Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2741 E. 2024/4032 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru sorumluluğu↗ tasfiye memurunun sorumluluğu↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ husumet itirazı↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ muacceliyet↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/739 E., 2023/1093 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın, dava dışı ... İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin işlettiği otopark işletmesinde hasar görmesi üzerine, müvekkili tarafından dava açıldığını ve İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/169 E., 2023/229 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verildiğini, ilgili şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, ancak dava dışı şirketin tasfiye edilerek, ticaret sicilinden terkin edildiğinin bildirildiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü süreç ile ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığı gibi, söz konusu süreçte müvekkilinin kesinleşmiş olan herhangi bir alacağının da mevcut olmadığını, şirket terkin edildiği için taraf teşkili sağlanılamadığını ileri sürerek ... İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin ihyasına ve ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru atanmasına karar
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı ... Sicili Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Tasfiye Halinde ... İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin 20.10.2021 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'in seçildiğini, 08.07.2022 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicili müdürlüğünden silinmesine karar verildiğini ve 22.07.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayasıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memuru sorumlu olduğunu, Müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 22.07.2022 tarihinde tasfiye sonu terkin olduğu, tasfiye memurunun ... olduğu, İzmir 9. İcra Dairesinin 2032/14566 E. sayılı dosyasında davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/169 E., 2023/229 K. sayılı ilamına dayalı olarak başlatılan icra takibinin derdest olduğu ve söz konusu takipte taraf teşkilinin sağlanması yönünden davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı ... Müdürlüğünün işbu davada yasal hasım konumunda olup yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı, davalı ...'in tasfiye sonu ticaret sicilden terkin olan ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru olup tasfiyenin usulüne uygun tamamlanmamasından sorumlu olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin icra dosyasıyla sınırlı olmak kaydıyla ihyasına tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; öncesinde, şirket hissedarı olmaksızın atanmış yönetim kurulu başkanı ve maaşlı bir çalışan konumunda olduğunu, ... ... A.Ş.'nin sermayesinin tamamı İzmir Trafik Vakfı'na ait olduğunu, bu vakfın mahkeme kararı ile kurulmuş olup amacı kamu hizmeti olduğunu, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü için çalışarak tüm gelirini buraya aktardığını, 2019 Aralık ayında İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen bir genelge ile İzmir Trafik Vakfına nezdinde yapılan hizmetlerin Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfına devredilmesine karar verilip tebliğ edildiğini, bu idari karar sebebi ile Vakfa ait araçlar ve Vakfın şirketi olan ... ... A.Ş.'ye ait olan araçlar Türk Polis Teşkilatını devir edilerek zorunlu bir tasfiye ve kapanma sürecine gidildiğini, bu süreçte şirketin yönetim kurulu başkanı olması sebebi ile bila ücret tasfiye memuru olarak atandığını, şirketin muaccel olan tüm resmi, özel ve işçi borçlarını ödeyerek kapattığını, bu süreçlerde gerek özel şirketler gerekse Vakıf denetim kurulundan denetlenerek raporlar alındığını, bu raporların Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne sunulduğunu, şirketin tasfiyesi ve kapatılması eksiksiz ve denetim geçerek yapıldığını, bu nedenlerle ihya kararını kabul etmediğini, husumet itirazı olduğunu, davanın şirket tüzel kişiliği karşı açılması gerektiğini, kendisinin şirketin hissedarı ya da ortağı olmadığını, sadece tasfiye mermuru ya da maaşlı çalışanı olması sebebi ile böyle bir davada taraf olamayacağını, aleyhine verilen vekalet ücretini de kabul etmediğini, taraf bile olamayacağı davada vekalet ücreti ödemek durumunda bırakıldığını, ayrıca yapılan tasfiyenin tüm kurallara riayet edilerek yasal şartlar dahilinde yapıldığını, ilan edildiğini, ilandan sonra da bir itiraz yapılmayarak kesinleştiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, davacının ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olduğu, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/169 E. sayılı dosyası derdest olmasına rağmen terkin işleminin yapıldığı, davalı tasfiye memurunun kusurlu olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalı tasfiye memurunun sorumlu olduğu, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve ayrıca lehine tasfiye memuru olmasından kaynaklanan ücret takdir edilmesi gerektiği Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · limited şirket · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMüdürlüğünün işbu davada «yasal hasım» konumunda olup «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı, davalı ...'in «tasfiye» sonu ticaret «sicilden terkin» olan «ihyası» talep edilen şirketin «tasfiye memuru» olup tasfiyenin usulüne uygun tamamlanmamasından sorumlu olduğu, bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin 20.10.2021 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, «tasfiye memuru» olarak ...'in seçildiğini, 08.07.2022 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme «kaydının» «ticaret sicili müdürlüğünden» silinmesine karar verildiğini ve 22.07.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, «şirketin tasfiyesinin» kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden «tasfiye memuru sorumlu» bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayasıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memuru sorumlu olduğunu, Müdürlüğün davanın türü itibariyle «yasal hasım» konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Müdürlük aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
A.Ş.'ye ait olan araçlar Türk Polis Teşkilatını devir edilerek zorunlu bir «tasfiye» ve kapanma sürecine gidildiğini, bu süreçte şirketin «yönetim kurulu» başkanı olması «sebebi» ile bila ücret «tasfiye memuru» olarak atandığını, şirketin «muaccel» olan tüm resmi, özel ve işçi borçlarını ödeyerek kapattığını, bu süreçlerde gerek özel şirketler gerekse Vakıf denetim kurulundan denetlenerek raporlar alındığını, bu raporların Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne sunulduğunu, «şirketin tasfiyesi» ve kapatılması eksiksiz ve denetim geçerek yapıldığını, bu nedenlerle «ihya» kararını kabul etmediğini, «husumet itirazı» olduğunu, davanın şirket «tüzel kişiliği» karşı açılması gerektiğini, kendisinin şirketin hissedarı ya da ortağı olmadığını, sadece tasfiye mermuru ya da maaşlı çalışanı olması sebebi ile böyle bir davada taraf olamayacağını, aleyhine verilen «vekalet ücretini» de kabul etmediğini, taraf bile olamayacağı davada vekalet ücreti ödemek durumunda bırakıldığını, ayrıca yapılan tasfiyenin tüm kurallara riayet edilerek yasal şartlar dahilinde yapıldığını, «ilan» edildiğini, ilandan sonra da bir itiraz yapılmayarak kesinleştiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» dışında kalan hususlar olduğu, mahkeme tarafından borcun tespit edildiği ve tasfiyenin eksiksiz şekilde yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9305 E. 2010/426 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.'ye ait olan araçlar Türk Polis Teşkilatını devir edilerek zorunlu bir «tasfiye» ve kapanma sürecine gidildiğini, bu süreçte şirketin «yönetim kurulu» başkanı olması «sebebi» ile bila ücret «tasfiye memuru» olarak atandığını, şirketin «muaccel» olan tüm resmi, özel ve işçi borçlarını ödeyerek kapattığını, bu süreçlerde gerek özel şirketler gerekse Vakıf denetim kurulundan denetlenerek raporlar alındığını, bu raporların Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne sunulduğunu, «şirketin tasfiyesi» ve kapatılması eksiksiz ve denetim geçerek yapıldığını, bu nedenlerle «ihya» kararını kabul etmediğini, «husumet itirazı» olduğunu, davanın şirket «tüzel kişiliği» karşı açılması gerektiğini, kendisinin şirketin hissedarı ya da ortağı olmadığını, sadece tasfiye mermuru ya da maaşlı çalışanı olması sebebi ile böyle bir davada taraf olamayacağını, aleyhine verilen «vekalet ücretini» de kabul etmediğini, taraf bile olamayacağı davada vekalet ücreti ödemek durumunda bırakıldığını, ayrıca yapılan tasfiyenin tüm kurallara riayet edilerek yasal şartlar dahilinde yapıldığını, «ilan» edildiğini, ilandan sonra da bir itiraz yapılmayarak kesinleştiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının sözleşmede taraf olmadığı, sözleşmenin davalılar arasında yapıldığı, bu nedenle davacının davalılardan Vakfa «husumet» yöneltemeyeceği, davacının davalılardan şirket ile yapmış olduğu bir sözleşmenin bulunmadığı,esasen servis ücretinin bizzat veliler tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın davalılardan Vakıf yönünden husumet, diğer davalı yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · yemin teklifi · yemin delili · yemin · taşıma sözleşmesi · muvafakat · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu kararda3-Öte yandan, davacı taraf delil listesinde, “ her türlü yasal delil” ibaresine yer vermiş olduğundan, «yemin deliline dayanmış» olup, mahkemece, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu husus dahi dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, davacının iki aracı ile davalılardan Vakfın sahibi olduğu okulun öğrencilerini 2006-2007 eğitim ve öğretim yılında taşıdığı sabittir.Davacı tarafından delil olarak «bilirkişi incelemesine», makbuz suretlerine,banka kayıtlarına vs. dayanılması karşısında, dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlığın hallinin esasen davalı vakfın kayıtları ile diğer davalının «ticari defter» ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılmasını zorunlu kıldığı mahkemece gözden kaçırılarak, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı olarak davalılar hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılardan Vakfın tanık dinletilmesine «muvafakat» etmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2741 E. , 2024/4032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/287 Esas, 2024/350 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/739 E., 2023/1093 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın, dava dışı ... İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin işlettiği otopark işletmesinde hasar görmesi üzerine, müvekkili tarafından dava açıldığını ve İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/169 E., 2023/229 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verildiğini, ilgili şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, ancak dava dışı şirketin tasfiye edilerek, ticaret sicilinden terkin edildiğinin bildirildiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü süreç ile ilgili herhangi bir bilgilerinin olmadığı gibi, söz konusu süreçte müvekkilinin kesinleşmiş olan herhangi bir alacağının da mevcut olmadığını, şirket terkin edildiği için taraf teşkili sağlanılamadığını ileri sürerek ...
İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin ihyasına ve ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru atanmasına karar
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
2.Davalı ... Sicili Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Tasfiye Halinde ... İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nin 20.10.2021 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'in seçildiğini, 08.07.2022 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicili müdürlüğünden silinmesine karar verildiğini ve 22.07.2022 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, dolayasıyla usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memuru sorumlu olduğunu, Müdürlüğün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 22.07.2022 tarihinde tasfiye sonu terkin olduğu, tasfiye memurunun ... olduğu, İzmir 9. İcra Dairesinin 2032/14566 E. sayılı dosyasında davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/169 E., 2023/229 K. sayılı ilamına dayalı olarak başlatılan icra takibinin derdest olduğu ve söz konusu takipte taraf teşkilinin sağlanması yönünden davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı ... Müdürlüğünün işbu davada yasal hasım konumunda olup yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı, davalı ...'in tasfiye sonu ticaret sicilden terkin olan ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru olup tasfiyenin usulüne uygun tamamlanmamasından sorumlu olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin icra dosyasıyla sınırlı olmak kaydıyla ihyasına tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; öncesinde, şirket hissedarı olmaksızın atanmış yönetim kurulu başkanı ve maaşlı bir çalışan konumunda olduğunu, ... ... A.Ş.'nin sermayesinin tamamı İzmir Trafik Vakfı'na ait olduğunu, bu vakfın mahkeme kararı ile kurulmuş olup amacı kamu hizmeti olduğunu, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü için çalışarak tüm gelirini buraya aktardığını, 2019 Aralık ayında İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen bir genelge ile İzmir Trafik Vakfına nezdinde yapılan hizmetlerin Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfına devredilmesine karar verilip tebliğ edildiğini, bu idari karar sebebi ile Vakfa ait araçlar ve Vakfın şirketi olan ... ... A.Ş.'ye ait olan araçlar Türk Polis Teşkilatını devir edilerek zorunlu bir tasfiye ve kapanma sürecine gidildiğini, bu süreçte şirketin yönetim kurulu başkanı olması sebebi ile bila ücret tasfiye memuru olarak atandığını, şirketin muaccel olan tüm resmi, özel ve işçi borçlarını ödeyerek kapattığını, bu süreçlerde gerek özel şirketler gerekse Vakıf denetim kurulundan denetlenerek raporlar alındığını, bu raporların Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne sunulduğunu, şirketin tasfiyesi ve kapatılması eksiksiz ve denetim geçerek yapıldığını, bu nedenlerle ihya kararını kabul etmediğini, husumet itirazı olduğunu, davanın şirket tüzel kişiliği karşı açılması gerektiğini, kendisinin şirketin hissedarı ya da ortağı olmadığını, sadece tasfiye mermuru ya da maaşlı çalışanı olması sebebi ile böyle bir davada taraf olamayacağını, aleyhine verilen vekalet ücretini de kabul etmediğini, taraf bile olamayacağı davada vekalet ücreti ödemek durumunda bırakıldığını, ayrıca yapılan tasfiyenin tüm kurallara riayet edilerek yasal şartlar dahilinde yapıldığını, ilan edildiğini, ilandan sonra da bir itiraz yapılmayarak kesinleştiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, davacının ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmış olduğu, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/169 E. sayılı dosyası derdest olmasına rağmen terkin işleminin yapıldığı, davalı tasfiye memurunun kusurlu olduğu, bu nedenle yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalı tasfiye memurunun sorumlu olduğu, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve ayrıca lehine tasfiye memuru olmasından kaynaklanan ücret takdir edilmesi gerektiği Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132251300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz