Hırsızlıkla zayi olan emtiada akdi taşıyıcının sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1734 E. 2023/3982 K. · · İlk derece: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Uluslararası karayolu taşımasında emtianın hırsızlık nedeniyle zayi olması hâlinde akdi taşıyıcı, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak bir sebep ortaya koyamadıkça zıyadan sorumludur; ödenecek tazminat CMR'nin 23 üncü maddesi uyarınca emtianın fatura kıymeti esas alınarak belirlenir. İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi ise alacağın likit olmasına bağlıdır.
Ele alınan sorunlar
Taşıma sırasında hırsızlık nedeniyle zayi olan emtiadan akdi taşıyıcının sorumluluğu ve tazminatın hesabı → kısmi kabul
İddia: Davalı, yüklü malların şoför ve araçla birlikte ortadan kaybolduğunu, taşıyıcının önleyemeyeceği bir durumun bulunduğunu, tüm özeni gösterdiğini, sürücünün ehliyetini ve belgeleri kontrol ettirdiğini, taşıyıcının kendi kötü hareketinin ve kasta eş değer kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Davalı akdi taşıyıcıdır ve taşımaya konu emtia hırsızlık sebebiyle zayi olmuştur; taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak bir sebep bulunmamaktadır. Emtia tanımlamaları gözetildiğinde fatura kıymeti, CMR'nin 23 üncü maddesi gereği Türkiye satış fiyatları ile uyumludur; sigortacı tarafından yapılan ödeme ile tazminat miktarını belirleme masrafı toplamı kadri maruftur. Keşide edilen ihtarnameye göre belirlenen tarihten itibaren faiz istenebilir ve takip tarihi itibarıyla asıl alacak ile işlemiş faiz yönünden itirazın iptali gerekir; fazla istem reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkâr tazminatı talebinin reddi → ret
İddia: Davacı, taşınan emtianın tamamen çalındığını, alacak miktarının satış faturalarına göre belirlendiğini, alacağın likit olduğunu ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Hırsızlık nedeniyle zayi olan emtiada akdi taşıyıcının sorumluluğu ve tazminatın CMR 23 uyarınca fatura kıymetine göre belirlenmesi ile likit olmayan alacakta icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi taşıyıcı↗ CMR↗ emtia zıyaı↗ sigortacının rücuu↗ icra inkâr tazminatı↗ likit alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1734 E. , 2023/3982 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1576 Esas, 2021/1893 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/919 E., 2019/558 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı LLC Triumf firmasının, Kahramanmaraş'ta yerleşik dava dışı Milan Tekstil firmasından 08.08.2015 tarih ve 70897 nolu fatura ile satın aldığı 20.143,75 kg, 907 kap muhtelif kumaş emtiasının davalı tarafça 05.08.2015 tarihi itibariyle Türkiye'den Rusya'ya taşınmasının organize edildiğini, davalı sorumluluğunda tamamlanan gümrük işlemlerinden sonra 10.08.2015 tarihinde Halkalı gümrüğünden alt taşıyıcı SC Optimus Srl firmasının ve onun sorumluluğunda nihai taşıyıcı SC Radko Srl firmasına ait DB ... CJF - DB ... CIT plakalı taşıtla yola çıkan yükün bir hafta olağan taşıma süresine karşın, yükün 20.08.2015 tarihinde alıcısına halen ulaşmadığının bildirildiğini, sigortalının satışını yaptığı emtianın %100 pamuklu örme kumaş 10.381,12 kg;
%92 viskon-%8 lye örme kumaş 2.983,28 kg olduğunu, %100 pamuklu örme kumaş 6.830,35 kg olarak üç tip mal ihraç ettiğinin beyan edildiğini, sigortalının 20.08.2015 itibari ile taşıtın yüklü şekilde çalındığı bilgisini aldığını, davalının beyanında tedarik ettiği Moldova firmasının hırsızlık olayını bildirdiğini belirttiği, sigorta ekspertiz raporuna göre zararın 127.976,40 USD hesaplandığını, davacının sigortalısına ödediği tazminatı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi gereği rücuen tazminini talep ettiğini,başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 6102 sayılı Kanun'un 855 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği, dava açma hakkının olmadığını, rücu zaman aşımı için 3 aylık bildirim süresine riayet edilmediğini, sigorta poliçesinin hasardan sonra düzenlendiğini, hasarın davalının hiçbir kusuru yokken meydana geldiğini, davalının dava dışı SBN Sigorta A.Ş. Nezdinde CMR sorumluluk sigortası bulunduğunu, bu firmaya davanın ihbarı gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının akdi taşıyıcı bulunduğu emtianın hırsızlık sebebi ile zayi olduğunu, taşıyıcının sorumluktan kurtulmasını sağlayacak sebep bulunmadığını,bilirkişi raporunda emtia tanımlamaları gözetildiğinde fatura kıymetinin CMR 23.madde gereği Türkiye satış fiyatları ile uyumlu olduğu, davacı tarafından 22.10.2015 tarihinde yapılan ödeme ve tazminat miktarı belirleme masrafı toplamı 375.789,90 TL'nin kadri maruf olduğunun tespit edildiği, davalıya keşide edilen ihtarname ile davacının 22.06.2016 tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, bu haliyle davacının takip tarihi itibariyle 375.789,90 TL asıl alacak, 4.262,38 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulü ile davalının 375.789,90 TL asıl alacak, 4.262,38 TL işlemiş faiz yönünden itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, alacağın likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece belirlenen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, haksız fiil hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, takip talebinde işletilen ve talep olunan faiz miktarının avans faizi olduğunu, asıl alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,taşınan emtianın tamamen çalındığını, alacak miktarının satış faturalarına göre belirlendiğini, alacak “likit” olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yüklenen malların şoför ve araç ile birlikte ortadan kaybolmasının söz konusu olduğunu, taşıyıcının önleyemeyeceği bir durumun mevcut olduğunu, CMR 17/2 maddesine göre taşımacının sorumlu tutulamayacağını, taşıyıcı müvekkilinin tüm özeni gösterdiğini, sürücünün ehliyetini kontrol ettiğini, tüm belgelerin Halkalı Gümrük Müdürlüğünce kontrol edildiğini, taşıyıcı firmanın "kendi kötü hareketi"nin davaya konu olayda mevcut olmadığını, taşıyıcı yönünden CMR 29. maddesinin uygulanmış olmasının kasta eş değer kusurunun bulunmaması nedeniyle uygulanamayacağını, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesinde benzer paralelde kusur tanımı yapıldığını, davaya konu olayda tüm dikkat ve özenin gösterildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile akdi taşıyıcı davalının kaybolan mallar ile sorumlu tutulmasına yönelik hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf nedenleri yerinde görülmeyen , taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111574900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz