6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5268 E. 2024/2561 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haricen tahsil ilamsız takip takipsizlik kararı rücu hakkı rücuen tahsil ipotek icra takibine itiraz rücu genel kredi sözleşmesi mahsup protokol iflas kredi sözleşmesi asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı yükleten (shipper) teslim

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 12.10.2020 tarih ve 2019/204 E., 2020/373 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; protokolde kredinin davacı ve davalı tarafından birlikte çekildiği, borçlusunun davalı olduğu, davacının çekilen kredi karşılığında davalıya 75.340,00 TL ödemesi gerektiğinin belirlendiği, her ne kadar davacının da kredi ödemesinden sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de ödemelerin birlikte yapılacağına dair düzenlemenin yer almadığı, asıl borçlunun davalı ... olduğu, davacının genel kredi sözleşmesini müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığı, kredi ödemesinden davacının sorumlu olduğa dair protokol dışında başka delil sunulmadığı, davalının kredi borcunun 77.915,41 TL'lik kısmını ödediği, kalan borcun ödenmediği, davalı tarafından kredi borcu kapatıldığında ve ipotek kaldırıldığında davacının 75.340,00 TL'lik ödemeyi davalıya ödeneceği, protokol kapsamına alınan kredi borcunun davalı tarafından kapatılmadığı, davalı ... ile dava dışı TEB A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeniyle alacaklı bankanın ... ile ... hakkında takip başlattığı, takip neticesinde davacı ...'in taşınmazının ihale yolu ile 79.050,00 TL bedelle satıldığı, davacının taşınmazının satılması ile davalının borcunun ödenmiş olduğu, davacının taşınmazının borca karşılık satılması nedeni ile davacının alacaklı olan bankaya halef olduğu, davacı ...'in davalı aleyhine ilamsız takip yapmasının yasal ve doğru olduğu, ...'ın bu takibe itiraz etmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı, bilirkişi raporuna göre ihale ile satılan davacının taşınmazının 90.000,00 TL değerinde olduğu, dolayısıyla davacının davalıya taşınmazının değeri kadar rücu hakkının olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile takip dosyasına itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına dava konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 14.09.2022 tarih, 2021/3164 E., 2022/5793 K. sayılı kararıyla, ödemelerin protokol kapsamında değerlendirilerek hesaplanması, banka kayıt ve belgelerinin de yerinde inceletilerek alacak borç hesabının yaptırılması için bankacılık konusunda uzman bankacı ve mali müşavir bilirkişilerin de içinde olacağı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı alacaklı bankanın icra dosyasını takipsiz bıraktığı, dosyanın yaklaşık 10 yıldır kapalı olduğu, ancak dosyanın hala güncel borcunun bulunduğu, Yargıtay bozma ilamında geçen davacının kredi karşılığında 75.340,00 TL ödemesine yönelik dosyaya her hangi bir evrak sunulmadığından davacı tarafça bu ödemenin yapılmadığına kanaat getirildiği, uzun yıllar boyunca icra dosyasının takipsiz bırakılmış olması sebebiyle alacaklı bankanın alacağını haricen tahsile ettiğinin düşünüldüğünü, evin satım tarihindeki değeri olan 90.000,00 TL'den davacının davalıya ödemesi gereken 75.340,00 TL'nin mahsubu ile kalan 14.660,00 TL üzerinden takibin devam etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 14.660,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ödemeye ilişkin taraflar arasında akdedilen protokole ilişkin düzenlenen senedin davalı tarafından müvekkiline teslim edilmiş olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatı davacıda birleştiği için borcun sona erdiğini, davada bu hususun irdelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece dava dosyasına sunulan protokol ve senet hiç bir şekilde dikkate alınmadan, icra kanalıyla satılan taşınmazdan tahsil edilen tutar, davalıya ödenmesi gerektiği iddia edilen tutardan mahsup edildiğini, bu durumun kabul edilebilir olmadığı gibi davalı yanın bu tutarın tahsil edilmediği gibi bir iddiası dahi bulunmadığını,kararın usul ve yasaya aykırı olup mağdur olan müvekkili telafisi mümkün olmayan bir zarara uğratacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra dosyasında satışı yapılan ipotekli taşınmaz bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3164 E. 2022/5793 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1144 E. 2020/5657 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5268 E.  ,  2024/2561 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2022/634 Esas, 2023/458 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile TEB A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını,davacının kredi nedeniyle taşınmazını banka lehine ipotek verdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine taşınmazın satıldığını ve borcun ödendiğini, davacının davalıya rücu hakkı bulunduğunu, başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; bankadan çekilen kredinin birlikte kullanıldığını,taraflar arasında protokol düzenlendiğini ve protokolde ... ve ...'in kredi borçlusu olarak yazılı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 12.10.2020 tarih ve 2019/204 E., 2020/373 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; protokolde kredinin davacı ve davalı tarafından birlikte çekildiği, borçlusunun davalı olduğu, davacının çekilen kredi karşılığında davalıya 75.340,00 TL ödemesi gerektiğinin belirlendiği, her ne kadar davacının da kredi ödemesinden sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de ödemelerin birlikte yapılacağına dair düzenlemenin yer almadığı, asıl borçlunun davalı ... olduğu, davacının genel kredi sözleşmesini müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığı, kredi ödemesinden davacının sorumlu olduğa dair protokol dışında başka delil sunulmadığı, davalının kredi borcunun 77.915,41 TL'lik kısmını ödediği, kalan borcun ödenmediği, davalı tarafından kredi borcu kapatıldığında ve ipotek kaldırıldığında davacının 75.340,00 TL'lik ödemeyi davalıya ödeneceği, protokol kapsamına alınan kredi borcunun davalı tarafından kapatılmadığı, davalı ...

ile dava dışı TEB A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeniyle alacaklı bankanın ... ile ... hakkında takip başlattığı, takip neticesinde davacı ...'in taşınmazının ihale yolu ile 79.050,00 TL bedelle satıldığı, davacının taşınmazının satılması ile davalının borcunun ödenmiş olduğu, davacının taşınmazının borca karşılık satılması nedeni ile davacının alacaklı olan bankaya halef olduğu, davacı ...'in davalı aleyhine ilamsız takip yapmasının yasal ve doğru olduğu, ...'ın bu takibe itiraz etmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı, bilirkişi raporuna göre ihale ile satılan davacının taşınmazının 90.000,00 TL değerinde olduğu, dolayısıyla davacının davalıya taşınmazının değeri kadar rücu hakkının olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile takip dosyasına itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına dava konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 14.09.2022 tarih, 2021/3164 E., 2022/5793 K. sayılı kararıyla, ödemelerin protokol kapsamında değerlendirilerek hesaplanması, banka kayıt ve belgelerinin de yerinde inceletilerek alacak borç hesabının yaptırılması için bankacılık konusunda uzman bankacı ve mali müşavir bilirkişilerin de içinde olacağı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı alacaklı bankanın icra dosyasını takipsiz bıraktığı, dosyanın yaklaşık 10 yıldır kapalı olduğu, ancak dosyanın hala güncel borcunun bulunduğu, Yargıtay bozma ilamında geçen davacının kredi karşılığında 75.340,00 TL ödemesine yönelik dosyaya her hangi bir evrak sunulmadığından davacı tarafça bu ödemenin yapılmadığına kanaat getirildiği, uzun yıllar boyunca icra dosyasının takipsiz bırakılmış olması sebebiyle alacaklı bankanın alacağını haricen tahsile ettiğinin düşünüldüğünü, evin satım tarihindeki değeri olan 90.000,00 TL'den davacının davalıya ödemesi gereken 75.340,00 TL'nin mahsubu ile kalan 14.660,00 TL üzerinden takibin devam etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 14.660,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ödemeye ilişkin taraflar arasında akdedilen protokole ilişkin düzenlenen senedin davalı tarafından müvekkiline teslim edilmiş olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatı davacıda birleştiği için borcun sona erdiğini, davada bu hususun irdelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece dava dosyasına sunulan protokol ve senet hiç bir şekilde dikkate alınmadan, icra kanalıyla satılan taşınmazdan tahsil edilen tutar, davalıya ödenmesi gerektiği iddia edilen tutardan mahsup edildiğini, bu durumun kabul edilebilir olmadığı gibi davalı yanın bu tutarın tahsil edilmediği gibi bir iddiası dahi bulunmadığını,kararın usul ve yasaya aykırı olup mağdur olan müvekkili telafisi mümkün olmayan bir zarara uğratacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra dosyasında satışı yapılan ipotekli taşınmaz bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124800400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.