6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konteyner demurajında akdi taşıyanın (davacı) husumeti ve zarar ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1920 E. 2024/481 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Konteyner Demurajı Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup, ancak taraflar arasında anlaşma varsa istenebilir; anlaşma yoksa genel hükümlere göre ispat koşuluyla zarar talep edilebilir. TTK 1203 uyarınca gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde sözleşme/konşimento hükümlerine göre üzerine düşen borçlardan (konteynerin iadesi dahil) sorumlu olur; talep etmezse bu maddeye göre borç yükümlüsü olmaz. Akdi taşıyan, fiili taşıyanın kendisine yansıttığı demuraj bedelini belirleme yetkisi bulunmadığından bu bedele katlanmak zorunda kalır ve katlandığı miktarı gönderilenden (asıl navlun sözleşmesi tarafı) talep edebilir; ancak bu miktarı aşan tutarlar için ayrıca somut delil sunulması gerekir, aksi halde bu kısım ispat edilememiş sayılır. Taşıma ilişkisinde yer almayan ve taşıyan tarafça görevlendirilmemiş üçüncü bir firmanın (örn. gümrük firması) kusurundan taşıyan sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Davacının (akdi taşıyan) aktif husumeti ve davalının (gönderilen) pasif husumeti → kabul

Gerekçe: Taşıma işi fiilen dava dışı fiili taşıyanlar tarafından yerine getirilmiş, gecikme ücreti alt navlun sözleşmesinin taşıtanı olan davacıdan talep edilmiş ve davacı bu meblağı ödemiştir. Davacı, ödediği gecikme ücretini asıl navlun sözleşmesinin tarafı olan davalıdan talep etmektedir; bu nedenle davacının aktif husumeti bulunmaktadır. Asıl navlun sözleşmesi bakımından sözleşmenin tarafı, taşıma işini organize eden ve demuraj ücretini asıl hak sahibine ödeyen davacı şirkettir; davalı ise gönderilen sıfatıyla yer almaktadır ve TTK 1203 uyarınca eşyanın teslimini talep ettiğinden pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Gönderilenin (davalı) konteyner demurajından sorumluluğunun hukuki temeli → tartışılmadı

Gerekçe: Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş, öğretide hukuki niteliği tartışmalı (kimine göre götürü tazminat, kimine göre cezai şart) bir müessesedir. Bu alacağın istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında anlaşma bulunması gerekir; taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda hüküm yoksa taşıyan kural olarak demuraj talep edemez, sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla zararını isteyebilir. TTK 1203 uyarınca eşya taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi eşyanın teslimini istediğinde, sözleşme/konşimento hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçları (konteynerin iadesi yükümlülüğü dahil) yerine getirmekle yükümlü olur. Gönderilen eşyanın teslimini talep etmezse bu madde kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez ve gecikmeden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının fiili taşıyanlara ödediği demuraj bedelini davalıdan isteyebilmesi → ret

Gerekçe: Akdi taşıyıcı davacının demuraj bedelini belirleme yetkisi bulunmamakta olup, fiili taşıyan tarafından düzenlenen demuraj bedellerine katlanmak zorunda kalmıştır. Bu nedenle davacı, kendi katlanmak zorunda kaldığı demuraj bedellerini davalıdan istemekte haklıdır. Taşımada akdi taşıyan sıfatıyla yer alan ve demuraja katlanan davacıya karşı demurajın miktarına ve serbest süreye ilişkin ileri sürülen istinaf nedenleri (davalının ileri sürdüğü) haklı görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava dışı gümrük/liman firmasının kusurundan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı → ret

İddia: Davalı, konteynerlerin liman içi boşaltılması, sahaya nakli ve iadesi işini üstlenen dava dışı gümrük firmasının hatalı antrepoya teslim etmesi nedeniyle gecikmenin oluştuğunu, kendi kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının liman içi boşaltmayı yapmakla görevlendirdiği gümrük firmasının basiretsiz hareketi nedeniyle gecikme oluştuğu ileri sürülmüş ise de, bu firma taşıma ilişkisinde yer almadığı gibi davacı tarafından da görevlendirilmemiştir. Dolayısıyla dava dışı firmanın kusurundan taşıyanın (davacının) sorumlu tutulması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fiili taşıyanlarca yansıtılan bedeli aşan (1.732-USD) kısmın davacı tarafça ispatı → ret

İddia: Davacı, alt navlun sözleşmesinden bağımsız olarak taraflar arasında demuraj tarifesi ve birim bedelleri üzerinde anlaşıldığını, ek mesai, emek, iş gücü ve operasyonel giderler nedeniyle 1.732-USD'lik fazla alacağının bulunduğunu, bu kısmın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının fiili taşıyanların kendisine yansıttığı demuraj bedellerine kendi kârını ekleyemeyeceği açık olup, aşan kısım için dava dilekçesinde iddia edilen ödeme ve masraflarla ilgili herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu durumda davacı vekilinin alacağın reddedilen kısmına yönelik istinaf nedenleri haklı görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın konteyner demurajının hukuki niteliği, TTK 1203 uyarınca gönderilenin sorumluluk koşulları ve akdi taşıyanın fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini gönderilenden isteyebilmesi hususlarındaki değerlendirmesi, benzer deniz taşıması/demuraj uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Davacının aktif husumeti, Davalının pasif husumeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konteyner demurajı husumet (aktif/pasif) gönderilen akdi taşıyan fiili taşıyan alt navlun sözleşmesi asıl navlun sözleşmesi konşimento itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1203

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1920

KARAR NO 2024/481

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/03/2021

NUMARASI 2019/228 Esas - 2021/95 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/03/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından verilen talimat ve onay doğrultusunda davalıya ait yüklerin Valencia Limanından Ambarlı Limanına ... no.lu konşimento ile müvekkili tarafından taşındığını, davalı adına 980-Euro bedelli navlun faturası düzenlendiğini, müvekkili tarafından davalıya varış limanında ihbarda bulunulduğunu, yüklerin varış limanında davalının gümrükçüsü tarafından konteynerlerin liman sahasına götürülerek boşaltıldığını, sonrasında konteynerlerin limana teslim edilmediğini, davalının kendi kusuru nedeniyle konteynerlerin geç tesliminden dolayı demuraj oluştuğunu, demuraj nedeniyle ... tarafından müvekkili adına 24.05.2017 tarihli 1.983-USD bedelli, ...

tarafından 20.06.2017 tarihli 270-USD tutarlı ve 30.06.2017 tarihli 720-USD tutarlı faturaların düzenlendiğini, müvekkili adına düzenlenen bu faturalarının müvekkili tarafından ödendiğini ve yapılan ödemeler ve masraflar için davalı adına 01.08.2017 tarihli 2.320-USD ve 01.08.2017 tarihli 2.385-USD bedelli faturaların düzenlendiğini, davalı adına tanzim edilen faturaların davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle, davalı aleyhinde Büyükçekmece ...İcra Dairesi'nin ... E.nolu dosyası üzerinden takip yapıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin davaya konu konteynerlerin liman içi boşaltmasının, sahaya nakliyesinin, ambara boşaltılmasının ve iade edilmesinin ... Lojistik A.Ş. tarafından yapılması hususunda bu firma ile anlaştığını, davaya konu konteynerler için ... ve ... tarafından davacı firmaya yansıtılan demuraj faturalarının toplamının 2.973-USD olmasına rağmen, davacı tarafından müvekkiline yansıtılan demuraj faturalarının toplamının 4.705-USD olduğunu, müvekkilinin kusurlu olduğunun kabul edilmesi halinde bile geç teslim nedeniyle uğrayacağı zararın maksimum 2.973-USD olabileceğini belirterek davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taşıma işinin fiilen dava dışı ... ve ... şirketleri tarafından yerine getirildiği, fiili taşıyanlar tarafından gecikme ücretinin alt navlun sözleşmesinin taşıtanı davacıdan talep edildiği ve davacının bu meblağı ödediği, davacının ödediği gecikme ücretini asıl navlun sözleşmesinin tarafı olan davalıdan talep ettiği görülmekle davacının aktif husumetinin bulunduğu, asıl navlun sözleşmesi bakımından sözleşmenin tarafının taşıma işini organize eden ve demuraj ücretini asıl hak sahibine ödediği tespit edilen davacı şirket olduğu, davalının ise gönderilen olduğu görülmekle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalının alıcısı olduğu 2 deniz taşıması yapıldığı, bunlardan ...

nolu ana konşimento tahtında ... adlı gemi ile Valencia Limanı'ndan, ... Limanı'na ... nolu konteyner ile fiili deniz taşıyanı ...olan taşıma için dava dışı fiili taşıyan ... şirketi tarafından, davacıya 1.983-USD demuraj bedeli yansıtıldığı, ikinci taşımanın ise ... nolu ana konşimento tahtında ... adlı gemi ile Valencia Limanı'ndan, ... Limanı'na ... ve ... nolu 2 adet konteyner ile fiili deniz taşıyanı ... tarafından gerçekleştirildiği, bu taşıma için ... şirketi tarafından davacıya 720-USD ve 270-USD olmak üzere toplam 990-USD demuraj bedeli yansıtıldığı, fiili deniz taşıyanı ... ve ... tarafından davacıya toplamda 2.973-USD demuraj yansıtıldığı ve davacı tarafından bu bedelin fiili deniz taşıyanlarına ödendiği, davacının davalıya fazladan yansıttığı 1.732-USD tutar için dava dilekçesinde gider ve masraflar ibaresi kullanılmış ise de, bu masraflar için dosyaya herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığı, konteyner demuraj bedeli konteynerin iade edilmemesinden kaynaklanan bir gecikme bedeli olmakla birlikte, konteyner demurajının ödenmesinde ilgilisinin (taşıtan veya gönderilen) kusurunun bulunup bulunmadığının kural olarak dikkate alınmadığı, bu nedenle, konteynerın geç teslim edilmesi sebebiyle konteynerin iade edilememesi halinde davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, geç teslimin davacı ile ilgili bir işlemden kaynaklanmadığı dikkate alındığında davalının sadece 2.973-USD demuraj faturasından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Büyükçekmece ...

İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 2973-USD asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20 'sine tekabül eden 2.265,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; davanın taraflarının asıl navlun sözleşmesi kapsamında boş konteynerlerin gecikmeli tesliminden kaynaklı olarak müvekkili şirkette oluşan masraf ve operasyonel giderler için alt navlun sözleşmesinden bağımsız şekilde demuraj tarifesi ve birim bedelleri üzerinden anlaşmaya vardıklarının sabit olduğunu, davanın 1732-USD fatura yönünden reddinin hatalı olduğunu, müvekkilinin defalarca yapılan yazışma ve görüşmeler kapsamında ek mesai, emek, iş gücü ve operasyonel giderler nedeniyle taraflar arasında geçerli olan tarife ve birim bedellere göre müvekkilinin alacağının bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Davalı vekili; müvekkilinin konteynerlerin liman içi boşaltılması ile ilgili olarak ... A.Ş. ile anlaştığını, konteynerlerin sahaya nakliyesi, ambara boşaltılması ve boş konteynerlerin teslim edilmesi işinin adı geçen firma tarafından üstlenildiğini, bahsi geçen firmanın konteynerleri hatalı olarak başka antrepoya teslim ettiğini, müvekkilinin liman bölgesine girmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, müvekkilinin işin uzmanı gümrük firması ile anlaşarak gerekli özeni gösterdiğini, davacı firma tarafından gönderilen 29/09/2020 tarihli e-postada müvekkiline 21 gün serbest süre verildiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 14 günlük serbest süre üzerinden hesaplama yapıldığını, söz konusu hesaplamanın taraflar arasındaki anlaşma aykırı olduğunu, müvekkilinin şirketten konteyner taahhütnamesinin alınmadığını, demuraj tarifesinin ihbar edilmediğini, 2017 yılı rayiç bedellerinin araştırılmadığını, konteyner ücretlerinin fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan konteyner demuraj alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Konteyner demurajı; TTK'da düzenlenmemiştir. Uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan öğretide hukuki niteliği tartışmalı olan, bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşma olması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez.

Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir. Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir.

Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez. (..., Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı,s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. Dava konusu uyuşmazlıkta taşıma işinin fiilen dava dışı ... ve ... şirketleri tarafından yerine getirildiği, fiili taşıyanlar tarafından gecikme ücretinin alt navlun sözleşmesinin taşıtanı davacıdan talep edildiği ve davacının da bu meblağı ödediği bu meblağı ödeyen davacının ödediği gecikme ücretini asıl navlun sözleşmesinin tarafı olan davalıdan talep ettiği görülmekle davacının aktif husumetinin bulunduğu, asıl navlun sözleşmesi bakımından sözleşmenin tarafı taşıma işini organize eden ve demuraj ücretini asıl hak sahibine ödediği tespit edilen davacı şirket olduğu, davalının ise gönderilen olduğu görülmekle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda davalının alıcısı olduğu 2 deniz taşıması yapılmıştır:

11. 04.2017 tarihli ... nolu ara konşimento ve ... nolu ana konşimento tahtında ... adlı gemi ile Valencia Limanı'ndan, ... Limanı'na ... nolu 1 adet 40 feet konteyner ile fiili deniz taşıyanı ... Denizcilik olan bu taşıma için dava dışı fiili taşıyan Arkas şirketi tarafından, davacıya dosyada 24/05/2017 tarihli mevcut fatura ile 1.983-USD demuraj bedeli yansıtılmıştır. Varış ihbarının 21.04.2017 tarihinde yapıldığı, konteynerin 25.05.2017 tarihinde döndüğü, serbest sürenin düşülmesi ile 20 günlük gecikme olduğu tespit edilmiştir. İkinci taşımanın ise 12.05.2017 tarihli ... nolu ara konşimento ve ... nolu ana konşimento tahtında ... adlı gemi ile Valencia Limanı'ndan, ... Limanı'na ... ve ...

nolu 2 adet 40 feet konteyner ile fiili deniz taşıyanı ... tarafından gerçekleştirildiği, bu taşıma için ... şirketi tarafından, davacıya 10/06/2017 tarihli fatura ile 720-USD ve 20/06/2017 tarihli fatura ile 270-USD olmak üzere toplam 990-USD demuraj bedeli yansıtıldığı, varış ihbarının 25.05.2017 tarihinde yapıldığı, serbest sürenin düşülmesi ile birlikte 01/07/2017 tarihinde dönen ... no'lu konteyner ile ilgili 23 gün, 14/06/2017 tarihinde iade edilen ... no'lu konteyner ile ilgili 6 gün gecikme oluştuğu tespit edilmiştir. ... ve ... tarafından davacıya toplamda 2.973-USD demuraj yansıtılmıştır. Davacı tarafından bu demuraj bedelleri fiili taşıyanlara cari hesaba mahsuben ödenmiştir. Buna karşılık davacı tarafından kendisinin katlandığı bedelden 1.732-USD fazla olacak şekilde 01/08/2017 tarihli 2.320-USD ve 2385-USD bedelli iki adet demuraj faturası düzenlenmiştir.

Akdi taşıyıcı davacının demuraj belirleme yetkisi bulunmamakta olup fiili taşıyan tarafından düzenlenen demuraj bedellerine katlanmak zorunda kaldığından kendi katlanmak zorunda kaldığı demuraj bedellerini davalıdan istemekte haklıdır. Bu nedenle taşımada akdi taşıyan sıfatı ile yer alan ve demuraja katlanan davacıya karşı demurajın miktarına ve serbest süreye ilişkin istinaf nedenleri değildir. Her ne kadar davalı liman içi boşaltmasını yapmakla görevlendirdikleri ...A.Ş.'nin basiretli hareket etmemesi, konteynerleri hatalı antrepoya teslim etmesi nedeniyle gecikme meydana geldiğini ileri sürmüş ise de ...A.Ş. taşıma ilişkisinde yer almadığı gibi davacı tarafından da görevlendirilmemiştir.

Dolayısıyla dava dışı firmanın kusurundan taşıyanın sorumlu tutulması mümkün değildir. Buna karşılık davacının fiili taşıyanların kendisine yansıttığı demuraj bedellerine kendi kârını ekleyemeyeceği gibi aşan kısım için dava dilekçesinde iddia edilen ödeme ve masraflarla ilgili bir delil de sunulmamıştır. Bu durumda davacı vekilinin alacağın reddedilen kısmına yönelik istinaf nedenleri haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 1.157,58,-TL istinaf karar harcından yatırılan 289,39-TL harcın mahsubu ile kalan 868,19-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/114392 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.