli tasarım niteliğinde olmayan tescilsiz tasarımlar kural olarak herkesin serbestçe kullanımına açıktır; bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar genel hükümlere (TTK 54 ve 55/1-a,4) göre çözümlenir. İlk defa yurt dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmesi ve aynen kullanılmaya kalkışılması, tek başına bu davranışı haksız rekabet olarak nitelemeye yeterli değildir. Haksız rekabetin varlığı için, bir başkasının emek ve tanınmışlığından haksız surette yararlanmanın yanında, davalının taklit ürünlerini satması nedeniyle davacı firma ile davalı firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda ortalama tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması (iltibas oluşturması) gerekir. Sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun şekilde ve iltibastan kaçınarak piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapanın üstün hakkı bulunduğundan bahisle bu eylemler haksız rekabet olarak nitelendirilemez; böyle bir üstün hakkın kabulü rekabet hukuku ilkelerine aykırı tekel yaratılmasına ve serbest rekabetin ortadan kalkmasına yol açar. Somut olayda yurt dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek yurt içinde satışa sunulması tek başına haksız rekabet oluşturmaz; haksız rekabetin meydana gelebilmesi için davacı tarafla özdeşleşen bir ibare ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılması ve bu suretle iki firma arasında iltibasa yol açılması gerekir. Davalılarca satışa sunulan zımba tabancasında davalıların adı veya markası kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış olduğu gibi, davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım/tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilememiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlar → ret

İddia: Davacı vekili, önceki üç bilirkişi raporunda davalı ürünlerinin iltibas teşkil ettiğinin tespit edildiğini, buna karşın hükme esas alınan son bilirkişi raporunda dava konusu ürünlerin değil bambaşka bir ürünün (uzun burun zımba tabancası) incelendiğini, bilirkişinin davalıların internet sitesini ve 2014 tarihli ürün kataloğunu incelemediğini, ürünleri nicelik, nitelik, renk, boyut, yazı ve dış görünüş açısından değerlendirmediğini belirterek raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Derdest ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği → ret

Gerekçe: Davalı yetkilisi hakkında davacı şirketin marka hakkına yönelik tecavüz iddiasıyla açılan ceza davasının derdest olduğu anlaşılmakla birlikte, eldeki dava tescilli bir hakka dayalı olarak açılmadığından ve davalıların eylemleri haksız rekabet oluşturmadığından, bahsi geçen ceza dava dosyasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yurt dışında tescilli ancak Türkiye'de sınai hakla korunmayan tasarımın taklit edilmesinin, iltibas unsuru ispatlanmadıkça tek başına haksız rekabet oluşturmayacağına ilişkin genel kuralı bölgesel düzeyde ikna edici biçimde ortaya koyması nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet tescilsiz tasarım iltibas TTK 54 TTK 55/1-a,4 bilirkişi raporu bekletici mesele

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 54TTK 55/1-a,4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2014

KARAR NO 2024/536

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/05/2021

NUMARASI 2018/275 Esas - 2021/373 Karar

DAVA

Haksız Rekabetin Men'i ve Tazminat

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin havalı zımba tabancaları ve tutturma sistemlerinde üretim ve faaliyet gösteren firma olduğunu, bu havalı zımba tabancalarının birebir aynısının davalı firmalarca üretildiğini, ticaretinin yapıldığını, satışının gerçekleştirildiğini, bunun müvekkilinin tasarım haklarına bir tecavüz teşkil ettiğini, taklit ürünlerden müşterilerin beklediği performansı alamaması neticesinde müvekkilinin markasının değer ve itibar kaybedeceğini belirterek davalıların haksız rekabet teşkil eden fiillerinin durdurulmasına, uğranılan zararlardan ötürü maddi tazminata hükmedilmesine, 50.000-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...Ltd Şti vekili; müvekkilinin çivi ve vida üretimi yaptığını, zımbalı tabanca üretimi yapmadığını, müvekkilinin Çin ve Tayvan'a gittiği zaman zımbalı tabanca alıp firmalara sattığını, ancak malları alırken herhangi bir teknik bilgiye sahip olarak alım yapmadığını, davaya konu zımbaların belirgin ayırt edici bir özelliğinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin hırdavat işiyle uğraşmasından dolayı ve sektörü farklı olduğundan diğer zımbaları dava konusu zımbalardan ayırt etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin iş bu dava neticesinde böyle bir durumun varlığından haberdar olduğunu, davacının belirttiği gibi bir durumun mahkemece kabul edilmesi halinde müvekkilinin tedarikini durdurmaya hazır olduğunu, müvekkilinin gerekli özen ve dikkati gösterdiği halde hem konu hakkında teknik bilgi azlığı hem de üründeki ayırt edilmesini sağlayacak bir özellik söz konusu olmadığından müvekkilinin haksız rekabet ihlaline bilerek sebep olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ltd Şti'ye dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ

Mahkemenin 30/11/2017 tarihli 2017/1073-1023 sayılı ilamı ile davacı tarafın davasının 556 Sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak açılmış marka itibarının kaybı sebebiyle tazminat istemi olduğu kabul edilerek, davanın 556 Sayılı KHK'nın 63 ve 71. maddeleri uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesinin gerektiği gerekçesiyle görev yönünden reddine dair verilen kararın istinafı üzerine Dairemizin 22/02/2018 tarihli 2018/107-146 sayılı ile ilamı ile "...Davacı, yurt dışında tasarım haklarına sahip olduğu havalı zımba tabancasının davalılar tarafından birebir aynı olarak üretildiğini, ticaretinin yapıldığını öne sürmekte ve bunun tasarım haklarına bir tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitinin yanında haksız rekabet ve tasarım haklarına bir tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini de talep etmektedir.

Davacının ürettiği ürünün Türkiye'de tescil edilmemiş bir ürün olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dava tarihi itibariyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 191/3. Maddesi ile yürürlükten kaldırılan 556 sayılı KHK uyarınca davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de davacının yurt dışında tescil edilmiş fakat Türkiye'de tescil edilmemiş ürününden kaynaklı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi zararın giderilmesi davasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uygulanmayacak olup, 6102 sayılı TTK'nın 54 v.d maddelerinin uygulanması ve tartışılması gerekmektedir. Adı geçen maddeler de 6102 sayılı TTK'nın 4.

Maddesinde tanımlanmış mutlak ticari davalar olduğundan, bu davalara 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesi uyarınca ticaret mahkemelerinde bakılması gerekmektedir..." gerekçesiyle kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece; davalı ...Ltd Şti tarafından üretilen zımba makinesinin pazarlamasının davalılara ait internet sitesinde yapıldığı, bilirkişi incelemesinde davacının ürettiği ... markalı havalı zımba tabancası ile davalı ... Ltd. Şti.'nin ürettiği ... marka havalı zımba tabancaları arasında haksız rekabet teşkil edecek düzeyde benzerlik olmadığının tespit edildiği, ürünlerin resimlerinin incelenmesinde birbirleri ile benzerliklerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; dosyada farklı heyetlerden alınan 3 adet raporun hiçe sayılarak bu raporlar ile çelişen ve her yönü ile hukuka aykırı olan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiğini, gerek İstanbul 8. SHM'nin 2017/1235 D.iş sayılı dosyasında, gerekse Mersin 3. ASLHM'nin 2012/49 D. İş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemelerinde davalıların ürünlerinin müvekkilinin ürünleri ile iltibas teşkil ettiğinin tespit edildiğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da dava konusu ürünler incelenmek suretiyle haksız rekabetin açıkça ortaya konulduğunu, buna rağmen mahkemece dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, her ne kadar önceki bilirkişi heyetinde haksız rekabet uzmanı bulunmadığı gerekçe gösterilmiş ise de bahsi geçen bilirkişi heyetlerinin makine yüksek mühendisi, marka patent uzmanlarından oluştuğunu, bu kişilerin haksız rekabet alanında çok daha uzman ve yetkin kişiler olduğunu, dosyanın son tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kök raporda dava konusu ürünlerin değil, bambaşka ürünlerin incelendiğini, müvekkiline ait olan ...

havalı zımba tabancası ile davalılar tarafından satışı yapılan, ..., ... ve ... seri zımba tabancasının iltibas teşkil ettiğini, dosyada mübrez 3 bilirkişi raporunda da davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği bu ürünler incelenmek suretiyle tespit edildiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu olan ürünler ile tamamen alakasız olan “... seri uzun burun zımba tabancası” üzerinde inceleme yapıldığını ve bu ürünün görselinin rapora yapıştırıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda orjinal ürün ile davalılara ait sahte ürünlerin incelenmediğini, bilirkişinin raporu tanzim ederken davalıların internet sitesi üzerinde dahi bir inceleme yapmadığını, bilirkişinin ürünleri nicelik, nitelik, renk, boyut, yazı, dış görünüş özellikleri bakımından dahi hiç incelemediğini, hükme esas alınan raporda dava konusu ürünlerin muhatap aldığı çevrenin döşemecilik konusunda bilgi sahibi olan kişiler olduğu söylenmiş ise de bilirkişinin ürünlerin ne için kullanıldığından dahi haberi bulunmadığını, bahsi geçen ürünlerin normal şahıslar tarafından günlük hayatta da kullanılmasının mümkün olduğunu, hükme esas alınan raporda bilirkişinin, davanın ikame edildiği tarihte davalıların internet sitesi üzerinde yapılan incelemeleri, davalıların 2014 yılı ürün kataloğunu dikkate almaksızın 2020 yılındaki durum bakımından inceleme ve değerlendirme yaptığını, davada fikri mülkiyet hakkının tartışılmadığını, davanın TTK hükümlerine göre haksız rekabete dayalı olarak açıldığını, davalıların müvekkiline ait olan orijinal ...

marka havalı zımba tabancalarının birebir aynılarının tanıtım ve satışını yaptıklarını, müvekkilinin ürünün Türkiye’de bir sicilde tescilli olmadığı ve bu nedenle de korunma talep hakkı olmadığı gerekçesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin men'i, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili tarafından üretilen ve satılan yurt dışında tescilli tasarım belgesine sahip havalı zımba tabancasının birebir aynısının davalılarca üretilip piyasaya sunulduğunu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek haksız rekabetin tespiti ile men'ini, maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir. Daha önceden yurt dışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına tescilli tasarım niteliğinde olmayan tescilsiz tasarımlar kural olarak herkesin serbestçe kullanımına açıktır. Bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar ise genel hükümlere göre çözümlenecektir.

O halde, somut uyuşmazlıkta da yukarıda belirtilen kural ve TTK'nun 54. ve 55/1-a,4 maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir. İlk defa yurt dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmesi durumunda bu tasarımın aynen kullanılmaya kalkışılmış bu davranışı haksız rekabet olarak nitelemeye yeterli değildir. Haksız rekabetin varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de piyasaya sunulması veya üretilmesinin haksız rekabet oluşturması için bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanmasının yanında, ilaveten davalının taklit ürünlerini satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması (iltibas oluşturması) gerekir.

Yukarıda da açıklandığı üzere, haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasaya kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez.

Böyle bir üstün hakkın varlığının kabülü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez. Davacı tarafından, yurt dışında tescilli tasarıma konu ürünlerin benzerinin Türkiye'de davalılar tarafından satışa konu edilmesi eyleminin haksız rekabet olduğu iddia edilmiş ise de, yurt dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek yurt içinde satışa sunulması tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin meydana gelebilmesi için davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup, somut olayda, davalılarca satışa sunulan zımba tabancasında davalıların adı veya markası kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış oldugu gibi, daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilemediğine göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Yarg.

11. HD. 18/10/2018 T. 2016/10703 E. 2018/6467 K.; 19/12/2014 T. 2014/11783 E. 2014/20103 K.; 21/03/2008 tarih 2008/1816 E. 2008/3687 K.; 30/05/2002 T. 2240/5406 E sayılı emsal kararları). Her ne kadar davalı ...Ltd Şti yetkilisi hakkında davacı şirketin marka hakkına yönelik tecavüz iddiasıyla açılan Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/277 Esas sayılı davanın derdest olduğu anlaşılmakta ise de eldeki davanın tescilli bir hakka dayalı olarak açılmadığından ve davalıların eylemleri haksız rekabet oluşturmadığından bahsi geçen ceza dava dosyasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/114949 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4528 E. 2025/3188 K. · Bozuldu

Çelişkili bilirkişi raporlarına dayalı hüküm bozmayı gerektirir

Gerekçe özeti

Tasarım benzerliğine dayalı haksız rekabet iddiasında, çözümü teknik ve özel bilgi gerektiren husus bakımından bilirkişi raporları arasında çelişki varsa; bu çelişki, konusunda uzman (tasarım ve ilgili makine yapımı) üç kişilik bir heyetten hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak giderilmeden hüküm kurulamaz.

Emsal değeri

Teknik uzmanlık gerektiren tasarım/haksız rekabet uyuşmazlıklarında çelişkili raporlara dayalı hükmün bozulacağı yönündeki bozma sebebi, Yargıtay içtihadı olarak bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: haksız rekabet tasarım benzerliği iltibas bilirkişi raporları arasında çelişki denetime elverişli rapor eksik inceleme

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/4528 E.  ,  2025/3188 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/2014 Esas, 2024/536 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/275 E., 2021/373 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin havalı zımba tabancaları ve tutturma sistemlerinde üretim ve faaliyet gösteren bir firma olduğunu, bu havalı zımba tabancalarının birebir aynısının davalı firmalarca üretildiğini, ticaretinin yapıldığını, satışının gerçekleştirildiğini, bunun müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğini, taklit ürünlerden müşterilerin beklediği performansı alamaması neticesinde müvekkilinin markasının değer ve itibar kaybedeceğini ileri sürerek davalıların haksız rekabet teşkil eden fiillerinin durdurulmasına, uğranılan zararlardan ötürü maddi tazminata hükmedilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Hırdavat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çivi ve vida üretimi yaptığını, zımbalı tabanca üretimi yapmadığını, Çin ve Tayvan'a gittiği zaman zımbalı tabanca alıp firmalara sattığını, ancak herhangi bir teknik bilgiye sahip olarak alım yapmadığını, davaya konu zımbaların belirgin ayırt edici bir özelliğinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin hırdavat işiyle uğraşmasından dolayı ve sektörü farklı olduğundan diğer zımbaları dava konusu zımbalardan ayırt etmesinin mümkün olmadığını, gerekli özen ve dikkati gösterdiği halde hem teknik bilgi azlığı hem de üründeki ayırt edilmesini sağlayacak bir özellik söz konusu olmadığından haksız rekabet ihlaline bilerek sebep olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre davacının ürettiği ... markalı havalı zımba tabancası ile davalı ... Tel. Nakl. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ürettiği MEKS marka havalı zımba tabancaları arasında benzerlik olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, yurt dışında tescilli tasarıma konu ürünlerin benzerinin Türkiye'de davalılar tarafından satışa konu edilmesi eyleminin haksız rekabet olduğu iddia edilmiş ise de, yurt dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek yurt içinde satışa sunulmasının tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı, haksız rekabetin meydana gelebilmesi için davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerektiği, somut olayda, davalılarca satışa sunulan zımba tabancasında davalıların adı veya markası kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış olduğu gibi, daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğunun da ispat edilemediği, davacı şirketin marka hakkına yönelik tecavüz iddiasıyla davalı ...

Hırdavat San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi hakkında Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/277 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın derdest olduğu anlaşılmakta ise de eldeki dava tescilli bir hakka dayalı olarak açılmadığından ve davalıların eylemleri haksız rekabet oluşturmadığından anılan ceza dava dosyasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız rekabetin men'i, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Davacı, dava dilekçesinde, davacı şirketin havalı zımba tabancaları ve tutturma sistemlerinde üretim ve faaliyet gösteren bir firma olduğunu, bu havalı zımba tabancalarının birebir aynısının davalı firmalarca üretildiğini, ticaretinin yapıldığını, satışının gerçekleştirildiğini, bunun davacının tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğini, taklit ürünlerden müşterilerin beklediği performansı alamaması neticesinde müvekkilinin markasının değer ve itibar kaybedeceğini ileri sürerek haksız rekabetin men'i ile haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, çözümü teknik ve özel bilgi gerektiren bu hususta bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin en son aldırılan hukukçu ve mali müşavir bilirkişinin raporuna istinaden hüküm kurulmuştur.

Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğundan hem tasarım hem bu makinaların yapımı konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden davacı ve davalıya ait havalı zımba tabancalarının karşılaştırılması suretiyle tasarımların benzer olup olmadığı ve buradan hareketle haksız rekabetin oluşup oluşmadığı hususunda hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz ve birbiriyle çelişkili raporlara istinaden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.