6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6895 E. 2024/3158 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fason üretim sözleşmesi sipariş formu irsaliyeli fatura istinaf sebebi yargılama giderlerinden sorumluluk irsaliye ba formu ticari defter kayıtları yargılama giderleri dürüstlük kuralı ispat yükü yenileme ticari defter esastan ret fatura ilk derece kararının kaldırılması dava sebebi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 26

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/30 E., 2019/409 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1976 yılında kurulmuş kozmetik ve cilt bakım ürünleri satan bir firma olduğunu, yurt dışı ve Türkiye'de birçok marka tescilinin bulunduğunu, Türkiye'de "...” markasının tescili için 02.10.2017 tarihinde yaptıkları marka başvurusunun davalı adına tescilli 2003/00948 sayılı "...” ve 2006/55462 sayılı "...” markaları ile ayırt edilemeyecek ölçüde benzerliğinden bahisle reddedildiğini, davalıya ait 2006/55462 sayılı "...” markasının yenilenmeyerek hükümden düştüğünü, 2003/00948 sayılı "...” markasının tescil edildiği 03, 29 ve 30. sınıf mallarda fiilen kullanılmadığını, 2003/00948 sayılı "...” markasının tescil tarihinin 19.12.2005 olduğunu, markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin 19.12.2010 tarihinde dolduğunu, davalının dava açılana kadar markayı kesintisiz olarak kullanmadığını ileri sürerek hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2003/00948 sayılı "...” markasının 14.01.2013 tarihinden itibaren 10 yıllık süre ile yenilediğini, "...” markasını aktif olarak kullandığını, kendi üretimlerinde ya da diğer firmalarla yaptığı fason üretim sözleşmeleri ve faturalarda bu markayı aktif olarak kullandığını, davanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre açıldığını, anılan Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde "Bu Kanun'un 26 ncı maddesinin yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği"nin yazıldığını, Kanun 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiği için bu Kanun'a göre açılacak davanın da 10.01.2017 tarihinden itibaren 7 yıl geçtikten sonra açılabileceğini, işbu davanın ise 7 yıllık süre dolmadan 24.01.2018 tarihinde açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 5 yıllık sürenin Kanun'un yayım tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını, geriye işletilmesinin mümkün olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalının davaya konu 2003/00948 sayılı "..." ibareli markayı tescilli olduğu "ıslak mendil" emtiası bakımından ciddi ve yoğun bir şekilde kullandığı, anılan emtia yönünden kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluşmadığı, markanın tescil edildiği diğer emtialar bakımından ispat yükü davalıya ait olup, davalının diğer emtialar yönünden kullanımına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2003/00948 no.lu "..." ibareli markanın tescilli olduğu "Islak Mendil" emtiası dışındaki tüm emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu markayı tüm sınıflar bakımından ciddi kullanımının kanıtlanamadığını, tüm sınıflar yönünden markanın iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasını ıslak mendil dışında tescilli olduğu tüm ürünlerde ciddi şekilde kullandığını, bu konuda dosyaya fason üretim sözleşmesi, ... antetli sipariş formu, ... antetli irsaliyeli fatura örneği, ... antetli kartvizit örneği sunulduğunu, bilirkişilerce ve Mahkemece bu delillerin nazara alınmadığını, davanın 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden itibaren 7 yıl geçtikten sonra açılması gerektiğini, davacının ... markasının kozmetik ürünlerini kapsadığını, müvekkilinin gıda işi ile uğraştığını, her iki markanın ayırt edilebileceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davacının dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin süreye ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği, markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup davalı tarafça dosyaya sunulan kartvizit, boş olduğu anlaşılan sipariş formu koçanı, yine boş olduğu anlaşılan irsaliyeli faturadaki ... ibaresi, markanın temel işlevine uygun bir kullanım olmadığından, davalı vekilinin markanın ıslak mendiller dışındaki emtialarda kullanıldığının ispatlandığına yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kullanmama nedeniyle markanın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 26 ncı maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8116 E. 2018/1829 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tasarım Hakkına Tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15188 E. 2017/2350 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/6895 E.  ,  2024/3158 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1231 Esas, 2022/1496 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/30 E., 2019/409 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1976 yılında kurulmuş kozmetik ve cilt bakım ürünleri satan bir firma olduğunu, yurt dışı ve Türkiye'de birçok marka tescilinin bulunduğunu, Türkiye'de "...” markasının tescili için 02.10.2017 tarihinde yaptıkları marka başvurusunun davalı adına tescilli 2003/00948 sayılı "...” ve 2006/55462 sayılı "...” markaları ile ayırt edilemeyecek ölçüde benzerliğinden bahisle reddedildiğini, davalıya ait 2006/55462 sayılı "...” markasının yenilenmeyerek hükümden düştüğünü, 2003/00948 sayılı "...” markasının tescil edildiği 03, 29 ve 30. sınıf mallarda fiilen kullanılmadığını, 2003/00948 sayılı "...” markasının tescil tarihinin 19.12.2005 olduğunu, markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin 19.12.2010 tarihinde dolduğunu, davalının dava açılana kadar markayı kesintisiz olarak kullanmadığını ileri sürerek hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2003/00948 sayılı "...” markasının 14.01.2013 tarihinden itibaren 10 yıllık süre ile yenilediğini, "...” markasını aktif olarak kullandığını, kendi üretimlerinde ya da diğer firmalarla yaptığı fason üretim sözleşmeleri ve faturalarda bu markayı aktif olarak kullandığını, davanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre açıldığını, anılan Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde "Bu Kanun'un 26 ncı maddesinin yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği"nin yazıldığını, Kanun 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiği için bu Kanun'a göre açılacak davanın da 10.01.2017 tarihinden itibaren 7 yıl geçtikten sonra açılabileceğini, işbu davanın ise 7 yıllık süre dolmadan 24.01.2018 tarihinde açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 5 yıllık sürenin Kanun'un yayım tarihinden itibaren işlemeye başlayacağını, geriye işletilmesinin mümkün olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalının davaya konu 2003/00948 sayılı "..." ibareli markayı tescilli olduğu "ıslak mendil" emtiası bakımından ciddi ve yoğun bir şekilde kullandığı, anılan emtia yönünden kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluşmadığı, markanın tescil edildiği diğer emtialar bakımından ispat yükü davalıya ait olup, davalının diğer emtialar yönünden kullanımına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2003/00948 no.lu "..." ibareli markanın tescilli olduğu "Islak Mendil" emtiası dışındaki tüm emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu markayı tüm sınıflar bakımından ciddi kullanımının kanıtlanamadığını, tüm sınıflar yönünden markanın iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasını ıslak mendil dışında tescilli olduğu tüm ürünlerde ciddi şekilde kullandığını, bu konuda dosyaya fason üretim sözleşmesi, ... antetli sipariş formu, ... antetli irsaliyeli fatura örneği, ... antetli kartvizit örneği sunulduğunu, bilirkişilerce ve Mahkemece bu delillerin nazara alınmadığını, davanın 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden itibaren 7 yıl geçtikten sonra açılması gerektiğini, davacının ... markasının kozmetik ürünlerini kapsadığını, müvekkilinin gıda işi ile uğraştığını, her iki markanın ayırt edilebileceğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davacının dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinden sorumlu olmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin süreye ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği, markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup davalı tarafça dosyaya sunulan kartvizit, boş olduğu anlaşılan sipariş formu koçanı, yine boş olduğu anlaşılan irsaliyeli faturadaki ... ibaresi, markanın temel işlevine uygun bir kullanım olmadığından, davalı vekilinin markanın ıslak mendiller dışındaki emtialarda kullanıldığının ispatlandığına yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kullanmama nedeniyle markanın iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 26 ncı maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132535400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.