Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4953 E. 2024/2324 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yeni belge↗ denetime elverişli bilirkişi raporu↗ mecburi dava arkadaşlığı↗ resmi şekil↗ geçersiz sözleşme↗ bozma sonrası karar↗ yazılı delil↗ satış sözleşmesi↗ ikrar↗ denetime elverişlilik↗ ifa↗ sebepsiz zenginleşme↗ protokol↗ geçersizlik↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 03.05.2016 tarih, 2012/187 E. ve 2016/178 K. sayılı kararı ile dava konusu protokolde tarafların şirket hissesi ve 7 parsel taşınmazın toplam 400.000,00 TL karşılığı devri borcunun düzenlendiği, protokolün 2 nci maddesine göre taşınmazlar üzerindeki petrol istasyonundaki şirket hisselerinin davalı tarafından devredildiği, 4 üncü maddedeki düzenlemeye göre davacının 7 parsel taşınmazın devri için üzerine düşen 300.000,00 TL’ye yönelik ödeme yapmadığı ancak sözleşme sonrasında davalının devrettiği şirketin EPDK‘ya 120.000,00 TL borcunun olduğunun davacı tarafından öğrenildiği, bu durumu davacı sözleşme sırasında bilseydi sözleşmeyi yapmayacağı, buna göre davalının sözleşme öncesi sorumluluğunun bulunduğu, davacının tüm protokole göre yaptığı ödemelerin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 105.158,77 TL’nin davacıya faiziyle birlikte iadesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarih, 2017/159 E. ve 2019/1409 K. sayılı kararıyla taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olmasının resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğu, dava konusu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, bu durumda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, davacının öncelikle protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davacıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlaması gerektiği, mahkemece, dava konusu olmayan şirket hisse satışı ile ilgili yapılan ödemeler dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, protokolün 4 üncü maddesi uyarınca davacı tarafından davalıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.01.2020 tarih, 2019/175 E. ve 2020/33 K. sayılı kararı ile geçersiz sözleşmelerin herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı, ancak tarafların verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilecekleri, dosya kapsamında yapılan ödemeler ve bozma öncesi alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının davalının borçları için 105.158,77 TL ödeme yaptığı, ancak protokolün 4 üncü ve 5 inci maddelerine istinaden yapılmış bir ödemenin bulunmadığı, bozma sonrası davacı tarafa protokolün 4 üncü maddesi uyarınca yapılan ödemelere ilişkin belgeleri sunması için süre verildiği, davacı tarafından yeni bir belge sunulmadığı, buna göre davacının protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davalıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
D. Bozma Kararı
Dairemizin 03.03.2022 tarih, 2020/5234 E. ve 2022/1454 K. sayılı eksik inceleme ile karar verildiği, denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 15.12.2008 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin 4 üncü maddesinde belirtilen satışa konu işyeri ve arsa vasfındaki taşınmazların devrinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ncı maddesine göre resmi şekilde yapılması gerektiği, dava konusu sözleşme resmi yazılı olmadığından geçersiz olduğu ve herkesin verdiğini iade ile yükümlü bulunduğu, davacının alacak talebinin kabulü için söz konusu protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davacıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacı tarafından protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazın devri için ödeme yapıldığını gösterir, ispat koşullarını sağlar yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında sunulan ödeme belgelerinin anılan taşınmazların takdiyatsız biçimde devrini sağlamak için yapıldığını, sadece şirketin devri için değil taşınmazın devri için de ödeme yapıldığının ödenen tutarların yüksekliğinden anlaşılabileceğini, Y. Ç.'ye yapılan 10.500,00 euronun da protokole istinaden Y.Ç. lehine bu taşınmazlar üzerinde bulunan haczinin kaldırılması için yapıldığını, Y.Ç.'nin de ödemeye ilişkin ikrarı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında düzenlenen 15.12.2008 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin 4 üncü maddesinde belirtilen satışa konu işyeri ve arsa vasfındaki taşınmazlar nedeniyle ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 706 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5234 E. 2022/1454 K.
Ortak:resmi şekil · geçersiz sözleşme · bozma sonrası karar · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · protokol · geçersizlik · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.01.2020 tarih, 2019/175 E. ve 2020/33 K. sayılı kararı ile «geçersiz sözleşmelerin» herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı, ancak tarafların verdiklerini, «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre geri isteyebilecekleri, dosya kapsamında yapılan ödemeler ve bozma öncesi alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının davalının borçları için 105.158,77 TL ödeme yaptığı, ancak «protokolün» 4 üncü ve 5 inci maddelerine istinaden yapılmış bir ödemenin bulunmadığı, «bozma sonrası» davacı tarafa protokolün 4 üncü maddesi uyarınca yapılan ödemelere ilişkin belgeleri sunması için süre verildiği, davacı tarafından yeni bir belge sunulmadığı, bun …
Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarih, 2017/159 E. ve 2019/1409 K. sayılı kararıyla taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olmasının «resmi şekilde» düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğu, dava konusu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından «geçersiz» olduğu, bu durumda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, davacının öncelikle «protokolün» 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davacıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlaması gerektiği, mahkemece, dava konusu olmayan şirket hisse satı …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 15.12.2008 tarihli «protokol» başlıklı sözleşmenin 4 üncü maddesinde belirtilen satışa konu işyeri ve arsa vasfındaki taşınmazların devrinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ncı maddesine göre «resmi şekilde» yapılması gerektiği, dava konusu sözleşme resmi yazılı olmadığından «geçersiz» olduğu ve herkesin verdiğini iade ile yükümlü bulunduğu, davacının alacak talebinin kabulü için söz konusu protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davacıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacı tarafından protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazın devri için ödeme yapıldığını gösterir, ispat koşullarını sağlar «yazılı delil» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda60 uyarınca «geçersiz» olduğu, «geçersiz sözleşmelerin» herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı, ancak tarafların verdiklerini, «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre geri isteyebilecekleri, dosya kapsamında yapılan ödemeler ve bozma öncesi alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının davalının borçları için 105.158,77 TL ödeme yaptığı, ancak «protokolün» 4. ve 5. maddelerine istinaden yapılmış bir ödemenin bulunmadığı, «bozma sonrası» davacı tarafa protokolün 4. maddesi uyarınca yapılan ödemelere ilişkin belgeleri sunması için süre verildiği, davacı tarafından yeni bir belge sunulmadığı, buna gö …
… bozulduğu, bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamında, 4721 sayılı TMK’nın 706. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olmasının, «resmi şekilde» düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğu, dava konusu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından «geçersiz» olduğu, bu durumda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, davacının öncelikle «protokolün» 4. maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davacıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlaması gerektiği, mahkemece, dava konusu olmayan şirket hisse satışı i …
… ddia, savunma ve itirazlarını, dosyaya sunulan tüm belgeleri değerlendiren, dosyada daha önce alınan bilirkişi raporlarını irdeleyen, davacının iddia ettiği şekilde «protokolün» 4. maddesi uyarınca yaptığı ödemelerden dolayı bir alacağı bulunup bulunmadığını tartışan Yargıtay «denetimine elverişli» bir rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde usuli kazanılmış haklar da korunarak bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4953 E. , 2024/2324 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2022/246 Esas, 2023/147 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili ve davalı ...’nun ekte sunulan 15.12.2008 tarihli satış protokolünde görüleceği üzere davalı adına kayıtlı Eşme İlçesi, İstasyon Mevkii 379 ada 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19 parselde bulunan yedi parça taşınmazın alım satımı konusunda anlaştıklarını, davacı müvekkilinin mezkur sözleşme ile yükümlendiği edimleri ifa etmiş olmasına karşın davalının bugüne kadar yükümlenmiş olduğu edimi ifa etmediğini, satış sözleşmesine konu taşınmazları müvekkiline devretmediğini, satış bedelinin uhdesinde sebepsiz kaldığını ileri sürerek ödenmiş olan satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacı tarafın davasına dayanak yaptığı protokolün davacı ve T. U. tarafından birlikte imzalandığını, iki şahıs arasında mecburi dava arkadaşlığı olup birlikte dava açmaları gerektiğini, davaya dayanak sözleşmenin Bozoğlu Akaryakıt ve Otomotiv Ticaret Lt. Şti. adına imzalandığından taraflarına dava yöneltilemeyeceğini, protokolde belirtilen şartlara uygun davranmayıp protokolün hükümsüz kalmasını sağlayan davacının protokole dayalı hak talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının kendisi veya devrettiği şirket adına yaptığı ödemelerin tamamı ancak ve ancak şirketin devri için öngörülen 100.000,00 TL civarında olup, davacı tarafın bunun haricinde isteyebileceği gerek şahsına verilmiş, gerekse adına yapılmış bir ödemesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 03.05.2016 tarih, 2012/187 E. ve 2016/178 K. sayılı kararı ile dava konusu protokolde tarafların şirket hissesi ve 7 parsel taşınmazın toplam 400.000,00 TL karşılığı devri borcunun düzenlendiği, protokolün 2 nci maddesine göre taşınmazlar üzerindeki petrol istasyonundaki şirket hisselerinin davalı tarafından devredildiği, 4 üncü maddedeki düzenlemeye göre davacının 7 parsel taşınmazın devri için üzerine düşen 300.000,00 TL’ye yönelik ödeme yapmadığı ancak sözleşme sonrasında davalının devrettiği şirketin EPDK‘ya 120.000,00 TL borcunun olduğunun davacı tarafından öğrenildiği, bu durumu davacı sözleşme sırasında bilseydi sözleşmeyi yapmayacağı, buna göre davalının sözleşme öncesi sorumluluğunun bulunduğu, davacının tüm protokole göre yaptığı ödemelerin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 105.158,77 TL’nin davacıya faiziyle birlikte iadesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarih, 2017/159 E. ve 2019/1409 K. sayılı kararıyla taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olmasının resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğu, dava konusu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, bu durumda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, davacının öncelikle protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davacıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlaması gerektiği, mahkemece, dava konusu olmayan şirket hisse satışı ile ilgili yapılan ödemeler dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, protokolün 4 üncü maddesi uyarınca davacı tarafından davalıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.01.2020 tarih, 2019/175 E. ve 2020/33 K. sayılı kararı ile geçersiz sözleşmelerin herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığı, ancak tarafların verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilecekleri, dosya kapsamında yapılan ödemeler ve bozma öncesi alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, davacının davalının borçları için 105.158,77 TL ödeme yaptığı, ancak protokolün 4 üncü ve 5 inci maddelerine istinaden yapılmış bir ödemenin bulunmadığı, bozma sonrası davacı tarafa protokolün 4 üncü maddesi uyarınca yapılan ödemelere ilişkin belgeleri sunması için süre verildiği, davacı tarafından yeni bir belge sunulmadığı, buna göre davacının protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davalıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
D. Bozma Kararı
Dairemizin 03.03.2022 tarih, 2020/5234 E. ve 2022/1454 K. sayılı eksik inceleme ile karar verildiği, denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 15.12.2008 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin 4 üncü maddesinde belirtilen satışa konu işyeri ve arsa vasfındaki taşınmazların devrinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ncı maddesine göre resmi şekilde yapılması gerektiği, dava konusu sözleşme resmi yazılı olmadığından geçersiz olduğu ve herkesin verdiğini iade ile yükümlü bulunduğu, davacının alacak talebinin kabulü için söz konusu protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazların satışı için davacıya yaptığı ödemeleri yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacı tarafından protokolün 4 üncü maddesi uyarınca taşınmazın devri için ödeme yapıldığını gösterir, ispat koşullarını sağlar yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında sunulan ödeme belgelerinin anılan taşınmazların takdiyatsız biçimde devrini sağlamak için yapıldığını, sadece şirketin devri için değil taşınmazın devri için de ödeme yapıldığının ödenen tutarların yüksekliğinden anlaşılabileceğini, Y. Ç.'ye yapılan 10.500,00 euronun da protokole istinaden Y.Ç. lehine bu taşınmazlar üzerinde bulunan haczinin kaldırılması için yapıldığını, Y.Ç.'nin de ödemeye ilişkin ikrarı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında düzenlenen 15.12.2008 tarihli protokol başlıklı sözleşmenin 4 üncü maddesinde belirtilen satışa konu işyeri ve arsa vasfındaki taşınmazlar nedeniyle ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 706 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124725200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz