Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2203 E. 2024/5003 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik harcın tamamlattırılması↗ tebligat usulsüzlüğü↗ aval↗ harcın tamamlanması↗ keşide tarihi↗ şahsi sorumluluk↗ davanın açılmamış sayılması↗ vekâlet ücreti↗ şikayet↗ kambiyo senedi↗ yargılama giderleri↗ açılmamış sayılma↗ iş bölümü↗ kötü niyet tazminatı↗ keşideci↗ bono↗ kefil↗ kötü niyet↗ tebligat↗ haciz↗ dosya masrafı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1074 E., 2020/936 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından ... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti.’nin yanı sıra müvekkil ... aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2013/21942 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığın, takibin müvekkili açısından usulsüz olarak kesinleştirildiğinden müvekkilinin hakkında başlatılan takipten haberi olmadığını, takip, müvekkili açısından usulsuz olarak kesinleştirilerek haciz işlemlerine başlandığını, yapılan şikayet üzerine tebligatın usulsüz olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip konusu senedi müvekkil şahsı adına imzalamamış olduğunu, şirket yetkilisi sıfatı ile imzaladığını, bononun keşideci yerinde bulunan çift imzanın her ikisinin de şirket kaşesi üzerinde olması, uygulamada çift imza ile borçlanılması, her iki imzanın da şirketi borçlandırma kasdı taşıdığını kanıtladığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, müvekkilinin lehine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik harcın davacı tarafa tamamlatılmasını eksik harcın tamamlanmaması halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının davasının ve talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davası zamanaşımına uğradığından reddini talep ettiklerini, davacının davasını süresinde açmadığını, davacının davası süresinde olmadığından reddini talep ettiğini, bononun üzerindeki ilk imza; davaya konu bonoya ilişkin asıl borçlu olan davacıyı, ikinci imza da bonoya kefil yetkili olduğu şirketi borçlandırmak iradesi ile atıldığını, takibe esas senet aslı istendiği zaman görüleceği üzere matbuu olarak senet metni üzerinde ''imza imza'' yazılı ibarelerin altına davacı asıl borçlu olarak şahsen ve kefil olarak da şirketini temsilen imzasını attığını, davacının keşideci kısımı karşısında yer alan isimi iddia edildiği gibi bonoya sonradan eklenmemiş olup davacı tarafından kendi el yazısı ile yazıldığını, haksız açılan iş bu davanın öncelikle usulden ve esastan reddine, haksız dava nedeniyle alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydıyla davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senet incelendiğinde keşideci yani asıl borçlu kısmında ..., Kefil bölümünde ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. kaşesi ve keşide tarihinin yer aldığı bölümün altında imza kısmında ... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti.'nin kaşesinin basılı olup adres kısmının üzerinde ve sağ tarafta bir imza ve kaşenin altında bir imza bulunduğu, davacının da kabulünde olduğu üzere her iki imzanın da ... tarafından atılmış olduğu, her ne kadar davacı taraf uygulamada çift imza ile borçlanıldığını iddia ederek her iki imzayı da şirket yetkilisi olarak attığını beyan etmiş ise de senette kaşe üzerinde imza bulunmadığı, ayrıca ...'ın senette asıl borçlu, keşideci sıfatı taşıdığı, şirket kaşesinin altına atılan sol taraftaki açığa atılan imzanın ...'ın şahsi sorumluluğuna yol açtığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 772 nci maddesinde kambiyo senetlerinin zorunlu unsurları arasında düzenleyenin imzasının yeterli olduğu, çift imza unsurundan bahsedilmediği, şirket kaşesi üzerinde olmayan imzanın ...'ın şahsi sorumluluğuna yol açması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin alacaklıya borcu bulunmadığı gibi senetteki 2 imzanın da kaşe üzerinde bulunduğunu, müvekkilinin o dönem yetkilisi olduğu ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. adına imza attığını, zaten şirket kaşesi dışındaki alanlarda bir imza da bulunmadığını, konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19812 E. ve 2018/756 K. sayılı kararının konu ile ilgili değerlendirmesinin bu şekilde olduğunu, yine konunun alınan 21.03.2019 tarihli raporunda da aynı şekilde işlendiğini, müvekkili için aval durumunun olmadığını, poliçenin ön yüzüne iki imza atılsa dahi bu imzalar şirket kaşesi üzerine atıldığından aval kabul edilemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin şahsi ve davalı arasında kambiyo senedine konu olabilecek bir ticari ilişkinin meydana gelmediğini, davalının var ise böyle bir iddiasını ispat etmesi gerektiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, zaten davalının da iddia ettiği borcun kaynağını açıklayamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı söz konusu iki imzayı da dava dışı şirketin yetkilisi olması sebebiyle şirket adına attığını ileri sürmüş ise de takip ve dava konusu senette keşideci olarak davacının adının da yazılı bulunduğu, borçlunun senet ile sorumlu olması için tek imzanın yeterli olup, atılan ikinci imzanın davacı ...'ın şahsen senetten sorumluluğunu gerektirdiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Senet altında keşideci hanesinde ... isim ve soy isim bulunmakta ise de, o tarihte şirket yetkilisi davacının her iki imzasının da şirket kaşesi üzerinde yer almasına ve bu kişinin el yazıyla isim ve soy isminin yazması imza mahiyetinde değerlendirilebilecek ise de, senet metninden de görüleceği üzere, ayrıca şekil kullanmak suretiyle imza attığı bu durumda senetten şahsen sorumlu olmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/451 E. 2023/3631 K.
Ortak:aval · keşideci · bono · menfi tespit · temsil · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik harcın davacı tarafa tamamlatılmasını «eksik harcın tamamlanmaması» halinde ise «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesini, davacının davasının ve talebinin «zamanaşımına» uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davası zamanaşımına uğradığından reddini talep ettiklerini, davacının davasını süresinde açmadığını, davacının davası süresinde olmadığından reddini talep ettiğini, «bononun» üzerindeki ilk imza; davaya konu bonoya ilişkin asıl borçlu olan davacıyı, ikinci imza da bonoya «kefil» yetkili olduğu şirketi borçlandırmak iradesi ile atıldığını, takibe esas senet aslı istendiği zaman görüleceği üzere matbuu olarak senet metni üzerinde ''imza imza'' yazılı ibarelerin altına davacı asıl borçlu olarak şahsen ve kefil olarak da şirketini «temsilen» imzasını attığını, davacının «keşideci» kısımı karşısında yer alan isimi iddia edildiği gibi bonoya sonradan eklenmemiş olup davacı tarafından kendi el yazısı ile yazıldığını, haksız açılan iş bu davanın öncelikle usulden ve esastan reddine, haksız dava nedeniyle alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydıyla davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama «masraflarının» ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… sından usulsüz olarak kesinleştirildiğinden müvekkilinin hakkında başlatılan takipten haberi olmadığını, takip, müvekkili açısından usulsuz olarak kesinleştirilerek «haciz» işlemlerine başlandığını, yapılan «şikayet» üzerine «tebligatın usulsüz» olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip konusu senedi müvekkil şahsı adına imzalamamış olduğunu, şirket yetkilisi sıfatı ile imzaladığını, «bononun» «keşideci» yerinde bulunan çift imzanın her ikisinin de şirket kaşesi üzerinde olması, uygulamada çift imza ile borçlanılması, her iki imzanın da şirketi borçlandırma kasdı taşıdığını kanıtladığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, müvekkilinin lehine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nduğu, bu imzaların davacıya ait olduğunun kabul edildiği, bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, ikinci şirket kaşesi üzerindeki imza nedeniyle davacının «aval» olarak sorumlu tutulup tutulmayacağı noktasından kaynaklandığı, davacı ...'ın dava konusu «bonolarda» adı yazılı ise de, bonolara attığı imzaların her ikisinin de şirket kaşesi üzerinde olması, kaşe dışına atılmış bir imza bulunmaması nedeniyle her iki imzanın da dava dışı şirketi «temsilen» atıldığının ve davacının borçtan şahsen sorumlu olmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti.'yi «temsilen» imza attığını, senetlerin şirket adına imzalanarak verildiğini, şirketi temsilen atılan imzaların kaşe üzerine atıldığını, davalının kötü niyetli olarak müvekkilini şahsi mal varlığından sorumlu tutulabilmesi için senetlerin altına müvekkilinin isim ve soy ismini de yazarak icra takibi başlattığını, borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:esnaf · hakkın kötüye kullanılması · istinaf incelemesi · olumsuz oy · tüzel kişilik · iflas
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senet üzerinde iki ayrı imza bulunduğunu, imzalardan birisi şirket «temsilcisinin» şahsen, diğeri ise şirketi temsilen atıldığını, davacı Niğde’de şirket adına imzaladığı bir çok senetle toptancılık yapan «esnafa» borçlandığını fakat borçlarını ödemediğini, şahsen sorumluluktan kaçmak için açmış olduğu bu davanın açılmasının başlı başına «hakkın kötüye kullanılması» sayılacağından sırf bu nedenle bile davanın reddi gerektiğini Mahkemece davacının borçlu olduğu icra dosyalarına delil olarak dayanılmış olmalarına rağmen bu dosyaların celp edilip incelenmediğini, delillerin incelenmemesi kararının «istinaf incelemesi» ile kaldırılması için yeterli bir sebep olduğunu, özellikle mahkemece davacının piyasaya olan borç miktarının ve icra dosya sayısının ve borcunu ödememek için şahs …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Elit Beğendim Marketler zincirinin yetkilisi olduğunu, «olumsuzluklar» nedeniyle «iflas» ettiğini ve marketlerini kapatmak zorunda kaldığını, davalı ...
… isi olan davacıyı borçtan şahsen sorumlu tutacak bir imzanın olmadığı, nitekim Yargıtay uygulamalarına göre de şirket kaşesi üzerine atılan imzanın doğrudan doğruya «tüzel kişiliği» «temsilen» atıldığının kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının Niğde 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5614 E. 2023/81 K.
Ortak:kambiyo senedi · bono · menfi tespit · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davanın reddine karar verilmiştir.
… sından usulsüz olarak kesinleştirildiğinden müvekkilinin hakkında başlatılan takipten haberi olmadığını, takip, müvekkili açısından usulsuz olarak kesinleştirilerek «haciz» işlemlerine başlandığını, yapılan «şikayet» üzerine «tebligatın usulsüz» olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip konusu senedi müvekkil şahsı adına imzalamamış olduğunu, şirket yetkilisi sıfatı ile imzaladığını, «bononun» «keşideci» yerinde bulunan çift imzanın her ikisinin de şirket kaşesi üzerinde olması, uygulamada çift imza ile borçlanılması, her iki imzanın da şirketi borçlandırma kasdı taşıdığını kanıtladığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, müvekkilinin lehine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik harcın davacı tarafa tamamlatılmasını «eksik harcın tamamlanmaması» halinde ise «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesini, davacının davasının ve talebinin «zamanaşımına» uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davası zamanaşımına uğradığından reddini talep ettiklerini, davacının davasını süresinde açmadığını, davacının davası süresinde olmadığından reddini talep ettiğini, «bononun» üzerindeki ilk imza; davaya konu bonoya ilişkin asıl borçlu olan davacıyı, ikinci imza da bonoya «kefil» yetkili olduğu şirketi borçlandırmak iradesi ile atıldığını, takibe esas senet aslı istendiği zaman görüleceği üzere matbuu olarak senet metni üzerinde ''imza imza'' yazılı ibarelerin altına davacı asıl borçlu olarak şahsen ve kefil olarak da şirketini «temsilen» imzasını attığını, davacının «keşideci» kısımı karşısında yer alan isimi iddia edildiği gibi bonoya sonradan eklenmemiş olup davacı tarafından kendi el yazısı ile yazıldığını, haksız açılan iş bu davanın öncelikle usulden ve esastan reddine, haksız dava nedeniyle alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydıyla davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama «masraflarının» ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekeceği, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu senedin «bedelsiz» olduğu konusundaki iddiasında «ispat külfetinin» borçluya ait olduğu, diğer «menfi tespit» davalarından farklı olarak «kıymetli evrak» ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında «borç ikrarı» anlamı «taşıyan» bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmadığı, davacı taraf senet altındaki kaşenin şirketlerine ait olmadığını iddia etmiş ise de kaşe senedin zorunlu unsuru sayılmayacağından takibe konu senedin «kambiyo senedi vasfını» etkilemeyeceği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin senetten sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği, şirket kaşesi «bononun» zorunlu unsurlarından olmayıp kaşenin bulunması ya da bulunmamasının senedin geçerliliğini etkileyemeyeceği, dava konusu senedin davacı şirketin kayıtlarında yer a …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibinden sonra açılan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · borç ikrarı · kıymetli evrak · ispat külfeti · bedelsizlik · ikrar · ispat yükü · vade
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekeceği, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu senedin «bedelsiz» olduğu konusundaki iddiasında «ispat külfetinin» borçluya ait olduğu, diğer «menfi tespit» davalarından farklı olarak «kıymetli evrak» ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında «borç ikrarı» anlamı «taşıyan» bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmadığı, davacı taraf senet altındaki kaşenin şirketlerine ait olmadığını iddia etmiş ise de kaşe senedin zorunlu unsuru sayılmayacağından takibe konu senedin «kambiyo senedi vasfını» etkilemeyeceği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin «eksik inceleme» ile karar verdiğini, kaşenin zorunlu unsur olduğunu, senet borçlusu ...'un senedi şahsi olarak verdiğini beyan edip mahkemece bu beyanın dikkate alınmadığını, kaşenin sahte olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığını, senedin «vade» tarihinde ...'un şirket yetkilisi olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/38 E. 2017/444 K.
Ortak:aval · şahsi sorumluluk · bono · haciz · temsil
İncelediğiniz kararda… sından usulsüz olarak kesinleştirildiğinden müvekkilinin hakkında başlatılan takipten haberi olmadığını, takip, müvekkili açısından usulsuz olarak kesinleştirilerek «haciz» işlemlerine başlandığını, yapılan «şikayet» üzerine «tebligatın usulsüz» olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip konusu senedi müvekkil şahsı adına imzalamamış olduğunu, şirket yetkilisi sıfatı ile imzaladığını, «bononun» «keşideci» yerinde bulunan çift imzanın her ikisinin de şirket kaşesi üzerinde olması, uygulamada çift imza ile borçlanılması, her iki imzanın da şirketi borçlandırma kasdı taşıdığını kanıtladığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, müvekkilinin lehine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine, «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik harcın davacı tarafa tamamlatılmasını «eksik harcın tamamlanmaması» halinde ise «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesini, davacının davasının ve talebinin «zamanaşımına» uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davası zamanaşımına uğradığından reddini talep ettiklerini, davacının davasını süresinde açmadığını, davacının davası süresinde olmadığından reddini talep ettiğini, «bononun» üzerindeki ilk imza; davaya konu bonoya ilişkin asıl borçlu olan davacıyı, ikinci imza da bonoya «kefil» yetkili olduğu şirketi borçlandırmak iradesi ile atıldığını, takibe esas senet aslı istendiği zaman görüleceği üzere matbuu olarak senet metni üzerinde ''imza imza'' yazılı ibarelerin altına davacı asıl borçlu olarak şahsen ve kefil olarak da şirketini «temsilen» imzasını attığını, davacının «keşideci» kısımı karşısında yer alan isimi iddia edildiği gibi bonoya sonradan eklenmemiş olup davacı tarafından kendi el yazısı ile yazıldığını, haksız açılan iş bu davanın öncelikle usulden ve esastan reddine, haksız dava nedeniyle alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydıyla davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama «masraflarının» ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… dığını iddia ederek her iki imzayı da şirket yetkilisi olarak attığını beyan etmiş ise de senette kaşe üzerinde imza bulunmadığı, ayrıca ...'ın senette asıl borçlu, «keşideci» sıfatı taşıdığı, şirket kaşesinin altına atılan sol taraftaki açığa atılan imzanın ...'ın «şahsi sorumluluğuna» yol açtığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 772 nci maddesinde kambiyo senetlerinin zorunlu unsurları arasında düzenleyenin imzasının yeterli olduğu, çift imza …
Benzer bu karardaİtiraz eden, her iki imzanın da şirketi «temsilen» kendisi tarafından atıldığını bu nedenle «bono» nedeniyle «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığını ileri sürmüştür.
Alacaklı «bonoya» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemiş olup, borçlulardan gerçek kişinin itirazı üzerine mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» istemine konu olan «bonoda» ödeyecek kişi (asıl borçlu) olarak ... ismi olup, bono üzerine iki adet aynı «limited şirket» kaşesinin basıldığı ve kaşelerden birinin üzerinde aynı kişiye ait iki adet imza bulunduğu görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · limited şirket
Benzer bu karardaBu durum karşısında, asıl borçlu durumunda bulunan «ihtiyati hacize» itiraz eden gerçek kişinin itirazının reddedilmesi gerekirken mahkemece imzaların kaşe üzerinde bulunması hususu yanlış değerlendirilerek «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece her iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde bulunduğu belirtilerek «ihtiyati hacze itirazın» kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkindir.
Alacaklı «bonoya» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemiş olup, borçlulardan gerçek kişinin itirazı üzerine mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2203 E. , 2024/5003 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/667 Esas, 2023/39 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1074 E., 2020/936 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından ... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti.’nin yanı sıra müvekkil ... aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2013/21942 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığın, takibin müvekkili açısından usulsüz olarak kesinleştirildiğinden müvekkilinin hakkında başlatılan takipten haberi olmadığını, takip, müvekkili açısından usulsuz olarak kesinleştirilerek haciz işlemlerine başlandığını, yapılan şikayet üzerine tebligatın usulsüz olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip konusu senedi müvekkil şahsı adına imzalamamış olduğunu, şirket yetkilisi sıfatı ile imzaladığını, bononun keşideci yerinde bulunan çift imzanın her ikisinin de şirket kaşesi üzerinde olması, uygulamada çift imza ile borçlanılması, her iki imzanın da şirketi borçlandırma kasdı taşıdığını kanıtladığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, müvekkilinin lehine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik harcın davacı tarafa tamamlatılmasını eksik harcın tamamlanmaması halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının davasının ve talebinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davası zamanaşımına uğradığından reddini talep ettiklerini, davacının davasını süresinde açmadığını, davacının davası süresinde olmadığından reddini talep ettiğini, bononun üzerindeki ilk imza; davaya konu bonoya ilişkin asıl borçlu olan davacıyı, ikinci imza da bonoya kefil yetkili olduğu şirketi borçlandırmak iradesi ile atıldığını, takibe esas senet aslı istendiği zaman görüleceği üzere matbuu olarak senet metni üzerinde ''imza imza'' yazılı ibarelerin altına davacı asıl borçlu olarak şahsen ve kefil olarak da şirketini temsilen imzasını attığını, davacının keşideci kısımı karşısında yer alan isimi iddia edildiği gibi bonoya sonradan eklenmemiş olup davacı tarafından kendi el yazısı ile yazıldığını, haksız açılan iş bu davanın öncelikle usulden ve esastan reddine, haksız dava nedeniyle alacağın %40'ından aşağı olmamak kaydıyla davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senet incelendiğinde keşideci yani asıl borçlu kısmında ..., Kefil bölümünde ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. kaşesi ve keşide tarihinin yer aldığı bölümün altında imza kısmında ... Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti.'nin kaşesinin basılı olup adres kısmının üzerinde ve sağ tarafta bir imza ve kaşenin altında bir imza bulunduğu, davacının da kabulünde olduğu üzere her iki imzanın da ... tarafından atılmış olduğu, her ne kadar davacı taraf uygulamada çift imza ile borçlanıldığını iddia ederek her iki imzayı da şirket yetkilisi olarak attığını beyan etmiş ise de senette kaşe üzerinde imza bulunmadığı, ayrıca ...'ın senette asıl borçlu, keşideci sıfatı taşıdığı, şirket kaşesinin altına atılan sol taraftaki açığa atılan imzanın ...'ın şahsi sorumluluğuna yol açtığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 772 nci maddesinde kambiyo senetlerinin zorunlu unsurları arasında düzenleyenin imzasının yeterli olduğu, çift imza unsurundan bahsedilmediği, şirket kaşesi üzerinde olmayan imzanın ...'ın şahsi sorumluluğuna yol açması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin alacaklıya borcu bulunmadığı gibi senetteki 2 imzanın da kaşe üzerinde bulunduğunu, müvekkilinin o dönem yetkilisi olduğu ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. adına imza attığını, zaten şirket kaşesi dışındaki alanlarda bir imza da bulunmadığını, konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19812 E. ve 2018/756 K. sayılı kararının konu ile ilgili değerlendirmesinin bu şekilde olduğunu, yine konunun alınan 21.03.2019 tarihli raporunda da aynı şekilde işlendiğini, müvekkili için aval durumunun olmadığını, poliçenin ön yüzüne iki imza atılsa dahi bu imzalar şirket kaşesi üzerine atıldığından aval kabul edilemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin şahsi ve davalı arasında kambiyo senedine konu olabilecek bir ticari ilişkinin meydana gelmediğini, davalının var ise böyle bir iddiasını ispat etmesi gerektiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, zaten davalının da iddia ettiği borcun kaynağını açıklayamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı söz konusu iki imzayı da dava dışı şirketin yetkilisi olması sebebiyle şirket adına attığını ileri sürmüş ise de takip ve dava konusu senette keşideci olarak davacının adının da yazılı bulunduğu, borçlunun senet ile sorumlu olması için tek imzanın yeterli olup, atılan ikinci imzanın davacı ...'ın şahsen senetten sorumluluğunu gerektirdiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Senet altında keşideci hanesinde ... isim ve soy isim bulunmakta ise de, o tarihte şirket yetkilisi davacının her iki imzasının da şirket kaşesi üzerinde yer almasına ve bu kişinin el yazıyla isim ve soy isminin yazması imza mahiyetinde değerlendirilebilecek ise de, senet metninden de görüleceği üzere, ayrıca şekil kullanmak suretiyle imza attığı bu durumda senetten şahsen sorumlu olmadığı anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130784500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz