6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Demurajın rücuu için taşıma zincirinde yer alma zorunluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2767 E. 2025/1106 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Fiili taşıyana ödenen konteyner bekleme (demuraj) ücretinin malın alıcısına rücu edilebilmesi için ödeyenin akdi taşıyan ya da TTK 917 anlamında taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerekir; ara konişmentoda taşıyıcı veya gönderilen görünmese de karşı tarafın kabulü, yazışmalar ve kısmi ödeme birlikte değerlendirilerek organizatörlük sıfatı kabul edilebilir. Finansal kiralama sözleşmesindeki masraf hükmü, sözleşmenin tarafı olmayan taşıyanı bağlamaz. Rücu edilebilecek tutar, fiili taşıyana ödenen bedeli ve bilirkişice hesaplanan demurajı aşamaz; yapılan kısmi ödeme mahsup edilir. Takip öncesi temerrüt ispatlanmadıkça işlemiş faiz istenemez, yargılamayla belirlenen alacak likit sayılmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

Fiili taşıyana ödenen demuraj bedelinin malın alıcısına rücu edilebilmesinin koşulları → kabul

İddia: Davalı, davacının demuraj alacağını satıcı ile imzaladığı navlun sözleşmesine dayandırdığını, kendisinin bu sözleşmenin tarafı olmadığını ve gönderilen sıfatını taşımadığını savunmuştur.

Gerekçe: Fiili taşıyan firmanın düzenlediği master konişmentolarda gönderilen olarak yer alması nedeniyle konteyner bekleme ücretini ödeyen davacının bu bedeli malın alıcısına rücu edebilmesi için akdi taşıyan ya da 6102 sayılı TTK'nın 917. maddesinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerekir. Davacı ara konişmentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak yer almamış olsa da, davalı vekilinin cevap dilekçesinde taşımayı davacının yaptığını kabul etmesi, taraflar arasında demuraj konusunda karşılıklı e-posta yazışmaları yapılmış olması ve davalının demuraj bedelinin bir kısmını çekle ödediğinin davacı defterleri üzerindeki bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi karşısında, taşımanın geneli birlikte değerlendirildiğinde davacının satım sözleşmesiyle malların taşınmasında alıcı adına organizatörlük yaptığı ve fiili taşıyana ödediği demuraj ücretini davalıya rücu edebileceği sonucuna varılır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Finansal kiralama sözleşmesindeki masraf hükmünün sözleşme dışı üçüncü kişiye etkisi → ret

İddia: Davalı, finansal kiralama sözleşmesinde kiracının nakliye, navlun, ardiye ve benzeri gider ve masraflardan sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle demurajdan dava dışı kiracının sorumlu olduğunu savunmuştur.

Gerekçe: Davacı finansal kiralama sözleşmesine taraf olmadığından, bu sözleşmeye konulan ve masrafların kiracıya ait olduğunu öngören hüküm davacıyı bağlamaz. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Rücu edilebilecek demuraj tutarının üst sınırı ve yapılan ödemenin mahsubu → kısmi kabul

İddia: Davalı, davacının alt yüklenici ile konişmento düzenlerken piyasa rayicine uygun demuraj tarifesi belirlemesi gerekirken fahiş tarife uygulandığını savunmuştur.

Gerekçe: Davacının ticari defter kayıtlarına göre fiili taşıyana demuraj faturaları nedeniyle yaptığı toplam ödeme, davalıya yansıtılabilecek azami tutarı oluşturur; bilirkişi raporlarıyla hesaplanan konteyner bekleme ücreti bu tutardan düşük olduğundan rücu edilebilecek miktar hesaplanan demuraj bedelini geçemez. Davalının demuraj borcu için çekle yaptığı ödeme mahsup edilerek bakiye alacağa hükmedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Takip öncesi işlemiş faiz istemi → ret

İddia: Davacı, takip talepnamesinde işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.

Gerekçe: Takip öncesi dönemde borçlunun temerrüde düşürüldüğü dosya kapsamından anlaşılamadığından işlemiş faiz istemi yerinde değildir; alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek döviz faizi yürütülür. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

İcra inkâr tazminatı istemi → ret

İddia: Davacı, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Gerekçe: Yargılama neticesinde tespit edilen alacak likit kabul edilemeyeceğinden icra inkâr tazminatının koşulları oluşmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Davalının kötüniyet tazminatı istemi → ret

İddia: Davalı, davacının yüzde yirmiden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir.

Gerekçe: Reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı istemi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Demuraj bedelinin alıcıya rücuunda taşıma zincirinde yer alma ve organizatörlük ölçütü ile finansal kiralama sözleşmesindeki masraf hükmünün üçüncü kişiyi bağlamaması bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj konteyner bekleme ücreti akdi taşıyan fiili taşıyan taşıma işleri komisyoncusu master konişmento ara konişmento rücu itirazın iptali icra inkâr tazminatı likit alacak finansal kiralama

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 917 · 3095 sayılı Kanun — 3095 sayılı Kanun 4/a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/2767 E.  ,  2025/1106 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/649 Esas, 2024/299 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

SAYISI 2016/471 E., 2020/248 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının yurt dışından satın alarak finansal kiralama yoluyla dava dışı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti.'ne kiraladığı emtiaların gemi ile Yarımca Limanı'na getirilmesinden sonra konteynerlerin zamanında boşaltılıp teslim edilmemesinden dolayı armatör Tarros Denizcilik A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenen demuraj faturasının müvekkili tarafından 23.09.2016 tarihinde ödendiğini, demurajdan sorumlu olan davalı şirketin ise demuraj ücretini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle davacı tarafından armatör firmaya ödenen demuraj bedelinin davalıya rücu edilebilmesi için icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile 120.225,53 USD üzerinden icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı kiracı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti. arasında 18.05.2016 tarihli finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, davacının bu finansal kiralama sözleşmesinden haberdar olduğunu, sözleşmede kiracının nakliye, navlun, ardiye ve bunun gibi gider ve masraflardan sorumlu olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle talep edilen alacaktan dava dışı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğunu, davacının demuraj alacağını satıcı ile imzaladığı navlun sözleşmesine dayandırdığını, ancak müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını,demuraj bedelinin müvekkili şirketten tahsil edilebileceği düşünülse dahi davacı ile satıcı arasında akdolunan konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,müvekkili şirketin gönderileni olmadığı konişmento hükümleri gereğince demuraj bedelinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1203.maddesine göre müvekkilinden istenemeyeceğini, davacı şirketin alt yüklenici ile konişmento düzenlerken piyasadaki demuraj tarifelerine uygun rayiçten demuraj tarifesi belirlemesi gerekirken fahiş olan tarifenin uygulanmasıyla oluşan demuraj bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yurdışında bulunan firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye' ye taşındığı, fiili taşımayı yapan "Tarros" firmasının düzenlediği master konişmentolarda gönderilen olarak davacı ....'nin yer aldığı, satım konusu mallarla ilgili olarak ve firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği, buna göre taşımanın iki ayrı navlun ilişkisi üzerinden gerçekleştiği, davacının alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda gönderilen olarak yeralması nedeniyle fiili taşıyan "Tarros" firmasına konteyner bekleme ücreti ödediği belirli olup davacının ödediği konteyner demurajını malın alıcısı Yapı Kredi Finansal AŞ 'ye rücu edebilmesi için akdi taşıyan ya da 6102 sayılı TTK'nın 917.maddesinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerektiği, davacı her ne kadar ara konişmentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak yer almamış olsa da, davalı vekili cevap dilekçesinde taşımayı davacının yaptığını kabul etmiş olmasının yanısıra demuraj konusunda taraflar arasında karşılıklı olarak e-posta yoluyla yapılan yazışmalardan sonra davalının demuraj bedelinin bir kısmını yani 24.000,00 USD 'yi davacıya çek ile ödediğinin davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olduğu, saptanan bütün bu hususlar ile taşımanın geneli birlikte değerlendirildiğinde davacının satım sözleşmesi ile malların taşınmasında alıcı-davalı Yapı Kredi Finansal adına organizatörlük yaptığı, bu kapsamda fiili taşıyana ödediği demuraj ücretini davalıya rücu edebileceği, davalı vekili her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine göre konteyner demurajından finansal kiracı Dia Ahşap Ürünleri Ltd.

Şti.'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, davacı finansal kiralama sözleşmesine taraf olmadığından işbu sözleşmeye konulan hükmün davacıyı bağlamayacağı, davacının ticari defter kayıt bilgilerine göre fiili taşıyan Tarros firması tarafından davacı adına düzenlenen 19.08.2016 ve 24.08.2016 tarihli demuraj faturaları nedeniyle davacının bu şirkete toplam 143.325,00 USD tutarında ödeme yaptığı, bu nedenle davacının davalı şirkete yansıtabileceği demuraj bedelinin en fazla 143.325,00 USD olabileceği, ancak bilirkişi raporları ile hesaplanan konteyner bekleme ücreti yani demuraj bedeli 141.600,00 USD olduğundan rücu edilebilecek tutarın 141.600,00 USD'yi geçemeyeceği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının demuraj borcu için çekle 24.000,00 USD ödeme yaptığı anlaşıldığından bakiye demuraj ücreti alacağının 117.600,00 USD olduğu, davacı takip talepnamesinde işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de takip öncesi dönemde davalının temerrüde düşürüldüğünün dosya kapsamından anlaşılamadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 117.600,00 USD'nin icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yargılama neticesinde tespit edilen alacak likit kabul edilemeyeceğinden davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından davalının da kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair verilen kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ile fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan ve fiili taşıyana ödenen demuraj alacağının davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131773500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/649 E. 2024/299 K.

Konteyner demurajının rücuen tahsili ve gönderilenin sorumluluğu

Gerekçe özeti

Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup taraflar arasında anlaşma (taşıma sözleşmesi/konşimento hükmü) bulunmadıkça talep edilemez; ancak TTK 1203 uyarınca eşyanın teslimini isteyen gönderilen, navlun sözleşmesi veya konşimento hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlardan (konteynerin iadesi/demuraj dahil) sorumlu olur. Eşyayı CFR kaydıyla satın alıp fiilen teslim alan alıcı, taşıma ilişkisinde ismen taşıyıcı/gönderilen olarak gösterilmese de fiili davranışları (varış ihbarnamesi gönderme, pazarlığı yönetme, kısmi ödeme yapma) ile akdi taşıyıcı sıfatının ispatı mümkündür ve bu kişi fiili taşıyana ödenen demuraj bedelini gönderilenden rücuen talep edebilir. Demuraj tarifesi konşimentoda öngörülmüşse, bu tarifenin aşılmadığı ölçüde rayice göre hesaplama yapılması istenemez. Finansal kiralama sözleşmesi, sözleşmeye taraf olmayan üçüncü kişiyi (taşıyıcıyı) bağlamaz ve husumet ilişkisini değiştirmez. Takip öncesi temerrüde düşürülmeyen ve likit nitelikte olmayan tazminat kabilindeki demuraj alacağı için işlemiş faiz ve icra inkâr tazminatı talep edilemez.

Emsal değeri

Kararda konşimentoda ismen taşıyıcı/gönderilen olarak gösterilmeyen bir tarafın, fiili davranışlarıyla (varış ihbarnamesi gönderme, demuraj pazarlığını yönetme, kısmi ödeme) akdi taşıyıcı sıfatının ispat edilebileceği ve gönderilenin TTK 1203 uyarınca demuraj borcundan sorumluluğunun teslim talebine bağlı olduğu yönündeki değerlendirmeler, konteyner demurajı uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: konteyner demurajı gönderilen akdi taşıyıcı TTK 1203 CFR teslim şekli konşimento ara konşimento husumet temerrüt icra inkâr tazminatı likit alacak

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/649

KARAR NO 2024/299

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/02/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... AŞ'nin dava dışı bir firma ile yaptığı finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle yurtdışından alınacak emtianın taşınması ve zamanında ülkeye getirilmesini sağladığını, armatör ... A.Ş. tarafından 05/07/2016 tarihinde davalının gönderileni olduğu yüklerin Singapur Ancora Limanından DP Port Yarımca Limanına sorunsuz şekilde getirildiğini, ancak gönderilenden kaynaklanan teslim engeli ile karşılaşıldığını, davalıdan kaynaklı eksiklikler nedeniyle yüklerin süresinde çekilemediğini, bu nedenle armatöre ait konteynerlerin bekletilmesinden dolayı demuraj alacağı doğduğunu, armatör firmanın müvekkiline demuraj alacağını içeren fatura gönderdiğini, fatura bedelinin müvekkili tarafından 23/09/2016 tarihinde ödendiğini, demurajdan sorumlu olan davalı şirketin ise demuraj ücretini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle davacı tarafından armatör firmaya ödenen demuraj bedelinin davalıya rücu edilebilmesi için İstanbul ...

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının icra takibine itirazının iptali ile 120.225,53-USD üzerinden icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili ile dava dışı kiracı ... Ltd. Şti arasında 18/05/2016 tarihli finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, davacının müvekkili şirket ile ... Ltd Şti arasında kurulan finansal kiralama sözleşmesinden haberdar olduğunu, sözleşmede kiracının nakliye, navlun, ardiye vb gider ve masraflardan sorumlu olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle talep edilen alacaktan dava dışı ... Ltd Şti'nin sorumlu olduğunu, davacının demuraj alacağını satıcı ile imzaladığı navlun sözleşmesine dayandırdığını, ancak müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını,demuraj bedelinin müvekkili şirketten tahsil edilebileceği düşünülse dahi davacı ile satıcı arasında akdolunan konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,müvekkili şirketin gönderileni olmadığı konişmento hükümleri gereğince demuraj bedelinin TTK'nın 1203.

maddesine göre müvekkilinden istenemeyeceğini, davacı şirketin alt yüklenici ile konişmento düzenlerken piyasadaki demuraj tarifelerine uygun rayiçten demuraj tarifesi belirlemesi gerekirken fahiş olan tarifenin uygulanmasıyla oluşan demuraj bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın husumet yokluğu ve esastan reddi ile davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı ... Finansal Kiralama A.Ş'nin yurdışında bulunan ... firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye'ye taşındığı, fiili taşınmayı yapan ... firmasının düzenlediği master konişmentolarda gönderilen olarak davacı ... AŞ'nin yer aldığı, satım konusu mallarla ilgili olarak ... ve ... firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği, buna göre taşımanın iki ayrı navlun ilişkisi üzerinden gerçekleştiği, davacının alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda gönderilen olarak yer alması nedeniyle fiili taşıyan ... firmasına konteyner bekleme ücreti ödediği belirli olup davacının ödediği konteyner demurajını malın alıcısı ... AŞ 'ye rücu edebilmesi için akdi taşıyan ya da TTK'nın 917.

maddesinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerektiği, her ne kadar davacı ara konişmentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak yer almamış olsa da, davalının cevap dilekçesinde taşımayı davacının yaptığını kabul ettiği, bunun yanı sıra demuraj konusunda taraflar arasında karşılıklı olarak e-posta yoluyla yapılan yazışmalardan sonra davalının demuraj bedelinin bir kısmı 24.000-USD 'yi davacıya çek ile ödediği, bu hususlar ile taşımanın geneli birlikte değerlendirildiğinde davacının satım sözleşmesi ile malların taşınmasında alıcı-davalı... adına organizatörlük yaptığı, bu kapsamda fiili taşıyana ödediği demuraj ücretini davalıya rücu edebileceği, davalı vekili her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine göre konteyner demurajından finansal kiracı ...

Ltd. Şti'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, finansal kiralama sözleşmesine taraf olmadığından işbu sözleşmeye konulan hükmün davacıyı bağlamayacağı, davacının ticari defter kayıt bilgilerine göre fiili taşıyan ... firması tarafından davacı adına düzenlenen 19/08/2016 ve 24/08/2016 tarihli demuraj faturaları nedeniyle davacının bu şirkete toplam 143.325-USD tutarında ödeme yaptığı, bu nedenle davacının davalı şirkete yansıtabileceği demuraj bedelinin en fazla 143.325-USD olabileceği, ancak bilirkişi raporları ile hesaplanan demuraj bedeli 141.600-USD olduğundan rücu edilebilecek tutarın 141.600-USD'yi geçemeyeceği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının demuraj borcu için çekle 24.000-USD ödeme yapması nedeniyle bakiye demuraj ücreti alacağının 117.600-USD olduğu, işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de takip öncesi dönemde davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptaline, 117.600-USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazla talebin reddine,icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; demuraj alacağının hesabında 143.325-USD'nin dikkate alınması gerektiğini,e-posta yazışmaları ile davalı ile yapılan görüşmeler nedeniyle fatura tarihlerinden itibaren faiz işleyeceğinden işlemiş faiz alacağı talebi yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, alacak likit olduğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Davalı vekili; müvekkili şirketin finansal kiralayan olduğunu ve müvekkilinin finansal kiracı adına hareket ettiğini, müvekkili şirketin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını, söz konusu navlun sözleşmesinden dava dışı finansal kiracı ... Ltd. Şti. firmasının yararlandığını, müvekkili şirketin finansal kiracı şirketin talimatları ile hareket ettiğini, demuraj bedelinin yüksek tespit edildiğini, davacı şirket tarafından talep edilen yüksek tutarlı demuraj taleplerine karşı itiraz edildiğini ve indirim talep edildiğini, demuraj konusunda taraflar arasında uyuşmazlığın bulunmadığından bahsedilmiş ise de yazışmalarda demuraj için dava dışı kiracı şirketin onayının beklendiğini ve kiracı şirketin talebi doğrultusunda itiraz edildiğini, müvekkilinin demuraj sorumluluğunu üstlendiğine dair hiç bir beyanının bulunmadığını, kaldı ki gönderilenin TTK m.1203 kapsamında kalemlerden sorumlu tutulabilmesi için navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağına yer verilmesi gerektiğini, konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,hükmedilen demurajın tarifenin çok üzerinde olduğunu, TTK nın1203.

madde uyarınca müvekkilinden demuraj talep edilemeyeceğini, ilk iki bilirkişi raporlarında müvekkilinin gönderilen olmadığının açıkça belirtildiğini, son bilirkişi raporunun ihtimale dayalı olarak düzenlendiğini, davacının ödediği demuraj bedelini müvekkilinden talep hakkı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3- Feri müdahil vekili; bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, varış ihbarnamesinin 12/07/2016 tarihinde gönderildiğini, serbest sürenin de dikkate alınması ile demuraj ücretinin 20/07/2016 tarihte işlemeye başlayacağını, demuraj ücretinin hesabında hata yapıldığını,kullanılan konteynerin üstü açık olduğunu, bununla ilgili tarifede herhangi bir fiyat belirtilmediğini, demurajın rayice göre belirlenmesi gerektiğini demurajla ilgili dosyada hiç bir delil bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan konteyner demuraj alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Konteyner demurajı; TTK'da düzenlenmemiştir. Uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan öğretide hukuki niteliği tartışmalı olan, bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşma olması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez.

Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir.Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir.Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir.

Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez. (Sami Aksoy, Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı,s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. Somut olayda; davalı ... AŞ'nin yurt dışından satın alarak finansal kiralama yoluyla dava dışı ... Ltd Şti'ne kiraladığı emtiaların gemi ile Yarımca Limanı'na getirilmesinden sonra konteynerlerin zamanında boşaltılıp teslim edilmemesinden dolayı armatör tarafından davacı adına düzenlenen demuraj faturasının davacı tarafından ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili talep edilmektedir.

Davalı ...AŞ'nin yurt dışında bulunan ... firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye'ye taşındığı, fiili taşımayı yapan ... firmasının düzenlediği konşimentolarda gönderilen olarak davacı... Taş A.Ş.'nin yer aldığı, bunun dışında ... ve ... firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket ara konşimentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak gösterilmemiştir. Sadece malların teslimatında başvurulacak kişi olarak gösterilmiştir. Fiili taşıyan tarafından düzenlenen ana konşimentolarda ise davacı alıcı olarak gösterilmiştir. Her ne kadar davacı şirket alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda taşıyıcı olarak yer almamakta ise de davacının taşıma ilişkisinde yer aldığı davalının cevap dilekçesinde ve fer'i müdahil finansal kiracı firma tarafından beyan dilekçesinde ifade edilmektedir.

Bunun dışında varış ihbarnamesi davalıya davacı tarafından gönderilmiş olup, demuraj ücreti ile ilgili pazarlık süreci de davacı tarafından yönetilmiştir. E-posta yazışmalarından sonra davalı tarafından kısmi olarak demuraj ödemesi de yapıldığı dikkate alındığında davacının taşıma ilişkisinde akdi taşıyıcı olarak yer aldığı, fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini davalıya rücu edebileceğinin kabulü gerekir. Diğer taraftan davalı ...A.Ş. ara konşimentolarda ihbar edilecek kişi olarak yer almakta ise de davalının ... firmasından emtiayı CFR kaydı ile satın aldığı anlaşılmaktadır. CFR teslim türünde nakliye satıcı tarafından üstlenildiğinden satıcı taşıtan, alıcı ise gönderilen konumundadır. Davacı firma tarafından 12/07/2016 tarihinde varış ihbarnamesi gönderilmiştir.

Emtiaların davalı tarafından teslim alındığı, 10 adet konteynerin 18/08/2016 tarihinde, 5 adet konteynerin 17/08/2016 tarihinde 4 adet konteynerin 19/08/2016 tarihinde iade edildiği, 7 günlük serbest sürenin 13/07/2016 tarihinde başladığı, 7 günlük sürenin bitmesi ile 20/07/2016 tarihinden itibaren demuraj işleyeceği açıktır. Davalı, demuraj tarifesinin bulunmadığını, bu nedenle rayice göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. Emtialar "top over" olarak tabir edilen üstü açık konteynerlerle taşınmıştır. Varış ihbarnamesinde sadece 20'lik ve 40'lık konteynerle ilgili fiyat belirtilmiş olup, üstü açık konteynerlerle ilgili fiyat belirtilmemiştir. Ancak bu fiyatların özel nitelikteki ekipmanlar için geçerli olmadığı hususunda ayrıca şerh düşülmüştür.

Fiili taşıyan tarafından düzenlenen konşimentolarda da demuraj tarifesi yer almakta olup üstü açık (top over) konteynerler için diğer tür konteynerlerin üç katı fiyat uygulanacağı açıkça gösterilmiştir. Bu durumda konşimentodaki tarifeye göre demuraj ücreti 8-14 gün arasında 120-USD, 15-21 gün arasında 240-USD, sonrasında ise 330-USD üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu birim fiyatlar üzerinden hesaplama yapılmış, tarife aşılmadığından davalı tarafın demuraj ücretinin miktarına ve rayice göre hesaplama yapılması gerektiğine yönelik istinaf nedenleri haklı görülmemiştir. Her ne kadar davalı tarafça demuraj bedelinden finansal kiracı ... Ltd Şti'nin sorumlu olduğu, davanın bu firmaya karşı açılması gerektiği ileri sürülmüş ise de finansal kiralama sözleşmesinin davalı ile dava dışı finansal kiracı firma arasında geçerli olması nedeniyle davacı bakımından bağlayıcılığı bulunmamaktadır.

Bu nedenle husumetin davalıya yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı icra takibinden evvel davalıya temerrüde düşürmemiştir. Demuraj alacağı; tazminat kabilinden olup likit nitelikte değildir. Hesaplamalar konşimentoda yazıl tarifelere dayalı olarak 141.600-USD olarak hesaplanmış olup davacıya daha önceden ödenen 24.000-USD'nin düşülmesi ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle talep edebileceği demuraj alacağı 117.600-USD kalmaktadır. Davacı vekilinin red edilen kısma ve icra inkar tazminatına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 23.989,71-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 6.055-TLnin mahsubu ile kalan 17.934,71-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

22/02/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.