6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıyıcının yanlış kişiye tesliminde sınırlı sorumluluk uygulanması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2054 E. 2024/996 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesinde gönderinin alıcı dışında bir kişiye tesliminin ağır kusur oluşturması, taşıyıcının kasten veya pervasızca davranış nedeniyle sınırlı sorumluluktan yararlanamamasını (TTK 886) tek başına gerektirmez; taşıtanın hatalı adres bildirimi gibi zararın oluşumuna katkı sağlayan olgular mevcutsa, somut olayın özelliklerine göre taşıyıcının pervasızca davranış ölçüsünde ağır kusurundan söz edilemeyeceği ve taşıyıcının sorumluluğunun TTK 882 uyarınca gönderinin net ağırlığı esasına göre sınırlı sorumluluk kapsamında kalacağı kabul edilir.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcının sınırsız sorumluluktan kurtulma şartlarının (TTK 886) oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, kargonun talep edilen teslim adresi dışında ilgisiz bir kişiye teslim edilmiş olmasının davalının zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle hareket ettiğini gösterdiğini, bunun pervasızlık teşkil ettiğini ve davalının TTK 886 uyarınca sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 875 ve 879 uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen süredeki zıya, hasar ve gecikmeden sorumludur; TTK 876 uyarınca en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınılamayan sebeplerden doğan zarardan sorumlu değildir. TTK 882 uyarınca gönderinin tamamının zıyaında tazminat, net ağırlığın her kilogramı için 8,33 ÖÇH ile sınırlıdır; ancak TTK 886 uyarınca zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve zararın meydana gelme ihtimalinin bilinciyle sebebiyet verdiği ispatlanan taşıyıcı bu sınırlamalardan yararlanamaz. Somut olayda davacı taşıtan, sisteme alıcı adresini hatalı girmiş, gerçek adres ile sisteme girilen adres farklı çıkmıştır. Teslim engeli ortaya çıktığında davalı taşıyıcının TTK 869/1 gereği taşıtandan talimat alması gerekirken bu yapılmamış, kargo alıcının başka bir adresine sevk edilmiş ve orada alıcının çalışanı olmayan bir kişiye teslim edilerek zayi olmuştur. Kargonun gerçek alıcısı dışında bir kişiye tesliminin taşıyıcı bakımından ağır kusur teşkil ettiği kabul edilmekle birlikte, davacının alıcı adresini hatalı bildirmesi ve teslimatın yapıldığı adresin de alıcının başka bir adresi olması nedeniyle, olayın özelliklerine göre davalının pervasızca davranış ölçüsünde ağır kusurundan söz edilemez. Bu nedenle davalının sorumluluğu TTK 882 uyarınca sınırlı sorumluluk kapsamındadır; kargo içeriğinin niteliği veya değer beyan edilip edilmediği bu sonucu değiştirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın taşıyıcının gönderiyi alıcı dışında bir kişiye teslim etmesinin ağır kusur oluşturduğu ancak taşıtanın hatalı adres bildirimi gibi olgularla birlikte değerlendirildiğinde pervasızca davranış eşiğine ulaşmadığı yönündeki değerlendirmesi, TTK 886 kapsamındaki sınırlı sorumluluktan yararlanamama şartlarının somut olay bazında nasıl tartılacağı konusunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yurt içi taşıma sözleşmesi sınırlı sorumluluk özel çekme hakkı (ÖÇH) kurtuluş kanıtı teslim engeli pervasızca davranış ziya (zıya)

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 875TTK 876TTK 879TTK 880TTK 881TTK 882TTK 886TTK 869/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2054

KARAR NO 2024/996

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/06/2021

NUMARASI 2020/393 Esas 2021/488 Karar

DAVA

Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/06/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalıdan taşıma hizmeti alan müvekkilinin bilgisayar sistemlerinde davalı tarafın yazılımı bulunmakta olup, taşıma yapılacağı zaman bu yazılıma müvekkilince giriş yapıldığını, müvekkilinin müşterisi olan dava dışı ... firmasına değeri toplam 23.206,73-TL olan 2 adet standart numune niteliğindeki malzeme ve faturanın gönderimi için sisteme bilgi girildiğini ve davalının 09.12.2019 tarihinde ürünleri teslim aldığını, davalının kargoyu 17.12.2019 tarihinde ... isimli bir şahsa teslim ettiğini, ancak müvekkili şirketin veya dava dışı müşterinin bu isimli bir çalışanı olmadığını, davalının emtiayı kimsenin tanımadığı birisine teslim etmek suretiyle kaybettiğini, bu nedenle müvekkilinin müşterisinin teslim almadığı malzemeler için müvekkiline iade faturası kestiğini ve müvekkilinin malzemeleri yeniden sipariş etmek ve dava dışı şirkete yeniden göndermek zorunda kaldığını belirterek, 23.206,73-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının dava dışı ... şirketine gönderi yapacağından bahisle 06/12/2019 tarihinde müvekkili şirketin ... sistemine girerek taşıma takip numarası oluşturduğunu, gönderi içeriğinin dosya olarak işaretlediğini, alıcı ... şirketinin adresini ... Cad. No: ... Çiğli/İzmir olarak belirttiğini, malın cinsi kısmına "malz+fatura" yazdığını, müşteri fatura irsaliye kısmını boş bıraktığını, taşınan eşyanın kıymetini ise belirtmediğini, davacıdan teslim alınan paketin 13/12/2019 tarihinde İzmir şubesinden dağıtıma çıktığını, aynı gün teslimat yapılamadığından şubeye geri döndüğünü, 14/12/2019 günü yanlış hedefe götürüldüğü tespit edildiğinden 16/12/2019 günü doğru adrese teslim edilmesi bakımından İzmir aktarma merkezine gönderildiğini, 17/12/2019 günü dağıtıma çıkarılan paketin ...

isimli kişiye teslim edildiğini, davacı şirketin sisteme ilgili kişi kısmına "ambar teslim" yazdığını, dolayısıyla teslim edilen kişinin gönderi alıcısı şirket değil, ambar temsilcisi olması gerektiğini, bu nedenle gönderi alıcısının şirketin çalışanı olmamasının doğal olduğunu, bu nedenle gönderinin kaybedildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin paketi teslim etmek suretiyle edimini ifa ettiğini, gönderinin kaybedildiğinin kabulü halinde ise, davacının paket tipini dosya olarak belirleyip değerini de belirtmediğini, bu nedenle davacının gönderi içeriğinde 23.206,73-TL'lik ürün olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; somut olayda, ziyaın yetkisiz kişiye yapılan teslim nedeniyle taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan ve davalı tarafça da TTK'nın 876. maddesine göre kurtuluş kanıtı sunulmadığından, taşıyıcı olan davalının Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi gereğince meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu kanaatine varıldığı, taşıyıcının sorumluluğunun kural olarak eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, ancak zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, gönderinin tesliminin davacı yanca ambar teslimi olarak belirtilmesi, gönderi türünün dosya, gönderinin değerinin sıfır olarak gösterilmesi ve gönderinin teslimi yetkisiz kişiye yapılmışsa da alıcı şirketin kayıtlı adresi bulunan başka bir yerleşkesinde yapılmış olması nedeniyle, davalı taşıyıcının zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet vermediği, aksinin ispatlanamaması karşısında davalının dava konusu olaydaki sorumluluğunun sınırlı sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta emtianın tamamı ziyaa uğradığından tazminat miktarının, gönderinin net olmayan ağırlığı ile 8,33 ÖÇH'nin çarpımı sonucunda bulunacak tutara göre belirlenmesi gerektiği, bunun da 0,50kgx8,33 = 4,16500 SDR, teslim tarihindeki kur değeri 7,9856 TL olmakla (4,16500x7,9856=) 33,26-TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 33,26-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin uğradığı zarar ve karşı tarafın ağır ihmali neticesinde kargoyu kaybettiği hususlarının ispatlandığını, söz konusu standart numunenin niteliği ve fiyatının dava dışı firmanın yazışmaları, ithal edilen ürünlere ilişkin kayıtlar ve irsaliyeler ile tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin zararının da açıkça ispat edildiğini, gönderilen standart numunenin ebat olarak küçük, ancak değeri yüksek bir ürün olduğunu, bu nedenle ürünün ağırlığı üzerinde durulmasının hatalı olduğunu, davalının kargoyu müvekkilinin belirttiği adres dışındaki bir adreste ilgisiz bir kişiye teslim ettiğinin ispatlandığını, dava dışı alıcının ... isimli bir çalışanının bulunmadığını, davalının kargonun başka şubeye teslim edildiğini iddia ettiğini, bilirkişinin ve mahkemenin kargonun müvekkilinin teslimini talep ettiği adrese teslim edilmediğini belirttiğini, bu adresin dava dışı firmanın başka bir yerleşkesi olduğu iddia edilmiş olsa da, basiretli bir tacir olan davalının bu şekilde bir tavrının kabul edilemeyeceğini, kargonun talep edilen teslim adresi dışında ilgisiz bir kişiye kargo teslim edilmesinin, davalının zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle hareket ettiğini gösterdiğini, bu nedenle davalının TTK'nın 886 maddesindeki sorumluluktan kurtulma sınırlamalarından yararlanamayacağını, bu durumun ayrıca net bir pervasızlık durumu olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında zayi edilen emtia bedelinin tazmini istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.

Sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda; davacı taşıtanın dava dışı alıcı ... şirketine göndereceği kargonun taşınması için davalı taşıyıcının sistemine giriş yaptığı, davacının sisteme paket tipi dosya, malın cinsi "malz+fatura", alıcı ..., alıcı adresi ...

Cad. No:... Çiğli/İzmir, ilgili kişi "ambar teslim" olarak girdiği, kargoya ilişkin değer belirtmediği, davacıdan teslim alınan kargo davalı tarafından dağıtıma çıkarıldığında yanlış adres nedeniyle şubeye geri getirilerek aktarma merkezine gönderildiği, ikinci kez dağıtıma çıkarılan kargonun ... Sok. No:... İzmir adresinde ... adlı kişiye teslim edildiği, ancak bu kişinin dava dışı alıcının sigortalı çalışanı olmadığı, dolayısıyla kargonun alıcısı dışında bir kişiye teslim edilmek suretiyle zayi edildiği anlaşılmaktadır. Davacının alıcı adresi olarak sisteme giriş yaptığı adres hatalı olup, alıcı ... şirketinin internet sitesindeki adresi ... Cad. No:... Pınarbaşı/İzmir'dir. Davacının bildirdiği alıcı adresi hatalı olduğundan kargo teslim edilememiştir.

Bu durumda davalı taşıyıcının TTK'nın 869/1 maddesi gereği, ortaya çıkan teslim engeli nedeniyle davacı taşıtandan talimat alması gerekmekte olup, davalı taşıyıcı tarafından bu yükümlülük yerine getirilmeyerek, kargo alıcının başka bir adresine sevk edilmişse de teslimat yapılan bu adres de alıcının başka bir adresi olmakla birlikte, teslimat yapılan kişi alıcının çalışanı olmayıp kargonun gerçek alıcısına teslim edilmediği sabittir. Bu durumda teslim engeli ortaya çıktığında taşıtandan talimat almadan hareket ederek kargoyu zayi eden davalı taşıyıcı, davacının ziya nedeniyle oluşan zararından sorumlu olup, davalı tarafça, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır.

Kargonun gerçek alıcısı dışında farklı kişiye teslimi olgusu davalı taşıyıcı bakımından ağır kusur teşkil eder ise de; davacının alıcı adresini hatalı göstermesi ile davalı taşıyıcı tarafından teslimatın yapıldığı adresin, dava dışı alıcının başka bir adresi olduğu da gözetildiğinde, somut olayın özelliklerine göre davalının pervasızca davranış ölçüsünde ağır kusurundan söz edilmesi mümkün değildir. Bu durumda davalı taşıyıcının sorumluluğu TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olan gönderinin brüt ağırlığının her kilogramı için 8,33 ÖÇH ile sınırlı olup, kargo içeriğinin niteliği ya da bir değer beyan edilip edilmediğinin önemi bulunmamaktadır. Buna bağlı olarak somut olayda mahkemece davalının sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/112526 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.