Munzam zarar | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1697 E. 2024/4160 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak arama özgürlüğü↗ munzam zarar↗ başvurma harcı↗ 3095 sayılı kanun↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki munzam zarar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Ing Bank vekili Avukat ..., fer'i müdahil TMSF vekili avukat ...., fer'i müdahil OYAK vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankaya devredilen Egebank A.Ş'nin Taksim Şubesine 07.12.1999 tarihinde vadeli şekilde 168.377,00 TL para yatırdığını, müvekkilinin parasının davalı bankanın kasıtlı yönlendirmesi ile yurdışındaki paravan bankaya gönderildiğini ve Egebank AŞ'nin davalı bankaya devredilmesi sonucu müvekkilinin davalı bankadan parasını talep ettiğini ancak davalı bankanın sigorta kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile parayı müvekkiline ödemediğini, bu alacağa ilişkin müvekkilince dava açıldığını ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının 15 yıl sonra ödenmiş olması nedeniyle alınmış olan faiz ile karşılanmayan yüksek miktarda munzam zararı oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı bankadan 28.05.2014 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 122 inci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gerektiği ancak davacı tarafça somut vakıalara dayanılarak bir zararın gerçekleştiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının yaklaşık 15 yıl sonra tahsil edilmesi ve asıl alacağa da yalnızca 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesine göre faiz işletilmesi sebebiyle müvekkilinin parasının satın alma gücünde azalma meydana geldiğini, munzam zararı oluştuğunu, munzam zararın somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin davacının hak arama özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı Egebank Off Shore Bank Ltd. off shore hesabına aktarılan mevduat nedeniyle uğranıldığı iddia olunan munzam zararın faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun 112 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4910 E. 2023/6926 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · munzam zarar · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… n kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının 15 yıl sonra ödenmiş olması nedeniyle alınmış olan faiz ile karşılanmayan yüksek miktarda «munzam zararı» oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı bankadan 28.05.2014 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
… i ve asıl alacağa da yalnızca 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesine göre faiz işletilmesi sebebiyle müvekkilinin parasının satın alma gücünde azalma meydana geldiğini, «munzam zararı» oluştuğunu, munzam zararın somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin davacının «hak arama özgürlüğünü» ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki «munzam zarar» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 04.2013 tarihinde 1.146.965,64 TL ve bakiye faiz alacağının 02.08.2013 tarihinde 84.710,77 TL olarak tahsil edildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının «temerrüt» tarihinden yaklaşık 14 yıl sonra tahsil edilebildiğini, alacak 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/A maddesi gereği işletilen faizi ile tahsil edilmiş olsa da enflasyonun «olumsuz» etkisi sonucu paranın satın alma gücündeki yüksek orandaki düşüş nedeniyle faiz ile karşılanmayan «munzam zararı» meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile munzam zararın «bilirkişi incelemesi» ile tespitine ve şimdilik 1.000,00 TL munzam zarar alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «munzam zararın» somut vakıalarla ispatlanması gerektiğinin kabulünün emsal Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, müvekkillerinin «hak arama özgürlüğü» ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, sepet usulüne göre hesaplama yapılması gerektiği halde bilirkişi raporunda yalnızca döviz mevduatı üzerinden sepet usulü ile …
Taraflar arasındaki «munzam zarar» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · olumsuz oy · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu kararda… 04.2013 tarihinde 1.146.965,64 TL ve bakiye faiz alacağının 02.08.2013 tarihinde 84.710,77 TL olarak tahsil edildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının «temerrüt» tarihinden yaklaşık 14 yıl sonra tahsil edilebildiğini, alacak 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/A maddesi gereği işletilen faizi ile tahsil edilmiş olsa da enflasyonun «olumsuz» etkisi sonucu paranın satın alma gücündeki yüksek orandaki düşüş nedeniyle faiz ile karşılanmayan «munzam zararı» meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile munzam zararın «bilirkişi incelemesi» ile tespitine ve şimdilik 1.000,00 TL munzam zarar alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımından» ve esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının zarara uğradığını ispat edecek herhangi bir delil «ibraz» etmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zararın ne şekilde oluştuğu konusunda «ispat külfeti» üzerinde olan davacının, «munzam zararının» varlığını somut deliller ile ispatlayamadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3844 E. 2024/2003 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · munzam zarar
İncelediğiniz kararda… i ve asıl alacağa da yalnızca 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesine göre faiz işletilmesi sebebiyle müvekkilinin parasının satın alma gücünde azalma meydana geldiğini, «munzam zararı» oluştuğunu, munzam zararın somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin davacının «hak arama özgürlüğünü» ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki «munzam zarar» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… n kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının 15 yıl sonra ödenmiş olması nedeniyle alınmış olan faiz ile karşılanmayan yüksek miktarda «munzam zararı» oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı bankadan 28.05.2014 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; enflasyonist bir ortamda «munzam zararın» somut olarak ispatlanmasının müvekkilinin «hak arama özgürlüğünün» ve mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… esinleşen mahkeme kararları ile yaklaşık 15 yıl sonra tahsil edebildiğini, tahsil edilen faiz ile karşılanamayan munzam zararımızın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL «munzam zarar» alacağının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını muhtemel kâr «kaybına» ve farz edilen gelire dayandırdığını, yasa hükümleri ve içtihatlar karşısında davacı talebinin «munzam zarar» kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · derdestlik · kâr kaybı · ihbar · asıl alacak · zamanaşımı
Benzer bu kararda… İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı ile uzun zaman aradan sonra açılan off-shore alacağından kaynaklı «derdest» davalarda «zamanaşımı» nedeniyle «asıl alacakların» dahi tahsil imkânının ortadan kalkmış olmasına göre mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bo …
Taylan Demir, «ihbar olunan» OYAK vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasını muhtemel kâr «kaybına» ve farz edilen gelire dayandırdığını, yasa hükümleri ve içtihatlar karşısında davacı talebinin «munzam zarar» kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1697 E. , 2024/4160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/608 Esas, 2023/25 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki munzam zarar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Ing Bank vekili Avukat ..., fer'i müdahil TMSF vekili avukat ...., fer'i müdahil OYAK vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankaya devredilen Egebank A.Ş'nin Taksim Şubesine 07.12.1999 tarihinde vadeli şekilde 168.377,00 TL para yatırdığını, müvekkilinin parasının davalı bankanın kasıtlı yönlendirmesi ile yurdışındaki paravan bankaya gönderildiğini ve Egebank AŞ'nin davalı bankaya devredilmesi sonucu müvekkilinin davalı bankadan parasını talep ettiğini ancak davalı bankanın sigorta kapsamında bulunmadığı gerekçesi ile parayı müvekkiline ödemediğini, bu alacağa ilişkin müvekkilince dava açıldığını ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının 15 yıl sonra ödenmiş olması nedeniyle alınmış olan faiz ile karşılanmayan yüksek miktarda munzam zararı oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalı bankadan 28.05.2014 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 122 inci maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın, davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gerektiği ancak davacı tarafça somut vakıalara dayanılarak bir zararın gerçekleştiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının yaklaşık 15 yıl sonra tahsil edilmesi ve asıl alacağa da yalnızca 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesine göre faiz işletilmesi sebebiyle müvekkilinin parasının satın alma gücünde azalma meydana geldiğini, munzam zararı oluştuğunu, munzam zararın somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin davacının hak arama özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı Egebank Off Shore Bank Ltd. off shore hesabına aktarılan mevduat nedeniyle uğranıldığı iddia olunan munzam zararın faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun 112 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Ing Bank A.Ş.'ye verilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1075494400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz