Taşıyıcının sınırlı sorumluluğu ve rücu davasının bekletici mesele olmaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/400 E. 2024/1099 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zıya hallerinde, taşıyıcının şoförünün aracı terk etmediği ve ağır kusurunun bulunmadığı durumlarda TTK 886 uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkı devam eder; taşıyıcı gerçek zarar ile değil, TTK 882'ye göre hesaplanan sınırlı sorumluluk miktarı ile sorumludur. Ayrıca, taşıyıcının uğradığı zarar nedeniyle taşıtana rücu hakkının doğması, taşıtana fiilen ödeme yapılmasına bağlı özel bir dava şartı olduğundan, taşıtan tarafından açılan ve mahsup edilen miktarı aşan bir ödemenin söz konusu olmadığı ayrı bir tazminat davasının, eldeki davada bekletici mesele yapılmasına gerek yoktur.
Ele alınan sorunlar
Taşıyıcının gerçek zarar mı yoksa sınırlı sorumluluk miktarı ile mi sorumlu olacağı → ret
İddia: Davalı vekili, çalınan malların gerçek değerinin 178.619,04-TL olduğunu, davacının bu zarardan tamamen sorumlu olması gerektiğini, malların davacı çalışanının ihmali veya pervasız davranışı sonucu çalındığını, bu nedenle TTK 886 uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanılamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taşıma yurt içi ticari kara yolu taşıması olduğundan TTK 856 vd. hükümleri uygulanır. TTK 875/1 uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar zıya, hasar veya gecikmeden doğan zararlardan sorumludur; TTK 876'ya göre bu sorumluluktan, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı sebeplerle zarar meydana gelmişse kurtulur. TTK 879/1'e göre taşıyıcı, kendi adamlarının görevlerini ifa sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiili gibi sorumludur. Zararın tespiti TTK 880 ve sınırlı sorumluluk miktarının hesaplanması TTK 882 hükümlerine göre yapılır; bu maddeye göre tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. Olayda emtianın kısmen kaybı, araç sürücüsünün aracı güvenli bir yere park etmemesinden kaynaklanmış, hırsızlık şoför araçta iken gerçekleşmiştir. Şoförün aracı terk etmediği, bu nedenle ağır kusurlu kabul edilemeyeceği anlaşıldığından TTK 886 anlamında taşıyıcının kötü hareketinden veya ağır kusurundan söz edilemez; dolayısıyla gerçek zarar ile sorumluluk ileri sürülerek bakiye navlun bedelinin ödenmemesi yerinde değildir. Davacı taşıyıcı, sınırlı sorumluluk tutarını 62.952,21-TL olarak hesaplayıp alacağından mahsup ettiğini açıkça beyan ettiğinden, hesaplamanın zararın tamamına göre yapılması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava dışı ... A.Ş. tarafından açılan tazminat davasının (2014/1627 esas) bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği → ret
İddia: Davalı vekili, taşıtan ... şirketi ile aralarında görülen ve İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2014/1627 esasında görülen davanın sonucunun eldeki davayı etkileyeceğini, bu nedenle bekletici mesele yapılması talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taşıtan, mahsup miktarından (62.952,21-TL) daha fazla bir ödeme yapmadığı sürece davalının davacıya karşı ileri sürebileceği muaccel bir alacağı bulunmamaktadır; davalının davacıya karşı rücu hakkını kazanabilmesi için taşıtana ödeme yapması özel dava şartıdır. Anılan tazminat davasında dosya davacısı da davalı ile birlikte davalı konumunda olup, taşıtan lehine daha fazla bir tazminata hükmedilse dahi davacı bu tutardan zaten sorumlu tutulacağından, açılan tazminat davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanabilmesi için TTK 886 kapsamında kötü niyet veya ağır kusurunun bulunmaması gerektiği ve şoförün aracı terk etmemesinin ağır kusur oluşturmayacağı yönündeki değerlendirme ile, taşıtana ödeme yapılmasının rücu hakkının doğması için özel dava şartı olduğu ve bu ödeme yapılmadan açılan tazminat davasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı yönündeki tespit, benzer taşıma sözleşmesi uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Taşıyıcının taşıtana karşı rücu hakkının doğması için taşıtana fiilen ödeme yapılması özel dava şartıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗ fiili taşıyıcı↗ sınırlı sorumluluk↗ ağır kusur↗ TTK 886↗ rücu hakkı↗ özel dava şartı↗ bekletici mesele↗ itirazın iptali↗ cari hesap↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/400
KARAR NO 2024/1099
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/11/2020
NUMARASI 2016/152 Esas - 2020/760 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/07/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin alt taşıyanı olarak taşıma işlerini yaptığını, taraflar arasında 19.09.2013 tarihli "Taşıma Hizmetlerine ilişkin Sözleşme" akdedildiğini, 30.04.2014 tarihli ... nolu 12.863,98-TL, 31.05.2014 tarihli ... nolu 16.163,52-TL, 30.06.2014 tarihli ... nolu 15.731,72-TL, bedelli faturalar tanzim edilerek davalı şirkete gönderildiğini, İş bu faturalar sebebiyle Kadıköy ... Noterliği 24.07.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname göndererek borcu talep ettiğini, ancak davalı tarafından faturadan ve cari hesaptan kaynaklanan borcun ödenmediğini, davalı tarafından ... Bankası Sahrayıcedit şubesi tarafından tanzim edilen 25.04.2014 tarihli, ... numaralı ve 50.000-TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrildiğini, davalı şirketin müvekkiline olan borcunun toplamının 94.759,22-TL olduğunu, davalının yükleri taşınırken taşınan malların çalınması neticesinde 08.05.2014 tarihli eksper raporu tanzim edildiğini ve müvekkilinin TTK hükümleri kapsamında sınırlı sorumlu olduğu tutarın 62.952,21-TL hesaplandığını, 62.952,21-TL sınırlı sorumluluk bedeli davalı şirketin müvekkiline olan borcundan mahsup edilerek ödendiğini, müvekkilinin 31.807,01-TL alacağının tahsili için İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, ekspertiz raporu ile çalınan mal bedelinin 165.713,75-TL olduğunun belirtildiğini, ancak TTK taşıyıcı sorumluluk üst limiti hesaplaması ile 62,952,21-TL sorumluluk limiti hesaplandığını, bu miktarın müvekkilî tarafından kabul edildiği iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının çalınan mallar nedeniyle zararın tamamından sorumlu olduğunu, Beyoğlu ...Noterliği 25.04.2014 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile ... Ltd. Şti.'nin veya haleflerinin veya sigortacısının eksik ürün bedellerine ilişkin tarafımıza yansıtacağı tutarın ferileriyle birlikte kendilerine rücu edileceğinin davacı ... şirketine bildirildiğini, çalınan malların sahibi olan ... firmasının olaydaki zarar- ziyana ilişkin müvekkili ...'ye fatura keşide ettiğini, Beyoğlu ...
Noterliği 25.07.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile Beykoz ...Noterliğinin 23.07.2014 gün ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davacıya tebliğe çıkarılan 178.619,04-TL tutarındaki yansıtma faturasından kaynaklanan cari hesap borcunun 22.08.2014 tarihine kadar ödenmesi, aksi halde teminat mektubunun paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini ileri sürerek davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, tarafların kayıtlarının malları çalınan ... A.Ş tarafından davalı ...'ye düzenlenen 23/07/2014 tarihli ve 178.619,04-TL tutarlı fatura dışında birebir örtüştüğü, yansıtma faturası dikkate alınmadan davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya 94.759,22-TL borçlu olduğu,ihtilafın cari hesap bakiyesinden yani 94.759,22-TL'den dava dışı ... şirketi tarafından davalı ...'ye düzenlenen 23/07/2014 tarihli ve 178.619,04-TL tutarlı fatura bedelinin mi yoksa eksper raporuna göre belli edilen 62.952,21-TL sınırlı sorumluluk bedelinin mi düşülmesi gerektiği noktasında toplandığı, mahkemenin 2014/1627 esas sayılı dosyasında davacı ... şirketinin davalılar ... ve ...'dan (dosya davacısı) çalınan emtia bedeli olan 178.619,04-TL'yi talep ettiği fakat dava tarihi itibariyle sorumluluk miktarının üstünde ödeme yapmadığı, rücu koşulları oluşmadan erken dava açıldığı anlaşılmakla davanın reddedildiği, bu durumda davacının 94.759,22-TL alacağından davalı ...
tarafından 18/11/2014 tarihinde taşıtan ... şirketine ödenen 62.952,21-TL'nin düşülmesi gerektiği,davacının takip tarihi olan 14/08/2014 tarihi itibariyle 31.807,21-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, kararın yeterli incelemeye dayanmadığını ve gerekçenin yetersiz olduğunu, çalınan mallardan doğan sorumluluğun sınırlı sorumluluk kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporlarına bu konuda itiraz ettiklerini, ... şirketinin kendilerine 178.619,04-TL zarar talebi ile fatura gönderdiğini, davacı ile yapılan hizmet sözleşmesi gereği davacının kendi çalışanının kusurundan doğan zarardan sorumlu olduğunu ve TTK'nin 886 maddesi uyarınca taşıyıcının kasten veya pervasızca davranışı ile zararın meydana gelmesinde ispatı halinde taşıyıcı veya TTK 879. Md'de belirtilen kişilerin sorumluluk sınırından faydalanamayacağını, malların davacı çalışanının ihmali veya pervasız davranışı sonucu çalındığını, ...
Şirketi ile aralarında İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2014/1627 esasta görülen davanın sonucunun eldeki davayı etkileyeceğinden beklenmesi taleplerinin de kabul edilmediğini, kendilerinin davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Davacı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının üç adet navlun faturası toplamı 44.759,22-TL bir adet teminat mektubu tazmini nedeniyle 50.000-TL alacaklı bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya kapsamı belgelerden taşıma ardıllanmasının ... Şirketi ile davalı ...,davacı ... arasında olduğu, davanın tarafları arasında yapılan sözleşme ile taşıma işlerinin davacı fiili taşıyıcı tarafından yerine getirildiği;
07. 04.2014 tarihinde Gaziantep'ten aldığı parsel yükler ile yola çıkan .../ ... plakalı aracın gece geç vakitlerde İstanbul'a ulaştığı ancak depo adresine yakın bir mevkide araç içerisinde istirahat eder iken aracın arka kilidi kesici bir aletle kesilerek aracın içerisinden taşınan yüklerden bir kısmının çalındığı; çalınan malların gerçek değeri 178.619,04-TL kadar taşıtan ... tarafından davalı ...'ye yansıtma faturası düzenlendiği, aynı miktarı davalının davacıya yansıttığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu fiili taşıyanın zarardan dolayı gerçek zarar miktarı ile mi yoksa sınırlı sorumluluk miktarı ile mi sorumlu olacağı noktasındadır.Davaya konu taşıma yurt içi ticari kara yolu taşıması olduğuna göre olaya 6102 TTK'nin 856 vd.
maddeleri uygulanacaktır. TTK'nin 875/1. maddesine göre; "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyanından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." TTK'nin 876 maddesi ile; "Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." TTK'nin 879-(1)maddesi "Taşıyıcının kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasında ki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur." şeklinde düzenlenmiştir.Zararın tespiti aynı kanunun 880(1) maddesine göre yapılacak olup;
taşıyıcı eşyanın tamamen veya kısmen ziyanından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamanda ki değerine göre hesaplanır. 880(3) maddesine göre de eşyanın değerinin piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikte ki malların cari değerine göre belirlenir. Eşya taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin TTK nın 882 maddesine göre ise; sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir.
Bu durumda tazminat, eksik brüt ağırılığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. Bu kapsamda emtianın kısmen kaybı, araç sürücüsünün aracı güvenli bir yere park etmemesinden kaynaklanmış olup, hırsızlığın şoför araçta iken gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davalı taşıyıcının şoförünün yeterli güvenlik önlemi olmayan yerde beklerken oluşan zarardan taşıyıcı olan davacı sorumlu olduğu davacının da sınırlı sorumluluk ilkelerine göre sorumluluğunu kabul ederek sınırlı sorumluluk miktarını düşerek eldeki icra takibini başlattığı anlaşılmaktadır. Davacı taşıyıcının TTK'nin 886.madde anlamında kötü hareketinden veya ağır kusurundan söz edilmesi mümkün değildir. Şoförün aracı terk etmediği anlaşıldığı ağır kusurlu kabul edilemeyeceği halde gerçek zarar ile sorumlu tutulacağı ileri sürülerek bakiye navlun bedelinin ödenmemesi yerinde olmamıştır.
Davacı emtianın kaybı nedeniyle sınırlı sorumluluk tutarının 62.952,21-TL olduğu hesaplayarak alacağından mahsup ettiğini açıkça beyan ettiğinden davacılı vekilinin hesaplamanın zararın tamamına göre yapılması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Zayi olayı gerçekleştiğinde, davalının davacının 50.000-TL bedelli teminat mektubunu tazmin ederek kendisine rücu edilebilecek zarar tutarının bir kısmını bu şekilde; ayrıca icra takibine konu 44.759,12-TL bedelli navlun faturalarını ödemeyerek toplamda 94.759,12-TL sini fiilen davacıdan tahsil etmiştir. Sigorta eksperinin yaptığı hesaba göre 62.952,21-TL'yi ... Şirketine göndermiştir. ... Şirketi tarafından açılan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1627 esas sayılı tazminat davasında ...'nin davacı ...'a 62.952,21-TL ödeme yaptığı belirlenmiştir.
Anılan davada dosya davacısı da davalı ile birlikte davalı konumundadır. Taşıtan; mahsup miktarından daha fazla bir ödeme yapmadığı halde davacının fazla olan navlun alacağını elinde tutması için bir sebep bulunmamaktadır. Taşıtana ödeme yapmadığı sürece davalının davacıya karşı ileri sürebileceği muaccel bir alacağı bulunmamaktadır. Anılan tazminat davasında ...'nin yaptığı ödemeyi fiili taşıyıcı davacıdan tahsil ettiği sabit olduğundan yaptığı kısmi ödeme nedeniyle davacıya rücu edebileceği bir alacağı yoktur. Davalının, davacıya karşı rücu hakkını kazanabilmesi için taşıtana ödeme yapması özel dava şartıdır. Davacı ... lehine daha fazla bir tazminata hükmedilse dahi davacı, davalı sıfatıyla anılan davada sorumlu tutulacağından açılan tazminat davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle;
davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık olmadığından istinaf sebepleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.172,73-TL istinaf karar harcından yatırılan 543,20-TL harcın mahsubu ile kalan 1.629,53-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 71-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/112275 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi