Eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle kaldırıp gönderme kararı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2198 E. 2024/1272 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Çekte ciro silsilesi içerisinde imzası bulunan ve çeki elinde bulunduran kişi, ayrıca geriye dönüş ciro imzası aranmaksızın yetkili hamil sayılır. Muhatap banka, ibraz edilen çekteki keşideci imzasının banka kayıtlarındaki imza ile uyumlu olup olmadığını inceleme yükümlülüğü altındadır; sahte/tahrif edilmiş çeki ödemenin zararı muhataba aittir. İmza incelemesine dayanan bir davada, yalnızca bir adet mukayese belgesi esas alınarak düzenlenmiş eksik bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usule aykırıdır; mahkeme yeterli sayıda mukayeseye esas imza örneği toplattırarak yeniden inceleme yaptırmak zorundadır. Bu eksiklik, uyuşmazlığın çözümünde etkili önemli delillerin toplanmamış/değerlendirilmemiş olması niteliğinde olup HMK 353(1)a-6 kapsamında kararın kaldırılıp dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Davacının yetkili hamil olup olmadığı (husumet itirazı) → ret
İddia: Davalı vekili, davacının bir kısım çekler yönünden yetkili hamil olmadığını, çekin ciro edilmeksizin elden devredilemeyeceğini ve bu nedenle davacının takip ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 790. maddesi uyarınca, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Tedavülü sona erip ibraz edilen ve muhtelif cirolar görmüş çekte cirantalar atlanmak suretiyle müracaat borçlularına başvurularak çek bedelinin tahsili mümkün olduğundan, çek üzerinde ayrıca yeniden geriye dönüş ciro imzasının bulunması gerekmez; ciro silsilesi içinde imzası olan ve çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil sayılır. Ayrıca 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/3 maddesinde yetkili hamilden söz edilmeyip düzenleyici dışındaki hamilden söz edilmektedir. Bu durumda davacının ciro silsilesi içerisinde imzasının bulunduğu dava ve takip konusu tüm çekler yönünden yetkili hamil olduğu sabittir; davalı vekilinin husumet itirazı yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bankanın çekteki keşideci imzasını inceleme yükümlülüğü → tartışılmadı
Gerekçe: TTK'nın 812/1 maddesi uyarınca, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmaktan doğan zarar muhataba ait olacağından, davalı bankanın ibraz edilen çeklerdeki imzaların keşideci imzaları ile uyumlu olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yetersiz bilirkişi incelemesine dayanılarak hüküm kurulması → kabul
İddia: Davacı vekili, mahkemece 1 adet tatbike medar imza örneği üzerinden inceleme yaptırılmasının adil yargılama ilkesine uygun olmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. Davalı vekili ise mahkemece çekler üzerinde yeterli inceleme yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İlk derece mahkemesince, ödeme emrinin iptali nedeniyle usulden ret kararı verilen dayanak takip dosyasında alınan ve sadece 1 adet imza aslı esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak, bir kısım çeklerdeki imzanın keşidecinin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yeterli mukayese imzası bulunmadan düzenlenen eksik bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usule aykırıdır. Söz konusu dosyada bir adet mukayese belgesi aslı dikkate alınarak düzenlenen ilk bilirkişi raporuna davacı tarafça itiraz edilmiş, mahkemece itiraz doğrultusunda keşidecinin ıslak imzasını içeren ihtilaf konusu olmayan çek asıllarının celbi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, ilgili çek asılları mahkemeye gönderilmiş olmasına rağmen yine bir adet belge üzerinden inceleme yaptırılarak ek rapor alınmış ve nihayetinde dayanak takipteki ödeme emrinin iptali nedeniyle usulden ret kararı verilmiştir. İşbu davada da mahkemece önceki dosyada alınan yetersiz ilk bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece öncelikle imza incelemesine esas alınabilecek, keşidecinin çek keşide tarihinden önceki tarihlere ait imzaların bulunduğu yerleri bildirmek üzere süre verilerek, ayrıca resmi kurumlarda bulunan imza örnekleri getirtilerek, dayanak dosyada kasaya alınan ve dava konusu olmayan çeklerdeki keşideci imzaları da bu kapsamda değerlendirilerek, yeterli sayıda imza toplandıktan sonra imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü hatalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekte ciro silsilesindeki hamilin yetkili hamil sayılacağına ve bankanın imza inceleme yükümlülüğüne ilişkin tespitler ile imza incelemesine esas mukayese belgesi sayısının yetersizliğinin eksik inceleme sayılacağına dair değerlendirme, benzer çek davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ yetkili hamil↗ ciro silsilesi↗ husumet itirazı↗ imza incelemesi↗ bilirkişi raporu↗ eksik inceleme↗ icra inkar tazminatı↗ çek karşılığı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2198
KARAR NO 2024/1272
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/07/2021
NUMARASI 2019/423 Esas - 2021/566 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; ... tarafından keşide edilen 28 adet çekin keşide tarihlerinde müvekkili tarafından ibrazında karşılıksız çıktığını, karşılıksız çıkan çeklerden dolayı Çek Kanunu gereğince, davalı bankaca taahhüt edilen mecburi tutarların müvekkiline ödenmediğini, Çek Kanununa göre muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal miktarın 2014 basım tarihli çekler için 1.120-TL, 2015 basım tarihli çekler için ise 1.200-TL olduğunu,bunun üzerine banka aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine İstanbul 9. ATMnin 2016/873 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, davalının ödeme emrinin iptali istemiyle açtığı davada mahkemece ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, bu nedenle davanın usulden reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, ödeme emrinin iptali sonrasında davalıya yeniden ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı borçlunun ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu çeklerin karşılığı bulunmadığından karşılıksız şerhi düşüldüğünü, çeklerdeki keşideci imzası tutmadığından ve bir kısım çeklerde davacı yetkili hamil olmadığından sorumluluk bedellerinin ödenmediğini, İstanbul 9. ATM'nin 2016/873 esas sayılı dosyasında verilen usulden ret kararının kesinleşmediğini, bu nedenle işbu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili bankanın çekteki keşideci imzasını araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, çekler üzerindeki imzaların tutmaması ve bir kısım çekler yönünden davacının yetkili hamil olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; İstanbul 9. ATM'nin 2016/873 esas sayılı dosyasında alınan 22/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri no'lu çekler üzerinde bulunan keşideci imzasının ... adlı şahsın eli ürünü olabileceği; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri no'lu çekler üzerinde bulunan keşideci imzasının ise ... adlı şahsın eli ürünü olabileceğine ilişkin yeterli somut uyum unsuru tespit olunmadığı kanaatinin bildirildiği, ek bilirkişi raporunda da; ..., ... seri no'lu çekler üzerinde bulunan keşideci imzasının ... adlı şahsın eli ürünü olabileceği, ... seri no'lu çek üzerinde bulunan keşideci imzasının ...
adlı şahsın eli ürünü olabileceğine ilişkin yeterli somut uyum unsuru tespit olunmadığının bildirildiği, dolayısıyla takip konusu 28 adet çekten 15 adet çekteki keşideci imzasının ... adlı şahsın eli ürünü olabileceğinin, 13 adet çekteki keşideci imzasının ise ... adlı şahsın eli ürünü olmadığının belirlendiği, çek asıllarının incelenmesinde davacının yetkili hamil olduğu ve çeklerin ibraz sürelerinde ibraz edildiğinin tespit edildiği, 15 adet çekin 3'ünün 2014 basım tarihli, 12'sinin ise 2015 basım tarihli olup, 2014 yılı için 1.120-TL ve 2015 yılı için 1.200-TL üzerinden toplam 17.760-TL alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 17.760-TL alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine ve alacağın %20'si oranında 3.552-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere mahkemece 1 adet tatbike medar imza örneği toplanarak imza incelemesi yaptırıldığı, 1 adet imza üzerinden inceleme yapılmasının adil yargılama ilkesine uygun olmadığını, davalı bankanın imzası keşideciye ait olmayan başka çekleri ödediğinden, bu çekler üzerindeki imzadan yetkisiz temsil kurallarına göre sorumlu olduğunu, keşidecinin ödediği çekler üzerindeki üzerindeki imzaların keşideciye ait olduğunun kabul edileceğini, davalı bankanın elinde bulunan ödenmiş çek asıllarının referans belge yani tatbike medar imza olduğunu, bu çek asıllarının mahkemeye gönderildiğini, birbirine benzemeyen imzalar içeren çekleri ödeyen bankanın mahkemede imza inkarında bulunma hakkı olmadığını, İstanbul 9.
ATMnin 2016/873 esas sayılı dosyasında alınan ikinci raporda sadece üç adet çekin incelendiğini, bu bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, tüm çeklerin arkasında müvekkilinin imzasının bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili; müvekkili bankanın çekteki keşideci imzasını araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, mahkemece çekler üzerinde yeterli inceleme yapılmadan, bilirkişi raporu alınması talepleri dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bankanın kendi kayıtlarında bulunan imza örnekleriyle karşılaştırmak zorunda olduğunu, dava konusu çekler üzerindeki keşideci imzasının banka kayıtlarındaki imza ile uyuşmadığını, bilirkişi raporunda da keşideci imzalarıyla yeterli somut uyum tespit edilemediğini, ancak mahkemece yeniden imza incelemesi yapılması yönündeki talepleri reddedilerek eksik inceleme ile karar verildiğini, imzaların keşideciye ait olduğu kesin olarak tespit edilememesine rağmen olasılığa dayalı olarak davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, çeklerin bir kısmında davacının yetkili hamil olmadığını, çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin elden devredilmesinin mümkün olmadığını, davacının yetkili hamil olmadığı dava konusu bir kısım çekler üzerinde alacağın temliki hükmünde bir ciro bulunmadığını, bu nedenle davacının takip ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilince çekler üzerindeki imzaların tutmaması ve bir kısım çekler yönünden davacının yetkili hamil olmaması nedeniyle ödeme yapılmadığını, müvekkili bankanın üzerine düşen imza incelemesini yapmak zorunda olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ödenmeyen çek kanuni karşılık tutarlarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı ...'ın keşidecisi ve davacı şirketin lehtarı olduğu takip ve dava konusu 28 adet çekin davacı tarafından ibrazında çek karşılığının bulunmadığı ve davalı bankanın ödemekle yükümlü olduğu zorunlu karşılık bedelinin ödenmediği, çeklerden 3 adedinin 2014, 25 adedinin ise 2015 basım tarihli olduğu, çeklerin tümünde davacı şirketin ciranta imzasının bulunduğu, çeklerin ibrazında davalı banka tarafından, çekler üzerindeki keşideci imzasının banka kayıtlarındaki imza ile uyuşmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 790.
maddesinde, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimsenin son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı öngörülmüş olup, tedavülü sona erip ibraz edilen ve muhtelif cirolar görmüş çekte ise, cirantalar atlanmak sureti ile müracaat borçlularına başvurularak çek bedelinin tahsili ile ona iadesinin mümkün olduğu, bu durumda çek üzerinde ayrıca yeniden geriye dönüş ciro imzasının bulunmasının gerekmediği, ciro silsilesi içerisinde imzası olan ve çeki elinde bulundurulan kişinin yetkili hamil sayılması gerekmektedir. Ayrıca 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/3 maddesindeki düzenlemede de yetkili hamilden söz edilmeyip düzenleyici dışındaki hamilden söz edilmektedir.
Bu durumda davacının ciro silsilesi içerisinde imzasının bulunduğu dava ve takip konusu tüm çekler yönünden yetkili hamil olduğu sabittir. Bu nedenle davalı vekilinin husumet itirazı yerinde değildir. TTK'nın 812/1 maddesinde, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zararın muhataba ait olacağı hüküm altına alındığından, davalı bankanın ibraz edilen çeklerdeki imzaların keşideci imzaları ile uyumlu olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince, ödeme emrinin iptali nedeniyle usulden ret kararı verilen İstanbul 9. ATM'nin 2016/873 esas sayılı dosyasında alınan ve sadece 1 adet imza aslı esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak, bir kısım çeklerdeki imzasının keşidecinin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yeterli mukayese imzası bulunmadan düzenlenen eksik bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usule aykırıdır.
Söz konusu dosyada bir adet mukayese belge aslı dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna davacı tarafça itiraz edildiği, mahkemece itiraz doğrultusunda keşidecinin ıslak imzasını içeren ihtilaf konusu olmayan çek asıllarının celbi ile ek rapor alınmasına karar verildiği, ilgili çek asılları mahkemeye gönderilmiş olmasına rağmen yine bir adet belge üzerinden inceleme yaptırılarak ek rapor alındığı ve nihayetinde dayanak takipteki ödeme emrinin iptali nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, işbu davada da mahkemece önceki dosyada alınan yetersiz ilk bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece öncelikle imza incelemesine esas alınabilecek, keşidecinin çek keşide tarihinden önceki tarihlere ait imzaların bulunduğu yerleri bildirmek üzere süre verilerek, ayrıca resmi kurumlarda bulunan imza örnekleri getirtilerek, İstanbul 9.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/873 esas sayılı dosyasında kasaya alınan ve dava konusu olmayan çeklerdeki keşideci imzaları da bu kapsamda değerlendirilerek, yeterli sayıda imza toplandıktan sonra imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2021 Tarih 2019/423 Esas - 2021/566 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan (davacı 59,30-TL, davalı 303,30-TL) peşin istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi 19/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/113115 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi