YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/867 E. 2024/4414 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ denetime elverişlilik↗ uyuşmazlık konusu↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/268 E., 2020/293 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Brintellix isimli ilacı ürettiğini, söz konusu ilaç markasının 2013 yılından beri davalı Kurum nezdinde tescilli olduğunu, bu ilacın etken maddesinin International Nonproprietary Name (...) mülkiyete konu edilemeyen niteliğindeki “...” maddesi olduğunu, davalı şirketin 5. sınıf için 2017/75669 sayılı “...” ibareli marka başvurusu yapması üzerine başvuruya 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (f) ve (ı) bentlerine dayanarak itiraz ettiğini; ancak itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, ibareler arasındaki benzerliğin kamu sağlığını etkileyebilecek sonuçlar doğuracağını, dava konusu marka ile ... adı arasında büyük benzerlik bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2017/75669 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde 5. sınıf "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veteriner amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veteriner amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler" emtiaları bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu marka ile ... adı arasında aynılık ya da yüksek düzeyde benzerlik bulunmadığını, uyuşmazlık konusu 5. sınıf malların tüketicisinin doktor ve eczacılar olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “...” ibaresinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından ... olarak kabul edildiği, davaya konu marka ile “...” ibaresinin görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzer olduğu, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaretlerin bir kişi tekeline bırakılmasının mümkün olmaması karşısında mutlak red nedeni bulunduğu, münhasıran ya da esas unsur olarak ... adlarından oluşan başvuruların yanı sıra söz konusu adların birebir aynısı olmasa da benzeri niteliğindeki adlandırmaların da ilgili mallar ve hizmetler yönünden reddi gerektiği, ilgili çevre olan doktor ve eczacıların yüksek dikkat seviyesi açısından incelendiğinde dahi dava konusu markanın söz konusu ... adına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bu nedenle marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu “...” ibareli başvuru ile başvuru ile “...” ibareli ... adı arasında aynılık veya yüksek düzeyde benzerlik bulunmadığını, bu nedenle başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (f) ve (ı) bentleri uyarınca reddinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun çoğunluk görüşünün de bu yönde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvuru ile ilaç etken madde ismi olan “...” ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, bu nedenle dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu 5/1. sınıf mallar yönünden marka olarak tescil edilemeyeceği, aynı tespitlere yer veren ve Mahkemece 12.02.2020 tarihli bilirkişi raporundaki çoğunluk görüş ile ayrık görüş arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 24.04.2020 tarihli ikinci bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, bu nedenle Mahkemece hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4257 E. 2025/2653 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… şekilsel bir benzerlik olduğu söylenebilse de, kelimenin başında yer alan J harfinin B harfinden farklı olması nedeniyle mevcut görsel benzerliğin markalar arasında «iltibasa» neden olabilmesi için anlamsal, işitsel benzerliklerin de ilgili tüketici nezdinde karışıklığa neden olacak düzeyde olması gerektiği, markalar arasında 05. sınıf ilaç emtiası dikkate alındığında ilgili bilinçli tüketici kitlesi bakımından anlamsal bir benzerliğe neden olacak bir durumun mevcut olmadığı, fonetik farklılığın markaları birbirinden ayrıştırmaya yeterli olduğu, ilaç markalarının değerlendirilmesinde ilacı reçeteye yazacak olan uzmanların, yani doktorların ve ilacı hastaya temin edecek olan eczacıların görüşleri büyük önem taşıdığı, bu bağlamda 05. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” emtiasının hitap ettiği tüketici kitlesinin genel olarak doktorlar, eczacılar, medikalciler, diş hekimleri gibi yüksek algı ve bilinç düzeyine sahip tüketiciler oldukları, bu tüketiciler açısından yapılacak değerlendirmede markaların aynı olan «son» hecelerinden «ziyade» farklı olan ve vurgunun bulunduğu ‘...’ ve ‘...’ kök unsurlarının dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, “Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler” emtiası yönünden ise ilgili tüketici kitlesinin yukarıda belirtilen nitelikteki tüketiciler olmayacağı, bu nedenle bu emtialar ve işaretler arasındaki karşılaştırmanın daha düşük dikkat düzeyine sahip tüketiciler nezdinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak bu tüketicilerin de hiçbir zaman bir marketten gıda alan normal tüketicilerle bir tutulamayacağı ve dava konusu markanın davaya dayanak gösterilen markalardan farklı olarak “J” harfi ile başladığı değerlendirildiğinde, markalar arasındaki farklılığın ilk hecede olması ve ilk hecenin markalar arasında belirgin «ayırt edicilik» sağlaması nedeniyle bu tüketici kitlesi bakımından da markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hü …
-
Marka kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/865 E. 2024/4269 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… arı itirazın 05.05.2018 tarih, 2018-M-3651 YİDK sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, görsel, işitsel ve kavramsal unsurlar da «dahil» olmak üzere yarattığı tüm intibalar bakımından müvekkili firmanın markasına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin yarattığı markanın «son» iki harfinin çıkarılması ve “OR” ekinin eklenmesi ile dava konusu başvurunun «ayırt edicilik» kazanmadığını, davalının başvurusunun müvekkili ile aynı “ilaç ve preparat ürünler” emtiasında tescil ettirilmek istendiğini, bu emtiaların hem reçeteli hem de reçetesiz satışının yapılması nedeniyle tüketici kitlesinin «ortalama tüketici» kitlesi olduğunu, müvekkiline ait "SİMFLAT" markasının sindirim sistemindeki kasılmaların ve gaz oluşumunun tedavisi için üretilen ilaçlarda kullanıldığını ve sekt …
… LAT” ibareli markasının, İlk Derece Mahkemesi kararının aksine karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, markalarda ‘’SİMFL’’ ibaresinin ortak bulunduğunu, markaların «son» iki harf dışında tüm harflerinin yazılışının, okunuşunun ve dizilişinin tamamen aynı olduğunu, markaların sonunda yer alan "AT" ile "OR" harflerindeki farklılığın, davaya konu markaya «ayırt edicilik» katmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararının aksine, taraf markalarının hem bilinçli hem de «ortalama tüketici» kitlesi tarafından kullanıldığını, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunu kötü niyetle yaptığını belirterek yerel Mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında «iltibas» yarattığı öne sürülen "SİM" ibaresinin “SİMETİKON” etken maddesinin kısaltması olduğunu, ilaç markalarının ilaçta bulunan etken maddeden türetilmesi ile oluşan markaların «ayırt ediciliğinin» «son» derece düşük bulunduğunu, taraf markaları arasında “SİM” ön eki dışında yer alan "FLAT" ve "FLOR" ibarelerinin kavramsal farklılığının 05. sınıfın yüksek dikkattek …
Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği, 5/1. sınıf ürünlerin «ortalama tüketicileri», doktorlar ve eczacılar olduklarından «iltibas» değerlendirmesinde bu tüketicilerin bilinç düzeylerinin dikkate alınmasının gerektiği, buna göre taraf marka işaretlerinin karşılaştırılmasında, her ne kadar tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler "SİM" ortak kökünden geliyor ise de, “SİM” kök unsurunun “SİMETİKON” etken maddesine atfen kullanıldığı, bu itibarla 5/1. sınıfta yer alan mallar bakımından «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, yukarıda belirtildiği gibi ilaç markalarında görüşünün dikkate alınması gereken kitlenin doktor ve eczacılardan oluşan bilinçli kitle olduğundan taraf …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/867 E. , 2024/4414 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1673 Esas, 2022/1364 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/268 E., 2020/293 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Brintellix isimli ilacı ürettiğini, söz konusu ilaç markasının 2013 yılından beri davalı Kurum nezdinde tescilli olduğunu, bu ilacın etken maddesinin International Nonproprietary Name (...) mülkiyete konu edilemeyen niteliğindeki “...” maddesi olduğunu, davalı şirketin 5. sınıf için 2017/75669 sayılı “...” ibareli marka başvurusu yapması üzerine başvuruya 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (f) ve (ı) bentlerine dayanarak itiraz ettiğini; ancak itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, ibareler arasındaki benzerliğin kamu sağlığını etkileyebilecek sonuçlar doğuracağını, dava konusu marka ile ...
adı arasında büyük benzerlik bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini, 2017/75669 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde 5. sınıf "insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veteriner amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veteriner amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler" emtiaları bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu marka ile ... adı arasında aynılık ya da yüksek düzeyde benzerlik bulunmadığını, uyuşmazlık konusu 5. sınıf malların tüketicisinin doktor ve eczacılar olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “...” ibaresinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından ... olarak kabul edildiği, davaya konu marka ile “...” ibaresinin görsel, sesçil ve kavramsal olarak benzer olduğu, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaretlerin bir kişi tekeline bırakılmasının mümkün olmaması karşısında mutlak red nedeni bulunduğu, münhasıran ya da esas unsur olarak ... adlarından oluşan başvuruların yanı sıra söz konusu adların birebir aynısı olmasa da benzeri niteliğindeki adlandırmaların da ilgili mallar ve hizmetler yönünden reddi gerektiği, ilgili çevre olan doktor ve eczacıların yüksek dikkat seviyesi açısından incelendiğinde dahi dava konusu markanın söz konusu ...
adına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bu nedenle marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu “...” ibareli başvuru ile başvuru ile “...” ibareli ... adı arasında aynılık veya yüksek düzeyde benzerlik bulunmadığını, bu nedenle başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d), (f) ve (ı) bentleri uyarınca reddinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun çoğunluk görüşünün de bu yönde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvuru ile ilaç etken madde ismi olan “...” ibaresinin ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, bu nedenle dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu 5/1. sınıf mallar yönünden marka olarak tescil edilemeyeceği, aynı tespitlere yer veren ve Mahkemece 12.02.2020 tarihli bilirkişi raporundaki çoğunluk görüş ile ayrık görüş arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 24.04.2020 tarihli ikinci bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, bu nedenle Mahkemece hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132222800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz