6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2043 E. 2024/4666 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/97 E., 2020/350 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından 2019/03086 sayılı çoklu ambalaj deseni tasarımı başvurusunda bulunulduğunu, davalı Şirketin bu başvuruya yaptığı itirazın diğer davalı Kurum tarafından kısmen kabul edilerek 2019/03086-12,13,14,15 sayılı tasarım tescillerinin iptaline karar verildiğini, oysa söz konusu müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdıklarını, davalı Kurumun tasarımlar arasında benzerlik değerlendirmesinde bilgilenmiş kullanıcı kriterini hiçbir şekilde dikkate almadığını, bilgilenmiş kullanıcının tasarıma konu ürünü daha evvel kullanmış ve ürün hakkında bilgilenmiş kişi olduğunu, bir diğer açıdan bakıldığında tasarımcının hareket alanının da dikkate alınması gerektiğini, zira davaya konu tasarımlarda tasarımcının zorunlu olduğu kıstaslar bulunduğunu, ambalaj üzerinde ürünün özelliğine ilişkin görsellerin kullanılmasının zorunlu bir unsur olduğunu, müvekkil şirketin tasarımını oluştururken dikkat çekecek nitelikte renkler, ürün içeriğine yönelik görseller kullanarak gerekli ayırt ediciliği sağladığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olma koşullarını sağlamadıklarını, ambalajların her birinde birden fazla unsurun benzer seçildiğini, ambalajların genel izlenimde benzer olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2019/03086-12-13 nolu davacı tasarımının, mesnet gösterilen davalı markası ve 2016 tarihli davalı ürünü karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini taşımadığı, dava konusu 2019/03086-14 nolu davacı tasarımının, mesnet gösterilen davalının 2017 tarihli davalı ürünü karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini taşımadığı, dava konusu 2019/03086-15 nolu davacı tasarımının, mesnet gösterilen davalı markası ve 2016 tarihli davalı ürünü karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini taşımadığı, 2020/T-1 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesi gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının, ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markası, ürün ve ambalajının birbirine benzer dahi olmadığını, müvekkili şirketin ürünlerindeki görsel ile davalı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibareler, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, bilgilenmiş kullanıcının davalının ambalajlı ürünü ile müvekkil şirkete ait ambalajlı ürünü görüp anlık vereceği karar ile bunları ayırt edemeyeceği tahmininin bir yanılgıdan öteye gidemediğini, müvekkili şirket tasarımının yeni ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü

belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tasarım hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3623 E. 2023/7242 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/2043 E.  ,  2024/4666 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/166 Esas, 2022/1661 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/97 E., 2020/350 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından 2019/03086 sayılı çoklu ambalaj deseni tasarımı başvurusunda bulunulduğunu, davalı Şirketin bu başvuruya yaptığı itirazın diğer davalı Kurum tarafından kısmen kabul edilerek 2019/03086-12,13,14,15 sayılı tasarım tescillerinin iptaline karar verildiğini, oysa söz konusu müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdıklarını, davalı Kurumun tasarımlar arasında benzerlik değerlendirmesinde bilgilenmiş kullanıcı kriterini hiçbir şekilde dikkate almadığını, bilgilenmiş kullanıcının tasarıma konu ürünü daha evvel kullanmış ve ürün hakkında bilgilenmiş kişi olduğunu, bir diğer açıdan bakıldığında tasarımcının hareket alanının da dikkate alınması gerektiğini, zira davaya konu tasarımlarda tasarımcının zorunlu olduğu kıstaslar bulunduğunu, ambalaj üzerinde ürünün özelliğine ilişkin görsellerin kullanılmasının zorunlu bir unsur olduğunu, müvekkil şirketin tasarımını oluştururken dikkat çekecek nitelikte renkler, ürün içeriğine yönelik görseller kullanarak gerekli ayırt ediciliği sağladığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olma koşullarını sağlamadıklarını, ambalajların her birinde birden fazla unsurun benzer seçildiğini, ambalajların genel izlenimde benzer olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2019/03086-12-13 nolu davacı tasarımının, mesnet gösterilen davalı markası ve 2016 tarihli davalı ürünü karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini taşımadığı, dava konusu 2019/03086-14 nolu davacı tasarımının, mesnet gösterilen davalının 2017 tarihli davalı ürünü karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini taşımadığı, dava konusu 2019/03086-15 nolu davacı tasarımının, mesnet gösterilen davalı markası ve 2016 tarihli davalı ürünü karşısında yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini taşımadığı, 2020/T-1 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesi gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının, ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markası, ürün ve ambalajının birbirine benzer dahi olmadığını, müvekkili şirketin ürünlerindeki görsel ile davalı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibareler, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, bilgilenmiş kullanıcının davalının ambalajlı ürünü ile müvekkil şirkete ait ambalajlı ürünü görüp anlık vereceği karar ile bunları ayırt edemeyeceği tahmininin bir yanılgıdan öteye gidemediğini, müvekkili şirket tasarımının yeni ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü

belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 56 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130527200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.