6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR 17/2 kapsamında taşıyıcının önlenemez durumdan sorumsuzluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2199 E. 2024/1134 K. · · İlk derece: İSTANBULANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu'na tabi bir taşımada, taşıyıcı sürücüsünün kusursuz olduğu, zararın yayanın aniden ve önlenemez şekilde yola çıkması gibi taşıyıcının her türlü çabaya rağmen önleyemeyeceği bir durumdan kaynaklandığı; birbirini doğrulayan çok sayıda bilirkişi raporuyla (trafik kaza tespit tutanağı, ceza dosyası raporu, mahkemece alınan rapor, Adli Tıp Kurumu raporu) bu husus ortaya konulduğunda, taşıyıcı CMR 17/2 uyarınca sorumluluktan kurtulur; bu durumda taşıyıcının sorumluluk sigortacısının da sorumluluğu doğmaz ve sigortacının halefiyet yoluyla açtığı rücu davası reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcının CMR 17/2 kapsamında sorumluluktan kurtulup kurtulmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, kazanın oluşumunda davalı taşıyıcı sürücüsünün kusurlu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi kurulunda trafik kusur bilirkişisinin bulunmadığını, ceza davasında sürücünün tali kusurlu bulunarak mahkum edildiğini, sürücünün hız sınırına uymadığını ve kazayı önlemeye yönelik tedbirleri almadığını, kusursuzluğun ispatlanamadığını, kusursuz olsa bile taşıyıcının yüke özen borcu kapsamında sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1472 uyarınca sigortacının halefiyet hakkının doğması için sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. CMR 17/1 uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelen ziya, hasar ve gecikmelerden sorumludur; ancak 17/2 uyarınca zarar, taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa sorumluluk doğmaz. Somut olayda kaza; gece sisli havada, aydınlatma bulunmayan ve yaya girişine kapalı, bariyerlerle bölünmüş bir yola yayanın çıkması sonucu, sürücünün yayaya çarpmamak için manevra yapmasıyla meydana gelmiştir. Trafik kaza tespit tutanağı, ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen mahkumiyet kararı (sürücünün tali kusurlu bulunması), mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu (sürücünün kusursuz, yayanın asli ve tam kusurlu olduğu) ve çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu (yayanın tam kusurlu, taşıyıcı sürücüsünün kusursuz olduğu) birlikte değerlendirildiğinde, davalı taşıyıcı sürücüsüne kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, kazanın ve buna bağlı hasarın taşıyıcının her türlü çabasına rağmen önleyemeyeceği bir durumdan kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin bilirkişi kurulunda kusur bilirkişisi bulunmadığına ilişkin beyanı, dosya kapsamına aykırı bulunmuştur. CMR 17/2 kapsamındaki bu sorumsuzluk hâli nedeniyle, taşıyıcının ve sigortacısının yüke özen borcu kapsamında sorumluluğundan söz edilmesi de mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR 17/2 maddesi kapsamında taşıyıcının önlenemez durumdan kaynaklanan zarardan sorumsuzluğunun, birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarıyla ne şekilde ispatlanacağı ve bu durumda hem taşıyıcının hem de sorumluluk sigortacısının sorumluluğunun ortadan kalkacağı hususunda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu halefiyet rücuen tazminat taşıyıcının sorumluluktan kurtulması yüke özen borcu sorumluluk sigortası tali kusur

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 17/1CMR 17/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2199

KARAR NO 2024/1134

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBULANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/09/2021

NUMARASI 2018/229 Esas 2021/993 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı müvekkilinin emtia nakliyat sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı sigortalı ... AŞ tarafından Moldova'da yerleşik ... şirketine gönderilen muhtelif kumaş ve malzemelerin, Bursa'dan Moldova'ya kara yolu ile taşınmasının davalı ... tarafından üstlenildiğini, yükü taşıyan tırın Kocaeli-Yalova istikametinde ... mevkiinde kazaya karıştığını taşınan emtianın bir kısmının zayi olduğunu, hasar nedeniyle müvekkilince sigortalıya 35.970,68-TL ödeme yapıldığını, tazminat makbuzu ve ibraname ile müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, CMR'nin 17. maddesi gereği taşıma sırasında meydana gelen hasardan taşıyıcı ve sorumluluk sigortacısı olan davalıların sorumlu olduğunu belirterek, 35.970,68-TL tazminatın 28/03/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... vekili; dava dışı sigortalıya ait malların taşınması sırasında meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin şoförünün kusuru olmadığını,kaza tutanağı ve ekspertiz raporunda belirtildiği üzere kazanın, sisli havada karayolunun ortasında bir yaya bulunması ve müvekkili şirket şoförünün bu yayaya çarpmamak için manevra yapması sonucu meydana geldiği, sisli bir günde yasal hız sınırının dahi çok altında aracı kullanmakta olan şoföre, karayolunun ortasında duran ve sisin içinde birden beliren yayaya çarpmamak için yaptığı manevra sonucu meydana gelen kaza sebebiyle kusur atfının mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin sigortacı poliçesindeki teminat tutarının talepleri karşıladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... AŞ vekili; diğer davalı taşıyıcının müvekkilince nakliyat aracısı/komisyoncusu yasal sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davacının başvurusu üzerine müvekkilince sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuru oranında davacıya 7.961,57-TL ödeme yapıldığını, taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı kısım hasara ilişkin sigortacı olan müvekkilinin sorumluluğuna da gidilemeyeceğini, ayrıca davacının avans faizi talebini kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; CMR'nin 17/1. maddesine göre; taşıyıcı yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar geçecek süre içinde hasara uğramasından sorumlu olmakla birlikte, 17/2 maddesine göre, hasarın taşımacının önlenmesine imkan bulunmayan bir sebebden meydana gelmesi halinde sorumlu olmayacağının düzenlendiği;

14. 11.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, aynı olay ile ilgili Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/423 Esas sayılı dosyasında alınan raporda sürücüye tali kusur verildiği ve mahkemece bu rapor esas alınarak hüküm verildiği, ceza dosyasındaki rapor ile mahkemece alınan rapor arasında çelişki olması nedeniyle, çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, bu raporda davalı şirket sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, davalı ... şirketinin şoförünün sisli havada trafiğe çıkmasının başlı başına kusurlu ve özensiz hareket olarak kabul edilemeyeceği, gece vakti, bariyerlerle bölünmüş yolda, müteveffa yayanın aniden yola çıkmasının, taşıyıcının ve sürücünün her türlü çabaya rağmen önleyemeyeceği bir durum olduğu ve CMR nin 17/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, zarardan taşıyıcı davalının sorumlu olmadığı, taşıyıcı sorumlu olmadığından sorumluluk sigortacısı olan ...

Sigorta şirketinin de zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; dosyadaki belgelere göre kazanın oluşumunda davalı taşıyıcının kusurlu olduğunu, mahkemece hükme esas alınan ve taşıyıcının kusursuz olduğunu belirten bilirkişi kurulunda trafik kusur bilirkişisinin bulunmadığını, taşıyıcının sürücüsü hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan açılan davada sürücünün tali kusurlu olduğu tespit edilerek sürücünün cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı taşıyıcının sürücüsünün hız sınırına uymadığını, makul mesafede frene başvurarak ani manevra yapmadan şerit değiştirmesinin mümkün olduğunu, ancak sürücünün kazayı önlemeye yönelik tedbirlerin hiç birisine başvurmayarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, kaza sırasında hava sisli olmayıp görüşü engelleyici bir durum bulunmadığını, kaldı ki havanın sisli olduğu kabul edilse dahi sürücünün yavaş seyretmesi ve farlarını görüş mesafesine göre ayarlaması gerektiğini, bu tedbirlerin alındığına dair delil bulunmamakla, davalının kusursuzluğunu ispatlayamadığını, taşıyıcının kusurlu olmadığının kabulü halinde dahi CMR kapsamında yüke özen borcu kapsamında zararı tazminle yükümlü olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın kara yolu taşıması sırasında meydana gelen trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyıcı ve sorumluluk sigortacısı olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Türkiye-Moldova arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmekte olup, sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.

Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesinde, taşıyıcının yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar doğan ziya, hasar ve gecikmelerden sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Konvansiyonun 17/2. maddesi gereğince ise taşıyıcı, ancak kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa sorumlu tutulamayacaktır. Somut olayda; davacı tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan sigortalıya ait emtianın, davalı taşıyıcı tarafından Bursa'dan Moldova'ya kara yolu ile taşınması sırasında, 28.02.2017 tarihinde saat 21.30 sıralarında meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığı, hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 35.970,68-TL ödeme yapıldığı, davacının başvurusu üzerine taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olan davalı ...

Sigorta tarafından davacıya sürücünün %25 kusuruna isabet oranında 7.961,57-TL ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin tahsili istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalıların CMR'nin 17/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma durumunun söz konusu olup olmadığının tespiti bakımından, davalı taşıyıcı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Olay sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile ceza dava dosyasında belirlendiği üzere olay; gece sisli havada, aydınlatma bulunmayan ve yaya girişine kapalı, bariyerlerle bölünmüş yola bir yayanın çıkması sonucunda, taşıyıcı sürücüsünün yayaya çarpmamak için manevra yapması sonucunda meydana gelmiştir.

Trafik kaza tespit tutanağında taşıyıcı sürücüsünün tali kusurlu olduğu belirlenmiş, sürücü hakkında açılan kamu davasında da Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/423 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda sürücünün tali kusurlu olduğu belirlenerek bu rapor doğrultusunda mahkumiyet kararı verilmiştir. Mahkemece alınan 14.11.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün kusursuz, müteveffa yayanın ise asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.Davacı vekilinin beyanı aksine Bilirkişi Kurulunda kusur bilirkişisi de görevlendirilmiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 15.06.2021 tarihli raporda da, daha önce mahkemece ve ceza yargılamasında alınan tümü kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle, kazanın oluşumunda yaya tam kusurlu olup taşıyıcı sürücüsünün kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına göre, davalı taşıyıcı sürücüsüne kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, CMR'nin 17/2 maddesi kapsamında kazanın ve buna bağlı olarak hasarın, taşıyıcının her türlü çabasına rağmen önleyemeyeceği bir durumdan kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır. Olayın oluş şekli dikkate alındığında, davacı vekilinin sürücünün kusurlu olduğuna dair ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Yine CMR'nin 17/2 maddesi kapsamındaki sorumsuzluk hali nedeniyle, davalı taşıyıcı ile sigortacısı olan davalıların yüke özen borcu kapsamında sorumluluğundan söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/07/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/111452 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.