6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygunluğu yeterince incelenmeden karar verilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2215 E. 2024/1071 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

Genel kurulda onaylanan finansal tabloların dürüst resim ilkesine aykırı olduğu ileri sürüldüğünde, mahkemenin bu iddiayı karşılayacak şekilde şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırması gerekir; taraf itirazlarını karşılamayan ve davacının somut iddialarını (örn. vergi mevzuatına ilişkin matrah artırımı işlemlerinin mali tablolara etkisi) incelemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi, önemli delillerin toplanıp değerlendirilmemesi niteliğinde olup kaldırma sebebidir. Kar payı dağıtılmamasına ilişkin kararın iptali de finansal tabloların doğruluğu tespitine bağlı olduğundan, bu tespit tamamlanmadan sonuca bağlanamaz.

Ele alınan sorunlar

Finansal tabloların onaylanmasına ilişkin (4 nolu) kararın iptali isteminin yeterli inceleme yapılmadan reddedilmesi → tartışılmadı

İddia: Davacı, finansal tabloların gerçeğe uygun hazırlandığı hususunun ispat edilmediğini, davaya konu genel kurulda bilgi ve belge talebinin reddedildiğini ve 6736 sayılı Kanun kapsamındaki matrah artırımı işlemlerinin finansal tabloları etkilediğini ileri sürerek 4 nolu kararın da iptalini istemiştir.

Gerekçe: Anonim şirketlerde finansal tabloların TTK 514-515 maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun, tam, anlaşılabilir, şeffaf ve güvenilir olarak gerçeği dürüst ve aslına sadık surette yansıtması gerekir. Davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece getirtilen başka bir dosyadaki bilirkişi raporunda, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan beyanlar sonucu kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindeki tutarlar nedeniyle 2016 yılı dönem ticari karının kardan zarara döndüğü tespit edilmiştir. Eldeki davada alınan bilirkişi raporunda ise bu husus hakkında -ne genel ne özel olarak- bir tespit yapılmamış, davacının iddialarını karşılar şekilde finansal tabloların şirket kayıtlarına ve dürüst resim ilkesine uygun olup olmadığı incelenmemiştir. Bu durumda davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, aynı bilirkişi heyetinden taraf itirazlarını da karşılar şekilde, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre finansal tabloların onaylanmasına ilişkin kararın iptali koşullarının belirlenmesi gerekirken, yetersiz inceleme içeren rapora dayanılarak davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kar payı dağıtılmamasına ilişkin (6 nolu) kararın iptali isteminin finansal tablo tespitine bağlı olarak yeniden değerlendirilmesi gerekliliği → tartışılmadı

İddia: Davacı, yatırımı bulunmayan şirketin karının dağıtılması teklifinin, şirketten borç çekerek vergi mevzuatını hukuka aykırı şekilde kullanan kötüniyetli ortakların oylarıyla reddedildiğini, bu kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Anonim şirketlerde kar payı dağıtılmamasına ilişkin yetki genel kurulda olup, genel kurul bu yetkiyi kullanırken kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun karar almak zorundadır. Şirketin nihai amacı kar elde etmek ve bunu dağıtmak olduğundan, pay sahibinin kar payı hakkı vazgeçilmez bir haktır; şirketin dağıtılabilecek karı bulunuyorken kar dağıtmama gerekçesinin somut gerçeklere dayanması ve bu durumun kar payı dağıtılmamasını haklı kılacak nitelikte olması gerekir. Finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygunluğu konusunda yeterli inceleme yapılmadığından, bununla bağlantılı olarak kar payı ödenmemesine ilişkin kararın iptali koşullarının bulunup bulunmadığı da, finansal tablolara ilişkin tespitle birlikte yeniden belirlenmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Finansal tabloların dürüst resim ilkesine uygunluğu iddia edildiğinde, mahkemenin bu iddiayı taraf itirazlarını da karşılar şekilde inceletmesi gerektiği; aksi halde alınan bilirkişi raporunun karar için yeterli görülemeyeceği ve kar payı dağıtılmaması kararının bu tespitle bağlantılı olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tespit, genel kurul kararı iptali davalarında delil toplama yeterliliği açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali dürüst resim ilkesi finansal tabloların onaylanması kar payı hakkı bilirkişi incelemesinin yetersizliği matrah artırımı (6736 sayılı Kanun) ibra kararı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 514TTK 515 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2215

KARAR NO 2024/1071

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/01/2021

NUMARASI 2019/448 Esas - 2021/106 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/07/2024

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %16,66 oranında ortağı olduğunu, şirketin hesap ve işleyişi hakkındaki bilgi verilmesi taleplerinin reddedildiğini, bu hususta İstanbul 15. ATM'nin 2019/230 esas ve 5. ATM'nin 2019/229 esas sayılı dosyalarında bilgi alma ile özel denetçi atanması taleplerinde bulunulduğunu; davaya konu 2016-2017 yıllarına ilişkin 11/04/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan dürüst resim ilkesine aykırı olan finansal tabloların onaylanmasına ilişkin 4, ibraya ilişkin 5 ve kar dağıtılmamasına ilişkin 6 nolu karara karşı ret oyu kullandığını ve muhalefet ettiğini, şirketin finansal tabloları gerçeği yansıtmadığından buna dayanılarak yapılan ibra kararının da doğru olmadığını;

ayrıca 6 nolu madde görüşülürken müvekkilince yapılan kar dağıtımı teklifinin de haksız olarak reddedildiğini, bu kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, davaya konu genel kurulda alınan 4,5,6 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin 7 şirketten oluşan bir şirketler grubunda bulunduğunu, davacının 2010 yılından beri 7 şirketin bütün genel toplantılarında muhalefet ederek iptal davaları açtığını; davacının kararlara karşı açık muhalefetinin bulunmadığını, bilgi alma hakkının kanuni ölçüler içinde sağlandığını, faaliyet raporlarının usulüne uygun düzenlendiğini, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı hususunda hiç bir delil ileri sürülmediğini ve ekonomik durumlar sebebiyle kar dağıtılmamasına ilişkin kararın da yerinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi heyeti raporuna göre şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması, şirketin ortaklara olan borçlarının büyük oranda gerilemesi, şirketin esas itibariyle istikrarlı olarak kar elde etmesi ve geçmiş yıllarda ciddi oranda kar dağıtması, anonim ortaklıklarda çoğunluk ilkesinin hakim olması, davacı dışında kalan diğer hissedarların tamamının onaylama yönünde karar vermesi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; mali tablo ve raporların onaylanmasına ilişkin (4) nolu maddesindeki kararın iptali şartlarının oluşmadığı; şirketin "2013-2017 bilançolarındaki analizlerine göre cari oran, likidite oranları ile net işletme sermayesi analizlerine göre 2016 yılında nakit ihtiyacı olduğu ve şirketin faal olduğu tespiti dikkate alındığında, kar payı dağıtılmamasına ilişkin gündemin 6 nolu maddesiyle alınan kararın iptali şartlarının bulunmadığı;yönetim kurulu üyesi olmayan davacı dışında diğer hissedarların yönetim kurulu üyeleri oldukları, yönetim kurulu üyelerinin bir diğerinin oylamasında oy kullandığı anlaşıldığından 5 nolu ibra kararının iptali gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 11/04/2019 tarihinde yapılan 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline ve diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili , davaya konu genel kurulda bilgi ve belge talebinin reddedildiğini, şirketin finansal durumunu ve ortakları ilgilendiren hiçbir konuda gerekli açıklama yapılmadığını,finansal tabloların gerçeğe uygun hazırlandığı hususunu ispat eder nitelikte tesbit yapılmadığı halde 4 nolu kararın iptali isteminin incelenmeden ret kararı verildiğini, esasen ibra kararı finansalları kapsadığından ibraya ilişkin 5 nolu kararın iptaline rağmen bu kararın iptal edilmemesinin hatalı olduğunu; amacı kar dağıtmak olan şirketin kar dağıtılmamasına yönelik 6 nolu kararın da iptal edilmesi gerektiğini, çünkü bir yatırımı bulunmayan şirketin yedekler ayrıldıktan sonra tüm karının dağıtılması teklifinin şirketten sürekli para çekerek vergi mevzuatını hukuka aykırı olarak uygulamak suretiyle, kayıtlarda şirketten aldıkları borçları sıfırlayan kötüniyetli ortakların oylarıyla reddedildiğini, kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını belirterek, kararın redde ilişkin kısımlarının kaldırılarak her iki kararın da iptaline karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı anonim şirketin 11/04/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4,5,6 nolu kararların iptali istemine ilişkindir.Anonim şirketlerde finansal tabloların TTK'nın 514-515 maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun, tam, anlaşılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği, dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtmaları gerektiği düzenlenmiştir. Ayrıca anonim şirketlerde kar payı dağıtılmamasına ilişkin yetki genel kurulda olup, genel kurul bu yetkisini kullanırken kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun karar almak zorundadır. Her ticaret şirketi gibi limited şirketin nihai amacı kar elde etmek ve bunu dağıtmak olup şirketin kar elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin kar payı hakkı da vazgeçilmez haktır.

Bu çerçevede şirketin pay sahiplerine dağıtılabilecek karı bulunuyorken, kar dağıtmama gerekçesinin somut gerçeklere dayanması ve ileri sürülen bu durumun kar payı dağıtılmamasını haklı kılacak nitelikte olması gerekmektedir.Somut olayda davacı, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin finansal tabloların (bilanço ve gelir tablosu) gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, şirketin bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin genel kurulun 4 nolu kararının iptalini talep etmiştir. Ayrıca genel kurul sırasında sunduğu 6 sayfalık dilekçesinde, bu husustaki iddialarını belirtmiştir. Davacının delil olarak dayandığı ve mahkemece getirtilen İstanbul 13. ATM'nin 2019/229 esas sayılı dosyasında görülmekte olan, davacının davalı şirkete karşı açtığı bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talepli davada alınan 26/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacının davalıya sorduğu ve davalı şirketin verdiği cevapta 2016 yılına ilişkin olarak, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan beyanlar sonucu, -kanunen kabul edilmeyen gider-niteliğinde olmak üzere, dönemleri belli olmayan, geçmiş dönem kurumlar vergi matrahı, KDV matrahlarının arttırıldığı, matrah arttırımları ile, geçmiş yıllardan devrolunan kasa-ortaklardan olan alacakların (net tutar) aktiflerden çıkarılması karşılığı hesaplanan toplam 300.888,87-TL vergi tutarı ile, 6736 sayılı Kanun kapsamında, bilanço aktifinde gerçekte olmadığı halde fiktif olarak yer alan Kasa ve Ortaklardan Alacaklar cari hesaplarının borç bakiyelerinin, bilanço aktiflerinden çıkarılması ve KKEG.

kaydedilmesi karşılığı toplam 6.182.139,14-TL ile birlikte toplam 6.841.953,45-TL'nin, K.K.E.G kaydedilmesi sonucu 2016 yılında 1.057.656,95 TL olan dönem ticari karının, (-)5.784.296,50-TL zarar ile sonuçlandığı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporunda ise bu konuda bir tesbit yapılmamıştır.Bilirkişi raporunda da hem genel hem de özel olarak belirtilen hususta ve davacının iddialarını karşılar şekilde, finansal tabloların şirket kayıtlarına ve dürüst resim ilkesine uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, aynı bilirkişi heyetinden taraf itirazlarını da karşılar şekilde, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli ek rapor alınması, oluşacak sonuca göre finansal tabloların onaylanmasına ve bununla bağlantılı olarak kar payı ödenmemesine ilişkin alınan kararın iptali koşulları olup olmadığının belirlenmesi gerekirken ,yeterli inceleme içermeyen rapora dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp, değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2021 Tarih 2019/448 Esas - 2021/106 Karar sayılı kararının HMK 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/112764 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.