Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/583 E. 2024/3972 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hatır çeki↗ imza inkârı↗ borç ikrarı↗ ticari defter incelemesi↗ yemin delili↗ iyiniyet↗ yemin↗ basiretli tacir↗ ikrar↗ ihtiyati tedbir↗ ispat yükü↗ istirdat↗ ticari defter↗ esastan ret↗ iflas↗ çek↗ tacir↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/225 E., 2019/466 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının banka kredi teminatlarında kullanılmak üzere hatır çekleri verdiğini, davalıya gönderilen 18.02.2016 tarihli mektup ile çeklerin istenmesine rağmen davalı tarafından iade edilmediğini, çeklerden 96.900,00 TL bedelli, 29.02.2016 keşide tarihli çekin davalı tarafından Türkiye Finans Katılım Bankası .... Şubesi’ne kredi teminatlarında kullanılmak üzere 80.750,00 TL bedelli, 30.03.2016 keşide tarihli çekin ise Kuveyt Türk Bankası .... .... Şubesi’ne yine aynı amaçla verildiğini ve anılan bankaya yazı yazılarak bu husustaki kayıtların celp edilmesini, ayrıca çekin iptalini, davacının borcunun olmadığının tespitini, dava sonuna kadar çekin ödenmemesi için 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin ikinci bendi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasını, davanın açılmasından sonuçlanması aşamasına kadar davacının bu çekleri ödemek zorunda kalması halinde bu bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, menfi tespit davalarında ispat yükü, kural olarak alacaklı olduğunu beyan eden davalıda olmasına rağmen alacaklının elinde imzası inkâr edilmemiş senet veya borç ikrarını içeren belge var ise ispat yükünün tekrar davacıya geçeceği, bundan bahisle çekin ödeme dışında başka sebeple (hatır ve teminat için) verildiğinin ispatının bunu ileri süren borçluya ait olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları dikkate alındığında ve dava konusu edilen çekler incelendiğinde çeklerin davacı yanca davalı lehine keşide edildiği, çekin hatır çeki olduğu yönündeki bir açıklamanın da çek üzerine işlenmediği, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca basiretli bir tacir olarak çek keşide etmesinin neticelerini bilerek hareket etmesi gerekeceğinden davalı lehine çek keşide etmiş olması karşısında taleplerinde haklı olmadığı, davacı vekiline dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, davalı usulüne uygun yemin etmiş olduğu gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının bankalar nezdindeki kredi teminatlarında kullanması için karşılıksız olarak hatır çekleri verdiğini, verilen bu hatır çeklerinin defalarca istenmesine rağmen iade edilmediğini, verilen çeklerin herhangi bir borç ilişkisi için verilmemiş olduğunu, müvekkili tarafından iyiniyetli olarak davalıya kredi teminatı olarak kullanması için hatır çekleri verildiğini, karşılıksız olarak banka kredi teminatlarında kullanılmak üzere hatır çekleri verildiğini, herhangi bir borç ilişkisi içinde vermediğini, banka tarafından teminat hesabına tahsile girildiğinin belirtildiğini, mahkemece ticari defterlerinin incelenmediğini, raporun eksik incelemeye dayalı ve haliyle usul ve hukuka aykırı olarak tanzim edildiğini, bu defterler incelenmeden taraflar arasında bir iş veya alacak ilişkisinin olup olmadığı, davaya konu çeklerin bu ilişkilerden kaynaklı olarak verilip verilmediği, haliyle de çeklerin hatır çeki olup olmadığı hususlarının tam olarak tespitinin mümkün olmadığını, ticari defterler dosyaya girmeden ve incelemesi yapılmadan ispat yükünün taraflarında olduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine ilişkin verilen kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen sebeplerle dosya içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/583 E. , 2024/3972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1426 Esas, 2022/1709 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/225 E., 2019/466 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının banka kredi teminatlarında kullanılmak üzere hatır çekleri verdiğini, davalıya gönderilen 18.02.2016 tarihli mektup ile çeklerin istenmesine rağmen davalı tarafından iade edilmediğini, çeklerden 96.900,00 TL bedelli, 29.02.2016 keşide tarihli çekin davalı tarafından Türkiye Finans Katılım Bankası .... Şubesi’ne kredi teminatlarında kullanılmak üzere 80.750,00 TL bedelli, 30.03.2016 keşide tarihli çekin ise Kuveyt Türk Bankası .... .... Şubesi’ne yine aynı amaçla verildiğini ve anılan bankaya yazı yazılarak bu husustaki kayıtların celp edilmesini, ayrıca çekin iptalini, davacının borcunun olmadığının tespitini, dava sonuna kadar çekin ödenmemesi için 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin ikinci bendi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasını, davanın açılmasından sonuçlanması aşamasına kadar davacının bu çekleri ödemek zorunda kalması halinde bu bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, menfi tespit davalarında ispat yükü, kural olarak alacaklı olduğunu beyan eden davalıda olmasına rağmen alacaklının elinde imzası inkâr edilmemiş senet veya borç ikrarını içeren belge var ise ispat yükünün tekrar davacıya geçeceği, bundan bahisle çekin ödeme dışında başka sebeple (hatır ve teminat için) verildiğinin ispatının bunu ileri süren borçluya ait olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları dikkate alındığında ve dava konusu edilen çekler incelendiğinde çeklerin davacı yanca davalı lehine keşide edildiği, çekin hatır çeki olduğu yönündeki bir açıklamanın da çek üzerine işlenmediği, davacının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca basiretli bir tacir olarak çek keşide etmesinin neticelerini bilerek hareket etmesi gerekeceğinden davalı lehine çek keşide etmiş olması karşısında taleplerinde haklı olmadığı, davacı vekiline dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, davalı usulüne uygun yemin etmiş olduğu gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının bankalar nezdindeki kredi teminatlarında kullanması için karşılıksız olarak hatır çekleri verdiğini, verilen bu hatır çeklerinin defalarca istenmesine rağmen iade edilmediğini, verilen çeklerin herhangi bir borç ilişkisi için verilmemiş olduğunu, müvekkili tarafından iyiniyetli olarak davalıya kredi teminatı olarak kullanması için hatır çekleri verildiğini, karşılıksız olarak banka kredi teminatlarında kullanılmak üzere hatır çekleri verildiğini, herhangi bir borç ilişkisi içinde vermediğini, banka tarafından teminat hesabına tahsile girildiğinin belirtildiğini, mahkemece ticari defterlerinin incelenmediğini, raporun eksik incelemeye dayalı ve haliyle usul ve hukuka aykırı olarak tanzim edildiğini, bu defterler incelenmeden taraflar arasında bir iş veya alacak ilişkisinin olup olmadığı, davaya konu çeklerin bu ilişkilerden kaynaklı olarak verilip verilmediği, haliyle de çeklerin hatır çeki olup olmadığı hususlarının tam olarak tespitinin mümkün olmadığını, ticari defterler dosyaya girmeden ve incelemesi yapılmadan ispat yükünün taraflarında olduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine ilişkin verilen kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen sebeplerle dosya içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132233100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz