6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gizli ayıplı araçta ayıp ihbar süresi ve seçimlik hakların değişimi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2257 E. 2024/1339 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Tacirler arası satımda malın gizli ayıplı olduğu iddiasında, açık ayıp söz konusu değilse alıcının arıza ortaya çıktığında yetkili servise başvurması ayıp ihbarı niteliğinde sayılır ve ihbar süresinde yapılmış kabul edilir. Ayıpsız benzeriyle değişim talep edilmiş olsa da, TBK 227/4 hükmü gereği durum ve koşullar bunu haklı göstermiyorsa hakim, hak ve menfaat dengesini gözeterek talep olmadan da onarım bedeli üzerinden bedelden indirime karar verebilir; davacının bu doğrultuda ıslah yoluyla talebini değişimden bedelden indirime daraltması kısmi feragat sayılmaz ve bu nedenle karşı taraf lehine yargı gideri/vekalet ücretine hükmedilmez.

Ele alınan sorunlar

Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret

İddia: Davalı, davacının arızadan haberdar olduğu tarihten itibaren yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Araçtaki arıza ilk kez ortaya çıktığında araç hemen yetkili servise götürülmüş, bu başvuru ayıp ihbarı niteliğinde kabul edilmiştir. Ayrıca davacı tarafça yaptırılan delil tespitinde aracın gizli ayıplı olduğunun tespiti üzerine yazılı olarak da ayıp ihbarı yapılmıştır. Açık ayıp söz konusu olmadığından, ayıbın süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıbın niteliği ve onarım bedelinin tutarı → ret

İddia: Davalı, araçta gizli ayıp bulunmadığını, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, sensör arızası tespitinin hatalı olduğunu ve belirlenen onarım bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Servis iş emirlerinden aracın satın alındığı anda direksiyon açı sensörünün bozuk olduğu, bu nedenle ESP'nin devre dışı kalacağı ve virajlarda savrulma riskinin yüksek olduğu, sürücünün bu sensöre müdahale etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış; bu nedenle aracın üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olduğu, arızanın onarımı mümkün olmayıp orijinal parça değişimi ile giderilebileceği, onarım bedelinin 20.000-TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu ile delil tespit raporu birbiriyle örtüşmekte olup, her iki raporda da gizli ayıp tespiti ile parça değişimi gerekliliği ortaya konulduğundan, belirlenen onarım bedelinin fahiş olduğundan söz edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıpsız benzeriyle değişim talebinin ıslah ile bedelden indirime dönüştürülmesinin usule uygunluğu ve bunun kısmi feragat sayılıp sayılmayacağı → ret

İddia: Davalı, dava dilekçesinde açıkça değişim talep edilmesine rağmen mahkemece resen seçimlik haklara karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, terditli talep bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, ıslah ile talep daraltılmasının kısmi feragat sayılarak reddedilen kısım için kendisi lehine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK'nın 227. maddesinde alıcının seçimlik hakları (sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım, ayıpsız benzeriyle değiştirme) düzenlenmiş, 4. fıkrasında ise sözleşmeden dönme hakkının kullanılması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin onarım veya bedelden indirime karar verebileceği hükme bağlanmıştır. TBK 227/4'teki bu hükmün, ayıpsız benzeriyle değişim taleplerinde de uygulanacağı kabul edilmektedir (Yargıtay 11. HD 2021/5425 E., 2022/9642 K.; 3. HD 2020/4229 E., 5417 K. ilamlarına atıfla). Buna göre alıcının sözleşmeden dönme veya ayıpsız benzeriyle değişim talep ettiği hallerde, hakim somut olayın koşullarına, hak ve menfaat dengesine göre satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilecektir. Somut olayda aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmekle birlikte, ayıplı parçanın değişimi ile ayıbın giderilebileceği belirlendiğinden, bu oranda bedelden indirim yapılmasının tarafların hak ve menfaat dengesine uygun olduğu kabul edilmiştir. TBK 227/4 gereği talep olmadan da durum ve koşullar haklı gösteriyorsa değişim yerine ücretsiz onarım veya bedelden indirime karar verilebileceğinden, bilirkişi raporu ile durumun tespiti üzerine davacının ıslah dilekçesi ile değişim yerine bedelden indirim hakkını kullanması talebin daraltılması niteliğinde olup kısmi feragat sayılmaz. İstinafa konu karar hakim tarafından durum ve koşullar değerlendirilerek verildiğinden, davalı lehine yargı gideri ile vekalet ücreti takdir edilmeyecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TBK 227/4'teki 'sözleşmeden dönme halinde durum haklı göstermiyorsa onarım veya bedelden indirime karar verilebilir' kuralının, ayıpsız benzeriyle değişim taleplerine de uygulanacağı ve buna bağlı ıslah ile talep daraltmasının kısmi feragat sayılmayacağı yönündeki tespit açısından emsal niteliği taşımaktadır; BAM kararlarının emsal değeri bölgesel ve ikna edici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp ayıp ihbarı seçimlik haklar ayıpsız benzeriyle değişim bedelden indirim TBK 227/4 kısmi feragat ıslah

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 223/2TBK 227TBK 227/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2257

KARAR NO 2024/1339

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/09/2021

NUMARASI 2019/185 Esas 2021/731 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/09/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının ... plakalı ... marka otomobili 27.04.2018 tarihinde 320.733-TL bedel ile satın aldığını, araç 5.098 kilometredeyken direksiyon çevrildiğinde tık sesi geldiğini, yetkili servis ... Otomotiv'e 06.08.2018 tarihinde götürüldüğünü, servis tarafından parça değişimi gerektiği belirtilerek aracın 7 gün sonra teslim edildiğini, 07.09.2018 tarihinde 6.881 kilometrede aynı arıza meydana geldiğinde tekrar yetkili servise götürüldüğünü,sorun giderilmeden aracın teslim edildiğini, aynı arızanın 3. kez tekrarı üzerine 17.09.2018 tarihinde tekrar servise götürüldüğünü,aracın 2 aydan fazla serviste kaldığını,Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/10 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespitte de aracın gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, ayıp nedeniyle müvekkilinin araçtan beklediği verimi alamadığını belirterek, aracın ayıpsız olanı ile değiştirilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili 10.08.2020 tarihli dilekçesiyle, dava dilekçesindeki talep sonucunu satış bedelinden indirim olarak ıslah ederek, 20.000-TL bedelin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının 06.07.2018 tarihinde arızadan haberdar olduğunu, buna rağmen yasal sürede ayıp ihbarı yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini,davacının onarım için yetkili servise başvurarak onarım tercihinde bulunduktan sonra bu talebinden dönerek başka talepte bulunamayacağını,yasal sürede itiraz ettiklerinden tesbit raporunun müvekkili aleyhine değerlendirilemeyeceğini, araçta ayıp bulunmadığını, değişim talebinin hak ve menfaat dengesine aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; somut olayda denetime elverişli 21.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda, satım sırasında direksiyon açı sensörünün bozuk

olması nedeniyle üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunduğu, direksiyon açı sensörünün orijinali ile değiştirilmesi ile ayıbın tamamen giderilebileceği ve onarım bedelinin 20.000-TL olarak belirlendiği, davacı tarafça aracın ayıpsız misli ile değişiminin talep edildiği, somut olayda ayıbın orijinal parça kullanılmak suretiyle değiştirilerek arızanın giderilebilmesi karşısında, TBK'nın 227/4 maddesi hükmü gereğince iyi niyet kuralları ve tarafların hak ve menfaatler dengesi nazara alınarak, bilirkişi raporunda tespit edilen 20.000-TL onarım bedelinin tahsiline karar vermek gerektiği, davacının dönme talebi gereği hakimin takdir hakkına göre bedelden indirim yapılması kabul edildiğinden,davanın kabulü ile 20.000-TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça misliyle değişim talep edilmesine rağmen mahkemece resen seçimlik haklara karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, davacının terditli talepleri bulunmadığı dikkate alındığında davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ıslah dilekçesindeki bedelden indirim talebinin kısmi feragat şeklinde değerlendirilerek reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesi gerektiğini, araç gizli ayıplı olmamasına rağmen itirazları değerlendirilmeden hükme elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, bilirkişi raporundaki sensör arızası tespitinin hatalı olduğuna dair itirazlarının dikkate alınmadığını, serviste sensör arızası tespitinin bulunmadığını, ayrıca raporda belirlenen onarım bedelinin fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tacirler arası satıma konu aracın gizli ayıplı olduğu iddiasına dayalı ayıpsız benzeriyle değişim istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Davalı tarafından 27.04.2018 tarihinde davacıya satılan aracın 5.098 kilometredeyken direksiyon çevrildiğinde tık sesi gelmesi ve vuruntu hissedilmesi şikayetiyle 06.07.2018 tarihinde yetkili servise başvurulduğu, servisçe MRM modunun değişmesi gerektiği ve parçanın sipariş edildiği, aracın seyrini etkilemediği belirtilerek aracın 13.08.2018 tarihinde davacıya teslim edildiği, 07.09.2018 tarihinde araç 6.881 kilometrede iken aynı arıza şikayetiyle tekrar servise götürüldüğü, servisçe onarım yapılarak aracın aynı tarihte davacıya teslim edildiği, aracın 3.

kez aynı şikayetle 17.09.2018 tarihinde tekrar yetkili servise götürüldüğü, yine onarım yapılarak aracın davacıya 08.12.2018 tarihinde teslim edildiği, arızanın devam etmesi nedeniyle davacının 28.01.2019 tarihinde delil tespiti istediği,Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/10 D.İş sayılı dosyasında alınan 05.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, aracın gizli ayıplı olduğu tespitinin yapıldığı, raporun 20.02.2019 tarihinde taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafça keşide edilen 05.03.2019 tarihli ihtarname ile ayıplı aracın değişiminin talep edildiği, 12.04.2019 tarihinde ise işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Araçtaki arıza ilk olarak 06.07.2018 tarihinde ortaya çıkmış ve araç hemen yetkili servise götürülmüştür.

Sonrasında aynı arıza tekrarlayarak devam etmiştir. Aracın ilk arızası sonrasında yetkili servise başvurusu ayıp ihbarı niteliğindedir.Davacı tarafça yaptırılan delil tespitinde de aracın gizli ayıplı olduğu tespiti üzerine yazılı olarak ayıp ihbarı yapılmıştır. Açık ayıp sözkonusu olmadığından , ayıbın süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerekir.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; servis iş emirlerinden aracın satın alındığı anda direksiyon açı sensörünün (MRM modülü) bozuk olduğunun anlaşıldığı, sensörün bozuk olması halinde ESP'nin devre dışı kalacağı, bu nedenle aracın virajlarda savrulma riskinin çok yüksek olduğu, sürücünün direksiyon açı sensörüne müdahale etmesinin mümkün olmadığı, aracın bu nedenle üretimden kaynaklanan gizli ayıplı olduğu, arızanın onarımı mümkün olmayıp orijinali ile değiştirilmesi gerektiği, yetkili serviste onarım bedelinin 20.000-TL olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile delil tespit raporu birbiriyle örtüşmekte olup, her iki raporda da aracın mevcut arızasının üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde bulunduğu,ayıbın orijinal parça değişimi suretiyle yapılabileceği tespiti de dikkate alındığında, belirlenen onarım bedeli tutarının fahiş olduğundan söz edilemeyecektir.Davalı vekilinin ayıp ihbar süresine, ayıbın niteliği ve onarım bedeline ilişkin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davacı tarafça dava dilekçesinde seçimlik haklardan ayıpsız benzeri ile değişim talep edilmişken, ıslah dilekçesiyle ayıp nedeniyle bedelden indirim talep edilmiştir. TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları;

"satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarımını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş, maddenin 4. fıkrasında ise alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. TBK nın 227/4 maddesinde sözleşmeden dönme hakkının kullanılması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa onarım veya satım bedelinden indirim yapılacağına ilişkin hüküm ayıpsız bir benzeriyle değişim taleplerinde de uygulanacağı kabul edilmektedir.(Yargıtay 11 HD nin 2021/5425 esas ,2022/9642 karar sayılı, 3.HD nin 2020/4229 esas -5417 karar sayılı ilamları )Buna göre ;

alıcının sözleşmeden dönme veya ayıpsız benzeriyle değişim talep ettiği hallerde , hakim somut olayın koşullarına, hak ve menfaat dengesine göre satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilecektir. Somut olayda bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmekle birlikte, ayıbın niteliğine göre ayıplı parçanın değişimi ile ayıbın giderilebileceği belirlendiğinden bu oranda bedelden indirim yapılmasının tarafların hak ve menfaat dengesine uygun olduğu kabul edilerek, tespit edilen bedele hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle, TBK'nın 227/4 maddesi gereği talep olmadan durum ve koşullar haklı gösteriyorsa ayıpsız benzeriyle değişim taleplerinde de değişim yerine ücretsiz onarıma veya bedelden indirime karar verilebileceği,bilirkişi raporu ile durumun tesbiti üzerine davacının ıslah dilekçesi vererek değişim yerine bedelden indirim hakkını kullanması talebin daraltılması kısmi feragat sayılmaz .İstinafa konu karar hakim tarafından durum ve koşullar değerlendirilerek verildiğinden davalı lehine yargı gideri ile vekalet ücreti takdir edilmeyeceğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiş ,davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.366,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 341,55-TL harcın mahsubu ile kalan 1.024,65‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacının yaptığı 37,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/111836 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.