Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6485 E. 2024/8012 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ kâr dağıtımı↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/233 E., 2023/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "..." ibaresi olan markaların sahibi olduğunu, davalı ... İmar ..A.Ş. adına tescilli 2017/28472 sayılı “... Ekmek” ve 2017/38464 sayılı “... Ekmek ile ... Büyükşehir” ibareli markaların müvekkili markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, adı geçenin davalının bu markaları kötü niyetle tescil ettirdiğini, davalı Kay-Tur şirketinin diğer davalıdan kiraladığı fabrikada "..." ibaresini müvekkili markasına tecavüz teşkil eder şekilde markasal olarak kullandığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 155 inci maddesi karşısında davalıların marka tesciline dayanmalarına da imkan bulunmadığını ileri sürerek davalı ... İmar..A.Ş. adına tescilli 2017/28472 sayılı “... Ekmek” ve 2017/38464 sayılı “... Ekmek ile ... Büyükşehir” ibareli markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinine, markaya tecavüzün tespitine, menine, refine ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İmar ..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında mal ve hizmet benzerliği bulunmadığı gibi davacının faaliyet alanı ile müvekkilinin faaliyet alanın da farklı olduğunu, mesnet markaları davacıya devreden şirketin müvekkilinin marka tesciline itiraz etmeyeceğini beyan ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davaya konu talepler bakımından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının mesnet markaları ciddi bir şekilde kullanmadığını ve müvekkili kullanımlarının marka sahibinin iznine dayanan hukuka uygun bir kullanım olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan her iki bilirkişi heyet raporlarına göre; davacı markaları ile davalı markaları arasında fonetik olarak benzerlik olmadığı, tescil kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde iltibas oluşma ihtimalinin bulunmadığı, davalının esas unsur olarak "... Ekmek" ile "... Büyükşehir ... Ekmek" ibaresini “ekmekler” mallarında kullandığı, davalının "..." ibaresini kullandığı bu mal ve hizmetlerin Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nis Antlaşması’nın 2 (1) maddesi sınıflandırma, tescil edilen herhangi bir marka için temin edilen koruma sınırlarının değerlendirilmesi bakımından 30. sınıfta yer aldığı, davacının markaları ise her ne kadar 30. sınıfı kapsasa da tescil kapsamında davalının kullanımına konu olan ekmekler mallarının yer almadığı, taraf markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin niteliği, kullanım amaçları, kullanım biçimlerinin farklı olduğu ve birbirleriyle bağlantılı veya tamamlayıcı olmadıkları için taraf markalarının kapsadıkları malların birbiriyle ilişkili ya da benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve maddi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları ile aynı Kanun'un 25 inci, 29 uncu ve 155 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Somut olayda, hükümsüzlüğü talep edilen 2017/28472 sayılı marka, güneşi andıran sarı bir daire içerisine yerleştirilmiş "... ekmek" ibaresi ile bu ibarenin hemen üzerine konumlandırılmış bir "buğday başağı" şeklinden oluşmaktadır. Hükümsüzlüğü talep edilen 2017/28464 sayılı marka da diğer markaya benzer şekilde oluşturulmuş olup güneşi andıran sarı bir daire içeresine yerleştirilmiş "... Büyükşehir ... Ekmek" ibaresi ile "buğday başağı" şeklinden oluşmaktadır. Her iki markada da öne çıkan esas unsur "..." ibaresi olup, üretilen ürünün cinsini belirten "ekmek" ibaresiyle kaynağını bildiren "... Büyükşehir" ibaresinin ve "buğday başağı" şeklinin ayırt ediciliğe bir katkısı bulunmamaktadır. Hükümsüzlük talebine mesnet davacı markaları ise "..." ibaresine ayırt ediciliği bulunmayan "mutfak" ve "baharatları" gibi ibareler, "hayatın tadı tuzu" gibi sloganlar ve bardağı andıran bir şeklin eklenmesiyle oluşturulmuş olup davacı markalarının esas unsuru da "..." ibaresidir.
2. Taraf markalarının esas unsuru "..." ibaresi olup markalarda bulunan diğer ibare ve şekillerin ayırt edici olmadığı da gözetildiğinde, taraf marka işaretlerinin, ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
3. Taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığının incelenmesine gelince, Dairemizin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığı değerlendirilirken benzer alıcı çevresine hitap edip etmedikleri, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadıkları, aralarında ham madde- mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame edilmeleri imkanı bulunup bulunmadığı, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı gibi hususlar hep birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
4. Somut olayda, hükümsüzlüğü talep edilen 2017/28472 sayılı marka, 30.sınıfta yer alan, "ekmekler" malında ve 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Fırıncılık mamulleri: ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir" hizmetlerinde, 2017/28464 sayılı marka ise 30. sınıfta yer alan "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül." mallarında ve 35. sınıfta yer alan, "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) " hizmetlerinde tescillidir.
5. Mesnet markalar kapsamında ise "her türlü un", "tahıl ve mamülleri", "kabartma tozları" "vanilya" gibi ürünler bulunmakta olup hükümsüzlüğü talep edilen markalar kapsamında yer alan pastacılık ve fırıncılık mamulleri ile mesnet markalar kapsamındaki zikredilen mallar arasında ham madde mamul ilişkisi bulunmaktadır. Bu hale göre taraf markaları kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin de benzer olduğunun kabulü zorunlu olup aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
6. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
7. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4062 E. 2024/293 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaTaraf markalarının esas unsuru "..." ibaresi olup markalarda bulunan diğer ibare ve şekillerin ayırt edici olmadığı da gözetildiğinde, taraf marka işaretlerinin, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan her iki bilirkişi heyet raporlarına göre; davacı markaları ile davalı markaları arasında fonetik olarak benzerlik olmadığı, tescil kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde «iltibas» oluşma ihtimalinin bulunmadığı, davalının esas unsur olarak "...
Benzer bu kararda… a konusu markanın başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki -kararda sayılan- emtiaları yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2017-M-3731 sayılı kararının dava konusu edilen 2016/24694 başv …
… duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu" anlamına gelirken, "ASH" ibaresinin İngilizce "kül" ve "dış budak ağacı" anlamına geldiği, bu anlamlarının gıda emtiasının «ortalama tüketicileri» tarafından bilinmesine imkan olmadığı, marka ibareleri arasında baştaki "A" harfinden başka ortak bir harfin dahi olmadığı, markalar arasında görsel mizanpajdaki farklılıkların «son» derece ciddi olduğu, davalı markasının "A-SE-HE" İngilizce bilen tüketicilerce "EŞ" şeklinde telaffuz edileceği, bu açık farklılıkların, duysal ve görsel açıdan olan düşük düzeydeki benzerliği dengelediği ve «iltibas» riskini ortadan kaldırdığı, dava konusu "ASH" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "AŞK" asıl unsurlu markası arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, her ne kadar marka kapsamlarında yer alan bir kısım mallar arasında benzerlik bulunsa da marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının gerçekleşmediği, İlk Derece Mahkemesince verilen karar sadece davalı ... vekili tarafından istinaf edilip, davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük istemi konusunda verilen kararın aynen muhafaza edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, buna göre davalı ...
… "ash" ibareli başvurusunun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesi uyarınca müvekkili markasıyla «iltibas» oluşturduğunu, emtialarının aynı olduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2017-M-3731 sayılı kararının iptalin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu" anlamına gelirken, "ASH" ibaresinin İngilizce "kül" ve "dış budak ağacı" anlamına geldiği, bu anlamlarının gıda emtiasının «ortalama tüketicileri» tarafından bilinmesine imkan olmadığı, marka ibareleri arasında baştaki "A" harfinden başka ortak bir harfin dahi olmadığı, markalar arasında görsel mizanpajdaki farklılıkların «son» derece ciddi olduğu, davalı markasının "A-SE-HE" İngilizce bilen tüketicilerce "EŞ" şeklinde telaffuz edileceği, bu açık farklılıkların, duysal ve görsel açıdan olan düşük düzeydeki benzerliği dengelediği ve «iltibas» riskini ortadan kaldırdığı, dava konusu "ASH" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "AŞK" asıl unsurlu markası arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, her ne kadar marka kapsamlarında yer alan bir kısım mallar arasında benzerlik bulunsa da marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının gerçekleşmediği, İlk Derece Mahkemesince verilen karar sadece davalı ... vekili tarafından istinaf edilip, davalı şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük istemi konusunda verilen kararın aynen muhafaza edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, buna göre davalı ...
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/«265» E., 2019/67 K.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar." emtiaları yönünden iptaline, bu mallar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/689 E. 2024/4266 K.
Ortak:kâr dağıtımı · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan her iki bilirkişi heyet raporlarına göre; davacı markaları ile davalı markaları arasında fonetik olarak benzerlik olmadığı, tescil kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde «iltibas» oluşma ihtimalinin bulunmadığı, davalının esas unsur olarak "...
Büyükşehir" ibaresinin ve "buğday başağı" şeklinin «ayırt ediciliğe» bir katkısı bulunmamaktadır.
Hükümsüzlük talebine mesnet davacı markaları ise "..." ibaresine «ayırt ediciliği» bulunmayan "mutfak" ve "baharatları" gibi ibareler, "hayatın tadı tuzu" gibi sloganlar ve bardağı andıran bir şeklin eklenmesiyle oluşturulmuş olup davacı markalarının esas unsuru da "..." ibaresidir.
Benzer bu kararda… nce bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve müvekkiline ait 2014/03953 sayılı "..." ibareli marka ile dava konusu başvuru arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle başvuru kapsamından "Çaylar, buzlu çaylar, sakızlar" mallarının çıkarıldığını, oysa dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının ayırt edici unsuru olan "..." ibaresini içerecek şekilde oluşturulduğunu, markanın baskın unsurunun "..." kelimesi olduğunu, "SWISS" ibaresinin İngilizce’de İsviçre anlamına geldiğinden tescil edilemeyecek işaretlerden bulunduğunu ve «ayırt ediciliğinin» olmadığını, bu nedenle dava konusu marka ile müvekkili markalarının ayırt edilmeyecek derecede benzer bulunduğunu, tüketicilerin taraf markalarını ilişkilendireceğ …
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar." malları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin 30. sınıf mallar yönünden «ayırt edicilik» taşıdığı, Yargıtay 11.
… psamında yer alan malların aynı tür emtialar olduklarını, zira bu emtiaların benzer alıcı kitlesine sahip olup mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme, «dağıtım» kanallarının ortak olması şartlarını sağladığını, 30. sınıf malların özelliğinin değeri düşük, fazla zaman ayırmadan anlık kararla alınabilen, küçük yaştaki çocukl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda30/12-Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar." malları yönünden kısmen iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
30/10 Şekerlemeler, İsviçre menşeli çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.30/12 Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar.” emtiası bakımından aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili mallardan oluştuğu, bu sebeple de markalar arasında iş bu mallar itibariyle 556 sayılı Markaların Koru …
Dondurmalar, «yenilebilir» buzlar." malları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve bu ibarenin 30. sınıf mallar yönünden «ayırt edicilik» taşıdığı, Yargıtay 11.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8344 E. 2023/2348 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaBüyükşehir" ibaresinin ve "buğday başağı" şeklinin «ayırt ediciliğe» bir katkısı bulunmamaktadır.
Hükümsüzlük talebine mesnet davacı markaları ise "..." ibaresine «ayırt ediciliği» bulunmayan "mutfak" ve "baharatları" gibi ibareler, "hayatın tadı tuzu" gibi sloganlar ve bardağı andıran bir şeklin eklenmesiyle oluşturulmuş olup davacı markalarının esas unsuru da "..." ibaresidir.
Benzer bu kararda… m mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olmadığını, başvuruda bir şekil unsurunun bulunmadığını, kısmen ret kararına konu emtialar açısından başvuru konusu markanın «ayırt edicilikten» yoksun tanımlayıcı nitelikte olduğunu, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında verilen kısmi ret kararının yerinde bu …
… cının başvurusunun birden fazla unsuru bir arada bulundurduğu ve genel bir kompozisyonun olduğu, "antik tahıllı" ibaresinin ayırt edici niteliğinin bulunduğu, soyut «ayırt ediciliğinin» olduğu, dava konusu markanın gerek genel görünümü ve kompozisyonu gerekse de slogan şeklindeki bütünlüğü karşısında somut ayırt ediciliğinin de olduğu, dava konusu …
Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri açısından marka olabilecek nitelikte «ayırt ediciliği» bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık
Benzer bu karardaDeğerlendirme 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının c bendinde "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları «münhasıran» veya esas unsur olarak içeren markaların marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6485 E. , 2024/8012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1319 Esas, 2023/1347 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/233 E., 2023/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin esas unsuru "..." ibaresi olan markaların sahibi olduğunu, davalı ... İmar ..A.Ş. adına tescilli 2017/28472 sayılı “... Ekmek” ve 2017/38464 sayılı “... Ekmek ile ... Büyükşehir” ibareli markaların müvekkili markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, adı geçenin davalının bu markaları kötü niyetle tescil ettirdiğini, davalı Kay-Tur şirketinin diğer davalıdan kiraladığı fabrikada "..." ibaresini müvekkili markasına tecavüz teşkil eder şekilde markasal olarak kullandığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 155 inci maddesi karşısında davalıların marka tesciline dayanmalarına da imkan bulunmadığını ileri sürerek davalı ...
İmar..A.Ş. adına tescilli 2017/28472 sayılı “... Ekmek” ve 2017/38464 sayılı “... Ekmek ile ... Büyükşehir” ibareli markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinine, markaya tecavüzün tespitine, menine, refine ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İmar ..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında mal ve hizmet benzerliği bulunmadığı gibi davacının faaliyet alanı ile müvekkilinin faaliyet alanın da farklı olduğunu, mesnet markaları davacıya devreden şirketin müvekkilinin marka tesciline itiraz etmeyeceğini beyan ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu davaya konu talepler bakımından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının mesnet markaları ciddi bir şekilde kullanmadığını ve müvekkili kullanımlarının marka sahibinin iznine dayanan hukuka uygun bir kullanım olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan her iki bilirkişi heyet raporlarına göre; davacı markaları ile davalı markaları arasında fonetik olarak benzerlik olmadığı, tescil kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde iltibas oluşma ihtimalinin bulunmadığı, davalının esas unsur olarak "... Ekmek" ile "... Büyükşehir ... Ekmek" ibaresini “ekmekler” mallarında kullandığı, davalının "..." ibaresini kullandığı bu mal ve hizmetlerin Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nis Antlaşması’nın 2 (1) maddesi sınıflandırma, tescil edilen herhangi bir marka için temin edilen koruma sınırlarının değerlendirilmesi bakımından 30.
sınıfta yer aldığı, davacının markaları ise her ne kadar 30. sınıfı kapsasa da tescil kapsamında davalının kullanımına konu olan ekmekler mallarının yer almadığı, taraf markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin niteliği, kullanım amaçları, kullanım biçimlerinin farklı olduğu ve birbirleriyle bağlantılı veya tamamlayıcı olmadıkları için taraf markalarının kapsadıkları malların birbiriyle ilişkili ya da benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ile markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve maddi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları ile aynı Kanun'un 25 inci, 29 uncu ve 155 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Somut olayda, hükümsüzlüğü talep edilen 2017/28472 sayılı marka, güneşi andıran sarı bir daire içerisine yerleştirilmiş "... ekmek" ibaresi ile bu ibarenin hemen üzerine konumlandırılmış bir "buğday başağı" şeklinden oluşmaktadır. Hükümsüzlüğü talep edilen 2017/28464 sayılı marka da diğer markaya benzer şekilde oluşturulmuş olup güneşi andıran sarı bir daire içeresine yerleştirilmiş "... Büyükşehir ... Ekmek" ibaresi ile "buğday başağı" şeklinden oluşmaktadır. Her iki markada da öne çıkan esas unsur "..." ibaresi olup, üretilen ürünün cinsini belirten "ekmek" ibaresiyle kaynağını bildiren "... Büyükşehir" ibaresinin ve "buğday başağı" şeklinin ayırt ediciliğe bir katkısı bulunmamaktadır. Hükümsüzlük talebine mesnet davacı markaları ise "..." ibaresine ayırt ediciliği bulunmayan "mutfak" ve "baharatları" gibi ibareler, "hayatın tadı tuzu" gibi sloganlar ve bardağı andıran bir şeklin eklenmesiyle oluşturulmuş olup davacı markalarının esas unsuru da "..." ibaresidir.
2. Taraf markalarının esas unsuru "..." ibaresi olup markalarda bulunan diğer ibare ve şekillerin ayırt edici olmadığı da gözetildiğinde, taraf marka işaretlerinin, ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
3. Taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığının incelenmesine gelince, Dairemizin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığı değerlendirilirken benzer alıcı çevresine hitap edip etmedikleri, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadıkları, aralarında ham madde- mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame edilmeleri imkanı bulunup bulunmadığı, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı gibi hususlar hep birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
4. Somut olayda, hükümsüzlüğü talep edilen 2017/28472 sayılı marka, 30.sınıfta yer alan, "ekmekler" malında ve 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Fırıncılık mamulleri: ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir" hizmetlerinde, 2017/28464 sayılı marka ise 30. sınıfta yer alan "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül." mallarında ve 35.
sınıfta yer alan, "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) " hizmetlerinde tescillidir.
5. Mesnet markalar kapsamında ise "her türlü un", "tahıl ve mamülleri", "kabartma tozları" "vanilya" gibi ürünler bulunmakta olup hükümsüzlüğü talep edilen markalar kapsamında yer alan pastacılık ve fırıncılık mamulleri ile mesnet markalar kapsamındaki zikredilen mallar arasında ham madde mamul ilişkisi bulunmaktadır. Bu hale göre taraf markaları kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin de benzer olduğunun kabulü zorunlu olup aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
6. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
7. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıdaki (1) ila (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk
Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1127576900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz