Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4415 E. 2024/8757 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr↗ tasdik kararı↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr dağıtımı↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak davalının ve davacının 2006 ve 2007 yılları ihracaat satış tablosuna ilişkin olarak bozma öncesi alınan 04.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketinde Tanzanya ülkesine ait 2006 ve 2007 yıllarına ait satış listesi, fiili ihracaat miktarı ve elde etikleri gelir denetime uygun şekilde incelenmiş olduğundan tazminat miktarını 64.256,40 USD olarak hesaplandığı, bozma sonrasında alınan ve hükme dayanak yapılan 28.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda da tarafların İhracat değeri (USD), İhracat değeri (Türk Lirası), Miktar (ton), Davacının 1 ton satış kârı üzerinden hesaplama yapıldığı, davalının 2006 ve 2007 yevmiye envanter defterinde kapanış tasdikleri bulunmaması nedeniyle ispat yükümünü yitirmiş olduğu, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı adına tescilli markaya tecavüzden doğan yoksun kalınan kazanç tutarının 64.256,40 USD olduğunun tespit edildiği, ıslah ile talep edilen maddi tazminat miktarının kabul edildiği, toplanan delillere göre aynı alanda faaliyet gösteren davacının da Afrika kıtası ve Tanzanya ülkesine ihracat yaptığı, davalının davacı adına tescilli "... + ŞEKİL" markasını, hiçbir tescilli hakka dayanmaksızın, aynı emtia (makarna) ürünleri üzerinde "... " ibaresi ile kullandığı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma safhasında iş yerinde ele geçirilen makarna ambalajlarının da aynı markanın ele geçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle eylemin tespiti ile men ve re'fine, "... " markasını taşıyan ürünlerin satışının, dağıtımının, ihracatının ve ithalatının engellenmesine, "... " ibaresi ile üretilen taklit makarna ambalajı bulunduğu taktirde bu ürünler ile varsa tanıtım araçlarının toplatılarak imhasına, 64.256.40 USD maddi tazminatın ödeme tarihindeki TL karşılığının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihininden itibaren işletilecek işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatta fazlaya dair talep ile ticaretten men talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin, masrafı davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez ilanına karar karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 14.03.2024 tarihli, 2023/2462 E. ve 2024/2121 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2462 E. 2024/2121 K.
Ortak:yoksun kalınan kâr · tasdik kararı · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · maddi ve manevi tazminat · ıslah · taşıyan · dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… İhracat değeri (USD), İhracat değeri (Türk Lirası), Miktar (ton), Davacının 1 ton satış kârı üzerinden hesaplama yapıldığı, davalının 2006 ve 2007 yevmiye envanter «defterinde» kapanış «tasdikleri» bulunmaması nedeniyle ispat yükümünü yitirmiş olduğu, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı adına tescilli markaya tecavüzden doğan «yoksun kalınan» kazanç tutarının 64.256,40 USD olduğunun tespit edildiği, «ıslah» ile talep edilen «maddi tazminat» miktarının kabul edildiği, toplanan delillere göre aynı alanda faaliyet gösteren davacının da Afrika kıtası ve Tanzanya ülkesine ihracat yaptığı, davalının davacı …
" markasını «taşıyan» ürünlerin satışının, «dağıtımının», ihracatının ve ithalatının engellenmesine, "...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «maddi manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… İhracat değeri (USD), İhracat değeri (Türk Lirası), Miktar (ton), Davacının 1 ton satış kârı üzerinden hesaplama yapıldığı, davalının 2006 ve 2007 yevmiye envanter «defterinde» kapanış «tasdikleri» bulunmaması nedeniyle ispat yükümünü yitirmiş olduğu, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı adına tescilli markaya tecavüzden doğan «yoksun kalınan» kazanç tutarının 64.256,40 USD olduğunun tespit edildiği, «ıslah» ile talep edilen «maddi tazminat» miktarının kabul edildiği, toplanan delillere göre aynı alanda faaliyet gösteren davacının da Afrika kıtası ve Tanzanya ülkesine ihracat yaptığı, davalının davacı adına tescilli "SANTA LUCİA + ŞEKİL" markasını, hiçbir tescilli hakka dayanmaksızın, aynı emtia (makarna) ürünleri üzerinde "NEW SANTA LUCIA" ibaresi ile kullandığı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma safhasında iş yerinde ele geçirilen makarna ambalajlarının da aynı markanın ele geçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmesi nedeniyle eylemin tespiti ile men ve re'fine, "Santa Lucia" markasını «taşıyan» ürünlerin satışının, «dağıtımının», ihracatının ve ithalatının engellenmesine, "Santa Lucia" ibaresi ile üretilen taklit makarna ambalajı bulunduğu taktirde bu ürünler ile varsa tanıtım araçlarının toplatılarak imhasına, 64.256.40 USD maddi tazminatın ödeme tarihindeki TL karşılığının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihininden itibaren işletilecek işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatta fazlaya dair talep ile ticaretten men talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez «ilanına» karar karar verilmiştir.
… ttiği makarnaları Afrika ülkelerine sattığını, davalının eylemi nedeniyle müvekkilinin Afrika ülkelerine gerçekleştirdiği satışın düştüğünü ileri sürerek, davalının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 25.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 69.836,31 TL’ye yükseltmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve «maddi manevi tazminat» istemlerine ilişkin olup, mahkemece davacının zararının net şekilde ortaya konulamadığı ve bu kapsamda hesaplamanın BK’nun 42. maddesi kapsamında yapılmasının gerektiği belirtilerek bu yönde hüküm kurulmuşsa da, dosya içeriği itibari ile davacının zararının ve talep edebileceği «maddi tazminatın» saptanmasına esas olabilecek pek çok verinin bulunduğu, davalı işyerinde çok sayıda ürün ambalajının ele geçirildiği, bu yönde davalı tarafça sunulan ambalaj fatur …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal tedarik sözleşmesi · tedarik sözleşmesi · seçim hakkı · zararın ispatı · kazanç kaybı · delil tespiti · direnme kararı · reeskont faizi
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava açılmadan önce «delil tespiti» amacı ile müvekkil şirketin iş yerinde tespit yaptırılmış olup yaptırılan tespitte müvekkil şirketin fason üretim için yaptırdığı toplam 6.052 kg ambalaj malzemesinin tamamının müvekkile ait iş yerinde bulunduğu tespit edildiğini, yaptırılan ambalaj malzemesinin tamamının müvekkilinin iş yerinde mevcut olması müvekkili tarafından henüz üzerinde “new santa lucia" yazılı ambalaj malzemesini kullanmak sureti ile ihracat yapılmadığını ispatladığını, davacı tarafından yargılama sırasında, dava açılmadan önce müvekkili tarafından “new santa lucia" markası adı altında makarna ihracatı yapıldığına ilişkin tek bir delilin «ibraz» edilemediğini, davacının tek delili, müvekkilinin iş yerindeki tespit tutanağı olduğunu, Mahkemece gerek Mersin Gümrük Müdürlüğü’ne yazdığı müzekkereye verilen cevapta ve gerekse yapılan «bilirkişi incelemesi» ile “new santa lucia" markası adı altında müvekkili tarafından makarna ihracatı yapıldığının tespit edilediğini, müvekkil tarafından ihracat yapılmadığı için davacının bir «kazanç kaybı» söz konusu olmadığını, davacı taraf 2007 yılında Tanzanya ülkesine makarna satışının durduğunu iddia ederek dava açmış olmasına rağmen bilirkişiler müvekkili tarafından 2006 yılında yapılan tüm ihracatları da hesaplamada nazara alarak tazminat hesabı yaptığını, yine tazminat hesabında 2007 yılında Tanzanya dışında diğer ülkelere müvekkil firma tarafından kendi markası adı altında yaptığı ihracatlar da mevcut tazminat hesabında nazara alınmadığını, bilirkişi raporlarına bu yönden itiraz edilmiş olmasına rağmen bu itirazlar incelenmeden Mahkemece tarafından reddedildiğini, Yargıtay Genel Hukuk Kurulu tarafından verilen 18.04.2019 tarihli, 2017/11-66 E., 2019/480 K. sayılı kararda göre özetle; davacının yoksun kalan kazancının uzman hesap bilirkişileri vasıtasıyla 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi maddesi gereğince hesaplatılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi maddesinde «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre hesaplama yapılmasının düzenlendiğini, ancak dosya kapsamında yapılan tüm hesaplamalar 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine istinaden hesaplama yapıldığını dolayısıyla zarara uğradığını iddia eden davalı taraf uğradığı «zararı ispat» etmesi gerektiğini, bu hesaplamamanın yapılabilmesi ise ancak davacı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarını ibraz etmesi ile mümkün olacağını, davacı taraf kendi ticari defter ve kayıtlarına dayanmamış olduğu gibi bunları da mahkemeye ibraz etmemiş olduğundan bunların delil olma niteliği de bulunmadığını, bilirkişiler tarafından tanzim edilen 28.01.2022 tarihli rapor müvekkil firmanın Tanzanya ülkesine yaptığı tüm satışlarının “New Santa Lucıa” markalı ürün gibi değerlendirilmiş hiçbir hesaplama ve değerlendirme yapılmadan 04.05.2010 tarihinde bilirkişi rapordaki hesaplamalar dikkate alınmak suretiyle 66.256,40 USD «yoksun kalınan» zarar hesaplandığını, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde açıkça belirtildiği üzere yapılan hesaplamaların davacı firmanın defter k …
Davalı vekili, müvekkilinin «mal tedarik sözleşmesi» yaptığı Tanzanya firmasına fason üretim yaptığını, üretimin ilgili firmanın tescilli markasına dayalı olarak gerçekleştirildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça, «mal tedarik sözleşmesi» yaptığı şirkete ait marka «kaydı» örnekleri sunulmuşsa da buna ilişkin geçerli bir belgenin «ibraz» edilmediği, davalı tarafça yapılan üretime ilişkin olarak ele geçirilen ambalajlar üzerinde davacıya ait markanın çok benzerinin kullanıldığı ve bu hali ile davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» mahiyetinde olduğu, her ne kadar bilirkişiler tarafından davacı tarafça talep edilen tazminata yönelik hesaplamalar yapılmışsa da «maddi tazminata» ilişkin olarak net bir tespitin yapılamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin önlenmesine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 15.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… ttiği makarnaları Afrika ülkelerine sattığını, davalının eylemi nedeniyle müvekkilinin Afrika ülkelerine gerçekleştirdiği satışın düştüğünü ileri sürerek, davalının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 25.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 69.836,31 TL’ye yükseltmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5135 E. 2015/12326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4415 E. , 2024/8757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/148 Esas, 2022/226 Karar
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı bozan Dairenin kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İtalya'da mukim makarna üreticiliği geçmişi bulunan, köklü ve güçlü bir şirket olduğunu ve ihracat faaliyetlerini ağırlıklı olarak Afrika kıtası ülkelerinde yoğunlaştırdığını, müvekkilinin dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de tescilli “SANTA LUCİA+Şekil” ibareli markasının bulunduğunu, üretimlerinde özellikle uluslararası makarna piyasasında çok tanınan “... +Şekil” markasıyla faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin ayrıca Türkiye’de de bazı şirketlere fason makarna üretim yaptırarak Tanzanya’ya “... +Şekil” ibareli marka ile ihracat yaptığını, müvekkilinin Ocak 2007 itibariyle Tanzanya'ya yapılan satışlarının bir anda kesildiğini ve davalının müvekkili markasını kullanarak bu ülkeye ihracat yaptığının ortaya çıktığını, bu hususun Gaziantep 3.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/93 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, davalının müvekkili adına tescilli "... +şekil" markasını hiçbir hakka dayanmaksızın taklit ederek makarna ürünleri üzerinde kullanmasının müvekkilinin haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, tazminatın hesaplanmasında davalının eylemi sonucunda müvekkilinin uğradığı zarar, kar kaybı, ileriye dönük elde edilecek faydalardaki azalmalar ve itibar kaybının göz önünde bulundurulmasını talep etmiş, 13.07.2010 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 64.256,40 USD olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "OBA" ibareli tanınmış markalar ile makarna sektöründe faaliyet gösterdiğini, “... +Şekil” ibareli markanın Tanzanya’da mukim First Choice Industries Limited şirketine ait olduğunu, müvekkilinin adı geçen şirket ile “NEW SANTA LUCİA+Şekil” markası adı altında fason makarna üretimi yapılması hususunda sözleşme imzalandığını, kullanılan ambalaj tasarımının da Tanzanya'daki First Choice Industries Limited Şirketi tarafından tasarlandığını, davacı taleplerinin yersiz ve istenilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davalının ve davacının 2006 ve 2007 yılları ihracaat satış tablosuna ilişkin olarak bozma öncesi alınan 04.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketinde Tanzanya ülkesine ait 2006 ve 2007 yıllarına ait satış listesi, fiili ihracaat miktarı ve elde etikleri gelir denetime uygun şekilde incelenmiş olduğundan tazminat miktarını 64.256,40 USD olarak hesaplandığı, bozma sonrasında alınan ve hükme dayanak yapılan 28.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda da tarafların İhracat değeri (USD), İhracat değeri (Türk Lirası), Miktar (ton), Davacının 1 ton satış kârı üzerinden hesaplama yapıldığı, davalının 2006 ve 2007 yevmiye envanter defterinde kapanış tasdikleri bulunmaması nedeniyle ispat yükümünü yitirmiş olduğu, 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı adına tescilli markaya tecavüzden doğan yoksun kalınan kazanç tutarının 64.256,40 USD olduğunun tespit edildiği, ıslah ile talep edilen maddi tazminat miktarının kabul edildiği, toplanan delillere göre aynı alanda faaliyet gösteren davacının da Afrika kıtası ve Tanzanya ülkesine ihracat yaptığı, davalının davacı adına tescilli "...
+ ŞEKİL" markasını, hiçbir tescilli hakka dayanmaksızın, aynı emtia (makarna) ürünleri üzerinde "... " ibaresi ile kullandığı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma safhasında iş yerinde ele geçirilen makarna ambalajlarının da aynı markanın ele geçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle eylemin tespiti ile men ve re'fine, "... " markasını taşıyan ürünlerin satışının, dağıtımının, ihracatının ve ithalatının engellenmesine, "... " ibaresi ile üretilen taklit makarna ambalajı bulunduğu taktirde bu ürünler ile varsa tanıtım araçlarının toplatılarak imhasına, 64.256.40 USD maddi tazminatın ödeme tarihindeki TL karşılığının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihininden itibaren işletilecek işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatta fazlaya dair talep ile ticaretten men talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin, masrafı davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez ilanına karar karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 14.03.2024 tarihli, 2023/2462 E.
ve 2024/2121 K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1116991700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz