CMR taşımasında hasar bedelinin rücuen tahsili istemi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1926 E. 2024/619 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
CMR Konvansiyonu'na tabi uluslararası karayolu taşımasında, emtianın taşıma sırasında araçta çıkan yangın sonucu hiç teslim edilememesi hâlinde CMR 30'daki hasar ihbarı şartı aranmaz; taşıyıcı, sorumluluktan kurtulacak bir delil sunamadığı takdirde CMR'nin taşıyıcı lehine öngördüğü sorumluluktan kurtulma karinesinin aksi ispatlanmış sayılır ve taşıyıcı zarardan sorumlu tutulur. Tazminat, CMR 23. maddesindeki sınırlı sorumluluk üst limitini aşmadığı sürece gerçek zarar esasına göre hesaplanır. Zamanaşımı süresi (CMR 32) icra takibi ile kesilir ve TBK 154, 158 uyarınca yeniden işlemeye başlar; arabuluculuk süreci de zamanaşımını durdurur. CMR 27'deki yıllık %5 faiz oranı yalnızca yabancı para üzerinden talep edilen tazminatlara uygulanır; TL cinsinden talep edilen tazminatlara milli hukuktaki (avans) faiz oranları uygulanır.
Ele alınan sorunlar
Zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı → ret
İddia: Davalı, CMR 32 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, olayın 27/10/2018 tarihinde gerçekleştiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: CMR'nin 32. maddesi uyarınca bu anlaşma gereğince doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir; kısmi kayıp ve hasar hâlinde bu süre teslim tarihinden başlar. TBK'nın 154. maddesine göre zamanaşımı icra takibinde bulunulması hâlinde kesilir ve kesilme ile aynı süre kadar yeniden işlemeye başlar; TBK'nın 158. maddesine göre icra dosyasında yapılan her işlemden sonra süre yeniden işlemeye başlar. 27/10/2018 tarihinde aracın yanması sonucu emtia zayi olmuş, bir yıllık süre içinde 25/10/2019 tarihinde icra takibi başlatılarak zamanaşımı kesilmiş ve yeniden işlemeye başlamıştır. Ayrıca arabuluculuğa başvuru tarihi 13/11/2019 ile sürecin sona erdiği 27/11/2019 arasında süre durmuştur. 26/06/2020 tarihinde açılan dava, bu hesaplamalar sonucunda zamanaşımı süresi içinde açılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
CMR 30 uyarınca hasar ihbarı şartının aranıp aranmayacağı → ret
İddia: Davalı, kendisine yedi gün içinde hasar ihbarında bulunulmadığını, fiili taşıyıcı olmadığından hasardan haberi bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Hasarın meydana geliş biçimi nedeniyle emtia hiç teslim edilemediğinden ayrıca hasar ihbarında bulunulmasına gerek yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyıcının hasardan sorumluluğu ve kusur/ispat yükü → ret
İddia: Davalı, yangının sebebinin tespit edilemediğini, müvekkiline kusur atfedilmesinin gerekçesinin anlaşılamadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan usulüne uygun teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur; taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karine aksi ispat edilebilir niteliktedir; bu hâlde ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer. Davalı akdi taşıyıcı, araçta çıkan yangından sorumlu olmadığı yönünde bir delil sunamadığından, taşımaya konu kolilerin bir kısmının ziyaa uğradığı ve diğer kısmındaki emtianın da hasara uğradığı anlaşıldığından bu ziya ve hasardan davalı akdi taşıyıcı davacıya karşı sorumludur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tazminat miktarının CMR 23 uyarınca sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kalıp kalmadığı → ret
İddia: Davalı, zarar miktarının tartışmalı olduğunu, taşıyıcının sorumluluğunun gerçek zararı ve mal bedelini aşmamak kaydıyla hasarlı gönderi ağırlığının 8,33 SDR ile çarpılmasıyla bulunacak rakamla sınırlı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: CMR'nin 23. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından sorumlu tutulduğunda tazminat, yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır; malın kıymeti ticaret borsası fiyatına, yoksa geçerli piyasa fiyatına, o da yoksa aynı cins ve kalitedeki malın normal kıymetine göre tespit edilir. Taşıyıcı gerçek zarardan sorumlu olmakla birlikte 23/3. maddesi uyarınca tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 SDR hesap birimini aşamaz. Hasarın, muafiyet indiriminden sonra 11.736,55-TL'ye tekabül ettiği, gerçek zararın sınırlı sorumluluk üst limitinin altında kaldığı tespit edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı, hasarın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini, spesifik sigorta poliçesinin sunulmadığını ve ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Hasarın, nakliyat emtia Abonman Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu, spesifik poliçedeki plaka numarasının sevkıyat sırasında değiştiğinin navlun faturasından anlaşılmakla birlikte bu durumun davalının sorumluluğunu kaldırmadığı tespit edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tazminata uygulanacak faiz türünün (CMR 27 %5 faiz mi, avans faizi mi) belirlenmesi → ret
İddia: Davalı, CMR'ye göre yıllık %5 oranında faiz uygulanması gerekirken hatalı olarak avans faizine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: CMR'nin 27. maddesi uyarınca bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulur. Somut olayda davacının tazminat talebi TL cinsine ilişkin olduğundan milli hukukta geçerli olan faiz oranları uygulanmalıdır; bu nedenle hükmedilen tazminata değişen oranlarda avans faizi uygulanması yerinde bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, emtianın taşıma sırasında hiç teslim edilememesi hâlinde CMR 30'daki hasar ihbarı şartının aranmayacağı ve TL cinsinden talep edilen tazminatlara CMR 27'deki %5 faiz yerine milli hukuktaki avans faizinin uygulanacağına ilişkin tespitler, benzer CMR uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- CMR 32. maddesi uyarınca bu Konvansiyon gereğince doğacak davalar bir yıl içinde açılmalıdır (bilerek kötü hareket hâlinde üç yıl); kısmi kayıp ve hasar hâlinde süre teslim tarihinden başlar. Bu süre, TBK 154 uyarınca icra takibi ile kesilir ve TBK 158 uyarınca icra dosyasındaki her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar; arabuluculuğa başvuru ile sürecin sona erdiği tarih arasında süre durur.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu↗ halefiyet↗ rücu↗ zamanaşımı↗ zamanaşımının kesilmesi↗ hasar ihbarı↗ sınırlı sorumluluk (CMR 23)↗ SDR hesap birimi↗ avans faizi↗ nakliyat sigortası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1926
KARAR NO 2024/619
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 31/05/2021
DAVA
Tazminat (Nakliyat Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)
Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... no’lu nakliyat sigorta poliçesi ile dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait kablo rakor kapağı emtiasının Türkiye’den Fransa’ya yapılacak nakliyesinin 26/10/2018 tarihli CMR hamule senedi tahtında davalı tarafından üstlenildiğini, aracın 27/10/2018 tarihinde Çatalca yolu üzerinde yanması sonucu taşınan sigortalı malda hasar meydana geldiğini, hasar ihbarını takiben yapılan ekspertiz incelemesinde kapak emtiasında ıslanma, ezilme, deformasyon, yanma ve erime şeklinde hasarlar oluştuğunun belirlendiğini, 54.000 adet kapakta meydana gelen hasarla ilgili 0,035-Euro birim fiyat üzerinden belirlenen 1.890-Euro hasar bedelinin kaza tarihli kur üzerinden (1-Euro=6,3950-TL) TL karşılığı 12.086,55-TL’den 350-TL sovtaj tenzili ile 11.736,55-TL'nin 28/12/2018'de sigortalıya ödendiğini, müvekkilinin TTK 1472/1'e göre sigortalısına halef olduğunu, davalının CMR Konvansiyonu hükümleri kapsamında emtiada yangın sonucu oluşan hasardan sorumlu bulunduğunu, tazminatın rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine de davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, 11.736,55-TL'nin 28/12/2018 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR'nin 30. maddesine göre müvekkiline yedi gün içinde hasar ihbarında bulunulmadığını, 32. maddesine göre zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu ve olayın 27/10/2018 tarihinde gerçekleştiğinden uyuşmazlığın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin fiili taşıyıcı olmayıp yalnızca forwarder konumunda olduğunu, asıl taşıyıcının dava dışı ... firması olduğunu, davacının hasarın müvekkil şirket kusurundan kaynaklı olduğunu ve talep edilen bedellerin CMR konvansiyonu kapsamında talep edilebilir zarar kalemlerinden olduğunun ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere zarar miktarının tartışmalı olduğunu; hasar halinde taşıyıcının sorumluluğu gerçek zararı ve mal bedelini aşmamak kaydıyla hasarlı gönderi ağırlığının 8.33 SDR ile çarpılması suretiyle bulunacak rakamla sınırlı olduğunu,belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının dava dışı sigortalıya 28/12/2018 tarihinde yaptığı 11.736,55-TL ödemenin teknik değerlendirmede hesaplanan 12.086,55-TL zararın altında kaldığı, sorumluluk üst sınırının 1.095,98-SDR olduğu ve karar tarihinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, davacının ödeme tarihi SDR/TL kurlarına göre rücu edebileceği miktarın 8.024,66-TL hesaplandığı ancak CMR 23/7'ye göre karar tarihi kurlarının gözetileceği ve ödemenin CMR 23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı; emtiadaki hasarın taşıma yapan araçta çıkan yangın sebebiyle oluştuğu ve davalının zarardan %100 kusurlu olduğu, zararın meydana geliş şekli uyarınca CMR 30'a göre ihbar şartının aranmayacağı, zira taşıyanın kendi aracının aracının tamamen yanmasından haberdar olduğu;
hasar tarihinin 27/10/2018 olduğu, davacı tarafından bir yıllık süre içinde 25/10/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, bu tarihte zamanaşımının kesildiği, bir yıllık zamanaşımı süresinin TBK 157/2 uyarınca zamanaşımının icra takibiyle kesilmesi halinde takibe ilişkin her işlemden sonra yeni bir sürenin başlayacağı ve yeniden başlayan bir yıllık süre içinde yani 26//06/2020 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 11.736,55-TL'nin 28/12/2018 tarihi itibari ile işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, CMR 30 kapsamında ihbar şartının aranmayacağına ilişkin yapılan tespitin tamamen hatalı olduğunu, fiili taşımanın müvekkilince yapılmaması nedeniyle müvekkilinin hasardan haberinin bulunmadığını, yangın raporunda yangının hangi sebepten çıktığı tespit edilememişken, bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında hangi gerekçelerle müvekkiline kusur atfedildiğinin anlaşılamadığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını ve ek rapor alınmadığını; hasarın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini, davacının yalnızca genel abonman sigorta poliçesini sunduğu,spesifik sigorta poliçesinin sunulmadığı,ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olduğunu ve CMR'ye göre yıllık %5 oranında faizi yerine hatalı olarak avans faizine hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyıcı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşımanın Türkiye'den Fransa'ya olan güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.
Sigortacı ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR'nin 32. maddesinde, bu anlaşma gereğince doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiği ancak bilerek kötü hareketin varlığı tespit edilmesi halinde üç yıl içinde açılacağı düzenlenmiştir. Teslimde kısmi kayıp ve hasar olması halinde bu sürenin teslim ile başlayacağı öngörülmektedir. Zamanaşımının kesilmesini düzenleyen TBK'nın 154. maddesine göre zamanaşımı dava, defi, icra takibinde bulunulması halinde kesilir, kesilme ile birlikte aynı süre kadar yeniden işlemeye başlar. TBK'nın 158. maddesine göre zamanaşımı icra takibi ile kesilmiş ise icra dosyasında yapılan her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar.
27/10/2018 tarihinde aracın yanması neticesi emtianın zayi olduğu ,bir yıllık süre içinde 25/10/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığından zamanaşımının kesilerek yeniden işlemeye başladığı, ayrıca arabuluculuğa başvuru tarihi 13/11/2019 ile sürecin son bulduğu 27/11/2019 arasında sürenin durduğu, 26/06/2020 tarihinde dava açıldığından zamanaşımı süresi dolmamıştır. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR’nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi ispat edilebilir.
Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer. (Yargıtay 11. HD'nin 2008/13060 Esas, 2010/4432 Karar sayılı ve 26/04/2010 tarihli ilamı)Hasarın meydana geliş biçimi nedeniyle emtia hiç teslim edilemediğinden ayrıca hasar ihbarında bulunulmasına gerek yoktur. Davalı akdi taşıyıcı araçta çıkan yangından sorumlu olmadığı yönünde bir delil sunamadığından, taşımaya konu 14 kolinin taşıma yapılan araçta çıkan yangın sonucunda 3 kolinin ziyaa uğradığı ve diğer 3 kolide bulunan emtianın da hasara uğradığı anlaşıldığından, bu ziya ve hasardan davalı akdi taşıyıcı davacıya karşı sorumludur. CMR Konvansiyonunun 23. maddesi "(1) Bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.
(2) Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır." hükmünü haizdir. Taşıyıcı gerçek zarardan sorumlu olmakla birlikte, 23/3 maddesinde de tazminatın, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33-SDR hesap birimini aşamayacağı belirtilmiştir. Hasarın, muafiyet indiriminden sonra 11.736,55-TL'ye tekabül ettiği, gerçek zararın sınırlı sorumluluk üst limitinin altında kaldığı tespit edilmiştir. Hasarın nakliyat emtia Abonman Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu ,spesifik poliçedeki plaka numarasının sevkıyat sırasında değiştiğinin navlun faturasından anlaşılmakla birlikte davalının sorumluluğunu kaldırmadığı, CMR'nin 27.
maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulduğundan tazminat, Türk Lirası olarak talep edildiğinden milli hukukta geçerli olan faiz oranları uygulanmalıdır.Bu nedenle somut olayda, davacının tazminat talebi "TL" cinsine ilişkin olduğundan, hükmedilen tazminata değişen oranlarda avans faizi uygulanması yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 801,72-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 250-TL harcın mahsubu ile kalan 551,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/113839 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi