Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/697 E. 2024/9265 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2017/195 E., 2020/288 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2008/57443 no.lu "..." ve 2009/35059 no.lu "..." ibareli markaların müvekkili adına 29 ve 30 uncu sınıfta tescil edilmiş olduğunu, davalının kullandığı "..." ibaresini aynı sektörde, aynı sınıflarda kullanıldığını, müvekkil şirket adına tescilli markaların müvekkilinin zeytin ve zeytinyağı dahil birçok gıda ürünü sattığını, davalı şirket tarafından da müvekkil şirkete ait markayı ürettiği zeytin ambalajlarında kullanıldığının tespit edildiğini, davalı, markayı her ne kadar "..." şeklinde kullansa da "Ak" ibaresinin çok küçük karakterlerle yazılı, "..." ibaresinin ise büyük harflerle ve ilk bakışta sadece "..." ibaresinin görüleceği şekilde yazılarak kullanılmış olduğunu, davacının bu eyleminin davacının tanınmışlığından faydalanmak için gerçekleştirdiği ve kötü niyetli olduğunu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek markaya yapılan tecavüzün men'i ve refi ile haksız rekabetin men'ine ve belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 2.500,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını, davalının 1 yıl süreyle ticaretten men edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait 2005/58022 no.lu "..." markasının 20.12.2005 tarihinde davacı taraftan önce tescil edilmiş olduğunu bu nedenle daha önce hak sahibi olduğunu, kötü niyetli bir tescilin söz konusu olmadığını, bir şeyin taklit edilmesi için önce var olması gerektiği, maddi ve manevi tazminatın söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "..." markası 2008/57443 tescil numarası ile "..." markası da 2009/35059 tescil numarası ile davacı adına tescilli olduğu, iptali istenen "..." markası ise 2005/58022 tescil numarası ile dava dışı Abdulkerim ... adına tescilli olduğu, ticaret sicil kayıtlarından Abdulkerim ...'ın davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirketin kullanımın şirket ortağı adına tescilli markanın kullanımından kaynaklandığı, davacının markasına bir tecavüzün sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya yapılan tecavüzün men'i ve refi ile haksız rekabetin men'ine ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7, 9 ve 29 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Uyuşmazlık davalının ortağı adına tescilli "..." ibareli markayı tescilli haliyle kullanıp kullanmadığı, davalının kullanma şeklinin davacının "..." ve "..." ibareli markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
Markaya tecavüz 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenmiş olup anılan Kanun'un 7 nci maddesinde belirtilen haller markaya tecavüz olarak belirlenmiştir. Markanın ne şekilde kullanılacağı ise anılan Kanun'un 9 uncu maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının markaları "..." ve "..." ibareli davalının ortağının izniyle kullandığı markası ise "..." ibareli kelime markasından ibarettir. Davalının fiili kullanımları ise yeşil sarı zemin üzerine "..." ibaresi öne çıkarılıp "AK" ibaresi ise "..." ibaresinin üzerine siyah zemin üzerine belirsiz şekilde yazılmak şeklindedir. Bu kullanım şeklinin davacının markasına yanaşma şeklinde ve tüketici nezdinde iltibas oluşturacak, karışıklığa yol açacak şekilde davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7554 E. 2012/212 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… unu, davalının kullandığı "..." ibaresini aynı sektörde, aynı sınıflarda kullanıldığını, müvekkil şirket adına tescilli markaların müvekkilinin zeytin ve zeytinyağı «dahil» birçok gıda ürünü sattığını, davalı şirket tarafından da müvekkil şirkete ait markayı ürettiği zeytin ambalajlarında kullanıldığının tespit edildiğini, davalı, markayı her ne kadar "..." şeklinde kullansa da "Ak" ibaresinin çok küçük karakterlerle yazılı, "..." ibaresinin ise büyük harflerle ve ilk bakışta sadece "..." ibaresinin görüleceği şekilde yazılarak kullanılmış olduğunu, davacının bu eyleminin davacının tanınmışlığından faydalanmak için gerçekleştirdiği ve kötü niyetli olduğunu, davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek markaya yapılan tecavüzün men'i ve refi ile haksız rekabetin men'ine ve belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 2.500,00 TL «maddi tazminat» ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hüküm özetinin «ilanını», davalının 1 yıl süreyle ticaretten men edilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı vekilinin «maddi tazminat» talebini geri alması nedeniyle bu konuda karar ittihazına yer olmadığına, olayın oluşunda davacının müterafik kusurunun olmaması ve sigorta dışındaki davalıların dava dışı aracın sürücüsü ile zarara birlikte sebebiyet verdikleri gerekçesiyle 18.000.00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar Abdulkerim ve Ali Rıza’dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı vekilinin «maddi tazminat» talebini geri alması nedeniyle bu konuda karar ittihazına yer olmadığına, olayın oluşunda davacının müterafik kusurunun olmaması ve sigorta dışındaki davalıların dava dışı aracın sürücüsü ile zarara birlikte sebebiyet verdikleri gerekçesiyle 18.000.00 TL manevi tazminatın «haksız fiil» tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar Abdulkerim ve Ali Rıza’dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… müteselsilen tahsiline hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, manevi tazminat talebi mahkemece kısmen kabul edildiği halde reddedilen kısım üzerinden davalılar yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi de isabetli görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/697 E. , 2024/9265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1261 Esas, 2023/1390 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2017/195 E., 2020/288 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2008/57443 no.lu "..." ve 2009/35059 no.lu "..." ibareli markaların müvekkili adına 29 ve 30 uncu sınıfta tescil edilmiş olduğunu, davalının kullandığı "..." ibaresini aynı sektörde, aynı sınıflarda kullanıldığını, müvekkil şirket adına tescilli markaların müvekkilinin zeytin ve zeytinyağı dahil birçok gıda ürünü sattığını, davalı şirket tarafından da müvekkil şirkete ait markayı ürettiği zeytin ambalajlarında kullanıldığının tespit edildiğini, davalı, markayı her ne kadar "..." şeklinde kullansa da "Ak" ibaresinin çok küçük karakterlerle yazılı, "..." ibaresinin ise büyük harflerle ve ilk bakışta sadece "..." ibaresinin görüleceği şekilde yazılarak kullanılmış olduğunu, davacının bu eyleminin davacının tanınmışlığından faydalanmak için gerçekleştirdiği ve kötü niyetli olduğunu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek markaya yapılan tecavüzün men'i ve refi ile haksız rekabetin men'ine ve belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 2.500,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını, davalının 1 yıl süreyle ticaretten men edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait 2005/58022 no.lu "..." markasının 20.12.2005 tarihinde davacı taraftan önce tescil edilmiş olduğunu bu nedenle daha önce hak sahibi olduğunu, kötü niyetli bir tescilin söz konusu olmadığını, bir şeyin taklit edilmesi için önce var olması gerektiği, maddi ve manevi tazminatın söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, "..." markası 2008/57443 tescil numarası ile "..." markası da 2009/35059 tescil numarası ile davacı adına tescilli olduğu, iptali istenen "..." markası ise 2005/58022 tescil numarası ile dava dışı Abdulkerim ... adına tescilli olduğu, ticaret sicil kayıtlarından Abdulkerim ...'ın davalı şirketin ortağı olduğu, davalı şirketin kullanımın şirket ortağı adına tescilli markanın kullanımından kaynaklandığı, davacının markasına bir tecavüzün sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya yapılan tecavüzün men'i ve refi ile haksız rekabetin men'ine ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7, 9 ve 29 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Uyuşmazlık davalının ortağı adına tescilli "..." ibareli markayı tescilli haliyle kullanıp kullanmadığı, davalının kullanma şeklinin davacının "..." ve "..." ibareli markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
Markaya tecavüz 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenmiş olup anılan Kanun'un 7 nci maddesinde belirtilen haller markaya tecavüz olarak belirlenmiştir. Markanın ne şekilde kullanılacağı ise anılan Kanun'un 9 uncu maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının markaları "..." ve "..." ibareli davalının ortağının izniyle kullandığı markası ise "..." ibareli kelime markasından ibarettir. Davalının fiili kullanımları ise yeşil sarı zemin üzerine "..." ibaresi öne çıkarılıp "AK" ibaresi ise "..." ibaresinin üzerine siyah zemin üzerine belirsiz şekilde yazılmak şeklindedir. Bu kullanım şeklinin davacının markasına yanaşma şeklinde ve tüketici nezdinde iltibas oluşturacak, karışıklığa yol açacak şekilde davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1112255900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz