6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2350 E. 2024/4709 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vasıflı ikrar gümrük vergisi muavin defter ticari defter incelemesi yemin deliline dayanma eft delil niteliği hizmet bedeli yemin delili ispat külfeti kamu düzenine aykırılık tasdik kararı ticari defter kayıtları vekâlet ücreti yemin ticari faiz ikrar ifa sebepsiz zenginleşme kamu düzeni kaldırma ve yeniden hüküm ticari defter havale fatura ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) dahili dava temerrüt temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 69

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2018/78 E., 2020/100 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Ankara'da mukim ve uluslararası alanda ticaret yapan bir şirket olduğunu, davalı ile müvekkili arasında temsilcilik sözleşmesine istinaden yurt dışından buğday ithalatı gerçekleştirildiğini, 20.05.2016 tarihli faturaların karşılıklı olarak kesildiğini, müvekkiline ait muavin defter hesap kayıtları incelendiğinde davalı şirketten alacaklı olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin davalı şirkete fazladan ödeme yaptığını ve bunun karşılığının alınmadığını, eksik ifa yapıldığını, müvekkilinin davalıya 441.510,23 TL fazla ödeme yaptığını ileri sürerek 441.510,23 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; muhasebe kayıtlarına göre davacının herhangi bir alacağının olmadığını, temsilcilik sözleşmesine istinaden davacı tarafın anlaşılan bedel üzerinden ithalatını yaptığını, hizmet bedeli konusunda da anlaşıldığını, aradaki farkın hizmet bedeli olduğunu, fatura tarihlerine bakıldığında yaklaşık olarak iki sene aradan geçtikten sonra davacı tarafın hizmet bedelini geri talep ettiğini, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davacı tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait defterlerin açılış tasdikleri ile 2016 yılı yevmiye defterleri kapanış tasdikinin zamanında ve usulüne uygun yapıldığı, 2017 yılı yevmiye defteri kapanmış tasdikinin ise yaptırılmadığı, bu nedenle davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğinin bulunmadığı, davalı tarafa ait ticari defterlerinin incelenmesinde sahibi lehine delil teşkil ettiği, dosyada davacı tarafça alacağın olduğuna ilişkin başkaca delil de sunulmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın fazla ödenen bedeli kabul ettiğini, tarafların karşılıklı kestikleri fatura farkları olan 312.189,78 TL'nin temsilcilik sözleşmesine dayalı olarak davalı firmaya ödenen hizmet bedeli olduğunu, müvekkili şirketin "makarnalık buğday" ithal hakkı olduğunun maddi gerçekle örtüşmediğini, ticari defterlere ilişkin müvekkili lehine delil niteliği taşımamasını kabul etmemekle birlikte sadece ticari defter ve kayıtlara bakılarak karar verilmemesi, havale EFT dekontları ve faturalar incelenerek müvekkili firmanın 441.510,23 TL alacaklı olduğunun tespiti yapılması gerektiğini, davalı firmanın dahilde işleme belgesine sahip bir firma olduğunu, elindeki dahilde işleme belgesi ile yurt dışından gümrük vergisi ödemeden buğday ithal edip, buğdayı yurt içine sunmadan işleyerek (makarna-irmik vb.) dış piyasaya sunabilme hakkına sahip olduğunu, davacı şirketin ise yurt dışı bağlantıları olan ancak dahilde işleme belgesi sahip olmayan firma olduğunu, davalı firmanın dahilde işleme belgesi kullanılarak davacı firma adına yurt dışından buğday ithal edildiğini, dahilde işleme belgesinin kullanımının davada hizmet bedeli olarak geçtiğini, müvekkili firma ve davalı firmanın karşılıklı birbirlerine fatura kestiklerini, somut olarak fazla ödemenin 441.510,23 TL olduğunu, davalı tarafa ödenmeyen hizmet bedeli bulunmamakta olup hizmet bedeline ilişkin dava konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, alacağın ispatlanmadığı gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fazladan ödendiği iddia edilen 441.510,21 TL'lik kısım dahil tamamının davalıya ait dahilde işleme belgesinin kullandırılmasından kaynaklı hizmet bedeli olduğunu beyan etmesi karşısında, davacının bu ikrarının vasıflı ikrar olduğu, ikrar bölünemeyeceğinden davacının ispat yükünü kaldırmadığı, ispat külfetinin davacıda olduğu, davacı tarafın defterlerine göre davacının 441.510,21 TL alacaklı göründüğü, davacıya ait defterlerin açılış tasdikleri ile 2016 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin zamanında ve usule uygun olarak yapıldığı, 2017 yılı yevmiye defterinin ise kapanış tasdikinin yapılmadığı, davalı tarafın defterlerine göre ise davalının davacıya borç ya da alacağının bulunmadığı, davacı defter kayıtları davacı lehine delil teşkil etmeyeceği, davacının iddiasını, ticari defterler dışında ispata yarar başkaca delil de sunmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, resen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın açıklanan bu gerekçelerle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında fazladan yapıldığı iddia edilen ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak geri istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 222 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 69 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13781 E. 2012/19570 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Muavin defter

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1208 E. 2012/7477 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4056 E. 2012/8144 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10749 E. 2010/1689 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2350 E.  ,  2024/4709 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1644 Esas, 2022/1786 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2018/78 E., 2020/100 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Ankara'da mukim ve uluslararası alanda ticaret yapan bir şirket olduğunu, davalı ile müvekkili arasında temsilcilik sözleşmesine istinaden yurt dışından buğday ithalatı gerçekleştirildiğini, 20.05.2016 tarihli faturaların karşılıklı olarak kesildiğini, müvekkiline ait muavin defter hesap kayıtları incelendiğinde davalı şirketten alacaklı olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin davalı şirkete fazladan ödeme yaptığını ve bunun karşılığının alınmadığını, eksik ifa yapıldığını, müvekkilinin davalıya 441.510,23 TL fazla ödeme yaptığını ileri sürerek 441.510,23 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; muhasebe kayıtlarına göre davacının herhangi bir alacağının olmadığını, temsilcilik sözleşmesine istinaden davacı tarafın anlaşılan bedel üzerinden ithalatını yaptığını, hizmet bedeli konusunda da anlaşıldığını, aradaki farkın hizmet bedeli olduğunu, fatura tarihlerine bakıldığında yaklaşık olarak iki sene aradan geçtikten sonra davacı tarafın hizmet bedelini geri talep ettiğini, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davacı tarafın herhangi bir alacağının bulunmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait defterlerin açılış tasdikleri ile 2016 yılı yevmiye defterleri kapanış tasdikinin zamanında ve usulüne uygun yapıldığı, 2017 yılı yevmiye defteri kapanmış tasdikinin ise yaptırılmadığı, bu nedenle davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğinin bulunmadığı, davalı tarafa ait ticari defterlerinin incelenmesinde sahibi lehine delil teşkil ettiği, dosyada davacı tarafça alacağın olduğuna ilişkin başkaca delil de sunulmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın fazla ödenen bedeli kabul ettiğini, tarafların karşılıklı kestikleri fatura farkları olan 312.189,78 TL'nin temsilcilik sözleşmesine dayalı olarak davalı firmaya ödenen hizmet bedeli olduğunu, müvekkili şirketin "makarnalık buğday" ithal hakkı olduğunun maddi gerçekle örtüşmediğini, ticari defterlere ilişkin müvekkili lehine delil niteliği taşımamasını kabul etmemekle birlikte sadece ticari defter ve kayıtlara bakılarak karar verilmemesi, havale EFT dekontları ve faturalar incelenerek müvekkili firmanın 441.510,23 TL alacaklı olduğunun tespiti yapılması gerektiğini, davalı firmanın dahilde işleme belgesine sahip bir firma olduğunu, elindeki dahilde işleme belgesi ile yurt dışından gümrük vergisi ödemeden buğday ithal edip, buğdayı yurt içine sunmadan işleyerek (makarna-irmik vb.) dış piyasaya sunabilme hakkına sahip olduğunu, davacı şirketin ise yurt dışı bağlantıları olan ancak dahilde işleme belgesi sahip olmayan firma olduğunu, davalı firmanın dahilde işleme belgesi kullanılarak davacı firma adına yurt dışından buğday ithal edildiğini, dahilde işleme belgesinin kullanımının davada hizmet bedeli olarak geçtiğini, müvekkili firma ve davalı firmanın karşılıklı birbirlerine fatura kestiklerini, somut olarak fazla ödemenin 441.510,23 TL olduğunu, davalı tarafa ödenmeyen hizmet bedeli bulunmamakta olup hizmet bedeline ilişkin dava konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, alacağın ispatlanmadığı gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fazladan ödendiği iddia edilen 441.510,21 TL'lik kısım dahil tamamının davalıya ait dahilde işleme belgesinin kullandırılmasından kaynaklı hizmet bedeli olduğunu beyan etmesi karşısında, davacının bu ikrarının vasıflı ikrar olduğu, ikrar bölünemeyeceğinden davacının ispat yükünü kaldırmadığı, ispat külfetinin davacıda olduğu, davacı tarafın defterlerine göre davacının 441.510,21 TL alacaklı göründüğü, davacıya ait defterlerin açılış tasdikleri ile 2016 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin zamanında ve usule uygun olarak yapıldığı, 2017 yılı yevmiye defterinin ise kapanış tasdikinin yapılmadığı, davalı tarafın defterlerine göre ise davalının davacıya borç ya da alacağının bulunmadığı, davacı defter kayıtları davacı lehine delil teşkil etmeyeceği, davacının iddiasını, ticari defterler dışında ispata yarar başkaca delil de sunmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, resen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın açıklanan bu gerekçelerle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında fazladan yapıldığı iddia edilen ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak geri istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 222 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 69 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130649600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.