Demurajın rücuu için taşıma zincirinde yer alma zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2767 E. 2025/1106 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Fiili taşıyana ödenen konteyner bekleme (demuraj) ücretinin malın alıcısına rücu edilebilmesi için ödeyenin akdi taşıyan ya da TTK 917 anlamında taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerekir; ara konişmentoda taşıyıcı veya gönderilen görünmese de karşı tarafın kabulü, yazışmalar ve kısmi ödeme birlikte değerlendirilerek organizatörlük sıfatı kabul edilebilir. Finansal kiralama sözleşmesindeki masraf hükmü, sözleşmenin tarafı olmayan taşıyanı bağlamaz. Rücu edilebilecek tutar, fiili taşıyana ödenen bedeli ve bilirkişice hesaplanan demurajı aşamaz; yapılan kısmi ödeme mahsup edilir. Takip öncesi temerrüt ispatlanmadıkça işlemiş faiz istenemez, yargılamayla belirlenen alacak likit sayılmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Fiili taşıyana ödenen demuraj bedelinin malın alıcısına rücu edilebilmesinin koşulları → kabul
İddia: Davalı, davacının demuraj alacağını satıcı ile imzaladığı navlun sözleşmesine dayandırdığını, kendisinin bu sözleşmenin tarafı olmadığını ve gönderilen sıfatını taşımadığını savunmuştur.
Gerekçe: Fiili taşıyan firmanın düzenlediği master konişmentolarda gönderilen olarak yer alması nedeniyle konteyner bekleme ücretini ödeyen davacının bu bedeli malın alıcısına rücu edebilmesi için akdi taşıyan ya da 6102 sayılı TTK'nın 917. maddesinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerekir. Davacı ara konişmentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak yer almamış olsa da, davalı vekilinin cevap dilekçesinde taşımayı davacının yaptığını kabul etmesi, taraflar arasında demuraj konusunda karşılıklı e-posta yazışmaları yapılmış olması ve davalının demuraj bedelinin bir kısmını çekle ödediğinin davacı defterleri üzerindeki bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi karşısında, taşımanın geneli birlikte değerlendirildiğinde davacının satım sözleşmesiyle malların taşınmasında alıcı adına organizatörlük yaptığı ve fiili taşıyana ödediği demuraj ücretini davalıya rücu edebileceği sonucuna varılır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Finansal kiralama sözleşmesindeki masraf hükmünün sözleşme dışı üçüncü kişiye etkisi → ret
İddia: Davalı, finansal kiralama sözleşmesinde kiracının nakliye, navlun, ardiye ve benzeri gider ve masraflardan sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle demurajdan dava dışı kiracının sorumlu olduğunu savunmuştur.
Gerekçe: Davacı finansal kiralama sözleşmesine taraf olmadığından, bu sözleşmeye konulan ve masrafların kiracıya ait olduğunu öngören hüküm davacıyı bağlamaz. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Rücu edilebilecek demuraj tutarının üst sınırı ve yapılan ödemenin mahsubu → kısmi kabul
İddia: Davalı, davacının alt yüklenici ile konişmento düzenlerken piyasa rayicine uygun demuraj tarifesi belirlemesi gerekirken fahiş tarife uygulandığını savunmuştur.
Gerekçe: Davacının ticari defter kayıtlarına göre fiili taşıyana demuraj faturaları nedeniyle yaptığı toplam ödeme, davalıya yansıtılabilecek azami tutarı oluşturur; bilirkişi raporlarıyla hesaplanan konteyner bekleme ücreti bu tutardan düşük olduğundan rücu edilebilecek miktar hesaplanan demuraj bedelini geçemez. Davalının demuraj borcu için çekle yaptığı ödeme mahsup edilerek bakiye alacağa hükmedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Takip öncesi işlemiş faiz istemi → ret
İddia: Davacı, takip talepnamesinde işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.
Gerekçe: Takip öncesi dönemde borçlunun temerrüde düşürüldüğü dosya kapsamından anlaşılamadığından işlemiş faiz istemi yerinde değildir; alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek döviz faizi yürütülür. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
İcra inkâr tazminatı istemi → ret
İddia: Davacı, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Gerekçe: Yargılama neticesinde tespit edilen alacak likit kabul edilemeyeceğinden icra inkâr tazminatının koşulları oluşmamıştır. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Davalının kötüniyet tazminatı istemi → ret
İddia: Davalı, davacının yüzde yirmiden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir.
Gerekçe: Reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı istemi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Demuraj bedelinin alıcıya rücuunda taşıma zincirinde yer alma ve organizatörlük ölçütü ile finansal kiralama sözleşmesindeki masraf hükmünün üçüncü kişiyi bağlamaması bakımından emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
demuraj↗ konteyner bekleme ücreti↗ akdi taşıyan↗ fiili taşıyan↗ taşıma işleri komisyoncusu↗ master konişmento↗ ara konişmento↗ rücu↗ itirazın iptali↗ icra inkâr tazminatı↗ likit alacak↗ finansal kiralama↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2767 E. , 2025/1106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/649 Esas, 2024/299 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
SAYISI 2016/471 E., 2020/248 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının yurt dışından satın alarak finansal kiralama yoluyla dava dışı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti.'ne kiraladığı emtiaların gemi ile Yarımca Limanı'na getirilmesinden sonra konteynerlerin zamanında boşaltılıp teslim edilmemesinden dolayı armatör Tarros Denizcilik A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenen demuraj faturasının müvekkili tarafından 23.09.2016 tarihinde ödendiğini, demurajdan sorumlu olan davalı şirketin ise demuraj ücretini müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle davacı tarafından armatör firmaya ödenen demuraj bedelinin davalıya rücu edilebilmesi için icra takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile 120.225,53 USD üzerinden icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı kiracı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti. arasında 18.05.2016 tarihli finansal kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, davacının bu finansal kiralama sözleşmesinden haberdar olduğunu, sözleşmede kiracının nakliye, navlun, ardiye ve bunun gibi gider ve masraflardan sorumlu olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle talep edilen alacaktan dava dışı Dia Ahşap Ürünleri ...Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğunu, davacının demuraj alacağını satıcı ile imzaladığı navlun sözleşmesine dayandırdığını, ancak müvekkilinin navlun sözleşmesinin tarafı olmadığını,demuraj bedelinin müvekkili şirketten tahsil edilebileceği düşünülse dahi davacı ile satıcı arasında akdolunan konşimentoda demuraj tarifesine yer verilmediğini,müvekkili şirketin gönderileni olmadığı konişmento hükümleri gereğince demuraj bedelinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 1203.maddesine göre müvekkilinden istenemeyeceğini, davacı şirketin alt yüklenici ile konişmento düzenlerken piyasadaki demuraj tarifelerine uygun rayiçten demuraj tarifesi belirlemesi gerekirken fahiş olan tarifenin uygulanmasıyla oluşan demuraj bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının yurdışında bulunan firmasından satın aldığı emtiaların gemi ile Türkiye' ye taşındığı, fiili taşımayı yapan "Tarros" firmasının düzenlediği master konişmentolarda gönderilen olarak davacı ....'nin yer aldığı, satım konusu mallarla ilgili olarak ve firmaları tarafından ara konişmentoların düzenlendiği, buna göre taşımanın iki ayrı navlun ilişkisi üzerinden gerçekleştiği, davacının alt taşıma nedeniyle düzenlenen konişmentolarda gönderilen olarak yeralması nedeniyle fiili taşıyan "Tarros" firmasına konteyner bekleme ücreti ödediği belirli olup davacının ödediği konteyner demurajını malın alıcısı Yapı Kredi Finansal AŞ 'ye rücu edebilmesi için akdi taşıyan ya da 6102 sayılı TTK'nın 917.maddesinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma zincirinde yer alması gerektiği, davacı her ne kadar ara konişmentolarda taşıyıcı ya da gönderilen olarak yer almamış olsa da, davalı vekili cevap dilekçesinde taşımayı davacının yaptığını kabul etmiş olmasının yanısıra demuraj konusunda taraflar arasında karşılıklı olarak e-posta yoluyla yapılan yazışmalardan sonra davalının demuraj bedelinin bir kısmını yani 24.000,00 USD 'yi davacıya çek ile ödediğinin davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş olduğu, saptanan bütün bu hususlar ile taşımanın geneli birlikte değerlendirildiğinde davacının satım sözleşmesi ile malların taşınmasında alıcı-davalı Yapı Kredi Finansal adına organizatörlük yaptığı, bu kapsamda fiili taşıyana ödediği demuraj ücretini davalıya rücu edebileceği, davalı vekili her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine göre konteyner demurajından finansal kiracı Dia Ahşap Ürünleri Ltd.
Şti.'nin sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, davacı finansal kiralama sözleşmesine taraf olmadığından işbu sözleşmeye konulan hükmün davacıyı bağlamayacağı, davacının ticari defter kayıt bilgilerine göre fiili taşıyan Tarros firması tarafından davacı adına düzenlenen 19.08.2016 ve 24.08.2016 tarihli demuraj faturaları nedeniyle davacının bu şirkete toplam 143.325,00 USD tutarında ödeme yaptığı, bu nedenle davacının davalı şirkete yansıtabileceği demuraj bedelinin en fazla 143.325,00 USD olabileceği, ancak bilirkişi raporları ile hesaplanan konteyner bekleme ücreti yani demuraj bedeli 141.600,00 USD olduğundan rücu edilebilecek tutarın 141.600,00 USD'yi geçemeyeceği, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının demuraj borcu için çekle 24.000,00 USD ödeme yaptığı anlaşıldığından bakiye demuraj ücreti alacağının 117.600,00 USD olduğu, davacı takip talepnamesinde işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de takip öncesi dönemde davalının temerrüde düşürüldüğünün dosya kapsamından anlaşılamadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 117.600,00 USD'nin icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yargılama neticesinde tespit edilen alacak likit kabul edilemeyeceğinden davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından davalının da kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair verilen kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ile fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan ve fiili taşıyana ödenen demuraj alacağının davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131773500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz