Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6867 E. 2023/3549 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolojik inceleme↗ fiil ehliyeti↗ kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ bozma sonrası karar↗ şikayet↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ görevsizlik kararı↗ iflas↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 17.05.2018 tarih, 2018/208 E. ve 2018/530 K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı veren mahkemece alınan bilirkişi raporunda dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, yine soruşturma dosyasından alınan raporlarda da dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunun belirlendiği, senet konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı yararına senet bedeli olan 750.000,00 TL’nin %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarih, 2018/3047 E. ve 2019/4610 K. sayılı kararıyla davaya dayanak senedin düzenlenme tarihinde davacının temyiz kudretinin bulunmadığı yönündeki iddiaya yönelik olarak, senedin düzenlenme tarihinde davacının temyiz kudretinin bulunup bulunmadığı yönünde de deliller toplanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası aldırılan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda ...'un senet tanzim tarihi olan 09.02.2012 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği, bu durumda davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarına ilaveten, bozmaya uyulmuş olmasına rağmen gereğinin yapılmadığını, aldırılan raporda müteveffanın hastalıklarının temyiz kudretine etkisi, kullandığı ilaçların hangi hastalıklar için olduğu ve etkisi, davacının vefat etmiş olması nedeniyle senedin tanzim edildiği tarih itibarıyla temyiz kudretinin var olup olmadığının kesin biçimde tespit edilip edilemeyeceği gibi hususların açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde detaylı olarak tartışılmadığını, Mahkemece hatalı nitelendirme yapıldığını ve gerekçenin de dosya kapsamına uymadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse devrin iptali | Tapu tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1334 E. 2013/1302 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… arın hangi hastalıklar için olduğu ve etkisi, davacının vefat etmiş olması nedeniyle senedin tanzim edildiği tarih itibarıyla temyiz kudretinin var olup olmadığının «kesin» biçimde tespit edilip edilemeyeceği gibi hususların açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde detaylı olarak tartışılmadığını, Mahkemece hatalı nitelendirme …
Benzer bu karardaNoterliği'nin 05.02.2004 tarihli devir işleminin temyiz gücünün bulunmaması nedeniyle «kesin hükümsüz» olduğu, buna bağlı olarak davalının söz konusu payları edinmesine yol açan 05.02.2004 tarihli ve 26 nolu «ortaklar kurulu» kararının da kesin hükümsüz olduğu, bu durum çerçevesinde davalı nezdinde bulunan devir konusu payın davacı adına dava dışı şirketin «pay defterine» kaydedilmesi açısından gereken koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · kesin hükümsüzlük · hisse devrinin iptali · hisse devri sözleşmesi · sözleşmenin iptali · davanın konusu · ortaklar kurulu kararı · hisse devri
Benzer bu karardaOysa, işbu «davanın konusu» 05.02.2004 tarihli «hisse devri sözleşmesi» olup, uzunca bir süre sonucu beklenen ...
Noterliği'nin 05.02.2004 tarihli devir işleminin temyiz gücünün bulunmaması nedeniyle «kesin hükümsüz» olduğu, buna bağlı olarak davalının söz konusu payları edinmesine yol açan 05.02.2004 tarihli ve 26 nolu «ortaklar kurulu» kararının da kesin hükümsüz olduğu, bu durum çerçevesinde davalı nezdinde bulunan devir konusu payın davacı adına dava dışı şirketin «pay defterine» kaydedilmesi açısından gereken koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, «hisse devrinin iptali» ile davacı adına tescili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının anılan tarihte iddia edildiği gibi temyiz kudretine haiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (2006/45 esas) 04.06.2004 tarihli «hisse devir sözleşmesinin iptali» istemi ile ilgili olarak ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6867 E. , 2023/3549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/163 Esas, 2022/216 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının davacı hakkında takibe koyduğu senedin sahte olduğunu, düzenleyen imzasının davacıya ait olmadığını, ayrıca davacının senedin düzenlenme tarihinde temyiz kudretine sahip bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının söz konusu iddiaları çerçevesinde Savcılığa şikayette bulunduğunu ve Savcılık tarafından yaptırılan grafoloji incelemesinde davaya konu senetteki imzanın ...'un elinin mahsulü olduğunun ortaya çıktığını, Savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, böylelikle davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.05.2018 tarih, 2018/208 E. ve 2018/530 K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı veren mahkemece alınan bilirkişi raporunda dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, yine soruşturma dosyasından alınan raporlarda da dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunun belirlendiği, senet konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı yararına senet bedeli olan 750.000,00 TL’nin %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarih, 2018/3047 E. ve 2019/4610 K. sayılı kararıyla davaya dayanak senedin düzenlenme tarihinde davacının temyiz kudretinin bulunmadığı yönündeki iddiaya yönelik olarak, senedin düzenlenme tarihinde davacının temyiz kudretinin bulunup bulunmadığı yönünde de deliller toplanarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası aldırılan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda ...'un senet tanzim tarihi olan 09.02.2012 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun tespit edildiği, bu durumda davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarına ilaveten, bozmaya uyulmuş olmasına rağmen gereğinin yapılmadığını, aldırılan raporda müteveffanın hastalıklarının temyiz kudretine etkisi, kullandığı ilaçların hangi hastalıklar için olduğu ve etkisi, davacının vefat etmiş olması nedeniyle senedin tanzim edildiği tarih itibarıyla temyiz kudretinin var olup olmadığının kesin biçimde tespit edilip edilemeyeceği gibi hususların açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde detaylı olarak tartışılmadığını, Mahkemece hatalı nitelendirme yapıldığını ve gerekçenin de dosya kapsamına uymadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111534100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz