Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3844 E. 2024/2003 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak arama özgürlüğü↗ munzam zarar↗ ihbar olunan↗ vekâlet ücreti↗ derdestlik↗ tmsf↗ kâr kaybı↗ içtihadı birleştirme kararı↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ esastan ret↗ asıl alacak↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/446 E., 2021/35 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ING vekili Av. ..., fer'i müdahil TMSF vekili Av. Taylan Demir, ihbar olunan OYAK vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı Egebank A.Ş.'nin ÇORLU Şubesine 16.12.1999 tarihinde 15.820,00 TL parasını vadeli olarak yatırdığını, yatırılan paranın davalı banka çalışanlarının kasıtlı yönlendirmesiyle off Shore hesabına aktarıldığını akabinde banka yönetimine el konulduğunu, davacının davalı bankadan olan alacağını kesinleşen mahkeme kararları ile yaklaşık 15 yıl sonra tahsil edebildiğini, tahsil edilen faiz ile karşılanamayan munzam zararımızın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL munzam zarar alacağının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını muhtemel kâr kaybına ve farz edilen gelire dayandırdığını, yasa hükümleri ve içtihatlar karşısında davacı talebinin munzam zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; enflasyonist bir ortamda munzam zararın somut olarak ispatlanmasının müvekkilinin hak arama özgürlüğünün ve mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, off shore hesabına konu mevduatın geç ödenmesi nedeniyle geçmiş gün faizi ile karşılanmayan munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı ile uzun zaman aradan sonra açılan off-shore alacağından kaynaklı derdest davalarda zamanaşımı nedeniyle asıl alacakların dahi tahsil imkânının ortadan kalkmış olmasına göre mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1697 E. 2024/4160 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · munzam zarar
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; enflasyonist bir ortamda «munzam zararın» somut olarak ispatlanmasının müvekkilinin «hak arama özgürlüğünün» ve mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… esinleşen mahkeme kararları ile yaklaşık 15 yıl sonra tahsil edebildiğini, tahsil edilen faiz ile karşılanamayan munzam zararımızın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL «munzam zarar» alacağının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını muhtemel kâr «kaybına» ve farz edilen gelire dayandırdığını, yasa hükümleri ve içtihatlar karşısında davacı talebinin «munzam zarar» kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… i ve asıl alacağa da yalnızca 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesine göre faiz işletilmesi sebebiyle müvekkilinin parasının satın alma gücünde azalma meydana geldiğini, «munzam zararı» oluştuğunu, munzam zararın somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin davacının «hak arama özgürlüğünü» ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki «munzam zarar» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… n kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının 15 yıl sonra ödenmiş olması nedeniyle alınmış olan faiz ile karşılanmayan yüksek miktarda «munzam zararı» oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı bankadan 28.05.2014 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… n kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının 15 yıl sonra ödenmiş olması nedeniyle alınmış olan faiz ile karşılanmayan yüksek miktarda «munzam zararı» oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı bankadan 28.05.2014 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3844 E. , 2024/2003 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1316 Esas, 2022/403 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI 2019/446 E., 2021/35 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ING vekili Av. ..., fer'i müdahil TMSF vekili Av. Taylan Demir, ihbar olunan OYAK vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı Egebank A.Ş.'nin ÇORLU Şubesine 16.12.1999 tarihinde 15.820,00 TL parasını vadeli olarak yatırdığını, yatırılan paranın davalı banka çalışanlarının kasıtlı yönlendirmesiyle off Shore hesabına aktarıldığını akabinde banka yönetimine el konulduğunu, davacının davalı bankadan olan alacağını kesinleşen mahkeme kararları ile yaklaşık 15 yıl sonra tahsil edebildiğini, tahsil edilen faiz ile karşılanamayan munzam zararımızın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL munzam zarar alacağının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını muhtemel kâr kaybına ve farz edilen gelire dayandırdığını, yasa hükümleri ve içtihatlar karşısında davacı talebinin munzam zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; enflasyonist bir ortamda munzam zararın somut olarak ispatlanmasının müvekkilinin hak arama özgürlüğünün ve mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, off shore hesabına konu mevduatın geç ödenmesi nedeniyle geçmiş gün faizi ile karşılanmayan munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı ile uzun zaman aradan sonra açılan off-shore alacağından kaynaklı derdest davalarda zamanaşımı nedeniyle asıl alacakların dahi tahsil imkânının ortadan kalkmış olmasına göre mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına.
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124659600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz