YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4194 E. 2025/2406 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanılmış hak↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ dava sebebi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirkete ait ''...'' markasının tescil edilmek istendiği 5. sınıf malların bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği, ''...'' markalı ilacın demir eksikliği tedavisinde kullanılan ve ... ibaresinden türeyen bir marka olduğu, ''...'' markalı ilacın ise farklı etken maddeler içeren ve başka bir hastalığın tedavisinde kullanılan bir ürün olduğu için 5. sınıfın 01 alt grubu bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ancak 5. sınıfın diğer alt gruplarında ise ''...'' ve ''...'' markaları arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu ve ortalama tüketici nezdinde karışıklık ve bağlantı kurulma ihtimalinin yüksek olduğu gerekçesiyle YİDK kararının 5. sınıfın 01 alt grubu dışındaki mallar yönünden iptaline, bu kısım bakımından ''...'' markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına ... "..." esas unsurlu markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar, kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporu alarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Tarafların istinaf istemi üzerine, davacının istinaf talebi reddedilmiş, davalıların istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar kaldırılarak, davanın tümüyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının itirazına ... markası "...", davalının başvuru markası ise "..." ibareleridir. "...", ilaç ve diğer mal ve hizmetler açısından davacı yararına kazanılmış hak oluşturmuştur. Davalının, markada seçenek özgürlüğünü kullanmayıp, davacının markasını çağrıştıracak şekilde, ayniyet derecesinde benzer ve ilaç etken maddesi de içermeyen bir ibareyi marka olarak almak istemesi, davacının markasına yanaşma ve başvuruda kötü niyet göstergesidir. Bu nedenle, davacının markasının davalının markasına tüm mal ve hizmetler açısından engel oluşturması ve başvurunun tümüyle reddedilmesi gerekirken, YİDK tarafından itirazın reddedilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da davanın tümüyle reddedilmesi doğru görülmemiş; karar, bu nedenle davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü | Terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14515 E. 2018/5728 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda"..." esas unsurlu markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta …
… rılma ihtimali bulunmadığı, ancak 5. sınıfın diğer alt gruplarında ise ''...'' ve ''...'' markaları arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu ve «ortalama tüketici» nezdinde karışıklık ve bağlantı kurulma ihtimalinin yüksek olduğu gerekçesiyle YİDK kararının 5. sınıfın 01 alt grubu dışındaki mallar yönünden iptaline, bu kısım …
Benzer bu kararda… lanarak davacının "..." ibareli ilaçlarının bir kısmının doktor reçetesi olmadan temin edilebilir veya kullanılabilir olması, taraf markaları arasındaki benzerliğin «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, davalının 05. sınıf yönünden 2009/18825 sayılı "...." ibareli marka başvurusunun müvekkilinin aynı sınıfta tescilli "..." ibareli markalarıyla «iltibas» tehlikesine yol açtığını ileri sürmüştür.
Ancak, davacı markasından farklı olarak davalının marka başvurusundaki aynı etken maddeden türetilen "...." ilaç markasının doktor ve eczacıdan oluşan uzman kullanıcı kesimi dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında davacı markası ile «iltibas» ihtimali bulunmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu karardaAncak, etken maddeden türetilen işaretlerin de «ayırt edicilik» vasfına sahip olmak koşuluyla marka olarak tescili mümkündür.
-
Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1998 E. 2019/3380 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda"..." esas unsurlu markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta …
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "ATROMAX" ibareli başvuru ile redde mesnet "AROMAX" ibareli marka arasında, 556 say …
… arklılıkların markaların hitap ettiği bilinçli tüketici kitlesinin iki farklı marka karşısında olduğunu anlamasına yeter düzeyde olduğu bu nedenle markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ayırt edicilik
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "ATROMAX" ibareli başvuru ile redde mesnet "AROMAX" ibareli marka arasında, 556 say …
Bu tür işaretler kamu yararı gereğince mülkiyeti kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olup, farklı eklerle somut «ayırt edicilik» vasfı kazandırılarak marka olarak olarak tescil edilmeleri mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4194 E. , 2025/2406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait ''...'' ibareli marka ile davalıya ait ''...'' ibareli marka arasında görsel ve işitsel olarak güçlü bir benzerlik bulunduğunu, bu benzerliğin markalar arasında bağ veya seri marka algısı yarattığını, davalı markası kapsamındaki malların müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mallarla aynı olduğunu, markaların birbiri yerine ikame edilebileceğini ve bu durumun tüketicinin tercihinde yanılgıya yol açabileceğini ileri sürerek dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile başvuru konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, başvuru konusu markanın ''...'', davacının markasının ise ''...'' olduğunu, her iki markanın da bilinen bir anlamı bulunmadığını, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşımadıklarını, 5. sınıfta yer alan ilaçların yalnızca reçeteyle ve eczanelerde satılması nedeniyle ortalama alıcı kitlesinin doktor ve eczacılar gibi uzman kişiler olduğunu, bu nedenle iltibas ihtimalinin bu kitle üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, hiçbir hekimin reçeteye davacı markasını yazmak isterken yanılarak davalı markasını yazmasının mümkün olmadığını, ilaç tüketicisinin bilinçli ve yüksek eğitimli olması sebebiyle karıştırma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, dava konusu markaların ilaç markası olması nedeniyle karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken kitlenin bilinçli tüketici grubunu oluşturan doktor ve eczacılar olduğunu, bu kitlenin ''...'' ve ''...'' markalarını ilk bakışta ayırt edebileceğini, ayrıca her iki ilacın endikasyonlarının tamamen farklı olduğunu, dolayısıyla markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirkete ait ''...'' markasının tescil edilmek istendiği 5. sınıf malların bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği, ''...'' markalı ilacın demir eksikliği tedavisinde kullanılan ve ... ibaresinden türeyen bir marka olduğu, ''...'' markalı ilacın ise farklı etken maddeler içeren ve başka bir hastalığın tedavisinde kullanılan bir ürün olduğu için 5. sınıfın 01 alt grubu bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ancak 5. sınıfın diğer alt gruplarında ise ''...'' ve ''...'' markaları arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu ve ortalama tüketici nezdinde karışıklık ve bağlantı kurulma ihtimalinin yüksek olduğu gerekçesiyle YİDK kararının 5.
sınıfın 01 alt grubu dışındaki mallar yönünden iptaline, bu kısım bakımından ''...'' markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına ... "..." esas unsurlu markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar, kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporu alarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Tarafların istinaf istemi üzerine, davacının istinaf talebi reddedilmiş, davalıların istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar kaldırılarak, davanın tümüyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının itirazına ... markası "...", davalının başvuru markası ise "..." ibareleridir. "...", ilaç ve diğer mal ve hizmetler açısından davacı yararına kazanılmış hak oluşturmuştur. Davalının, markada seçenek özgürlüğünü kullanmayıp, davacının markasını çağrıştıracak şekilde, ayniyet derecesinde benzer ve ilaç etken maddesi de içermeyen bir ibareyi marka olarak almak istemesi, davacının markasına yanaşma ve başvuruda kötü niyet göstergesidir. Bu nedenle, davacının markasının davalının markasına tüm mal ve hizmetler açısından engel oluşturması ve başvurunun tümüyle reddedilmesi gerekirken, YİDK tarafından itirazın reddedilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da davanın tümüyle reddedilmesi doğru görülmemiş;
karar, bu nedenle davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1146482100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz