İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6949 E. 2024/707 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet tarihi↗ müteselsil kefalet↗ tacir sıfatı↗ kefalet sözleşmesi↗ mutabakat↗ ilamsız icra takibi↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ kefil↗ protokol↗ kötü niyet↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2013/479 E., 2018/175 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini, davalı ve dava dışı Süleyman Turgut'un, müvekkilinin Aktad Gıda Limited şirketindeki alacaklarının ödenmesine ilişkin düzenlenen 03.12.2012 ve 06.12.2012 tarihli protokolleri borçlu-müteselsil kefil olarak imzaladıklarını ileri sürerek, Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2013/3307 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun % 40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; protokolü kabul etmediklerini, bahsi geçen protokollerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, aynı alacağa birden fazla takip yapıldığını savunarak, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; geçerli olmayan kefaletten dolayı davalının icra takibindeki borçtan sorumlu olmadığı, takibe itirazın yerinde olduğu, davacının takipte kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, her iki protokolde de dava dışı Aktad şirketinin müvekkile olan borçlarının tasfiyesi ve davacının alacaklarının teminat altına alınması için müteselsil kefil olduğunu, bu protokollerde şirketin yetkilisinin imzası ile şirket kaşesinin bulunduğunu, kefaletler el yazısı ile belirtilmemiş ise de borçlara kefil olduğunun ilgili metinlerde yer aldığını, limited şirket yetkilisinin ve tacir sıfatını haiz bir kimsenin okumadan bir metne imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı şirketin toplam borcunun 697.940,15 TL olduğu hususunda taraflar arasında mutabakat bulunduğunu, davalı şirket ve dava dışı Süleyman Turgut'un müteselsil kefil olarak altına imza attıkları toplam borç miktarının da 697.940,15 TL olduğunu, mahkemece tarafların müteselsil kefil olarak altına imza attıkları borç miktarı ve tarafların tacir sıfatları gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu sözleşmelerde davalı şirket müteselsil kefil olarak yer almakta ise de sözleşmelerin yapıldığı 03.12.2012 ve 06.12.2012 tarihlerinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi gerektiği, sözleşme içeriğinde borçlar belirtilmiş olup müşterek borçlu müteselsil kefillerin tüm borçları kefil olarak ödemeyi taahhüt ettikleri görülmüş ise de kefalete ilişkin ayrı bir sözleşmenin yapılmadığı, mevcut sözleşmede de müteselsil kefaletin el yazısı ile yazılmadığı ve kefil olunan miktarın açıkça belirtilmediği, dolayısıyla anılan kanun maddesinde öngörülen şekil koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, protokollere dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9170 E. 2015/9977 K.
Ortak:kefalet tarihi · kefalet sözleşmesi · müteselsil kefil · kefalet · kefil
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu sözleşmelerde davalı şirket «müteselsil kefil» olarak yer almakta ise de sözleşmelerin yapıldığı 03.12.2012 ve 06.12.2012 tarihlerinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, «kefalet tarihini» ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini «kefalet sözleşmesinde» kendi el yazısı ile belirtmesi gerektiği, sözleşme içeriğinde borçlar belirtilmiş olup müşterek borçlu müteselsil kefillerin tüm borçları kefil olarak ödemeyi «taahhüt» ettikleri görülmüş ise de kefalete ilişkin ayrı bir sözleşmenin yapılmadığı, mevcut sözleşmede de «müteselsil kefaletin» el yazısı ile yazılmadığı ve kefil olunan miktarın açıkça belirtilmediği, dolayısıyla anılan kanun maddesinde öngörülen şekil koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, kefalet sözleşmesinin «geçersiz» olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, her iki «protokolde» de dava dışı Aktad şirketinin müvekkile olan borçlarının tasfiyesi ve davacının alacaklarının «teminat» altına alınması için «müteselsil kefil» olduğunu, bu protokollerde şirketin yetkilisinin imzası ile şirket kaşesinin bulunduğunu, «kefaletler» el yazısı ile belirtilmemiş ise de borçlara kefil olduğunun ilgili metinlerde yer aldığını, «limited şirket» yetkilisinin ve «tacir sıfatını» haiz bir kimsenin okumadan bir metne imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı şirketin toplam borcunun 697.940,15 TL olduğu hususunda taraflar arasında «mutabakat» bulunduğunu, davalı şirket ve dava dışı Süleyman Turgut'un müteselsil kefil olarak altına imza attıkları toplam borç miktarının da 697.940,15 TL olduğunu, mahkemec …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alacağının tahsili amacıyla başlatılan «ilamsız icra takibine» davalının itiraz ettiğini, davalı ve dava dışı Süleyman Turgut'un, müvekkilinin Aktad Gıda Limited şirketindeki alacaklarının ödenmesine ilişkin düzenlenen 03.12.2012 ve 06.12.2012 tarihli «protokolleri» borçlu-«müteselsil kefil» olarak imzaladıklarını ileri sürerek, Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2013/3307 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun % 40 tan aşağı olmamak üzere «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararının dayanağı olan sözleşmelerdeki «kefaletin» Borçlar Kanunu Hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiği, Türk Borçlar Kanunun 583. maddesine göre «kefalet sözleşmesi» yazılı şekilde yapılmadıkça ve «kefilin» sorumlu olacağı azami miktar ile «kefalet tarihi» belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve «müteselsil kefil» olması durumunda bu sıfatla veya bu anlamda gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, davaya konu «kredi sözleşmesinde» müteselsil kefillerin bu şartları taşımadığı, borcun likit olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği, aynı konu hakkında «itirazın iptali davası» açıldığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
1-Talep, ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece «ihtiyati haciz» kararının dayanağı olan sözleşmelerdeki «kefaletin» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiği gerekçesiyle, itiraz eden borçlular hakkında ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Ancak, talep dayanağı «genel kredi sözleşmesi» 16.10.2006 tarihli, itiraz eden borçlu kefillerin imzaladığı limit arttırım sözleşmesi ise 29.08.2007 tarihli olup TBK'nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · itirazın iptali davası · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · iptal davası · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararının dayanağı olan sözleşmelerdeki «kefaletin» Borçlar Kanunu Hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiği, Türk Borçlar Kanunun 583. maddesine göre «kefalet sözleşmesi» yazılı şekilde yapılmadıkça ve «kefilin» sorumlu olacağı azami miktar ile «kefalet tarihi» belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve «müteselsil kefil» olması durumunda bu sıfatla veya bu anlamda gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, davaya konu «kredi sözleşmesinde» müteselsil kefillerin bu şartları taşımadığı, borcun likit olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği, aynı konu hakkında «itirazın iptali davası» açıldığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
1-Talep, ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece «ihtiyati haciz» kararının dayanağı olan sözleşmelerdeki «kefaletin» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiği gerekçesiyle, itiraz eden borçlular hakkında ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Ancak, talep dayanağı «genel kredi sözleşmesi» 16.10.2006 tarihli, itiraz eden borçlu kefillerin imzaladığı limit arttırım sözleşmesi ise 29.08.2007 tarihli olup TBK'nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olm …
Dosya içeriğinden borçlular tarafından «ihtiyati hacze itiraz» edilmeden önce aynı mahkemede «itirazın iptali davası» açıldığı anlaşılmaktadır.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14549 E. 2012/4892 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekin keşide yeri · çekin ibrazı · keşide yeri · çek hamili · yetki itirazı · hamil · keşideci · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; muhatap bankanın bulunduğu yerin ve «çekin keşide yerinin» Turgutlu olduğu, HUMK un 9.maddesi gereğince davada davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle; dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, yetkili mahkemenin Turgutlu ATM’( As.Hukuk Mahkemesi ) olduğuna, karar kesinleştiğinde istek halinde dosyanın yetkili Turgutlu ATM( As.Hukuk Mahk …
Dava, «çek» «keşidecisinin» hesabında bulunan paranın haksız olarak «çek hamiline» ödenmemesi sebebiyle alacak istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, mahkemenin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davalı tarafın «yetki itirazı» kabul edilerek «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
Oysa, davacı tarafça davaya konu çekin davacının 05/03/2009 tarihli dilekçesi ekinde davalı bankanın Bornova Şubesine «ibraz» edilmesi sonucu çekle ilgili hesapta bulunan kısmi karşılığın ödenmediği anlaşılmış olmasına göre, esasen ödemeyi yapmayan «çekin ibraz» edildiği bankadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9146 E. 2016/3016 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 8.000,44 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 48.697,69 faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 8.000,44 TL «asıl alacak» yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanılmasına dair kararın davalı banka vekili ve fer'i müdahil... vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7035 E. 2015/13210 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne 13.697 TL'nin 20.06.2013 tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6949 E. , 2024/707 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1763 Esas, 2021/1729 Karar
HÜKÜM
Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2013/479 E., 2018/175 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini, davalı ve dava dışı Süleyman Turgut'un, müvekkilinin Aktad Gıda Limited şirketindeki alacaklarının ödenmesine ilişkin düzenlenen 03.12.2012 ve 06.12.2012 tarihli protokolleri borçlu-müteselsil kefil olarak imzaladıklarını ileri sürerek, Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2013/3307 E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun % 40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; protokolü kabul etmediklerini, bahsi geçen protokollerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, aynı alacağa birden fazla takip yapıldığını savunarak, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; geçerli olmayan kefaletten dolayı davalının icra takibindeki borçtan sorumlu olmadığı, takibe itirazın yerinde olduğu, davacının takipte kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, her iki protokolde de dava dışı Aktad şirketinin müvekkile olan borçlarının tasfiyesi ve davacının alacaklarının teminat altına alınması için müteselsil kefil olduğunu, bu protokollerde şirketin yetkilisinin imzası ile şirket kaşesinin bulunduğunu, kefaletler el yazısı ile belirtilmemiş ise de borçlara kefil olduğunun ilgili metinlerde yer aldığını, limited şirket yetkilisinin ve tacir sıfatını haiz bir kimsenin okumadan bir metne imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı şirketin toplam borcunun 697.940,15 TL olduğu hususunda taraflar arasında mutabakat bulunduğunu, davalı şirket ve dava dışı Süleyman Turgut'un müteselsil kefil olarak altına imza attıkları toplam borç miktarının da 697.940,15 TL olduğunu, mahkemece tarafların müteselsil kefil olarak altına imza attıkları borç miktarı ve tarafların tacir sıfatları gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu sözleşmelerde davalı şirket müteselsil kefil olarak yer almakta ise de sözleşmelerin yapıldığı 03.12.2012 ve 06.12.2012 tarihlerinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi gerektiği, sözleşme içeriğinde borçlar belirtilmiş olup müşterek borçlu müteselsil kefillerin tüm borçları kefil olarak ödemeyi taahhüt ettikleri görülmüş ise de kefalete ilişkin ayrı bir sözleşmenin yapılmadığı, mevcut sözleşmede de müteselsil kefaletin el yazısı ile yazılmadığı ve kefil olunan miktarın açıkça belirtilmediği, dolayısıyla anılan kanun maddesinde öngörülen şekil koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, protokollere dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124194500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz