Feragatin ön şarta bağlı olduğu iddiasının ispatlanamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1646 E. 2023/3992 K. · · İlk derece: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Vekil aracılığıyla sunulan feragat dilekçesinde herhangi bir şart yer almıyorsa feragat kayıtsız şartsız kabul edilir; feragatin bir ön şarta bağlı olarak yapıldığını ileri süren tarafın bu iddiasını delille ispat etmesi gerekir, ispat edilemezse feragat nedeniyle verilen ret kararı yerindedir.
Ele alınan sorunlar
Vekil aracılığıyla sunulan feragat dilekçesinin bir ön şarta bağlı olup olmadığı → ret
İddia: Davacılar vekili, feragatin şirkete ait fabrika binasının mülkiyetinin davalı tarafından şirkete iade edilmesi ön şartına bağlı olarak yapıldığını, ihtarname gönderilmesine rağmen devir işleminin gerçekleştirilmediğini, feragatin geçersizliğinin aynı mahkemece hadise olarak incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacıların vekili aracılığıyla sunduğu feragat dilekçesi herhangi bir şarta bağlanmamıştır; feragatin fabrika binası mülkiyetinin şirkete iadesi ön şartına bağlı olduğu ileri sürülmekte ise de bu yönde bir delil sunulmamıştır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Feragatin ön şarta bağlandığı iddiasının ispat yükünü feragat eden tarafa yükleyen ve şart içermeyen dilekçeyi kayıtsız şartsız sayan tespit, Yargıtay'ca onanmakla emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davadan feragat↗ kayıtsız ve şartsız feragat↗ ispat yükü↗ birleşen dava↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2586 E. 2018/7822 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:özel dava şartı · trafik kazası · sigorta ettiren · sözleşmeden doğan dava · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · riziko · fesih
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava dışı şoför İsmail Sayın'ın yönetimindeki aracın şoförün «kusuru» nedeniyle kaza yaptığı ve «hasarın» bu şekilde oluştuğu, şoförün tam kusurlu olduğu, ilgili mevzuat gereği ticari amaçla yük, eşya ve yolcu taşımacılığı yapan araç sürücüleri sürücü belgesi dışında SRC belgesi ile psikoteknik değerlendirme belgesine sahip olması gerektiği, 6102 sayılı ...'nın 1452/«son» fıkra uyarınca aynı Kanun'un 1449. madde hükmü sözleşme ile sigortalı aleyhine değiştirilemeyeceği, değiştirilirse ... hükmünün cari olacağı, ...'nın 1449.maddesinin “(1) Sigortacıya karşı yerine getirilmesi gereken ve «sözleşmeden doğan» bir yükümlülüğün ihlali hâlinde, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler hariç olmak üzere, «sigortacının sözleşmeyi» kısmen veya tamamen feshederek ifadan kurtulabileceğine ilişkin hükümler, ihlalde kusur bulunmaması hâlinde sonuç doğurmaz.(2) İhlal kusura dayandığı takdirde, durumun öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde kullanılmayan «fesih» hakkı düşer; meğerki, Kanun farklı bir süre öngörmüş olsun.(3) Sigortacı ihlalin, «rizikonun» gerçekleşmesine ve sigortacının yerine getirmesi gereken edimin kapsamına etki etmediği durumlarda, sözleşmeyi feshedemez." hükmünü haiz olduğu, SRC belgesinin olm …
Sigorta poliçesinin «özel şartlar» kısmında “sigortalı veya «sigorta ettirenin» aynı zamanda poliçeye konu emtianın «taşıyıcısı» olması durumunda «teminat», taşıyıcıların veya profesyonel sürücülerin 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve bağlı yönetmeliklerle belirlenmiş niteliklere ve kapsamdaki geçerli belgelere sahip olması ve bunların sigortacı tarafından talep edildiğinde «ibraz» edilmesi şartıyla geçerlidir.
Bu durumda, anılan «özel şart» nazara alındığında davalı şoförünün karıştığı «trafik kazası» neticesinde taşınan emtiada meydana gelen «hasar» poliçe kapsamı dışındadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, poliçede kararlaştırılan «özel şartın» ihlal edilip edilmediği ve «hasarın» «teminat» dışında olup olmadığına ilişkin olup, az önce de açıklandığı üzere özel şart uyarınca hasar «teminat kapsamı» dışındadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11916 E. 2011/17818 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · halefiyet · sigorta ettiren · alacağın temliki · üçüncü kişi · rücu · temlik · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… 06 tarihinde meydana geldiği binanın ve bazı emtiaların zarar gördüğü, davacı ... şirketinin binaya gelen zarar için dava dışı sigortalısı ...’ye ödemede bulunduğu, «sigorta poliçesinde» sigortalı ve/veya «sigorta ettiren» olarak yer alan kişilerin «üçüncü kişi» olamayacağı, ancak bu kişilerin dışındaki şahısların kendilerine «rücu» edilebilecek kişiler olacağı, davacı ... şirketinin poliçeden kaynaklanan zarar gören bina sahibi sigortalı ...’ye yaptığı ödeme dolayısıyla ...’nin haklarına halef olsa bile aynı poliçede ...’nin sigortalı ve Renksan Ltd.Şti’nin de sigorta ettiren olarak yer aldığından, esasen sigortalının üçüncü şahıs durumunda olmayan sigorta ettirene dönemeyeceği, dolayısıyla «halefiyete» dayanan bu davayı açamayacağı, «alacağın temliki» koşularının da oluşmadığı, böylece dava dışı Renksan Ltd.Şti’nin sorumlu olmadığı, buna bağlı olarak bu şirketin sigortacısı olan davalı ... şirketinin de sorumlu …
… 3.08.2006 tarihleri arasında geçerli 7892689 numaralı klasik yangın poliçesi düzenlediği, bu poliçede sigortalı olarak gösterilen anılan şirketin daha sonra yapılan «zeyilname» ile “«sigorta ettiren»” olarak gösterildiği, sigortalı olarak ise bina sahibi ...’nin gösterildiği, bina sahibi ...’nin bu binayı Renksan Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14742 E. 2012/16568 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili müdürlüğü · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · limited şirket · ticaret sicili · eksik inceleme
Benzer bu kararda… . maddesi hükmü gereğince davacı tarafından iddiasının ispatlanması gerekmekte olup, mahkemece yapılması gereken, tarafların iddia ve savunmaları gözönüne alınarak, «hisse devir sözleşmesinin» dosyaya celbinin sağlanması ve daha sonra «ticaret sicil müdürlüğünden» davaya konu şirketin sicil kayıtlarının getirtilerek gerçekten «hisse devrinin» gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, bundan sonra şayet hisse devri gerçekleşmiş ise hisse devir bedelinin taraflarca serbestçe belirlenebileceği gözönüne alınarak hisse devir bedelinin 75.000,00 TL olduğuna ilişkin davacıya ispat imkanı tanınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2456 E. 2012/3647 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · teminat kapsamı · mirasçılık · hasar · teminat
Benzer bu karardaAŞ. yetkililerinin kötü niyetli hareketleri sonucu fabrikada «hasarın» oluştuğu, şirket ortaklarının sigortalının alt soyu olduğu, hasarın «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
AŞ.’ne kiraya verdiği, anılan şirketin bu yeri tahliyesi sonrası fabrikada oluşan zararın kötü niyetli hareketler klozu kapsamında davalı ... şirketinden tahsilinin istendiği, ancak fabrikayı kiralayan şirketin ortaklarının sigortalının usul ve füru olduğu, bu kişiler tarafından verilen zararların «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mümeyyiz davacı ... vekili, davacı sigortalı ...’ün vefatı sonrası, «mirasçısı» olarak davayı takip ettiklerini, fabrikaya zarar verenler hakkında Şişli 4.
Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/569 esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, bu dosyanın «bekletici mesele» yapılmasını talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1646 E. , 2023/3992 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1585 Esas, 2021/1880 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/1217 E., 2017/154 K.
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/79 E.
Taraflar arasındaki hisse devir işlemin iptali ve tescili, tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.06.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile birleşen davada davalı ... Kredi Finansal […]O. vekili Avukat ..., asıl davada davalı Viem ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili Avukat ..., asıl davada davalılar ... ve ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 04.04.2016 tarihli "SRC Yapı A.Ş. Ortaklar Anlaşması" uyarınca hukuka aykırı şekilde müvekkili ...'nün SRC Yapı A.Ş.'deki, %48 hissenin Viem Ltd. Şti.'ye, %2 hissenin ...'ye, %2 hissenin ...'na olmak üzere toplamda %52 oranındaki hissesinin, adı geçen davalılara devrine ilişkin hisse devir işlemlerinin iptali ile hisselerin müvekkile iadesine ve adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleşen davada dava dilekçesinde;
27. 01.2016 tarihli finansal kiralama kiracı değişikliği ve devir sözleşmesinin iptaline ve bu sözleşme gereğince yapılan tüm işlemlerin geçersizliğinin tespitine ve iptaline, davalı ...Ş.'nin hileli davranışlar neticesinde mülkiyetini bedelsiz olarak ele geçirdiği fabrika binasının tapu kaydının iptaline ve işbu dava konusu taşınmazın SRC Yapı A.Ş. adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacılar vekili 16.02.2017 tarihli dilekçesi ile asıl ve birleşen davadan feragat etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekilleri asıl davada cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemiştir.
2. Davalılar vekilleri birleşen davada cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feragat nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacılar ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davadan SRC Yapı A.Ş.'ye ait fabrika binasının mülkiyetinin davalı ...Ş. tarafından SRC Yapı A.Ş.'ye iade edileceği yönünde mutabakata varılması nedeniyle feragat edildiğini, müvekkili tarafından davalılara ihtarname gönderilmesine rağmen feragatin ön şartı olan devir işleminin gerçekleştirilmediğini, SRC Yapı A.Ş.'ye ait olan fabrika binasının tekrardan SRC Yapı A.Ş.'ye devredilmesi ve bu hususta bir protokol yapılmasının davalardan feragatin ön şartı olarak kararlaştırıldığını, mahkemece feragatin geçersizliğinin hadise olarak aynı mahkemece incelenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına, davanın kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların vekili aracılığıyla sunduğu feragat dilekçesinin herhangi bir şarta bağlanmadığı, davacılar vekili tarafından feragatin SRC Yapı A.Ş.'ye ait fabrika binasının mülkiyetinin davalı ...Ş. tarafından SRC Yapı A.Ş.'ye iade edilmesine dair ön şarta bağlı olduğunu ileri sürülmekte ise de bu yönde bir delil sunulmadığı gerekçesiyle asıl davada davacılar ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacılar ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, hisse devir işleminin iptali ve tescili; birleşen dava ise tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111580900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz