6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Multimodal taşımada hasarın hangi aşamada oluştuğu tespit edilemezse taşıyıcı sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1633 E. 2024/442 K. ·

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Taşıma Hukuku (CMR/Multimodal Taşıma) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Deniz ve kara yolunu birlikte içeren multimodal taşımada, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği tespit edilemese de, ekspertiz incelemesinde hasarın konteynerin taşımaya elverişsizliğinden (yapısal hasarından) kaynaklandığı ve yükletenin kusurunun bulunmadığı ortaya konulursa, CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi gereğince taşıyıcı hasarın kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemediğinden hasardan sorumlu tutulur; CMR'nin 30/1. maddesindeki hasarsız teslim karinesi, konteynerin fiziki hasarına ve emtianın somut ıslanma bulgularına ilişkin teknik tespitlerle aşılabilir. Ayrıca taşıma bedelini tek kalem olarak (herşey dahil) belirleyen taşıma işleri komisyoncusu, TTK'nın 921. maddesi uyarınca fiilen taşımayı gerçekleştirmemiş olsa da taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olup pasif husumet ehliyetini haizdir.

Ele alınan sorunlar

Davacının aktif husumeti (halefiyet) → kabul

Gerekçe: Faturada CIF kaydı bulunmakla birlikte gümrük beyannamesinde ödemenin mal mukabili yapılacağı belirtilmiş, alıcı firma tarafından ödemenin hasarlı kısım düşülerek yapıldığı dikkate alındığında mal üzerinde menfaati devam eden sigortalı firmaya sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında hasar ödemesi yapılmış ve temlikname düzenlenmiştir. Bu durumda davacı, sigortalının haklarına halef olmuş ve aktif husumet kazanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının pasif husumeti (taşıma işleri komisyoncusunun taşıyan sıfatı) → kabul

Gerekçe: TTK'nın 921. maddesi uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışsa taşıma işleri komisyoncusu taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Davalı şirket tarafından dava dışı sigortalı firma adına düzenlenen faturada navlun bedeli 'herşey dahil taşıma fiyatı' olarak tek bedel şeklinde gösterildiğinden, davalı taşıma işini fiilen gerçekleştirmemiş olsa da davacıya karşı taşımayı üstlendiğinden taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahiptir; pasif husumet ehliyetini haizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Uygulanacak taşıma rejimi ve hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin ispat yükü → kabul

İddia: Davacı vekili, taşımanın multimodal (deniz+kara) olarak üstlenildiğini, mahkemenin bunu dikkate almadığını ve davalının sorumluluğunun deniz taşımasıyla sınırlı olmayıp emtianın alıcıya tesliminine kadar devam ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konşimentoda emtianın deniz yolu ile Rotterdam Limanı'na taşınmasından sonra boşaltma limanı ile alıcı arasında karayolunda iç taşıma yapılacağı yazılı olduğundan davalının üstlendiği taşıma multimodal niteliktedir. Hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği tespit edilememiştir; deniz+kara şeklinde gerçekleşen karma taşımada hasarın hangi aşamada meydana geldiği belirlenemediğinden ve yurt içi bir taşıma söz konusu olmadığından uyuşmazlığın çözümünde CMR hükümlerinin uygulanması gerekir. CMR'nin 17. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca alıcının, ziya ve hasar açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu bildirmeden malı tesellüm etmesi, malın sevk mektubunda belirtilen şekilde alındığına karine oluşturur; bu halde davacının CMR senedinde belirtilenin aksini, yani emtianın hasarlı teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Ekspertiz tespitine göre konteyner taban paneli altındaki metal rayın eğildiği, ahşap taban panelinin kırıldığı, konteyner yan sacında dışa deformasyon olduğu, hasarlı konteynerdeki nem alıcılarının yoğun su emdiği, hasara uğramayan diğer konteynerlerdeki nem emicilerin kuru olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda emtianın taşımaya elverişli olmayan konteyner içerisinde taşındığı ve buna bağlı olarak suya maruz kalması neticesinde hasarlandığı anlaşıldığından, hasarın hangi aşamada meydana geldiği tespit edilemese de hem kara hem deniz taşımasını üstlenen davalı akdi taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Hasar, ambalajın kifayetsizliğinden veya yükleme/istifleme hatalarından değil, konteynerin hasar görmesinden kaynaklanmış olup sigortalı firmanın kusuru bulunmadığından, CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi gereğince taşıyıcı hasarın kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemediğinden eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tazminat miktarı ve sınırlı sorumluluk üst limiti → kabul

Gerekçe: Hasara uğrayan 26.440 kg sac emtiasının değeri bilirkişi heyeti tarafından 17.979,20-Euro olarak tespit edilmiş, bu bedelden 9.782,80-Euro sovtaj değeri düşülerek sigortalının gerçek zararının 8.196,40-Euro olduğu belirlenmiştir. Davacı, dava dilekçesinde ilave bedele isabet eden 397,34-Euro'yu talep dışı tutarak 8.196,40-Euro yönünden itirazın iptalini talep etmiştir. CMR Konvansiyonu'nun 23/3. maddesinde tazminatın eksik brüt ağırlığın beher kilogramı başına 8,33-SDR birimini aşamayacağı düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki SDR kuru esas alınarak yapılan hesaplamada (26.440 kg X 8,33 X 12,2710 = 2.702.628,84-TL) sınırlı sorumluluk üst limiti hesaplanmış ve gerçek zararın bu üst limitin altında kaldığı görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı talebi → ret

Gerekçe: İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin bulunması, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması gerekir. Takip ve dava konusu alacak taşıyıcının sorumluluğuna dayalı hasar bedeli istemine ilişkin olduğundan likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Uygulanacak faiz oranı → kabul

Gerekçe: CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak kabul edilmiştir; buna göre asıl alacağa takip tarihinden itibaren CMR'nin 27. maddesi gereğince yıllık %5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık Euro cinsi vadeli mevduata kamu bankalarınca verilen en yüksek oranda döviz faizi işletilmesine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Multimodal taşımada hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin tespit edilememesi durumunda, konteynerin yapısal hasarına ilişkin teknik/ekspertiz bulgularının CMR'nin 30/1. maddesindeki hasarsız teslim karinesini aşabileceği ve tek bedelle taşıma üstlenen taşıma işleri komisyoncusunun TTK 921 uyarınca taşıyan sıfatıyla sorumlu tutulabileceği yönündeki değerlendirmeler açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Aktif husumet (halefiyet), Pasif husumet (taşıyan sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali Halefiyet Aktif husumet Pasif husumet Taşıma işleri komisyoncusu Multimodal taşıma CMR Konvansiyonu Hasar ihbarı karinesi Sınırlı sorumluluk (SDR) İcra inkar tazminatı TTK 921

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 921TTK 1184 · CMR — CMR 17CMR 17/2CMR 23/3CMR 27CMR 30/1 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı Kanun 4/a · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1633

KARAR NO 2024/442

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/03/2024

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalı...A.Ş'ye ait galvanizli tel cinsi emtiaların, Türkiye'den Hollanda'ya nakliyesi işinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, emtiaların davalı firma tarafından temin edilen konteynerler içerisinde ... gemisine yüklenerek aktarmalı olarak Rotterdam Liman'ında tahliye edilerek gerekli işlemlerin tamamlanmasını müteakip tırlara yüklenerek alıcı firmanın tesisine sevk edildiğini, ürünlerin konteynerlerden tahliyesi sürecinde ... numaralı konteynerde bulunan emtiaların, konteyner içerisine sirayet eden su nedeniyle ıslandığının görülmesi üzerine CMR belgesine hasara ilişkin not düşülerek hasarın kayıt altına alındığını, hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince 8.593,74-Euro sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK'nın ilgili hükümleri gereğince davalıya rücu hakkının doğduğunu, söz konusu tutara dahil olan 397.34-euro ilave bedelin icra takibinde sehven talep edildiğini belirterek davalının İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine itirazının 8.196,40-Euro yönünden iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; öncelikle rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli bir sigorta sözleşmesi mevcut olduğunu, sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunduğunun, ödemenin gerçek hak sahibine yapıldığının ispat edilmesi gerektiğini, 8.593,75-euro tutarın davacı tarafından sigortalıya ödendiğine dair dekont sunulmuşsa da mal bedeli ile ilgili ödeme belgesinin dava dosyasına sunulmadığını, kanuni akdi halefıyetin ispata muhtaç olduğunu, müvekkilinin taşımayı sadece organize ettiğini, müvekkilinin konşimento tanzim etmediğini, konşimento üzerinde müvekkilinin acente olarak yazılı olduğunu, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, yükün müvekkilinin zilyetliğine girmediğini, usulüne uygun, süresinde ve geçerli bir hasar ihbarı yapılmadığını, bu nedenle iddia edilen zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği şeklindeki karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, konteyner içi yükleme, sabitleme, istifin yük ilgilileri tarafından yapıldığını, bu işlemlerin gereği gibi yapılmamasından doğan sorumluluğun yük ilgililerine ait olduğunu, iddia edilen ıslaklığın mahiyetinin tatlı su olduğunun belirtildiğini, konteynerde hasardan bahsedilmesine rağmen delik/çatlak tespit edilmediğini, konteynere yağmur suyu girme olasılığının bulunmadığını, taban panelindeki iddia edilen kırılmanın, tellerin konteynerden tahliyesi sırasında da gerçekleşmiş olabileceğini, yükün konteynerden tahliyesi aşamasının yük ilgililerinin kontrolünde ve sorumluluğunda gerçekleştiğini, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, sınırlı sorumluluk hükümlerin nazara alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; hasarın poliçe teminatı kapsamında meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında sigortalıya ödeme yapıldığı, faturada bulunan CIF kaydı ile konşimentoda bulunan "mal mukabili" kayıtları nedeni ile dava dışı sigortalının mal üzerinde menfaatinin devam ettiği, dava dışı sigortalıya hasarlı mal bedelinin ödenmediği, bu nedenle davacının aktif husumete sahip olduğu ve halefiyetin gerçekleştiği, dosyada bulunan ve davalı tarafından dava dışı sigortalı ... adına düzenlenen 29/11/2018 tarihli faturada navlun bedelinin belirtildiği, TTK'nın 921. maddesi uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışsa taşıma işleri komisyoncusunun taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, davalının TTK'nın 921.

maddesi uyarınca, fiili olarak taşıma işlemini gerçekleştirmemiş olsa dahi taşıyan sıfatına sahip olduğu, pasif husumetinin bulunduğu, konşimento üzerinde "..., ..., ..." ibaresinin mevcut olduğu, buna göre söz konusu malların konteynere yüklenmesi, sayımı ve bilahare konteyner kapısının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükletenin/sigortalının sorumluluğunda yapıldığı, sigortalı galvanizli tel emtiasının içinde bulunduğu 4 adet konteynerin Rotterdam limanına 23/12/2018 tarihinde tahliye edildiği, söz konusu konteynerlerin 31/12/2018 tarihinde yani yaklaşık 8 gün limanda bekledikten sonra alıcı firmanın ...'de bulunan tesislerine karayolu ile sevk edildiği, konteynerlerin alıcının tesislerine aynı gün içerisinde gelmiş olmasına karşın, malların alıcının deposundaki tahliye sırasında alıcı tarafından CMR belgesi üzerine el yazısı ile düşülen not haricinde, ...

numaralı konteynerin ve ve malın hasarlı olduğuna dair, taşıyanın bir temsilcisi de dahil olacak şekilde TTK m.1184 hükmü uyarınca, kanunda belirlendiği şekilde mahkemece veya yetkili diğer makamlarca ya da bu husus için yetkili uzmanlarca düzenlenmiş herhangi bir inceleme tutanağının dosyada bulunmadığı, CMR belgesinde sadece konteyner hasarından bahsedildiği, emtia hasarından bahsedilmediği, bu nedenle CMR belgesi üzerine düşülen yazının hasar ihbarı olarak kabul edilemeyeceği,sigortalı satıcı ... tarafından davalı şirkete hasar ihbarının ilk olarak 10/01/2019 tarihinde yapıldığı, uygulamada konteynerlerin yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra hem liman, acente ve gümrük görevlileri hem de gemide güverte zabitleri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip tutanağa işlendiği, somut olayda böyle bir tutanak bulunmadığı, hasar bildiriminin zamanında veya usulüne uygun olarak yapılmaması sonucu taşıyan lehine doğan karinenin aksinin ispat edilememesi nedeniyle zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği, konteynerin mühürlerinin sağlam olduğu, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, ayrıca ıslanmanın deniz suyundan kaynaklandığına ilişkin de dosyaya bir delil sunulmadığı, ıslanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içinde mi yoksa dışında mı meydana geldiğinin belli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalının forwarder olması nedeniyle taşıma işinin tüm aşamalarından sorumlu olduğunu, taşımaya elverişli konteynerin de davalının sorumluluğunda olduğunu, emtiada meydana gelen hasarın konteynerin hasarlı olmasına bağlı olduğunu, konteynerdeki hasarın ekspertiz raporunda da belirtildiğini, CMR belgesinde de konteyner hasarın gösterildiğini, diğer konteynerlerde hasar bulunmamasının hasarlı emtianın bulunduğu konteynerinin elverişsizliğini gösterdiğini, mahkemenin taşıma işinin multimodal taşıma olarak üstlenildiğini de dikkate almadığını, davalının sorumluluğunun deniz taşıması ile sınırlı olmadığını, davalının sorumluluğunun emtianın alıcısına kadar teslimini kapsadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı ...A.Ş. tarafından Hollanda'da yerleşik dava dışı alıcı ... isimli firmaya satılan sac emtiasının davacı sigorta şirketi tarafından Nakliyat Emtia Sigorta poliçesi ile sigortalandığı, 4 konteyner olarak taşınan yükün ... sayılı konteynerde bulunan yükte ıslanma nedeniyle hasar meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalı firmaya poliçe kapsamında 12/02/2019 tarihinde 8.593,74-USD hasar ödemesi yapıldığı, sigortalı firma tarafından temlikname düzenlendiği, her ne kadar faturada CİF kaydı bulunmakta ise de gümrük beyannamesinde ödemenin mal mukabili yapılacağının belirtildiği, alıcı firma tarafından ödemenin hasarlı kısım düşülerek yapıldığı dikkate alındığında mal üzerinde menfaati devam eden sigortalı firmaya yapılan ödeme ile davacının aktif husumet kazandığı, sigortalının haklarına halef olduğu anlaşılmaktadır.TTK'nın 921.

maddesi uyarınca ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılmışa taşıma işleri komisyoncusu taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Dosyada bulunan davalı şirket tarafından dava dışı sigortalı firma adına düzenlenen 29/11/2018 tarihli faturada navlun bedeli; "herşey dahil taşıma fiyatı" 5.000-Euro ve "boş konteyner pozisyonlama masrafı" 200-Euro olmak üzere toplam 5.200-Euro olarak gösterilmiştir. Bu durumda davalı, taşıma işini fiilen gerçekleştirmemiş ise de davacıya karşı taşımayı üstlendiğinden taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahiptir. Dolayısıyla davalının pasif husumet ehliyetini haiz bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan konşimentonun incelenmesinde emtianın deniz yolu ile Gebze'den Rotterdam Limanı'na taşınmasından sonra boşaltma limanı ile Vaassen arasında karayolunda iç taşıma yapılacağı yazılıdır.

Bu durumda davalının üstlendiği taşıma deniz ve kara yolu ile taşımayı birlikte içerdiğinden multimodal taşıma niteliğindedir. Somut olayda taşıma konusu emtiadaki hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği tespit edilememiştir. Deniz yolu + kara yolu şeklinde gerçekleşen karma taşıma faaliyetinde hasarın hangi aşamasında meydana geldiğinin belirlenememesine ve yurt içi bir taşıma söz konusu olmadığına göre, uyuşmazlığın çözümünde CMR hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR’nin 30/1 maddesi uyarınca ise, alıcının taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturacaktır.

Dolayısıyla hasar ihbarının süresinde yapılmaması halinde emtianın hasarsız olarak teslim edildiği yönünde taşıyıcı lehine karine oluşacaktır. Bu durumda davacı tarafın, CMR senedinde belirtilenin aksini, yani emtianın hasarlı olarak teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Somut olayda ... nolu konteynerdeki delik nedeniyle bir kısım emtianın ıslanması sonucu hasarlandığı iddia edilmektedir. Emtianın bulunduğu 4 adet konteynerin Rotterdam Limanına 23/12/2018 tarihinde tahliye edilmesinden 8 gün sonra 31/12/2018 tarihinde sonra alıcı firmanın ...'de bulunan tesislerine karayolu ile sevkine başlanmış ve konteynerler aynı gün alıcıya teslim edilmiştir. Malların alıcının deposundaki tahliye sırasında alıcı tarafından CMR belgesi üzerinde konteynerin hasarlı olduğuna dair el yazısı ile şerh düşülmüştür.

Bahsi geçen ürünün ıslanmak ve neme maruz kalmak suretiyle hasarlandığı, konteyner taban paneli altında bulunan metal rayın eğildiği, ahşap taban panelinin aşağıdan yukarıda doğru kırıldığı, konteyner yan sacında dışa deformasyon olduğu, konteyner içerisine yerleştirilen nem alıcılarının yoğun bir şekilde su emdiği, buna karşılık hasara uğramayan emtiaların bulunduğu diğer konteynerlerdeki nem emicilerinin kuru olduğu ekspertiz tarafından tespit edilmiştir. Bu durumda emtiaların taşımaya elverişli olmayan konteyner içerisinde gerçekleştirildiği, emtianın buna bağlı olarak suya maruz kalması neticesinde hasara uğradığı anlaşıldığından, hasarın hangi aşamada meydana geldiği tespit edilemese de hem kara hem de deniz taşıması üstlenen davalı akdi taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu açıktır.

Hasar, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı değil, konteynerin hasar görmesinden kaynaklanmıştır. Konteynerin hasarlanmasında sigortalı firmanın kusuru bulunmadığı dikkate alındığında Konvansiyon'un 17/2. maddesi gereğince taşıyıcının hasarın kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemediği, eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altında olduğu sonucuna varılmıştır. Hasara uğrayan 26.440 kg sac emtiasının değeri bilirkişi heyeti tarafından 17.979,20-Euro olarak tespit edilmiştir. Davacı, takipte ilave bedel bakımından da talepte bulunmuş ise de dava dilekçesinde ilave bedele isabet eden 397,34-Euro dışında kalan gerçek zarar tutarı 8.196,40-Euro yönünden itirazın iptalini talep etmiştir.

Bu durumda hasara uğrayan emtia bedeli 17.979,20-Euro'dan bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan 9.782,80-euro sovtaj değerinin düşülmesi ile sigortalının gerçek zararının 8.196,40-euro olduğu anlaşılmaktadır. CMR Konvansiyonunun 23/3. Maddesinde tazminatın, eksik brüt ağırlığın beher kilogramı başına 8,33-SDRbirimini aşamayacağı düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinin karar tarihindeki SDR kurunun 12,2710-TL olduğu dikkate alındığında (26.440 kg X 8,33 X 12,2710= 2.702628,84-TL) gerçek zararın sınırlı sorumluluk üst limitinin altında kalmaktadır. İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin bulunması, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması gerekir.

Takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı hasar bedeli istemine ilişkin olduğundan, likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Diğer taraftan CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulüne, davalının itirazının 8.196,40-Euro asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren CMR'nin 27.

maddesi gereğince yıllık %5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık Euro cinsi vadeli mevduata kamu bankalarınca verilen en yüksek oranda döviz faizi işletilerek devamına, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/191 Esas - 2021/339 Karar sayılı 13/07/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyada davalının itirazının 8.196,40-Euro asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, takibin 8.196,40-Euro asıl alacağa yıllık %5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık Euro cinsi vadeli mevduata kamu bankalarınca verilen en yüksek oranda döviz faizi işletilerek devamına, Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 3.655,67-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 675,64-TL, icra veznesine yatırılan 299,27-TL olmak üzere toplam 974,91-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.680,76-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 1019,31-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından ödenen 2.700-TL bilirkişi ücreti, 222-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.922-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Kullanılmayan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.21/03/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/114293 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.