Sınırlı ihya hükmünün infazda tereddüt oluşturmayacak açıklıkta kurulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/814 E. 2025/1633 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar gözetilerek sınırlı ihyaya karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, sınırlama ihyanın talep edildiği ve hukuki yararın bulunduğu takip dosyasına göre yapılmalı; hüküm fıkrası HMK 26 ve 297/2 uyarınca taleple bağlı, açık ve infazda tereddüt yaratmayacak biçimde (şirket unvanı, tasfiye memurunun kimlik bilgisi, davalının doğru gösterilmesi dâhil) kurulmalıdır; aksi hâlde karar re'sen bozulur. TTK Geçici 7'ye 7511 sayılı Kanun ile eklenen ve sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesini yasaklayan kural yalnızca maddede öngörülen usule uygun terkinlerde uygulanır; oda kaydının silinmesine dayanan ve münfesihlik durumunu gerektirmeyen bir terkin usule uygun sayılamayacağından sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilir.
Ele alınan sorunlar
Sınırlı ihya hükmünün taleple bağlılık ve hüküm açıklığı kurallarına aykırı biçimde kurulması → kabul
Gerekçe: 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, 114/1.h bendinde hukuki yararın dava şartlarından olduğu, 297/2 hükmünde ise hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen kararın açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda hukuki yarar gözetilerek sınırlı ihya kararı verilmesi isabetli ise de; ihyanın talep edildiği ve hukuki yararın bulunduğu icra takip dosyasıyla sınırlı olarak değil, hangi mahkeme olduğu yoruma muhtaç bir kısaltmayla anılan iş mahkemesi dosyasıyla sınırlı olarak gerçekleştirilmesi, tasfiye memurunun kimlik numarası yerine hükümde boş bırakılmış bir ibareye yer verilmesi, ihyasına karar verilen şirket unvanının doğru yazılmaması ve sicil müdürlüğüne yönelik olup sicil müdürlüğünce takip edilen davada karar başlığında ticaret sicili müdürlüğü yerine ticaret odasının davalı olarak gösterilmesi, infazda tereddüt oluşturacak nitelikte olduğundan kararın re'sen bozulması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Oda kaydının silinmesine dayalı terkinde ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği → kabul
İddia: Davacı, davalı sicil müdürlüğünün idari sorumluluğunu yerine getirmediğini ve kanunen tasfiyeye girmemesi gereken şirketi tasfiyeye soktuğunu ileri sürerek yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep etmiştir.
Gerekçe: 29.05.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesine eklenen cümlede, bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir. Ancak dosya içeriğine göre ihyası istenen şirketin sicil kaydı, oda kaydının silinmiş olmasından bahisle TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında silinmiş olup, bu terkin sebebi anılan madde kapsamında münfesihlik durumunu gerektirmediğinden terkin işleminin maddede öngörülen usule uygun gerçekleştirildiğinden söz edilemez. Bu doğrultuda davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu durumun dikkate alınmaması doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Oda kaydının silinmesine dayanan terkinin TTK Geçici 7'de öngörülen usule uygun sayılamayacağı ve bu hâlde ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilebileceği; ayrıca sınırlı ihya hükmünün infazda tereddüt oluşturmayacak açıklıkta kurulması gerektiği bakımından bağlayıcı emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hukuki yarar (HMK 114/1-h): terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar bulunduğu ölçüde, ihyanın talep edildiği icra takip dosyasıyla sınırlı olarak karar verilmelidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ sınırlı ihya↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru↗ ticaret sicilinden terkin↗ münfesih şirket↗ hukuki yarar↗ taleple bağlılık↗ hükmün açıklığı↗ infaz kabiliyeti↗ re'sen bozma↗ yargılama gideri ve vekâlet ücreti↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14639 E. 2017/130 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2018/2534 E. sayılı dosya alacağı bakımından ihyasına ve «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini istemiştir.
… 47. maddesi uyarınca İAA 2.İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dava dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nun 547/2 hükmü uyarınca Kaşif ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, şirketin «ticaret siciline tescil» ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilanına», davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı TKK'nın Geçici 7. maddesine göre «ticaret sicilinden terkin» edilen dava dışı şirketin tarafı olduğu icra takip dosyasıyla sınırlı olarak «ihyası» ve bu süreçte «tasfiye memuru atanması» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · ilan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bu yön gözetilmeden «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya ve davanın niteliğine uygun görülmediğinden mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5365 E. 2020/5315 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüyle taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının ve kurulan yatırım ilişkisinin «hükümsüzlüğünün tespitine», 4.547,17 TL’nin davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmeyerek re’sen bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/814 E. , 2025/1633 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/1895 Esas, 2024/1781 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2024/426 E., 2024/788 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Alüminyum Döküm Sistemleri ve İnşaat Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhinde İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün 2018/2534 E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını ve söz konusu takibin devam ettiğini, ilamlı takibin dayanağının İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dosyası olduğunu, anılan şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) Geçici 7. maddesine istinaden terkin edildiğini ve müvekkili Kurumun alacaklarının tahsili için taraf ehliyetinin sağlanması amacıyla ilgili şirketin ihyasının gerektiğini, davalı Sicil Müdürlüğü idari sorumluluğunu yerine getirmediğinden ve kanunen tasfiyeye girmemesi gereken şirketi tasfiyeye soktuğundan yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin olduğunu ileri sürerek anılan Şirketin İstanbul Anadolu 4.
İcra Müdürlüğünün 2018/2534 E. sayılı dosya alacağı bakımından ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün işleminin hukuka uygun olduğunu, 6102 sayılı TTK’nın Geçici 7. maddesinde 29.05.2024 tarihinde yapılan değişiklikle artık müvekkili aleyhinde yargılama giderine hükmedilemeyeceğini savunarak öncelikle davanın reddine, şayet aksi kanaatte olunursa müvekkili aleyhinde yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK’nın 547. maddesi gereği tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı yasal hasım olduğundan ve iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur veya ihmali bulunamadığından yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 474823-0 ticaret sicil numarasına kayıtlı İ ... Alüminyum Döküm Sistemleri ve İnşaat Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin 6102 sayılı TTK nun 547.
maddesi uyarınca İAA 2.İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dava dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nun 547/2 hükmü uyarınca Kaşif ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava açılmadan evvel 29.05.2024 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesine ilave edilen, derhal yürürlüğe giren kanun hükmü ile davacı vekilinin vekâlet ücreti ve yargı gideri talebinin yasal bir dayanağının kalmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı TKK'nın Geçici 7. maddesine göre ticaret sicilinden terkin edilen dava dışı şirketin tarafı olduğu icra takip dosyasıyla sınırlı olarak ihyası ve bu süreçte tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesine göre ticaret sicilinden terkin edilmiş olan şirketin aleyhinde İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dosyasında verilen kararın infazına ilişkin İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün 2018/2534 E. sayılı ilamlı icra takibiyle sınırlı olmak üzere ihyası ve bu süreçte şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davalı yasal hasım olduğundan ve işbu davanın açılmasında kusur veya ihmali bulunamadığından yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 474823-0 ticaret sicil numarasına kayıtlı İ ...
Alüminyum Döküm Sistemleri ve İnşaat Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca İAA 2. İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı dava dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca Kaşif ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararı yargılama giderleri yönünden davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği düzenlenmiş; aynı Kanun'un 114/1.h bendinde ise hukuki yararın dava şartlarından olduğuna yer verilmiş olup; bununla birlikte 297/2 hükmünde ise mahkemece kurulacak hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen kararın açık olması gerektiği, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, İlk Derece Mahkemesince kurulup Bölge Adliye Mahkemesince de uygun görülen hükümde; hukuki yarar gözetilerek sınırlı ihya kararı verilmesi isabetli ise de, ihyanın talep edildiği ve hukuki yararın da var olduğu anlaşılan İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2534 E. sayılı icra takip dosyasıyla sınırlı olarak değil de hangi mahkeme olduğu yoruma muhtaç olan "İAA 2. İş Mahkemesinin 2008/422 E. sayılı" dosyasıyla sınırlı olarak gerçekleştirilmesi; tasfiye memuru atanması isabetli ise de, bu tasfiye memurunun kimlik numarasını belirtmek yerine hükümde "(TCK NO:......)" ibaresiyle bu kısma yönelik açıklık bırakacak şekilde karar verilmesi;
ihyasına karar verilen şirket unvanın "İ ... Alüminyum Döküm Sistemleri Ve İnşaat Mekanik Sanayi Ticaret Limited Şirketi" şeklinde doğru yazılmaması ve sicil müdürlüğüne yönelik olup sicil müdürlüğü tarafından da takip edilen davada, karar başlığında ticaret sicil müdürlüğü yerine ticaret odasının davalı olarak gösterilmesi şeklinde infazda tereddüt oluşturacak bir çok unsur barındıran kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2.Öte yandan 29.05.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesine eklenen ek cümlede; bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir.
Bununla birlikte dosya muhteviyatından, ihyası istenen şirketin oda kaydı silindiğinden bahisle 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında ticaret sicil kaydının silindiği anlaşılmakta olup, belirtilen bu terkin sebebi anılan madde kapsamında münfesihlik durumunu gerektirmediğinden, bu kapsamda yapılan terkin işleminin de maddede öngörülen usule uygun olarak gerçekleştirildiğinden bahsedilemez. Bu doğrultuda, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen Mahkemece bu durumun dahi dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle de davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) numaralı nedenle re'sen, (2) numaralı nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132001700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz