Çekin temlik beyanı ile devrinde bedelsizlik defi bankaya karşı ileri sürülebilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2140 E. 2024/616 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedi (Çek) Bedelsizliği mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Avans amacıyla verilen çekte, teslim şartına bağlı olarak düzenlenen anlaşma çerçevesinde edimin yerine getirilmediği ispatlandığında çek bedelsiz kalır. Bu şekilde bedelsiz kalan bir çek, temlik cirosu yerine Türk Borçlar Kanunu'nun alacağın devrine ilişkin hükümleri (TBK 183-192) çerçevesinde bir temlik beyanı ile üçüncü bir kişiye (bankaya) devredilmişse, devredene karşı ileri sürülebilecek bedelsizlik def'i, TBK 188 uyarınca devralana karşı da ileri sürülebilir; devralanın iyiniyetli hamil olması bu sonucu değiştirmez.
Ele alınan sorunlar
Yetki itirazının yerinde olup olmadığı → ret
İddia: Davalı banka vekili, mahkemenin yetkisine yönelik ilk itirazının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 72/son gereğince menfi tespit davası, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. HMK 7 uyarınca davalının birden fazla olması hâlinde dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Davalılardan ... A.Ş.'nin merkez adresinin Kadıköy'de bulunduğu tespit edilmiş, bu nedenle yetkiye ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Konkordato sürecinin bekletici mesele yapılması gerektiği itirazı → ret
İddia: Davalılardan ... A.Ş. hakkında devam etmekte olan konkordato davasının sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: İstanbul Anadolu 3. ATM'nin ilgili dosyasında kesin mühlet ve konkordato talebinin reddine, iflas şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı istinaf başvurusu İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nce kesin olarak reddedilmiştir. Bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Çekin avans niteliğinde verildiğinin ve bedelsizliğin ispatı → ret
İddia: Davalı banka vekili, mahkeme kararında davacının bahsi geçen çek nedeniyle borçlu olmadığına dair gerekçe bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tasfiyesi amacı ile verildiği konusunda kanuni bir karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacı, çeklerin avans olarak verildiğini ve çek bedelleri kadar mal teslim edilmediğini ispatla mükelleftir. Davacı ve davalı ... A.Ş. arasında imzalanan proforma faturaya göre dava konusu çekin, teslim edilecek malın avansı olarak verildiği, belirlenen teslim tarihinde ürünlerin teslim edilmemesi halinde çeklerin iade edileceği hususunda tarafların anlaştığı anlaşılmaktadır. Davalı ... A.Ş.'nin edimini yerine getirdiğine dair bir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda dava konusu senedin bedelsiz kaldığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bedelsizlik def'inin iyiniyetli hamil/temlik alan bankaya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği → ret
İddia: Davalı banka vekili, iyiniyetli hamil olduğunu, temlik cirosu ile temlik beyanının doğurduğu sonuçların farklı olduğunu, TTK 687 hükmüne rağmen bilirkişinin ciroyu hatalı biçimde temlik beyanı olarak kabul ettiğini, bu nedenle bedelsizlik iddiasının kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Emre yazılı senetlerde devir için ciroya ihtiyaç bulunmakta ise de, emre yazılı senetlerin sadece ciro yoluyla devredilebileceği söylenemez; alacağın temlikine ilişkin esaslar dahilinde de devredilebilir. Kıymetli evrakın üzerine yazılacak alacağın temliki beyanı, TBK 183 ve devamında düzenlenen 'alacağın devri' hükmündedir. Buna bağlı olarak borçlu, TBK 188 uyarınca devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu tüm def'ileri devralana karşı da ileri sürebilir. Somut olayda dava konusu çek, davalı şirket tarafından davalı bankaya 'işbu alacağımızı Türk Borçlar Kanunu'nun 183-192'nci madde hükümleri gereğince tediye makamına kaim olmak üzere devrettik' şeklindeki temlik beyanı ile devredilmiş olup, bu devir temlik cirosu değil temlik beyanı niteliğindedir. Bu nedenle davacının bedelsizliğe dayalı şahsi def'i niteliğindeki bedelsizlik iddiasını davalı bankaya karşı ileri sürmesi mümkündür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Emre yazılı bir çekin ciro yerine TBK 183-192 hükümleri çerçevesinde temlik beyanı ile devredilmesi halinde, devredene karşı ileri sürülebilecek bedelsizlik def'inin TBK 188 uyarınca devralana (bankaya) karşı da ileri sürülebileceğine ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir; ciro ile temlik beyanı arasındaki hukuki sonuç farkını netleştirmektedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Menfi tespit davasında, davalının birden fazla olması hâlinde dava, davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (HMK 7); ayrıca İİK 72/son gereğince takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ bedelsizlik defi↗ avans olarak verilen çek↗ emre yazılı senet↗ temlik cirosu↗ temlik beyanı↗ alacağın devri↗ kişisel def'iler↗ iyiniyetli hamil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2140
KARAR NO 2024/616
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/02/2021
NUMARASI 2019/494 Esas - 2021/156 Karar
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/04/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan birim fiyatı 35-TL olan toplam 38215-kg hurmanın 1.337.525-TL tutarlı satışı konusunda 31/07/2018 tarihli proforma fatura imzalandığını, 01/03/2019 vade tarihli, ... sıra nolu 1 adet çek ve bundan başka 4 adet çekin davalıya verilerek toplam ödemenin gerçekleştiğini ancak proforma faturada belirtilen 31/10/2018 son teslim tarihinde ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle davalıya verilen çeklerin iade edilmesi için noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, ilgili çeklerin diğer davalı ...Ünvanlı bankaya kredi teminatı olarak verildiği bilgisine ulaştıklarını, her iki davalının çeklerinin iadesi konusunda müteselsil sorumlu olduklarını belirterek ...
sıra numaralı 300.000-TL tutarlı çekle ilgili müvekkilinin borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş.'ye dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir. Davalı ...Vekili; davacının iddia ettiği çeklerin diğer davalı ile imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca müvekkili bankaya tevdi edildiğini, müvekkili bankanın iyi niyetli hamil olduğunu, davacının muhatabının müvekkili banka olmadığını belirterek davanın husumet ve esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı tarafça proforma fatura ile sağlanan anlaşma gereği avans olarak verilen çeklerin karşılığında malların teslim edildiğine ilişkin herhangi bir delili dosyaya ibraz edilmediği, hamilin senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması veya emre yazılı senedin temlik beyanı ile devredilmesi halinde cirantaya karşı ileri sürülebilen def’ilerin hamile karşı da ileri sürülebileceği, dava konusu çekin emre yazılı olduğu, 01.03.2019 tarih ve 300.000-TL bedelli iş bu çekin keşidecisinin davacı şirket, lehtarının davalı ... A.Ş. olduğu ve çeke ilişkin alacağın davalı şirket tarafından davalı bankaya TBK 183-192 hükümleri gereği devredildiğine yönelik beyanın çekin arka yüzüne şerhedildiği, bu hususun kişisel def’ilerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceği istisnai haller arasında yer aldığı ve bu haliyle davacının keşideciye karşı ileri sürdüğü bedelsizlik defini hamil olan davalı bankaya karşı da ileri sürmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, bedelsizlik nedeniyle açılan menfi tespit davalarında, mahkemelerin kambiyo senedinin iptaline yönelik kararı, kambiyo senedinin geçersizliği iddiaları üzerine verilebilecek bir karar olduğundan ve somut olayda hamilin dava konusu çeki borçlu zararına hareket ederek iktisap ettiğini ispatlayamadığından çekin iptali ve iadesi taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ...
Bankası 01.03.2019 keşide tarihli, ... çek no'lu 300.000-TL bedelli çek yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine, çekin iptali ve iadesine ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...vekili; mahkemenin kararında davacının bahsi geçen çek nedeniyle borçlu olmadığına dair hiç bir gerekçe yer almadığını, mahkemece yetki ilk itirazının dikkate alınmadığını, müvekkili bankanın iyiniyetli hamil olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bahsi geçen çekin müvekkiline genel kredi sözleşmesi kapsamında tevdi edildiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olması nedeniyle bedelsizlik iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, kambiyo senetlerinde temlik cirosu ile temlik beyanının doğurduğu sonuçların farklı olduğunu, TTK'nın 687. maddesinin açık düzenlemesine rağmen bilirkişinin senetteki ciroyu hatalı bir biçimde temlik beyanı olarak kabul ederek bononun tarafları arasındaki şahsi defilerin müvekkiline karşı ileri sürülebileceğinin kabul edilmesinin doğru olmadığını, davalılardan ...
şirketi ile ilgili İstanbul Anadolu 3. ATM'de görülen konkordato davasının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, avans olarak verilen çekin bedelsizliği nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İİK'nın 72/son maddesi gereğince menfi tesbit davası, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. HMK'nın 7. Maddesinde ise davalının birden fazla olması hâlinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği düzenlenmiştir. Davalılardan ...A.Ş.'nin merkez adresinin Kadıköy'de bulunduğu, davalının mahkemenin yetkisine yönelik ilk itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ...AŞ hakkında devam etmekte olan konkordato davasının sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de İstanbul Anadolu 3.
ATM'nin 2019/17-2019/867 sayılı dosyasında kesin mühlet ve konkordato talebinin reddine, iflas şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı istinaf başvurusu İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2020 tarihli 2019/2578 esas 2020/1012 karar sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin usule ilişkin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tasfiyesi amacı ile verildiği konusunda kanuni bir karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacı, çeklerin avans olarak verildiğini, kısacası satış işleminin peşin yapıldığı yönündeki karinenin aksini, çeklerin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini ve çek bedelleri kadar mal teslim edilmediğini ispatla mükelleftir.
Somut olayda; davacı ve davalı ... A.Ş. arasında hurma satışı konusunda düzenlenen, tarafların imzasını ihtiva eden ve anlaşmaya dönüşen 31/07/2018 tarihli proforma faturaya göre davacı tarafça dava konusu olan 01.03.2019 tarihli ... seri no'lu 300.000-TL bedelli çek ile eldeki davada dava konusu edilmeyen 4 adet olmak üzere toplamda 1.337.500-TL bedelli çekin davalı ...A.Ş.'ye verildiği, proforma faturada belirtilen ürünlerin teslimi için 31/10/2018 tarihinin kararlaştırıldığı, bahsi geçen tarihte ürünlerin teslim edilmemesi halinde çeklerin iade edileceği hususunda tarafların anlaştığı, dolayısıyla dava konusu çekin bahsi geçen sözleşmede teslim edilecek malın avansı olarak verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı ...A.Ş.'nin edimini yerine getirdiğine dair davalı tarafça bir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda dava konusu senedin bedelsiz kaldığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bedelsizlik iddiasının davalı bankaya karşı hüküm ifade edip etmeyeceği hususunda yapılan değerlendirmede; davalı banka, dava konusu çekin davalı ...A.Ş. ile aralarındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında alındığını, çeki iktisapta ağır kusurlu olmadıklarını,iyiniyetli hamil olduklarını iddia etmekte olup, diğer davalı ile aralarında genel kredi sözleşmesi suretini ibraz etmiştir. Bahsi geçen çekin ödeme günü 01/03/2019 günü olup davanın açıldığı 06/02/2019 tarihi itibariyle çekin henüz ödeme günü gelmediği, dolayısıyla çekin ibraz tarihinden önce davalı bankanın eline geçtiği anlaşılmaktadır.
Ancak bahsi geçen çekin davalı bankaya diğer davalı tarafından "...İş bu alacağımızı T. Borçlar Kanunu'nun 183-192'nci madde hükümleri gereğince tediye makamına kaim olmak üzere ... T.A.Ş. Suadiye Şubesi'ne devrettik..." şeklindeki temlik beyanı ile devredilmiştir. Emre yazılı senetlerde, devir için ciroya ihtiyaç bulunmakta ise de emre yazılı senetlerin sadece ciro yoluyla devredilebileceğini söylemek mümkün değildir. Emre yazılı senetlerin, alacağın temlikine ilişkin esaslar dahilinde devredilmesine engel bulunmamaktadır (Öztan, Fırat, Kıymetli Evrak Hukuku, 21. Baskı, Ankara 2017, s.44). Kıymetli evrakın ya da ayrı bir kâğıdın üzerine yazılacak olan alacağın temliki beyanı, TBK m. 183 ve devamında düzenlenmiş olan “alacağın devri” hükmündedir.
Buna bağlı olarak borçlu, TBK nın 188.madde uyarınca, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu tüm def’ileri devralana karşı da ileri sürebilme imkanı kazanır. Somut olayda da dava konusu çek temlik cirosu ile değil temlik beyanı ile devredildiğinden davacının bedelsizliğe dayalı şahsi defi niteliğindeki bedelsizlik iddiasını davalı bankaya karşı ileri sürmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece davanın davalı banka yönünden de kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 20.493-TL istinaf karar harcından davalı ... tarafından peşin yatırılan 5.123,25-TL harcın mahsubu ile kalan 15.369,75-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 33,25-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/113828 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi