6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alıcının temerrüdünde satıcının zararını ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/933 E. 2024/1638 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Bir ticari satım sözleşmesinde alıcının belirli miktarda mal alma taahhüdüne uymaması alıcının temerrüdü teşkil eder; bu durumda satıcının talep edebileceği tazminat genel hükümlere göre değil, TTK 23 ve TBK 236'daki özel hükümlere göre belirlenir. Satıcı, satış bedeli ile malı başkasına dürüstlük kuralına uygun olarak sattığı bedel arasındaki farkı veya piyasa fiyatı ile ödeme günündeki fiyat arasındaki farkı ispatlamak zorundadır; bu ispatı yapmadan, teslim edilmeyen malın sözleşmede belirlenen bedelinin doğrudan tahsilini isteyemez.

Ele alınan sorunlar

Alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle satıcının talep edebileceği tazminatın niteliği ve ispat yükü → ret

İddia: Davalı, sözleşmenin feshinden sonra davacının dava dışı şirketle yeni bir sözleşme yapması nedeniyle zararının oluşmadığını, davacının kendi edimi ile müspet zararı arasındaki farkı isteyebileceğini, teslim etmediği ürünlerin bedellerini isteyemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşme, ariyet makinelere ilişkin hükümler dışında esasen ticari satım sözleşmesidir. Davalı iki yıllık sürede belirli miktarda kahve çekirdeği teslim alıp bedelini ödemeyi taahhüt etmiş ve bu taahhüdüne uymamıştır; bu durum malı teslim almada ve bedel ödemede temerrüt oluşturur. Davacının talebi 'alıcının temerrütü' hükümlerine dayalı bir tazminat istemidir ve bu halde satıcının haklarının tespitinde genel hükümler değil, TTK'nın 23. ve TBK'nın 236. maddelerindeki özel düzenlemeler esas alınmalıdır. Davalının satın alacağını taahhüt ettiği ürün özel bir ürün olmayıp piyasada misliyle bulunan bir emtiadır. TTK 23/1-b uyarınca alıcı mütemerrit olduğunda satıcı malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir; TBK 236 uyarınca ise satıcı, satış bedeli ile satılanın dürüstlük kurallarına uygun olarak başkasına satışından elde edilen bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararı, ya da borsada kayıtlı/piyasa fiyatı bulunan mallarda satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararı talep edebilir. Davacı, davalıyı kalan kahveyi teslim alma hususunda temerrüde düşürmediğini, davalıya satacağı kahveyi daha düşük fiyattan sattığını ve bu şekilde zarara uğradığını ileri sürmemiştir; oysa alım taahhüdünde bulunan alıcıdan zarar talep edebilmek için satıcının stoklarında kahve tuttuğunu ve bu kahveyi daha düşük fiyattan satmak zorunda kaldığını ispatlaması gerekir. Sözleşmede açıkça kâr kaybı ödeneceğine ilişkin bir hüküm de bulunmamaktadır. TTK 23/2 ve TBK 236/2'deki seçimlik hakları kullanmadan satıcının zarara uğradığını ileri sürmesi mümkün değildir. Davacı zarara uğradığını kanıtlayamamıştır. Alıcının temerrütüne ilişkin özel hükümler mevcut iken, genel hükümlere göre teslim edilmeyen ürünün satım bedelinin ödenmesi talep edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ariyet ekipmanın (kahve kaşıkları) tamir bedelinin tahsili → kabul

Gerekçe: Kahve kaşıklarının tamir masrafının davalıdan tahsili gerektiği; bu husustaki hüküm kaldırma sonrası yeniden kurulan hükümde de korunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle açılan tazminat davalarında, satıcının zararını genel hükümlere göre değil TTK 23 ve TBK 236'daki alıcının temerrüdüne ilişkin özel hükümlere göre ispatlaması gerektiğine, bu ispat yapılmadan taahhüt edilen malın bedelinin doğrudan istenemeyeceğine ilişkin değerlendirmesi açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alıcının temerrüdü ticari satım sözleşmesi müspet zarar kâr yoksunluğu ariyet ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23TTK 23–(1)TTK 23.1.bTTK 23/2 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 236TBK 236/2TBK 126

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/933

KARAR NO 2024/1638

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/02/2021

NUMARASI 2018/1235 Esas - 2021/148 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında 07/06/2017'tarihinde ..." imzalandığını, sözleşmenin 2 yıllık süresi dolmadan davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmeyeceğini müvekkiline ilettiğini, müvekkilinin de bu nedenle sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini; sözleşme kapsamında davalıya 2 adet kahve makinesi ve 2 adet de kahve değirmeninin ariyet olarak verildiğini, davalının da 2 yıl boyunca kahve satın alma taahhüdünde bulunduğunu, bu kapsamda ayda 18 kg 2 yıl sonunda da en az toplam 432 kg kahve çekirdeği satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini; 09/04/2018'tarihinde karşılıklı imzalanan tutanakla makinelerin geri alındığını, TBK'nın 126. maddesine göre de müvekkilinin haklı olarak feshedip yoksun kaldığı kârı isteme hakkı doğduğunu;

davalının makineleri iade ettiği tarihe kadar 96 kg kahve çekirdeği aldığını, sözleşme süresi gözetildiğinde geriye 336 kg kaldığını, sözleşmede 1 kg kahve çekirdeğinin bedelinin 25-Euro + KDV olarak belirlendiğini, bunun sonucu olarak da 336 kg x (25-Euro+%8 KDV)=9.072-Euro'nun müvekkiline ödenmesi gerektiğini; yine ariyet verilen 2 adet kahve kaşığının tamir bedeli olan 63,36-Euro'nun (53,70-Euro+%18 KDV)davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek, 9.072-Euro müspet zarar ve 63,36-Euro tamir bedeli olmak üzere toplam 9.135,36-Euro'nun temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,sözleşmede işin icra edildiği işletmenin müvekkili tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye devredildiğini, davacının da bu durumu bildiğini,devirden sonra davacının o şirkete satış faturası düzenlediğini ve makinelerin de o şirketten iade alındığını bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini; müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir davranışı olmadığı gibi davacıya bir bildirimde bulunmadığını,kahve kaşıklarında oluştuğu belirtilen hasarın normal kullanım kaynaklı olduğundan müvekkilinden istenemeyeceğini, talep ettiği müspet zararının nedenini ve kar yoksunluğunu ispat etmek zorunda olduğunu ve müvekkilinin davadaki talep açısından temerrüte düşürülmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih tarihi olan 09/04/2018 tarihinden önce en son olarak davacının davalıya 20/02/2018 tarihinde fatura düzenlediği, davalının işletmesini devralan dava dışı şirkete de 10/03/2018 tarihinde 3 kg kahve çekirdeği için fatura düzenlediği, bu durumda davacının işletmenin devrinden haberdar olduğu, sözleşmenin 5. maddesinde de makinelerin 3. kişilere devredilemeyeceği, kullandıramayacağı düzenlenmiş ve dava dışı şirkete de fatura düzenlemiş ise de 1 ay gibi kısa bir süre süre içinde 09/04/2018'de fesih iradesinin ortaya konulmasının feshin haklı olduğu sonucuna ulaşıldığı; bunun sonucu olarak da davalının sözleşmenin iki yıllık sürede alması gereken kahve çekirdeğinin 432 kg olmasına rağmen 102 kg satın aldığı kalan 330 kg için beher kg 25-Euro+KDV'den 8.910-Euro kahve çekirdeği bedeli ile 3 adet kahve kaşığı tamir bedeli olan 63,36-Euro'nun tahsili gerektiği, ancak 330 kg kahve çekirdeğinin davalıya teslim edilmesi gerektiğini, bu husus gerekçede eksik bırakıldığından gerekçeli kararda hüküm fıkrasının başına "davacının davalıya bakiye 330-kg kahveyi teslim etmesi şartıyla" ibaresi eklendiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüyle davacının davalıya bakiye 330 kg kahveyi teslim etmesi şartıyla, 8.910-Euro kahve bedeli ve 63,36-Euro kaşık bedeli olmak üzere toplam 8.973,36-Euro'nun 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, davaya konu sözleşme kapsamında alınan makinelerin bulunduğu işletmenin 03/2018'de müvekkili tarafından ... A.Ş.'ye devredildiğini, bundan sonra da davacının söz konusu şirketle ticari ilişkisini (alım-satımı) devam ettirdiğini ve o şirkete fatura kestiğini, hatta makinelerin dava dışı şirketten teslim aldığını, davaya konu sözleşmenin feshini müteakip davacı ile dava dışı şirket arasında 15/03/2017 tarihinde tüketim sözleşmesi imzalandığını,davacının işletmenin devri hususunu bildiğinden davanın husumetten reddi gerektiğini; müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir davranışı olmadığını,müvekkilinin işletmeyi hali hazırda devrettiğinden ve hükümde belirtilen kahve çekirdeklerini alması abesle iştigal olduğundan, kahve çekirdeklerinin müvekkiline verilmesi hususundaki kararın hukuka aykırı olduğunu;

sözleşmenin feshinden sonra davacının dava dışı şirketle yeni bir sözleşme yapması sebebiyle zararı oluşmadığını, davacının kendi edimi ile müspet zararı arasındaki farkı isteyebileceğini yani teslim etmediği ürünlerin bedellerini isteyemeyeceğini; davacının faiz talep hakkı olmadığını belirterek, kararın kabule yönelik kısımlarının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, kahve direkt nokta tüketim sözleşmesinin davalının kusuruyla fesih edildiğinden bahisle eksik alım taahhüdü bedelinin ve ariyet olarak verilen ekipmanın tamir bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Sözleşmenin 1. maddesinde, davacının 2 adet kahve makinesi ve 2 adet de kahve değirmenini davalıya ariyet olarak verdiği, 2. maddesinde, davalının davacının pazarladığı ürünlerden başka şahıs ve firmaların ürününü davacının ariyet olarak verdiği ekipmanlarda ve işletmesinde kullanmayacağını, davalının aylık minimum (18 Kg), 2 yıllık sözleşme süresi boyunca en az 432 kg kahve çekirdeği alacağını taahhüt ettiği, yıllık alınması gereken 216 kg kahveyi almadığı takdirde ikinci yıla devir edeceği,ikinci yılda da alınmadığı takdirde kalan miktarın fatura edileceği ve karşılığı kadar kahve sevk edileceği, 5.

maddesinde davalıya teslim edilen ekipmanların mülkiyetinin davacıya ait olduğu ve ariyet olarak teslim edildiği, ekipmanların hiçbir şekilde 3. kişilere satılamayacağı, devir edilemeyeceği, kullandırıp kiraya veremeyeceği;

7. maddesinde davalıya verilmiş ekipmanların, sözleşmedeki amaç dışında veya kötü ve hor kullanıldığının tespiti durumunda geri alınacağı ve ekipmandaki zararın davalıdan nakden ve peşinen alınacağı; düzenlenmiştir. Sözleşmenin 8. maddesinde tüketim noktasında ve ariyet makinalarda rakip firmaların ürünlerinin kullanılması hali sözleşmenin ihlali olarak kabul edilerek 10.000-Euro cezai şart kararlaştırılmış ise de alım taahhüdünün yerine getirilmemesine halinde cezai şart hükmü kararlaştırılmamıştır. Ariyet makinalar ile ilgili hükümler dışında, sözleşme esasen ticari satım sözleşmesidir. Davalı iki yıllık sürede 336 kg kahve çekirdeği teslim alarak bedelini ödeyeceğini taahhüt etmiş ve bu taahhüdünü yerine getirmemiş,işletmeyi devir ederek malı teslim alma ve bedel ödeme taahhüdüne uymamıştır.

Davacının iddiasının değerlendirilmesinde davalının malı teslim almada ve bedeli ödemede temerrüte düştüğü anlaşılmaktadır. Davacının talebi "alıcının temerrütü" hükümlerine dayalı tazminat istemidir. Bu halde; alıcının temerrütü halinde satıcının haklarının ne olduğuna ilişkin yasal düzenlemelere bakılmalıdır. Taraflarca fesih bildiriminde bulunulmamış,davalı alım taahhüdünü yerine getirilmesi konusunda uyarılmamıştır. Ariyet makineler 09/04/2018' tarihinde davacı tarafından tutanakla geri alınmıştır.Alıcının temerrütü halinde satıcının hakları TTK'nın 23 ve TBK'nın 236. maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir.Davalının satın alacağını taahhüt ettiği ürün özel bir ürün olmayıp piyasada misliyle bulunan bir emtiadır.

Alıcının temerrütü halinde; Ticari satış ve mal değişimi başlıklı; TTK'nın 23–(1)maddesinde "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de TBK'nin satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. TTK 23.1.b maddesinde; "Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir." TBK'nın "Zararın hesaplanması ve giderimi başlıklı" 236.

Maddesi: "Borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Satıcı, satış bedelini ödemede temerrüte düşmüş olan alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise satıcı, böyle bir satışa gerek kalmaksızın alıcıdan, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir." hükmünü haizdir. Davacının davalıyı kalan kahveyi teslim alma hususunda temerrüte düşürmediği, davalıya satacağı kahveyi daha düşük fiyattan sattığına bu şekilde zarara uğradığına ilişkin bir iddia ileri sürmemiştir.

Davacı alım taahhüdünde bulunan davalıdan, davalı için stoklarında kahve tuttuğunu ve bu kahveyi daha düşük fiyattan satmak zorunda kaldığını ispatlamak suretiyle varsa zararını talep edebilir. Sözleşmede ;açıkça kar kaybı ödeneceğine ilişkin bir hükümde olmadığından ancak alıcının temerrütü hükümlerine göre zararını talep edebilecek satıcı; TTK'nın 23/2., TBK'nın 236/2 maddelerinin gereğini yerine getirerek bir zarara uğramışsa alıcıdan zararını talep edebilir. Anılan maddelerde ki haklarını seçimlik olarak kullanma hakkı olan satıcı bu işlemlerde bulunmadan zarara uğradığını ileri süremez. Davacı zarara uğradığını kanıtlayamamıştır. Alıcının temerrütüne ilişkin özel hükümler var iken genel hükümlere göre teslim edilmeyen ürünün satım bedelinin ödenmesi talep edilemez.

Açıklanan nedenlerle; alıcının temerrütü hükümlerine göre zarara uğradığını kanıtlayamayan davacının bu kalemde isteğinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; yeniden karar verilerek kahve bedelinin tahsili isteminin reddine, kahve kaşıklarının tamir masrafının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1235 Esas - 2021/148 Karar sayılı 08/02/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; tamir bedeli olan 63,36-Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereği Devlet bankaları tarafından 1 yıllık vadeli Euro cinsi mevduata uygulanan en yüksek oranda ki faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine "İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; Alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 995,81-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 568,21‬-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan toplam 463,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.700-TL bilirkişi ücreti ve 163,40-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.863,40-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 20-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 405-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Davalı tarafından yatırılan 1.010-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan 48,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

14/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/114849 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.