6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1086 E. 2024/4101 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konişmento bekletici mesele delil tespiti tescilsiz tasarım taşıyıcı esastan ret ayırt edicilik ilan dava sebebi eksik inceleme haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK · SMK — SMK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/136 E., 2019/98 K.

BİRLEŞEN DAVA : Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/531 E.

Taraflar arasındaki asıl dava tasarıma tecavüzün önlenmesi, tazminat birleşen dava tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dantelli ürünler konusunda imalat yapan müvekkilinin, bu alandaki tasarımlarını korumak için Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2016/05588 sayı ile 12.08.2016 tarihinde dantel desenlerini koruma altına aldığını, ancak müvekkilinin tesadüf sonucu davalı firmanın satışını yaptığı ürünlerde kendi desenlerinin kullanıldığını fark ettiğini, bu durumun Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/92 D.iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu ve davalı yan fiillerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve davalının menfaat sağladığını ileri sürerek tecavüzlü ürünlerin toplatılarak imhasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın 2016/05588 sayılı dantel tasarımının tescili için 12.08.2016 tarihinde başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin ise bu desenlere benzer olan mensucatı 12.08.2016 tarihinden önce Çin' den ithal ettiğini, dava konusu dantel desenlerinin ülke genelinde birçok tekstil firması tarafından kullanıldığını, satıldığını, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını ileri sürerek davalı şirketin 12.08.2016 tarihli 2016/05588 tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı her ne kadar işbu tazminat davasını ikame etmiş ise de, taraflarınca Mahkemenin 2017/531 E. sayılı dosyası ile davacı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğünün talep edildiğini, davacının tasarım hakkına tecavüz iddiasıyla tazminat talebine karşılık öncelikli olarak tasarım hakkının bulunup bulunmadığına dair hüküm kurulması gerektiğini, bu bağlamda söz konusu dosyadan verilecek kararın, bu dosyanın sonucunu etkileyeceğinden, bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendi tasarımı olan ürünler ile faaliyette bulunduğunu, tasarımlarını korumak için TÜRKPATENT nezdinde 2016/05588 sayı ile dantel desenleri şeklinde tescil aldığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/92 D.iş sayılı dosyası ile davacının .... Forum AVM de bulunan mağazasında tespit yapıldığını ve müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüz edildiğinin tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.09.2018 tarihli raporunda, tespiti yapılan gipür deseni ile tescilli gipür desen tasarımının ayırt ediciliki özelliklerinin birebire yakın derecede benzer olduğu, davalıya ait tasarımın küçük ayrıntılarda kalan farklılıklarının, gipür desenini yenilik bağlamında farklılık düzeyine ulaştırmadığı, ortalama bilgili tüketici algısında gipür desen tasarımlarının aynıya yakın derecede benzer olduğu ve aynı tasarımcının çizgisinden çıkmış olduğu kanaatinin oluşacağı, dosya kapsamına sunulan dava dışı desen tasarımları ile tescilli tasarım arasında ayırt edici özelliklerinde farklılıklar olduğu, benzerlik taşımadığı, tescilli tasarımın anonim bir desene sahip olduğu iddiasının dosya kapsamına sunulan deliller doğrultusunda tespit edilemediği, davalıya ait 7KAK84894FK elbise modeli ile 9KAK84894FK bluz modelinde kullanılan gipür dantel kumaşlarının aynı olduğu, asıl dosya davalısı tarafından dava konusu ilgili kumaşın 7KAK84894FK elbise modeli ile, davacıya ait tescilli tasarımın 12.08.2016 başvuru ve tescil tarihinden yaklaşık dört buçuk ay öncesinden model iş emri ile işlemi alındığı, asıl dosya davacısına ait ... gipür desenin, dava konusu tescilli desen ile aynı desen olduğu, asıl dosya davacısına ait ... gipür desenin, tescil ve başvuru tarihi olan 12.08.2016 tarihinden önce üretiminin ve satışının yaptırıldığı yolunda görüş belirtildiği, birleşen dava yönünden davalının itirazlarının incelenmesi ve yine birleşen dava yönünden söz konusu tasarımların hükümsüzlüğü koşulları bakımından başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıyıp taşımadığı, başvuru tarihinden önce kamuya sunulup sunulmadığı, anonim olup olmadığı, anonim ise bunun hükümsüzlük sebebi olup olmadığı konularında önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, 04.01.2019 tarihli ek raporda, davacı adına TÜRKPATENT nezdinde 2016/05588-22 sayılı dantel deseni tasarımının, tescil tarihinden önce piyasaya sunulmuş olduğundan dolayı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığının belirtildiği, buna göre, davacı birleşen dosya nedeniyle davalı adına tescilli 2016/05588-22 sayılı dantel deseni tasarımının, tescil tarihinden önce piyasaya sunulmuş olduğundan dolayı 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığı anlaşılmakla, birleşen dosyada davacının davasının kabulü ile, tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, hükümsüzlük baştan beri sonuca etkili olup, asıl dosyada davacı adına tescilli tasarım hükümsüz kılınmakla, sahibine herhangi bir koruma sağlamayacağından, asıl dosyada davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne davalı adına olan 2016/05588 nolu tasarım tescilinin 22 nolu tasarım yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin yargılaması sırasında, iddialarına ilişkin dosyada yer alan delil tespiti dosyası ve delil tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporuna dayanılarak, üçlü heyetten bilirkişi raporu alındığını, alınan raporda; delil tespit dosyası içeriğini, bu dosyadaki raporu ve iddialarını doğrular nitelikte, tescilli tasarımlarına iltibas oluşturacak nitelikte bir taklit ürün kullanıldığını ve tescilli tasarımlarının usul ve esas bakımından tescil edildiğini ve buna göre koruma altına alınmış bir tasarım olduğunun tespit edildiğini, 19.09.2018 tarihli kök raporun 15. sayfasında ve 21. sayfasında dava konusu tasarımın anonim olup olmadığı hususu ayrıntılı olarak değerlendirildiğini, müvekkiline ait tasarımın anonim bir desen olduğunu kanıtlayacak asıl ve birleşen dava dosyasında bir delile rastlanmadığını, bunun sonucu olarak da tasarımın tescilinde bir usulsüzlük bulunmadığının belirlendiğini ancak bilirkişi ek raporunda, daha önce de belirtilen ve yalnızca davalının Çin’den ithal ettiği ürünün, müvekkilinin tescil başvurusundan önce Çin’de satışa sunulduğu hususuna dayanarak, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığı belirtildiğinden, mahkemece bu rapora göre karar verildiğini, tasarıma konu gipürlerin, tescil tarihinden çok önce müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, tescil hazırlıkları yapıldığını, davalının kullandığı gipür tasarımlarının Türkiye’de tescilli olmadığı dikkate alındığında, Çin’den ithal edilmiş bir üründeki gipürün müvekkilinin tescilli tasarımından daha önce satışa sunulmasının, müvekkiline ait tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırmasının kabul edilemeyeceğini, dava konusu tasarımın, ayırt edici ve yenilik taşıyıcı özellikleri açısından tescile uygun bulunduğunu, bu tasarım hakkında ilanlar yapıldığını, ancak her hangi bir yeniden inceleme itirazında bulunulmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu tasarımın anonim olduğu, tescil öncesinde de başkaları tarafından kullanıldığına ilişkin hiçbir tespit olmadan, örnekler sunulmadan, itirazları cevaplanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, ilk rapora itirazlar üzerine, aynı heyetten alınan ek raporda, yeterli ve somut hiçbir açıklama yapılmadan, ilk raporun tamamen aksine görüş bildirildiği halde, çelişkiler giderilmeden, mahkemece itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmadan, gerekçeleri açıklanmadan, gerekçesiz olarak yazılmış ek rapora göre davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı-karşı davacının delil olarak sunduğu tasarımların, ayırt ediciliklerinin bire bire yakın derecede benzer olduğu, yenilik bağlamında farklı düzeye ulaştırmadığı, benzer olması sebebiyle tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının belirtildiği, kök raporda kamuya sunulma tarihinin tespitine ilişkin bir bilgiye yer verilmediği, Mahkemece bu hususta ek rapor alındığı, dava konusu gipür tasarımının tescil başvuru tarihinden geriye doğru 12 ay içinde kullanıldığının ispatlandığı, yenilik unsurunun ortadan kaldırdığı, sunulan konişmentoların ve faturaların önceki tarihli olmadığının ispatı için ya da sahte olduğuna dair davacı-karşı davalı tarafça her hangi bir delil sunulmadığı, aksini ispatlar belge bulunmadığı için davacının bu yöndeki istinaf itirazının haklı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, eksik inceleme dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici kriterlere sahip olup davalı yan tarafından ihlal edildiğini, davalının gerçekleştirdiği tasarım ihlalinin, aynı zamanda ve kaçınılmaz olarak haksız rekabet teşkil edeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava tasarıma tecavüzün önlenmesi, tazminat birleşen dava tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tecavüzün önlenmesi | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1947 E. 2023/5743 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1086 E.  ,  2024/4101 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1459 Esas, 2022/1717 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/136 E., 2019/98 K.

BİRLEŞEN DAVA

Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/531 E.

Taraflar arasındaki asıl dava tasarıma tecavüzün önlenmesi, tazminat birleşen dava tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dantelli ürünler konusunda imalat yapan müvekkilinin, bu alandaki tasarımlarını korumak için Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2016/05588 sayı ile 12.08.2016 tarihinde dantel desenlerini koruma altına aldığını, ancak müvekkilinin tesadüf sonucu davalı firmanın satışını yaptığı ürünlerde kendi desenlerinin kullanıldığını fark ettiğini, bu durumun Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/92 D.iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu ve davalı yan fiillerinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ve davalının menfaat sağladığını ileri sürerek tecavüzlü ürünlerin toplatılarak imhasını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın 2016/05588 sayılı dantel tasarımının tescili için 12.08.2016 tarihinde başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin ise bu desenlere benzer olan mensucatı 12.08.2016 tarihinden önce Çin' den ithal ettiğini, dava konusu dantel desenlerinin ülke genelinde birçok tekstil firması tarafından kullanıldığını, satıldığını, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını ileri sürerek davalı şirketin 12.08.2016 tarihli 2016/05588 tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı her ne kadar işbu tazminat davasını ikame etmiş ise de, taraflarınca Mahkemenin 2017/531 E. sayılı dosyası ile davacı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğünün talep edildiğini, davacının tasarım hakkına tecavüz iddiasıyla tazminat talebine karşılık öncelikli olarak tasarım hakkının bulunup bulunmadığına dair hüküm kurulması gerektiğini, bu bağlamda söz konusu dosyadan verilecek kararın, bu dosyanın sonucunu etkileyeceğinden, bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendi tasarımı olan ürünler ile faaliyette bulunduğunu, tasarımlarını korumak için TÜRKPATENT nezdinde 2016/05588 sayı ile dantel desenleri şeklinde tescil aldığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/92 D.iş sayılı dosyası ile davacının .... Forum AVM de bulunan mağazasında tespit yapıldığını ve müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüz edildiğinin tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.09.2018 tarihli raporunda, tespiti yapılan gipür deseni ile tescilli gipür desen tasarımının ayırt ediciliki özelliklerinin birebire yakın derecede benzer olduğu, davalıya ait tasarımın küçük ayrıntılarda kalan farklılıklarının, gipür desenini yenilik bağlamında farklılık düzeyine ulaştırmadığı, ortalama bilgili tüketici algısında gipür desen tasarımlarının aynıya yakın derecede benzer olduğu ve aynı tasarımcının çizgisinden çıkmış olduğu kanaatinin oluşacağı, dosya kapsamına sunulan dava dışı desen tasarımları ile tescilli tasarım arasında ayırt edici özelliklerinde farklılıklar olduğu, benzerlik taşımadığı, tescilli tasarımın anonim bir desene sahip olduğu iddiasının dosya kapsamına sunulan deliller doğrultusunda tespit edilemediği, davalıya ait 7KAK84894FK elbise modeli ile 9KAK84894FK bluz modelinde kullanılan gipür dantel kumaşlarının aynı olduğu, asıl dosya davalısı tarafından dava konusu ilgili kumaşın 7KAK84894FK elbise modeli ile, davacıya ait tescilli tasarımın 12.08.2016 başvuru ve tescil tarihinden yaklaşık dört buçuk ay öncesinden model iş emri ile işlemi alındığı, asıl dosya davacısına ait ...

gipür desenin, dava konusu tescilli desen ile aynı desen olduğu, asıl dosya davacısına ait ... gipür desenin, tescil ve başvuru tarihi olan 12.08.2016 tarihinden önce üretiminin ve satışının yaptırıldığı yolunda görüş belirtildiği, birleşen dava yönünden davalının itirazlarının incelenmesi ve yine birleşen dava yönünden söz konusu tasarımların hükümsüzlüğü koşulları bakımından başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşıyıp taşımadığı, başvuru tarihinden önce kamuya sunulup sunulmadığı, anonim olup olmadığı, anonim ise bunun hükümsüzlük sebebi olup olmadığı konularında önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, 04.01.2019 tarihli ek raporda, davacı adına TÜRKPATENT nezdinde 2016/05588-22 sayılı dantel deseni tasarımının, tescil tarihinden önce piyasaya sunulmuş olduğundan dolayı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi uyarınca yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığının belirtildiği, buna göre, davacı birleşen dosya nedeniyle davalı adına tescilli 2016/05588-22 sayılı dantel deseni tasarımının, tescil tarihinden önce piyasaya sunulmuş olduğundan dolayı 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığı anlaşılmakla, birleşen dosyada davacının davasının kabulü ile, tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, hükümsüzlük baştan beri sonuca etkili olup, asıl dosyada davacı adına tescilli tasarım hükümsüz kılınmakla, sahibine herhangi bir koruma sağlamayacağından, asıl dosyada davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne davalı adına olan 2016/05588 nolu tasarım tescilinin 22 nolu tasarım yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin yargılaması sırasında, iddialarına ilişkin dosyada yer alan delil tespiti dosyası ve delil tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporuna dayanılarak, üçlü heyetten bilirkişi raporu alındığını, alınan raporda; delil tespit dosyası içeriğini, bu dosyadaki raporu ve iddialarını doğrular nitelikte, tescilli tasarımlarına iltibas oluşturacak nitelikte bir taklit ürün kullanıldığını ve tescilli tasarımlarının usul ve esas bakımından tescil edildiğini ve buna göre koruma altına alınmış bir tasarım olduğunun tespit edildiğini, 19.09.2018 tarihli kök raporun 15. sayfasında ve 21. sayfasında dava konusu tasarımın anonim olup olmadığı hususu ayrıntılı olarak değerlendirildiğini, müvekkiline ait tasarımın anonim bir desen olduğunu kanıtlayacak asıl ve birleşen dava dosyasında bir delile rastlanmadığını, bunun sonucu olarak da tasarımın tescilinde bir usulsüzlük bulunmadığının belirlendiğini ancak bilirkişi ek raporunda, daha önce de belirtilen ve yalnızca davalının Çin’den ithal ettiği ürünün, müvekkilinin tescil başvurusundan önce Çin’de satışa sunulduğu hususuna dayanarak, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığı belirtildiğinden, mahkemece bu rapora göre karar verildiğini, tasarıma konu gipürlerin, tescil tarihinden çok önce müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, tescil hazırlıkları yapıldığını, davalının kullandığı gipür tasarımlarının Türkiye’de tescilli olmadığı dikkate alındığında, Çin’den ithal edilmiş bir üründeki gipürün müvekkilinin tescilli tasarımından daha önce satışa sunulmasının, müvekkiline ait tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırmasının kabul edilemeyeceğini, dava konusu tasarımın, ayırt edici ve yenilik taşıyıcı özellikleri açısından tescile uygun bulunduğunu, bu tasarım hakkında ilanlar yapıldığını, ancak her hangi bir yeniden inceleme itirazında bulunulmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu tasarımın anonim olduğu, tescil öncesinde de başkaları tarafından kullanıldığına ilişkin hiçbir tespit olmadan, örnekler sunulmadan, itirazları cevaplanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını, ilk rapora itirazlar üzerine, aynı heyetten alınan ek raporda, yeterli ve somut hiçbir açıklama yapılmadan, ilk raporun tamamen aksine görüş bildirildiği halde, çelişkiler giderilmeden, mahkemece itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınmadan, gerekçeleri açıklanmadan, gerekçesiz olarak yazılmış ek rapora göre davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı-karşı davacının delil olarak sunduğu tasarımların, ayırt ediciliklerinin bire bire yakın derecede benzer olduğu, yenilik bağlamında farklı düzeye ulaştırmadığı, benzer olması sebebiyle tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının belirtildiği, kök raporda kamuya sunulma tarihinin tespitine ilişkin bir bilgiye yer verilmediği, Mahkemece bu hususta ek rapor alındığı, dava konusu gipür tasarımının tescil başvuru tarihinden geriye doğru 12 ay içinde kullanıldığının ispatlandığı, yenilik unsurunun ortadan kaldırdığı, sunulan konişmentoların ve faturaların önceki tarihli olmadığının ispatı için ya da sahte olduğuna dair davacı-karşı davalı tarafça her hangi bir delil sunulmadığı, aksini ispatlar belge bulunmadığı için davacının bu yöndeki istinaf itirazının haklı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, eksik inceleme dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici kriterlere sahip olup davalı yan tarafından ihlal edildiğini, davalının gerçekleştirdiği tasarım ihlalinin, aynı zamanda ve kaçınılmaz olarak haksız rekabet teşkil edeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava tasarıma tecavüzün önlenmesi, tazminat birleşen dava tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132262700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.